… mesneler ile mâl-â-mâldır. Ve rûz-merre yetmiş yerde ders-i âmlar rızâen lillâh
ders
takrîr edüp tahsîl-i ulûm kânı bir mekândır. Ve beher yevm cemâ‘at-i kesîreden …
Bu bir câmi‘-i azîmdir kim cemî‘i fukarâlar ka‘besidir. Ve İslâmbol içre andan büyük câmi‘-i kebîr yokdur. Ve anda olan rûhâniyyet meğer Kudüs'de Mescid-i Aksâ yâhûd Şâm-ı Şerîf'de Câmi‘-i Emeviyye veyâhûd Mısır'da Câmi‘-i Ezher ola. Ammâ bu Ayasofya'nın her muzlim künclerinde gencîne-i gınâ sâhibi sulehâ-yı ümmetden niçe yüz kimesneler i‘tikâf niyyetine girüp gündüz sâ’im ve gece kâ’im tâ‘ât [u] ibâdete meşgûl ehl-i sülûk kimesneler ile mâl-â-mâldır. Ve rûz-merre yetmiş yerde ders-i âmlar rızâen lillâh ders takrîr edüp tahsîl-i ulûm kânı bir mekândır. Ve beher yevm cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… ması haysiyyeti ile bu medresenin dersiâmı şeyhülislâmlardır. Haftada bir kerre
ders
takrîr eder. Talebelerine bahâ-i lahmiyye ve şem‘iyye vazîfe-i mu‘ayyeneleri mâ …
Bu câmi‘in nâzırı şeyhülislâmlar olması haysiyyeti ile bu medresenin dersiâmı şeyhülislâmlardır. Haftada bir kerre ders takrîr eder. Talebelerine bahâ-i lahmiyye ve şem‘iyye vazîfe-i mu‘ayyeneleri mâh be-mâh vâsıldır. Zîrâ gâyet metîn evkâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42a ·
metinde göster ·
… dir ve halîfeleri ve yedi dersiâmları ve cenâbınız dahi haftada iki kerre bunda
ders
dersiniz. Her bâr yine ke'l-evvel sizden okusun, ancak size hidmet etmeyüp gâhî …
"Efendi ya bu bizim âsitânemiz tenbelhâne ve meyhâne ve eşkıyâhâne midir? Bunda üç bin kadar gılmân-ı hâssa şeb [u] rûz ilme meşgûllerdir ve halîfeleri ve yedi dersiâmları ve cenâbınız dahi haftada iki kerre bunda ders dersiniz. Her bâr yine ke'l-evvel sizden okusun, ancak size hidmet etmeyüp gâhîce bize dil-nüvâzlık eder bir şûh-ı şengül uşakdır, bir zamân bizim de oğlumuz olsun. Ve pederi Koca Kuyumcubaşı babamızdır, dâ’imâ benimle gelüp buluşdukda gelüp oğlun görsün" buyurduklarında Evliyâ Efendi üstâdımız bildi kim bu ricâ geçmeğe kâbil-i imkân değildir. Âhir,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 71a ·
metinde göster ·
… m câmi‘-i dilküşâ imiş. Ve Câmi‘-i Özdemirzâde, hâlâ medresedir; şehrin müftîsi
ders
takrîr eder.
Ve cümle yetmiş mihrâbdır. Evvelâ Dîv Alî Câmi‘i, kâr-ı kadîmdir. Mâ-takaddem Şâh Tahmas'ın hânı imiş, ammâ sünnî olmağıla bu câmi‘i inşâ etmiş ve taşra varoşda cemâ‘at-i kesîreye mâlik Câmi‘-i Kebîr-i Şâh Safî nitekim tâk-ı kisradan nişân 313a verir bir binâ-yı şîrîndir. Ve hareminde bir şâfi‘î havzı ve şâzirvânı ve etrâfında talebe hücreleri vardır. Ferhâd Paşa Câmi‘i'nin evkâfı olmağıla kapuları mesdûddur ammâ tarz-ı Rûm câmi‘-i dilküşâ imiş. Ve Câmi‘-i Özdemirzâde, hâlâ medresedir; şehrin müftîsi ders takrîr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 312b–313a ·
metinde göster ·
… l-hadîsi ve dârü'l-kurrâsı yokdur. Lâkin her câmi‘de müderrisler niçe gûne ulûm
ders
derler. Zîrâ tâlib-i ilmi çokdur.
Bunlardan mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir. Mahsûs dârü't-tedrîsi ve dârü'l-hadîsi ve dârü'l-kurrâsı yokdur. Lâkin her câmi‘de müderrisler niçe gûne ulûm ders derler. Zîrâ tâlib-i ilmi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 321b ·
metinde göster ·
… â ulemâ ve sulehâ ve talebeleri çok olmağıla her câmi‘de ve her mesâcidde hasbî
ders
âmilleri vardır. Gûnâ-gûn fünûnlar tilâvet olunur. Hayli zekî ve reşîd ve necîb …
Ve kırk sekiz mahallede kırk sekiz mekteb-i tıflân-ı ebced-hânı vardır. Lâkin dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-it‘âm imâretleri yokdur. Ammâ ulemâ ve sulehâ ve talebeleri çok olmağıla her câmi‘de ve her mesâcidde hasbî ders âmilleri vardır. Gûnâ-gûn fünûnlar tilâvet olunur. Hayli zekî ve reşîd ve necîb, zî-akl ü zî-fehm sulahâ-yı ümmetden ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘et, musallî, ehl-ı ırz ve ehl-i hâl, halûk ve halîm ü selîm âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 341b ·
metinde göster ·
… rînden bu mezkûr Mehemmed Şâdilü Efendi idi. Bu Şâdılu'dan bir kerre teyemmünen
ders
kırâ’et eden şâd [u] handân olmuşdur.
Ve el-Mevlâ Mehemmed Şeyh Şâdilü: Fakîh-i ders-i Aristo bedî‘u'l-beyân sâhibi ummân-ı ma‘ârif idi. Çelebiyye müderrisi iken ummân-ı ecelden rehâ bulmayup gark-ı muhît-i rahmet oldu, rahmetullahi aleyh. 169a Selîm Şâh-ı Evvel'de Kemâl Paşazâde Ahmed Efendi'den sonra ulemâ-yı mütebahhirînden bu mezkûr Mehemmed Şâdilü Efendi idi. Bu Şâdılu'dan bir kerre teyemmünen ders kırâ’et eden şâd [u] handân olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 168b–169a ·
metinde göster ·
… evellîsi ıssı eder. Râhat üzre andan âbdest alup yine câmi‘e girerler. Niçeleri
ders
kırâ’at etmeden fâriğ olup câmi‘in bir köşesinde hasmıyla sad-renc-i şatranç oy …
Memdûh-ı meşhûr olan cevâmi‘ler bunlardır. Garâbet bunda kim bu câmi‘lerin cümlesi Acem haliçeleriyle ve Isfahân keçeleriyle döşenüp câmi‘in bir tarafında bir azîm sobası vardır. Cânib-i vakfdan mütevellîleri sobalara âteş edüp câmi‘ kapuların ve revzenlerin keçeleyüp cümle câmi‘ler vakt-i şitâda hammâm gibi olup cemî‘i cemâ‘at mübâhase-i ilm edüp tekmîl-i fünûn ederler ve âbdestleri kârcığan taşra çıkup âb-ı hayâtdan nişân verir ıssı suları var. Bunları dahi mütevellîsi ıssı eder. Râhat üzre andan âbdest alup yine câmi‘e girerler. Niçeleri ders kırâ’at etmeden fâriğ olup câmi‘in bir köşesinde hasmıyla sad-renc-i şatranç oynarlar. Mezheb-i Şâfi‘îde mübâhdır ve dahi akliyyâtdır deyü sad-rencbâzlık ve birbirlerine dilnüvâzlık ederler. Şatrancdan fâriğ olup yine derse meşgûl olurlar. Ammâ bir kerre câmi‘ içinde sadrenc oynaşırlarken Ekrâd kavminin kabı dar olmağile birbirleriyle "kışo mışo" derken giryân giryân olup birbirlerini hançer ile câmi‘de pâre pâre edüp merhûm oldukları meşhûrdur. Ol zamân men‘ etmişler ammâ yine ba‘zıları câmi‘de şatranç-ı Leclâc oynarlar. Hâlâ cemî‘i ulemâ-yı Ekrâd ve şeyhülislâmları dahi elbette hançer ile gezerler. Zîrâ sağîr ü kebîri fetâsı ve pîri şecî‘ ü bahâdırlardır ve gâyet musallîlerdir kim niçe bin âdemleri aslâ câmi‘den çıkmazlar. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a ·
metinde göster ·
Ve cümle bir aded dârü't-tedrîs-i ulemâsı var. Gâzî Ali Beğ hayrâtıdır kim âsitâne-i sa‘âdetden mahsûs pâye ders-i âmmı gelüp talebelerine ders ta‘lîm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 56a ·
metinde göster ·
Ol zamânda bu şehre gelen hukemâlar bu gâr-ı yetîmânlarda sâkin olup
ders
müzâkere edüp gûnâ-gûn mübâhase-i ilm edüp niçe gûne ulûm-ı acîbe ve garîbeye m …
Ol zamânda bu şehre gelen hukemâlar bu gâr-ı yetîmânlarda sâkin olup ders müzâkere edüp gûnâ-gûn mübâhase-i ilm edüp niçe gûne ulûm-ı acîbe ve garîbeye mâlik olup tekmîl-i fünûn-ı kesîre ederlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254a ·
metinde göster ·
… i dârü'ş-şifâ ilm-i tıb görülür. Ehl-i fazl hekîmbaşısı vardır. Haftada iki gün
ders
okunur ve haftada iki gün "Salâdır cümle ehl-i derde" deyüp gûnâ-gûn ma‘âcin ve …
Ve Sultâniyye dâr-ı şifâsında medrese-i dârü'ş-şifâ ilm-i tıb görülür. Ehl-i fazl hekîmbaşısı vardır. Haftada iki gün ders okunur ve haftada iki gün "Salâdır cümle ehl-i derde" deyüp gûnâ-gûn ma‘âcin ve edviyeler ve meşrûbât et‘ımeler mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y36a ·
metinde göster ·
Ve Îsâ Mehemmed Iyşî'dir ve şehr-i Tirevîdir. Tire'de İbn Melek müderrisi iken
ders
devri encâm olup yine medrese cenbinde medfûndur. Fezâ’il-i bî-girân ile meşhûr …
Ve Îsâ Mehemmed Iyşî'dir ve şehr-i Tirevîdir. Tire'de İbn Melek müderrisi iken ders devri encâm olup yine medrese cenbinde medfûndur. Fezâ’il-i bî-girân ile meşhûr-ı devrân idi. Te’lîfâtına nihâyet ve fezâ'iline hadd ü gâyet yokdur. Gûyâ hümâ-pervâz İbn Melek Iyşî Efendi'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85a ·
metinde göster ·
… ır. Birgili Mehemmed Efendi bunda tahsîl-i ulûm edüp hâlâ hücresinde teberrüken
ders
tilâvet olunur. Ve Hânım Gülüm ki sâhib-i medresedir, hâfıze ve müfessire ve mu …
Ve bu câmi‘in kıblesi önünde şâhrâh aşırı medrese-i Sultân Hânım Gülüm hayrâtıdır. Kendüleri dahi sâha-i medresede medfûnlardır. Vâcibü's-seyr kân-ı ulemâ bir medrese-i sulehâdır. Birgili Mehemmed Efendi bunda tahsîl-i ulûm edüp hâlâ hücresinde teberrüken ders tilâvet olunur. Ve Hânım Gülüm ki sâhib-i medresedir, hâfıze ve müfessire ve muhaddise ve Râbi‘a-i Adeviyye-misâl nesl-i Aydın Bayî'dir. Bu tahrîr olunan imâretlerden gayri kurşumlu câmi‘ bu kal‘a içre yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y86b ·
metinde göster ·
… n mütecâviz sıbyân vardır. Her kankı diyârda zihn-i sakîm var ise bunda bir kaç
ders
tilâvet edüp müşkilâtları âsân olup ber-murâd olur. Ve bu mekteb-i sıbyânın kap …
Ve bu mahalde Şâhidî hazretlerinin mu‘allimhânesi var kim hâlâ cemî‘i şehrin sıbyânları anda tahsîl-i ulûm ederler. Binden mütecâviz sıbyân vardır. Her kankı diyârda zihn-i sakîm var ise bunda bir kaç ders tilâvet edüp müşkilâtları âsân olup ber-murâd olur. Ve bu mekteb-i sıbyânın kapusu üzre târîhi celî hatt ile böyle terkîm olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y98b ·
metinde göster ·
Ve derûn-ı câmi‘de sekiz amelî sütûn toloz kemer binâ-yı atikdir. Ve sağ tarafındaki yan kapu üzre Hayre Beğ fethinin târîhi tahrîr olunmuşdur. Ve bunda olan cemâ‘at-i kesîr ve tâlib-i ilim ve rûhâniyyet şâm'da câmi‘-i Ümeyye'de Mısır'da câmi‘-i Ezher'de yokdur. Elli yerde ders görülür. Mâl-â-mâl fukarâ-yı bâbullâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190b ·
metinde göster ·
Ve bunun mukâbelesinde yine bir bayır üzre kal‘a-misâl tekye-i Hazret-i şeyh şu‘le: Gündüz savma‘asında ibâdet edüp gece şeb-i zulmânîde cümle fukarâları cem‘ olup meş‘al ve çerâğ yoğ iken ders okutmağa şurû‘ etdikleri meclis-i şerîfleri sabâh olunca sohbet-i şerîfleri münevver olurmuş. Anıniçün şeyh şu‘le derler. Ulu sultân ve ma‘mûr âsitânedir. Y 206a Ziyâret edüp hayâtda olan evlâdlarından şeyh Sun‘ullâh hazretlerinin dest-i şerîflerin bûs edüp du‘â-yı hayrları ile şerefyâb olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y205b–Y206a ·
metinde göster ·
… kâ ki şeb-çerâğ deseler sezâdır. Ba‘zı tâlib-i ilimler bu elmâsların şu‘lesinde
ders
tilâvet ederler. Bu şeb-çerâğ elmâsı olan perde tâ kubbe-i âlînin ortasında kol …
Hudâ hakkı Y 292a gece ile im‘ân-ı nazarla nazar etdim, şu‘lesinden kubbe nûr iken nûrun alâ-nûr olurdu. Âşikâre elmâslardır. Hakkâ ki şeb-çerâğ deseler sezâdır. Ba‘zı tâlib-i ilimler bu elmâsların şu‘lesinde ders tilâvet ederler. Bu şeb-çerâğ elmâsı olan perde tâ kubbe-i âlînin ortasında kol kalınlığı ibrîşim tınâblar ile maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291b–Y292a ·
metinde göster ·
Ve Hazret-i İdrîs, lakabı Hürmüs'dür. Lisân-ı İbrî'de şeyh demekdir. Mısır'da tevellüd edüp cezîre-i Mısır'ı serâpâ seyâhat edüp hâlâ cümle karalar diyârında makbûl isim İdrîs ve Hamd ve Hamûd ve Hanûh ve Circîs ve Kefîl'dir. Hazret-i İdrîs cezîre-i Mısır'da Sâbiyye kavmine ba‘s olunmuş idi. Yüz kırk pâre şehir inşâ eyleyüp ulûm-ı hendese ve fenn-i nücûmda mâhir olup mu‘cizeleri var idi. Halka çok ders ta‘lîm etdüğinden İdrîs dediler. Ba‘dehu âsumâna urûc etdiğine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y10a ·
metinde göster ·
… larınca ber-karâr olup tâcların kec kılup her biri kendü işgâllerinde olup kimi
ders
ile mukayyed ve kimi tilâvet-i Kur’ân, kimi kesb-i irfân edüp bir alay ehl-i sü …
Bu dergâhın cânib-i erba‘asında kurbân postları döşelidir. Mihrâb dibinde Şeyh Mehemmed Dede, alt yanında baş halîfe, andan imâm, andan mü’ezzin, andan du‘âcı, andan şerî‘atçı, andan tarîkatçı, andan asâdâr, andan alemdâr, andan meydâncı, andan mihmândâr, andan aşçıbaşı, andan etmekçibaşı, hâsıl-ı kelâm cümle fukarâ postları üzre yollu yollarınca ber-karâr olup tâcların kec kılup her biri kendü işgâllerinde olup kimi ders ile mukayyed ve kimi tilâvet-i Kur’ân, kimi kesb-i irfân edüp bir alay ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at abdâlândır kim âyende vü revendeye hizmet edüp "Safâ geldin, cân" deyüp ol müsâfir cânın yoluna cân baş üzre kulluk edüp cânlar fedâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
… ir. Lâkin bi-emrillâh mâderzâd bî-basar idi. Ammâ câmi‘-i Ezher içre dörd yerde
ders
takrîr edüp on iki bin telâmîzi var idi. Mubâhase-i ilimde lâ-nazîrdir. Ve hâne …
Evvelâ Mısır'da cümle ulemâ ve sulehâ ve meşâyih-i izâmın ser-çeşmesi şeyhü'ş-şüyûhu ve sâhib-i tem[y]îzi hazret-i eş-Şeyh Alî Şümürlisî sellemehullâhu ta‘âlâ ilâ eceli'l-müsemmâ ehl-i hâl ve ehl-i verâ‘ ve dindâr bir zât-ı şerîfdir. Nevâhî-i Mısır'da Şümürlis nâm bir belîdedendir. Lâkin bi-emrillâh mâderzâd bî-basar idi. Ammâ câmi‘-i Ezher içre dörd yerde ders takrîr edüp on iki bin telâmîzi var idi. Mubâhase-i ilimde lâ-nazîrdir. Ve hânesinde dahi iki kerre ders der idi. Müşkil-küşâ ulemâ-yı mütebahhirînden büyük kimesnedir. Ve velî olduğuna şübhe yokdur kim cemî‘i kütüb-i mu‘teberelerde olan mesâ’il-i şer‘iyyeleri görmüş gibi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y247a ·
metinde göster ·
… in telâmîzi var idi. Mubâhase-i ilimde lâ-nazîrdir. Ve hânesinde dahi iki kerre
ders
der idi. Müşkil-küşâ ulemâ-yı mütebahhirînden büyük kimesnedir. Ve velî olduğun …
Evvelâ Mısır'da cümle ulemâ ve sulehâ ve meşâyih-i izâmın ser-çeşmesi şeyhü'ş-şüyûhu ve sâhib-i tem[y]îzi hazret-i eş-Şeyh Alî Şümürlisî sellemehullâhu ta‘âlâ ilâ eceli'l-müsemmâ ehl-i hâl ve ehl-i verâ‘ ve dindâr bir zât-ı şerîfdir. Nevâhî-i Mısır'da Şümürlis nâm bir belîdedendir. Lâkin bi-emrillâh mâderzâd bî-basar idi. Ammâ câmi‘-i Ezher içre dörd yerde ders takrîr edüp on iki bin telâmîzi var idi. Mubâhase-i ilimde lâ-nazîrdir. Ve hânesinde dahi iki kerre ders der idi. Müşkil-küşâ ulemâ-yı mütebahhirînden büyük kimesnedir. Ve velî olduğuna şübhe yokdur kim cemî‘i kütüb-i mu‘teberelerde olan mesâ’il-i şer‘iyyeleri görmüş gibi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y247a ·
metinde göster ·
takrîr edüp binden mütecâviz telâmîzleri vardır. Ve serî‘u'l-beyân hâfız-ı hame …
eş-şeyh Harâşî: Harâş nâmında bir belîdeden olmağile karyesinin ismi kendüye alem olup şeyh Harâşî derler, ammâ ism-i şerîfleri (---)'dir. Müfessirîn ü muhaddisînden bir muhaddis ü fâzıl kimesnedir kim Müslim [ü] Buhârî ve Kâmûs-ı Ahterî ve Sıhâh-ı Cevherî ve Füsûs-ı Muhyiddîn el-Arabî cümlesi hıfzındadır. Bundan mâ‘adâ câmi‘-i Ezher'de cemî‘i ulûmda ders takrîr edüp binden mütecâviz telâmîzleri vardır. Ve serî‘u'l-beyân hâfız-ı hamele-i Kur’ândır. Câmi‘-i Ezher medresesinde şeyhü'l-kurrâdır. Binden mütecâviz talebeleri vardır. Kimi İbn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ’atı tilâvet ederler. Ammâ takrîr-i ders ederken âteş-pâre ve azûbdur. Lâkin feyz-vâr, bir kerre ta‘lîmin istimâ‘ edenin derûnunda en-nakş ke'l-hacer olur, bir dahi simâ‘a muhtâc olmaz. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y248b ·
metinde göster ·
… i İbn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ’atı tilâvet ederler. Ammâ takrîr-i
ders
ederken âteş-pâre ve azûbdur. Lâkin feyz-vâr, bir kerre ta‘lîmin istimâ‘ edenin …
eş-şeyh Harâşî: Harâş nâmında bir belîdeden olmağile karyesinin ismi kendüye alem olup şeyh Harâşî derler, ammâ ism-i şerîfleri (---)'dir. Müfessirîn ü muhaddisînden bir muhaddis ü fâzıl kimesnedir kim Müslim [ü] Buhârî ve Kâmûs-ı Ahterî ve Sıhâh-ı Cevherî ve Füsûs-ı Muhyiddîn el-Arabî cümlesi hıfzındadır. Bundan mâ‘adâ câmi‘-i Ezher'de cemî‘i ulûmda ders takrîr edüp binden mütecâviz telâmîzleri vardır. Ve serî‘u'l-beyân hâfız-ı hamele-i Kur’ândır. Câmi‘-i Ezher medresesinde şeyhü'l-kurrâdır. Binden mütecâviz talebeleri vardır. Kimi İbn Kesîr ve Seb‘a ve Aşere ve Takrîb kırâ’atı tilâvet ederler. Ammâ takrîr-i ders ederken âteş-pâre ve azûbdur. Lâkin feyz-vâr, bir kerre ta‘lîmin istimâ‘ edenin derûnunda en-nakş ke'l-hacer olur, bir dahi simâ‘a muhtâc olmaz. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y248b ·
metinde göster ·
… ‘ine da‘vet ederdi. Halk câmi‘ine varmayup yine câmi‘-i Ezher'in mezbelesi içre
ders
okuyup ibâdet ederlerdi. Tâ ki Bi-emrillâh Hâkim mürd olup câmi‘-i Ezher'i tath …
Bâb-ı Nâsır'daki Câmi‘-i Kebîr'i binâ edüp câmi‘-i Ezher'i at mezbelesiyle pür eyleyüp cemâ‘atine birer nân ve birer sahan şorba ta‘yîn verüp kendü câmi‘ine da‘vet ederdi. Halk câmi‘ine varmayup yine câmi‘-i Ezher'in mezbelesi içre ders okuyup ibâdet ederlerdi. Tâ ki Bi-emrillâh Hâkim mürd olup câmi‘-i Ezher'i tathîr edüp Y 266b talebeler ilâ-hâze'l-ân anda mâl-â-mâldir. Hâkim câmi‘inde hâlâ cemâ‘at kalîldir, zîrâ zulm ile binâ olunmuşdur, anda kılınan ibâdetde lezzet yokdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y266a–Y266b ·
metinde göster ·
… in bûs edüp herkes ile kelimât edüp dersler görülürdü. Ammâ bi-emrillâh evvelki
ders
takrîrlerinden ziyâde ders sürülürdü. Ammâ kendüleri ol mertebe za‘îf ü nahîf o …
Bi-emrillâh mâderzâd a‘mâ idi. Ammâ bunda olan fesâhat u belâgat ve bunda olan takrîr [ü] talâkat emlahü'ş-şu‘arâ Muhammed Bûsırî hazretlerinde yokdur. Hakîr üç sene hizmet-i şerîfinde olup tilmîzi olduk. Hikmet-i Hudâ Abdurrahmân Paşa sene (---) târîhinde vâlî-i Mısır iken üstâdımız şeyh Alî şümürlisî hazretleri iki ay sâhib-firâş oldu, ammâ yine cemî‘i telâmîzleri hâne-i bî-minnetlerine varup dest-i şerîflerin bûs edüp herkes ile kelimât edüp dersler görülürdü. Ammâ bi-emrillâh evvelki ders takrîrlerinden ziyâde ders sürülürdü. Ammâ kendüleri ol mertebe za‘îf ü nahîf oldular kim vücûd-ı nâzenînlerinde her uzvu râyegân olup ad olunurdu. Lâkin kuvvet-i kudsiyyeye mâlik olmağın mir‘ât-ı dil çeşmi dûrbîn idi. Ve begâyet kiyâset, nihâyet mertebe firâset ü zekâyile mevsûf idi. Anı görenler a‘mâ-yı mâderzâd diyemezler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y275b ·
metinde göster ·
sürülürdü. Ammâ kendüleri ol mertebe za‘îf ü nahîf oldular kim vücûd-ı nâzenînl …
Bi-emrillâh mâderzâd a‘mâ idi. Ammâ bunda olan fesâhat u belâgat ve bunda olan takrîr [ü] talâkat emlahü'ş-şu‘arâ Muhammed Bûsırî hazretlerinde yokdur. Hakîr üç sene hizmet-i şerîfinde olup tilmîzi olduk. Hikmet-i Hudâ Abdurrahmân Paşa sene (---) târîhinde vâlî-i Mısır iken üstâdımız şeyh Alî şümürlisî hazretleri iki ay sâhib-firâş oldu, ammâ yine cemî‘i telâmîzleri hâne-i bî-minnetlerine varup dest-i şerîflerin bûs edüp herkes ile kelimât edüp dersler görülürdü. Ammâ bi-emrillâh evvelki ders takrîrlerinden ziyâde ders sürülürdü. Ammâ kendüleri ol mertebe za‘îf ü nahîf oldular kim vücûd-ı nâzenînlerinde her uzvu râyegân olup ad olunurdu. Lâkin kuvvet-i kudsiyyeye mâlik olmağın mir‘ât-ı dil çeşmi dûrbîn idi. Ve begâyet kiyâset, nihâyet mertebe firâset ü zekâyile mevsûf idi. Anı görenler a‘mâ-yı mâderzâd diyemezler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y275b ·
metinde göster ·
… h, sahîh yâ şefî‘a'l-müznibîn' kelimâtları gibi pederim Hazret ile kelimât edüp
ders
tilâvet edüp ders tilâvet etdüklerin kerrâtile istimâ‘ etmişim" deyü binti şeyh …
"Ba‘zı kerre leyle-i mübârekelerde müşâhede etdim ki Hazret-i server-i kâ’inât ve mefhar-i mevcûdâtın huzûrunda sarîh ü fasîh zebânile 'Ne‘am yâ Resûlullâh, sahîh yâ şefî‘a'l-müznibîn' kelimâtları gibi pederim Hazret ile kelimât edüp ders tilâvet edüp ders tilâvet etdüklerin kerrâtile istimâ‘ etmişim" deyü binti şeyh Alî şümürlisî şehâdet etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y275b ·
metinde göster ·
… 'l-müznibîn' kelimâtları gibi pederim Hazret ile kelimât edüp ders tilâvet edüp
ders
tilâvet etdüklerin kerrâtile istimâ‘ etmişim" deyü binti şeyh Alî şümürlisî şeh …
"Ba‘zı kerre leyle-i mübârekelerde müşâhede etdim ki Hazret-i server-i kâ’inât ve mefhar-i mevcûdâtın huzûrunda sarîh ü fasîh zebânile 'Ne‘am yâ Resûlullâh, sahîh yâ şefî‘a'l-müznibîn' kelimâtları gibi pederim Hazret ile kelimât edüp ders tilâvet edüp ders tilâvet etdüklerin kerrâtile istimâ‘ etmişim" deyü binti şeyh Alî şümürlisî şehâdet etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y275b ·
metinde göster ·