gâzî pâdişâh bi-emrillâh kabûl etmeyüp âhir gayrı yere defn etdiler. Bu dahi bi …
Ammâ Fransa zu‘munca "Zehirli mûs ile gayrı âdem trâş edüp reng-i vechi bozulup katl etdük ve Cem'dir deyü Rûm'a gönderdik ammâ hâlâ kırallarımız Cem neslindendir kim Selîm-i Evvel'de Cem Şâh Fransa kıralı oldu" derler. Hakîkat böyle şeytanatları olmasa Bâyezîd Hân tarafından fermân sâdır olunca Sa‘dî Çelebi'[n]in ve Haydar Çelebi'[n]in huzûrunda niçün şehîd etmeyüp zehirli ustura ile hîle etdiler. Bundan bir hîle olmak fehm olunur kim gayrı kefere katl etmiş olalar. Ve bir âdil-i şâhid dahi oldur kim Bursa'da Gâzî Murâd Hân türbesine na‘ş-ı Cem'dir deyü defn edelim derken ol gâzî pâdişâh bi-emrillâh kabûl etmeyüp âhir gayrı yere defn etdiler. Bu dahi bir alâmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29b ·
metinde göster ·
… ır. Ammâ hurûf-ı tâ ve ayn redîfinde nâ-tamâmdır. Vehbî Osmân Çelebi tamâm edem
derken ol
dahi nâ-tamâm olup tamâm-ı dünyâya intikâl eyledi.
Ve fünûn-ı âhar: Ve ilm-i şi‘irde Nef‘î ve Cevrî mertebesinde ebyât [u] eş‘ârı olduğundan mâ‘adâ üç yüz varak bir dîvânı vardır. Ammâ hurûf-ı tâ ve ayn redîfinde nâ-tamâmdır. Vehbî Osmân Çelebi tamâm edem derken ol dahi nâ-tamâm olup tamâm-ı dünyâya intikâl eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
… nda olan ağavâtları bây edüp cümle mesrûr olup hamd-i Hudâ seferden halâs olduk
derken ol
gice paşa konakçısına Bitlîs hânı üzre gitmeden ferâğat haberin gönderüp ol ân …
Bu takdîrce ordu-yı İslâm'da Diyârbekir ve Van eyâletinden cümle paşa askeriyle seksen yedi bin ma‘dûd müsellah ve mükemmel asker olup paşanın tuğları Bitlîs vilâyeti üzre gitmekle üç bin askeriyle kal‘a-i Mefârikîn üzre gitdikde Bitlîs Hânı Abdâl Hân tarafında Hakkarî Monlâ Muhammed ve Zerikî Monlâ Cebrâ’il ve Mudikî Alî Ağa ve Fettâhdereli Alî Ağa ve'l-hâsıl yetmiş aded benâm mu‘temed-i hümâm kimesneler Bitlîs hânı ile paşa mâbeynin ıslâha gelüp hadîs Arapça deyüp paşaya seksen kise harcırâh ve on katar-ı katır kumaş ve zırh-ı zireh-külâh ve altı tavla mu‘teber at ve on aded bâkire-i nâ-şüküfte ve on aded gılmân-ı cennât misilli meh-tâb çâkerler verdiler kim gûyâ her biri birer mirzâ-yı şehbâzlar idi. Ve gayrı ser-i kârda olan paşa ağavâtlarına ve sâ’ir nüdemâ-yı hâslarına ol kadar hedâyâlar verdiler kim Bitlîs hânı hedâyâları Melek Ahmed Paşa ordusunda olan ağavâtları bây edüp cümle mesrûr olup hamd-i Hudâ seferden halâs olduk derken ol gice paşa konakçısına Bitlîs hânı üzre gitmeden ferâğat haberin gönderüp ol ân on bin asker ile Şemsî Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa'yı serdâr edüp gûşuna mengûş olmak içün Mehemmed Emîn Paşa'nın kulağına yemîn billah ile birkaç kelâmlar söyleyüp, "Yürü Allah mu‘în ve zahîrin ola!", deyü bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî kırâ’at edüp Mehemmed Emîn Paşa yine Şatt-ı Diyârbekir cânibine ubûr edüp gâ’ib oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 214a ·
metinde göster ·
… zerlerine geldikde evvel hân u evlâdları kaçdılar. Paşa lâ havle ve lâ kuvvete,
derken ol
dahi duramayup içeri kâl‘aya girüp Monlâ, paşanın oturduğu zer-ender-zer ile me …
Bu mahalde Monlâ Muhammed ber-hevâ 231b belinden peştemâlın çıkarup omuzuna koyup monlâ-yı merkûmda bir mehîb ü sallâk salâk ve yerâk u kıllak zeker nümâyân oldu kim gûyâ hâdise-i Uc bin Unuk kadar. Hemân zekerin eline alup hevâda tayerân ederken bu sarây meydânı içre mâl-â-mâl olan temâşâcıların üzerlerine serpe serpe ol kadar işedi kim cümle halk sırsıklam olup ancak koltukları altı kuru kalup niçe âdemler firârî tahallüs etdi. Niçeleri "Bre cânım, demin monlâya uryân iken bakdık, zekeri yok idi. Şimdi bu kadar mühre zi'l-kebîr ve bu kadar bârân-ı la‘net gibi bevil ve kırti nedir?" dediler. Ammâ ahvâle vâkıf olan Ekrâdlar ol bevilden nûş etdiler. Kimi poh âb-ı hayâtdır, kimi yoh zülâldir, der. Monlâ Muhammed yine ber-hevâ serpe serpe işeyerek hân ile paşanın üzerlerine geldikde evvel hân u evlâdları kaçdılar. Paşa lâ havle ve lâ kuvvete, derken ol dahi duramayup içeri kâl‘aya girüp Monlâ, paşanın oturduğu zer-ender-zer ile mefrûş kasr içre ol kadar işedi kim seyl-i bevil revân olup hân gülerek "Bre kurşum ile urun şu mel‘ûnu" der, ammâ gülmeden hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 231a–231b ·
metinde göster ·
… up halâs oluyor, hemân şecerüddür cân havli ile hammâm kubbesi üzre firâr edem,
derken ol
mülahham u mücesseme hâtûn hammâm kubbesiyle bile aşağı çöküp hikmet-i Hudâ Ayb …
Sultân Aybeğ et-Türkmânî oldur kim hâlâ Ka‘be-i şerîfin siyâh harîr kisvesini vakf eden şecerüddür nâm hâtûnun ehlidir. Bir kerre şecerüddür Hâtûn pâdişâh yerine geçüp melike oldu. Azîmü'ş-şân melike idi. Hikmet-i Hudâ yerine Aybeğ et-Türkmânî ehli gulû-yı âm ile halîfe olur. Bir gün şecerüddür Aybeğ et-Türkmânî'ye hâtırmânde olup Aybeğ hammâmda gusül ederken şecerüddür fursat ganîmetdir, deyüp câriyelere emr edüp Aybeğ'i hammâmda gâfil bulup câriyeler Aybeğ'e kılıç üşürüp birkaç yerden mecrûh ederlerken şecerüddür meğer gâyetü'l-gâye mülahhama ve müşahhama hâtûn-ı muhibb-i hûn idi, hammâmın kubbesi üzre câm deliğinden Aybeğ'in ceng [ü] cidâlin temâşâ ederken meğer koca Aybeğ et-Türkmânî cür’et sâhibi imiş, hemân câriyenin birinin elinden uryân kılıcı alup uryân Türkmân dalyarak olup hammâmda câriyelere yarak ururken şecerüddür görse kim Aybeğ yaraklanup câriyelere yarak urmada kudurup halâs oluyor, hemân şecerüddür cân havli ile hammâm kubbesi üzre firâr edem, derken ol mülahham u mücesseme hâtûn hammâm kubbesiyle bile aşağı çöküp hikmet-i Hudâ Aybeğ et-Türkmânî önüne düşüp mecrûh olur. Derhâl Aybeğ şecerüddürr'ü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y265b ·
metinde göster ·