erbâb-ı dilân: şehrin şark tarafı taşrasında Kavaklı nâm mahalde gûnâ-gûn kasr- …
Der-mesîregâh-ı erbâb-ı dilân: şehrin şark tarafı taşrasında Kavaklı nâm mahalde gûnâ-gûn kasr-ı âlîler ile ve âb-ı revânları ile ma‘mûr bir teferrücgâh-ı meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
aded-i bâğ-ı cinân: Be-kavl-i şehir kethudâsı "Bu şehrin etrâf [u] eknâfında ol …
Der-mesîregâh-ı aded-i bâğ-ı cinân: Be-kavl-i şehir kethudâsı "Bu şehrin etrâf [u] eknâfında olan dağlar ve bayırlarda hemeten altı bin yüz altmış bâğımız sicilde mastûrdur" deyü nakl etdi. Hakkâ ki bu şehre havâle olan dağlar serâpâ bâğlardır kim anıniçün bu şehr-i Peçoy Sirem-mânend bâğ-ı İrem derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68b ·
metinde göster ·
aded-i bâğ-ı cinân: Cem‘an on bin altmış aded nazargâh-ı bâğ-ı İreme-zât misill …
Der-mesîregâh-ı aded-i bâğ-ı cinân: Cem‘an on bin altmış aded nazargâh-ı bâğ-ı İreme-zât misilli cinîn u gaytân ve hadîka-i ravza-i rıdvânlardır. Her bâğ altışar akçe öşr-i sultânî verüp gayri tekâlîf-i örfiyyeden berî bir şehr-i âbâdân u müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a ·
metinde göster ·
ehl-i merâm-ı erbâb-ı hâcât: Cümle (---) yerde teferrücgâh merâmgâh vardır, amm …
Der-mesîregâh-ı ehl-i merâm-ı erbâb-ı hâcât: Cümle (---) yerde teferrücgâh merâmgâh vardır, ammâ cümleden ayn-ı imâret cereyân etdiği tarafda kal‘anın garb tarafı ardında Kal‘a Ardı demek ile ma‘rûf bir vâsi‘ çemenzâr ve dırahtistân-ı azîmler içre bir sebzezâr-ı ârâmgâh u tarâvetgâh zemîn-i murgzâr yer var kim eflâke kad-keşân olmuş dıraht-ı sâyedârların zıll-ı himâyesinden zemîne aslâ güneş te’sîr etmez. Cemî‘i uşşâkân-ı yârân-ı sâdıkânlar anda ta‘tîl günleri ve rûz-ı ıydeynlerde ve Hızır-ilyâs ve rûz-ı nevrûzeynlerde cemî‘i ahbâb-ı sâdıkân birbirlerine müştâkânlar bu mesîregâh-ı çemenzârda cem‘ olup cân sohbetleri ederler kim mesîregâh-ı azîmdir. Meselâ Anatolu vilâyetinde Konya'nın Merâm'ı ve Malatiyye'nin Aspuzu'su ve İslâmbol'un Göksu'yu ve Kâğıdhâne'si ve Sarıyâr'da Selîm Hân mesîregâhları meşhûr-ı âfâk olduğu gibi bu Siroz şehrinin dahi Kal‘a Ardı'sı meşhûr-ı cihân merâmgâhdır. Andan
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220b ·
metinde göster ·
erbâb-ı merâm: Bu şehr-i Belgrad etrâflarında cümle yetmiş yedi yerde teferrücg …
Der-mesîregâh-ı erbâb-ı merâm: Bu şehr-i Belgrad etrâflarında cümle yetmiş yedi yerde teferrücgâh [u] mesîregâh yerler vardır. Evvelâ yu[ka]ru kal‘ada mesîregâh-ı Çekebeni kayalarının maksûreleri, aşağı Debbâğhâne soffaları, Yeniçârsû meydânı dırahtları ve Tomor dağı yiğitlerin sayd [u] şikârgâhlarıdır. Ve bu Koru dağ mesîregâhı bir çemenzâr-ı lâle‘ızâr ve hıyâbân-ı Acem'dir kim gûyâ Konya'nın Merâm'ı ve Malatiyye şehrinin Aspuzu'sudur. Niçe yerlerinden uyûn-ı câriye-i âb-ı hayâtları revân olup her dıraht-ı azîm sâyelerindeki soffa ve mastabalarda yüzer âdem sığar dikkelerdir. Hattâ şehrin aşkıyâca ve maryolca olan levendât makûlesi cânları bu dağın koyahında fısk [u] fücûr edüp bir hafta ayş [u] ışret ederler. El-hâsıl acâ’ib tarbgâh ışretgâh yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·