… vâ gösterdi. Ve kumkuma ibrik ile halk üzre su dökerdi. Halk anı üzerimize işer
derlerdi. Ve
zemîne efsûnlu su döküp halk kendüyi gark-ı âb görüp uryân oldular. Ve bu yılan …
Paşa eyitdi: "Ya bu hayvân derilerin ve zî-rûh hayvânları mahpus edüp neyler." Hân eyitdi: "Belî sultânım, yahşı su‘âl buyurdunuz. Anın işlediği cemî‘i kâr-ı simyânın aslı yine Cenâb-ı Bârî'nin yed-i kudretiyle halk olan eşyâ-yı mevcûdâtdır. Yahûd manzûr-ı şerîfiniz olan bu şeylerdir. İktizâsı mahalline göre ma‘rifet sarf eder. Meselâ vücûduna hokkasından bir yağ-ı ber-efsûn süründü, kendüyi zekersiz ve hayâsız gösterdi ve kurağı ve çiyik yağı süründü, kendüyi ber-hevâ gösterdi. Ve kumkuma ibrik ile halk üzre su dökerdi. Halk anı üzerimize işer derlerdi. Ve zemîne efsûnlu su döküp halk kendüyi gark-ı âb görüp uryân oldular. Ve bu yılanın birin harârdan çıkarup bir efsûn okuyup ejderhâ sûretinde görünüp sultânımın havfinden ejder ile firâr edüp işte harârı bunda kaldı. Bu harâr içre ne kadar hayvân postları var ise anları zî-rûh göstermeğe kâdirdir kim evveli sun‘-ı Hudâ'dır kim harârında her birinden birer cüz cânı başı gibi hıfz ederdi." deyü Monlâ Muhammed'i hüsn-i terbiyeler etdi. Paşa eyitdi: "Kaldırın şu sihirbâzın gararın. Ben şu perendebâz pehlivân-ı şâhbâzdan hazz etdim." dedikde yine meydân-ı muhabbete Pehlivân Zengüzer, ya‘nî avretden geçmiş mücerred pâk olmuş demekdir, mezkûr pehlivân def ü kudümün çalmağa başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 232b ·
metinde göster ·
… eş'de kalırlar. Ol asırda koca peder "Koldan seksen yedi dirhem tüfeng atardım"
derlerdi "Ve
bu sinn-i sâle dek muharremât [u] mükeyyefâtdan bir şey bilmem" derlerdi.
Ba‘de'l-feth-i Habeş Süleymân Paşa donanma ile Habeş'den Mısır'a gelüp Özdemir Paşa Habeş'de Melek Ahmed Paşa'nın pederi kapucular kethudâsıyken iklîm-i Habeş'de kalırlar. Ol asırda koca peder "Koldan seksen yedi dirhem tüfeng atardım" derlerdi "Ve bu sinn-i sâle dek muharremât [u] mükeyyefâtdan bir şey bilmem" derlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 46b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘ zemînine tevârîh-i kadîmlerde Arz-ı Hamrâ-yı Kusvâ
derlerdi. Ve
dağına Cebelü'l-Kebş derler. Ammâ Hazret-i Amr ibnü'l-Âs Fustât şehrin muhâsara …
Ve bu câmi‘ zemînine tevârîh-i kadîmlerde Arz-ı Hamrâ-yı Kusvâ derlerdi. Ve dağına Cebelü'l-Kebş derler. Ammâ Hazret-i Amr ibnü'l-Âs Fustât şehrin muhâsara etdikde Benî Yeşkür kavmin bu mahalle fustât nâm haymelerin kurmağile bu mahalle cebel-i Yeşkür dediler. Ammâ ibtidâ ismi Cebelü'l-Kebş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y91b ·
metinde göster ·
… l sene Mısır'da koyun çok olup ol mahalde koyun bâzârı olduğundan Cebelü'l-Kebş
derlerdi. Ve
yine hâlâ koyun bâzârı anda olur. Ve hazret-i Mûsâ çoban iken koyunların bu mah …
Ahmed Tolun bir kal‘a binâ etmeğile Kal‘atü'l-Kepş dediler. Zîrâ Kabâbıta asrında bu mahalde tucdan bir koç tılısmı var idi. Yüzü Cîze tarafındaki Ehrâm dağlarına nâzır idi. Kaçan kim ol tuc koç ayaklarıyla eşinüp gıjgırsa ol sene Mısır'da koyun çok olup ol mahalde koyun bâzârı olduğundan Cebelü'l-Kebş derlerdi. Ve yine hâlâ koyun bâzârı anda olur. Ve hazret-i Mûsâ çoban iken koyunların bu mahalde otladup ibâdet etdüği mahal hâlâ Ahmed Tolun câmi‘inin mihrâbı Hazret-i Mûsâ ve Hazret-i Hızır makâmıdır kim Hazret-i Resûl Ahmed Tolun'a vâkı‘asında;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y91b ·
metinde göster ·
[bir] bıtrîka Kolon derlerdi. Bu Kolon Portakal idi, Padre İşpanya Y 252a idi …
Bir râhibe Padre derlerdi ve [bir] bıtrîka Kolon derlerdi. Bu Kolon Portakal idi, Padre İşpanya Y 252a idi. Bâyezîd Hân bunlara huddâmlar ta‘yîn eyleyüp alarkadan nazzâreye aldılar. Hikmet-i Hudâ "filân günde kal‘a feth olur", deyü vakit ta‘yîn etdikleri sâ‘at kal‘a feth oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y251b–Y252a ·
metinde göster ·