Kal‘a-i İmâdiyye içindeki âb-ı hayât kuyuları beyân eder: Cümle (---) aded âb-ı zülâlden nişân verir çâh-ı mâlardır. Evvelâ Hân Sarâyı içindeki kuyu seng-i hârâdan kesilmiş bir bi’r-i azîmdir. Vasfında lisân kâsırdır. Sâhibü'l-hayrât Sultân Hüseyin halîfe iken mâl-ı firâvân sarf edüp kazdırmışdır ve yetmiş arşın derindir ve âb-ı hayâtdır. Cümle atşân andan âb-ı bâridi nûş edüp sâhibü'l-hayra hayr du‘â ederler. Ve Kadı medresesi kurbünde dahi bir âb-ı nâblı kuyu vardır. Ol mahalle halkı andan nûş ederler. Ve mezâristân kurbünde mahkemeye karîb bir âb-ı rakîk bi’r-i mâ vardır. Ve Seyyid Hân medresesinde memdûh-ı âlem üç aded âb-ı hayât çâh-ı mâlar vardır kim birbirlerinden lezîzdir. Büyük kuyunun umku kâmil altmış zirâ‘dır. Ve Muzurî kapusu yanında Lulub nâm bir kuyu vardır, âb-ı kevserden nişân verir. Ve Hammâm kuyusu sehel şorcadır. Ve Ulucâmi‘ kuyusu, mâh-ı Temmuz'da yah-pâre-misâl bir âb-ı tahûrdur. Bu bi’r-i azîm dahi vâcibü's-seyr bir çâh-ı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 380a ·
metinde göster ·
… e çakmak kayası kaya üzre binâ olunan üç kat dîvârın handakı elli arşın-ı Mekkî
derindir ve
elli arşın enli bir handak-ı azîmdir kim rub‘-ı meskûnda bu hakîr yedi bin altm …
Ve ilm-i hendese üzre bu kal‘a çâr-kûşe ve altı kat bölme hisâr-ı üstüvârdır ve iki tarafı nehr-i Turla'dır kim ol tarafı alçak yokuş aşağı vâki‘ olmuşdur. Ve iki tarafı yalçın kaya üzre âlî cidâr-ı hemvârdır. Ve iki tarafının yalçın kesme çakmak kayası kaya üzre binâ olunan üç kat dîvârın handakı elli arşın-ı Mekkî derindir ve elli arşın enli bir handak-ı azîmdir kim rub‘-ı meskûnda bu hakîr yedi bin altmış kal‘a seyr [ü] temâşâ etdim, böyle bir ibret-nümâ handak-ı amîk-i mehîb görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36a ·
metinde göster ·
… Şeddâdî seng binâ bir alçacık dîvârlı bir sûr-ı üstüvârdır, ammâ handakı gâyet
derindir. Ve
cümle iki aded kapusu var, biri şarka ve biri garba mekşûf ve meftûhdur. Derûn- …
Ammâ kal‘ası urd-i behişt-misâl bir sahrâ-yı ma‘mûre içre vâkı‘ olmuş. Cânib-i erba‘ası medd-i basara ve kuvvet-i nazara varınca yaylalardır ve yayla etekleri cümle kurâlarla müz[eyyen] olmuş bî-hisâb bâğ (bağ) u bâğçe ve müşebbek bostân ve ravza-i cinânlardır ve kal‘ası bend-i metîn bir Şeddâdî seng binâ bir alçacık dîvârlı bir sûr-ı üstüvârdır, ammâ handakı gâyet derindir. Ve cümle iki aded kapusu var, biri şarka ve biri garba mekşûf ve meftûhdur. Derûn-ı hisârda cümle iki bin la‘l-gûn kiremit ile mestûr bed-âyîn hâne-i ma‘mûrlardır. 17a Ve hân ve hammâmları ve yedi aded kenîse-i musanna‘ları ve çârsû-yı bâzârı gâyet pâk ve ma‘mûr u müzeyyendir. Ve bu kal‘a kapudanı ibtidâ krala gelüp on bin guruş mâl-ı pâdişâhî verüp beş bin guruş krala ve beş bin guruş serdâra verdi ve aslâ kurâları nehb ü gâret olunmadı. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16b–17a ·
metinde göster ·
… ri kadar tavîl değildir tûlu yüz altmış adım dar boğazdadır, ammâ nehr-i Dırava
derindir ve
şiddet üzre cereyân eder. Bu cisrin iki başında dahi metîn ü müstahkem kapuları …
Bu kırk pâre gemiler üzre yine bir haşeb cisr-i kavîdir, ammâ Ösek cisri kadar tavîl değildir tûlu yüz altmış adım dar boğazdadır, ammâ nehr-i Dırava derindir ve şiddet üzre cereyân eder. Bu cisrin iki başında dahi metîn ü müstahkem kapuları var ve cisir ortasında olan tombaz gemilerinden ikisin her gece pâsbân ve nigehbân ve dîdebân ve bevvâbânlar bir tarafa {gemileri} çeküp yine demir zincîr ile kayd-ı bend edüp gayri bu cisirden gece ile kuş uçamaz ve bir zenbûr [u] mûr u mâr geçemez. Her gece Darda kulları bu cisr[i] beklerler. Eğer havf u haşyet ziyâde olursa Ösek kal‘ası neferâtlarından her şeb birer ağa bayrağıyla gelüp tâ sabâha dak keşik, ya‘nî nevbet beklerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… erleri var, gâyet ensiz kal‘acıkdır, zîrâ kıble tarafı nehr-i Drin'dir ve gâyet
derindir. Ve
garb tarafı iç kal‘a kayasıdır. Anıniçün bir ensiz dar kal‘adır.
Eşkâl-i Aşağı kal‘a: Nehr-i Drin kenârında olup beş aded metîn kulleleri ve kal‘a dîvârların cümle nehr-i Drin döğer. Ve bu kal‘a cenûbdan şimâle şekl-i tûlânî kâmil bir kapudan bir kapuya beş yüz adım tûlî bir kal‘adır kim yukaru kal‘a kayasının hemân cânib-i şarkîsi ve kıblesi tarafın ihâta etmişdir. Ensesi iç kal‘a kayalarıdır. Ve bu kal‘anın arzı yigirmi adım ve otuz ve kırk adım yerleri var, gâyet ensiz kal‘acıkdır, zîrâ kıble tarafı nehr-i Drin'dir ve gâyet derindir. Ve garb tarafı iç kal‘a kayasıdır. Anıniçün bir ensiz dar kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169a ·
metinde göster ·
… , aslâ dîvârlı handak yokdur. Ba‘zı yeri yigirmi kulaç ve ba‘zı yeri otuz kulaç
derindir. Ve
bu handaklar içre hâlâ hâzır u âmâde binden mütecâviz lâğımât vardır.
Ve bu ana handakdan taşra enli ve ensiz ikişer kat ve üçer kat bölme bölme makâs handak dîvârları sokak sokak olmuşdur. Ve bu handaklar içre olan kalın dîvârlar üzre beden beden mazgal delikleri vardır. Ve cümle handakları kesme kayadır, aslâ dîvârlı handak yokdur. Ba‘zı yeri yigirmi kulaç ve ba‘zı yeri otuz kulaç derindir. Ve bu handaklar içre hâlâ hâzır u âmâde binden mütecâviz lâğımât vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y114a ·
metinde göster ·
… ahallesindeki ve Ömer ibnü'l-Fârız hazretlerindeki bir sâkıyedir, ammâ cümleden
derindir ve
bu dahi mîrîdendir.
Ve Kara meydânında paşa delileri konağı ardındaki ve İmrahor mahallesindeki ve Ömer ibnü'l-Fârız hazretlerindeki bir sâkıyedir, ammâ cümleden derindir ve bu dahi mîrîdendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85b ·
metinde göster ·