İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

derse*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
75
isabet
70 cümle/beyitte
27,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
8
farklı biçim
25 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi7530,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 75

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“derse*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9b "Yâ İskender, eğer Kaydefâ'dan intikâm alam dersen ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl dahi olmaya, hemân Karadeniz'i şehr-i Makdonya …
EÇS I 34b "Eğer bu câmi‘in kubbesin meremmât edelim derseniz , şimdi zuhûr eden âhir zamân Muhammed'ine varın ağzı yarından yar alup âb-ı zem …
EÇS I 71a "Pâdişâhım bu benim ciğer-kûşem Evliyâ, Kadir gecesinden berü derse gelmedi. Meğer harem-i hâssa almışsız. Lütf eyle pâdişâhım ana hakîrin nazarı v …
EÇS I 77a Ba‘dehu katl-i Nasûh Paşazâde, bâ-eşedd-i ukûbet der-sene-i mezbûr be-dest-i Kara Mustafâ Paşa}.
EÇS I 109a … -lisân, hâlisü'l-cinân, sâfî mevâd, pâk-i‘tikâd kimesne idi. Bu hakîr her sabâh derse giderken elbette rûhıyçün birer Fâtiha-ı şerîf tilâvet edüp ubûr ederdim.
EÇS I 165b Ve eğer Mısır şekeri derseniz hakkında Cenâb-ı izzet âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm aselleri ve Ati …
EÇS I 165b Ve eğer kahve derseniz bir bid‘at şeydir ve kâtı‘u'n-nevm ve mâni‘-i züriyyet-i benî âdemdir. Kahvehân …
EÇS I 165b Ve hınnâ derseniz tâ’ife-i nisvâna ve şeyh-i şiyâbların ak sakallarına sünnet ise levadân kökün h …
EÇS I 173b … ‘âmdır. Kâr [u] kesbleriniz dâ’imâ fâsıklar ve kefereler iledir. Bizim helvâmız dersen tatlu ballu şekerlerden ve Cenâb-ı Bârî'nin "Ene hâliku'l-ineb" buyurduğu üzümd …
EÇS II 223b–224a … . Zirâ yetmiş yerde cemî‘î ulûm-ı kesîre dersi‘âmları vardır kim iki bin talebe derse meşgullerdir. Ve bu câmi‘in bir yan kapudan bir yan kapusuna varınca tûlu üç yü …
EÇS II 258a … hsûlât öşrü dahi vermezler. Niçe yüz bin dâğî ve bağî ve yağî kavmdirler. Kâfir dersen âdemi katl ederler, müselmân desen hazz ederler, ammâ kâfiri sevmeyüp müselmâna …
EÇS II 353b–355b … şâm yine geleler. Hacı anlara "Sizin mâlınızdan şu kadar mal verüp halâs oldum" derse hâl neye müncer olur, deyü yetmiş gûne sevdâ-yı hâma düşüp şekk-i şübhe ârız ol …
EÇS II 361b … yokdur. Ve illâ kendi askerinizle başınıza tedârikiniz görün. Eğer böyle olmaz derseniz mektûb-ı muhabbet-üslûbumuz küstâhâne tahrîr olunmuşdur, dâmen-i afv ile setr e …
EÇS II 364a–365a … Bizden selâm eyle. Pâdişâha âsî olanlara tab‘iyyet etmesin, eğer mu‘ammer olam derse " deyü niçe nasîhat-âmîz kelimâtlar edüp "kalk imdi, var git" dedi. Yine dest-bû …
EÇS II 373b–374b … ir zaman anda dîn düşmanlarına kılıç çal. Benim işitdiğim budur. Eğer sen böyle dersen sa‘âdetlü pâdişâh hazz edüp seni Girid'e gönderirler" dediğimde Kara Haydaroğlu …
EÇS III 43b … yâ Muhammed! Akka'da uyûn çokdur. Her kankı ayn sana 'Ene'n-ni‘meteyni'l-huld' derse anlara girüp gasl eyle" deyince Hazret-i Resûl, Buhîra râhibin ta‘lîmiyle Akka' …
EÇS III 157a Hikmet-i Rabbânî, nısfu'l-leylde Kemâl Paşazâde derse meşgûl iken hemân divârın kıble tarafı iki şakk olup bir pîr-i nâtüvân elinde b …
EÇS III 177b–178b … let-i Âl-i Osmân'a isyân eyleme. Eğer niçün Yeniçeri ocağı İslâmbol'a geçdiler, dersen ocaklarının kânûnlarına bakup Hâfız Ahmed Paşa ve Husrev Paşa ve Cüvânkapucubaş …
EÇS IV 224a … sad-rencbâzlık ve birbirlerine dilnüvâzlık ederler. Şatrancdan fâriğ olup yine derse meşgûl olurlar. Ammâ bir kerre câmi‘ içinde sadrenc oynaşırlarken Ekrâd kavmini …
EÇS IV 224b Der-sebîlhâne-i cânsitân: Bu şehir içre cümle kırk bir aded sebîlhânelerdir ammâ Rûm gibi binâ- …
EÇS IV 236a … en baş kopar. Lûtf eyle ben Van'da iken cümle halk ile yahşı geçin ve illâ eğer dersen İpşir Paşa bu Melek Ahmed Paşa'yı Van'a sürdü, ne vaka‘ u vakârı olsa gerek der …
EÇS IV 236a … sen İpşir Paşa bu Melek Ahmed Paşa'yı Van'a sürdü, ne vaka‘ u vakârı olsa gerek dersen , ben hâlâ hatt-ı şerîf ile serdâr-ı mu‘azzam ve tuğrâ-yı garrâ-keş düstûr-ı mük …
EÇS IV 290a … ş'i urduğumuzda yigirmi sultân idik. Aldığımız koyunları güzel şâhımız "Verin!" derse "Baş yüz üstüne." deyüp hakîre ol ân belindeki kılıcın bâğışladı. "Yok kılıcın …
EÇS IV 357a … câmi‘de Hazret-i Alî ibâdet ederken âfât-ı arazîden halâs olamayup şehîd oldu" derse Arapça emrini inkâr etmiş olur. Hazret-i Alî şehâdeti ezelü'l-ezelde görülmüş …
EÇS V 12b Nûruddehr eydir: "Eğer bu ma‘cûn fenâdır derseniz , ibtidâ ben yiyem" deyüp hançerle hokkadan bir hayli ma‘cûn çıkarup evvel kendi …
EÇS V 57a … ı Saltık ve Hızır-Ellez ve Avustos ve Aya Nikol ve Ayanta sizlere şefâ‘at etsin derseniz yigirmi aded boybeği yarar Kazak hatmanısız. On hatman karadan on hatman şayka …
EÇS V 72b … fermân sultânımındır. Ve eğer sefere gitmedüğü Yanova câniblerine sefere gitsin derseniz yine fermân sultânımındır" deyü Köpürlü Mehemmed Paşa'ya mektûblar ve sa‘âdetlü …
EÇS V 87b Der-sebeb-i harâbât-ı şehr-i Aydıncık: Oldur kim, kaçan emr-i Hakk ile İskender-i Zülkarney …
EÇS VI 6a "Eğer bu Erdel memleketin İslâm diyârına zamm etdim derseniz bu şeyi Yıldırım Bâyezîd Hân ve Sarı Gâzî Süleymân Hân ederlerdi. Hemân anlar T …
EÇS VI 47b … ıbaşı Hadım Gazanfer Ağa'yı hakîre lala ta‘yîn eyleyüp yine Evliyâ Efendi içeri derse geldikde tilâvet ederdik. Ve Murâd Hân'a musâhib-i şehriyârî gûnâ-gûn kelimâtla …
EÇS VI 89a Der-sebeb-i vech-i tesmiye-i Kile sahrâsı
EÇS VI 117b–118a … l-i Osmân’ diyelim. Yüzümüz suyuyla Türk'e kal‘ayı vere ile verelim ve illâ yok derseniz yâ bugün ve yâ yarın bu Uyvar sahrâsında olan deryâ-misâl Türk askeri kal‘anın …
EÇS VI 118b … ınız ve atlarınız ile bir günden sonra kal‘adan çıkın ve ikinci günü gidün. Yok derseniz bugün yürüyüş fermân olunmuş idi, hemân deryâ-misâl asker yürüyüp asker elinde …
EÇS VI 122b … ılına hatâ gelirse sizin cümleniz kırarız. Ve illâ bu nâmeme muhâlefet edüp yok derseniz kal‘anızın cânib-i erba‘asın kuşadup sademât-ı top-ı kûp ile cümle der [ü] dîvâ …
EÇS VI 132b … Çavuşzâde Mehemmed Paşa'ya emirler gidüp "Her kim fermânsız köprüden ubûr edem derse başın kesüp mâlı senin olsun" deyü fermânlar gitdi.
EÇS VII 3b Der-seyr-i temâşâ-yı kal‘a-i Jelejinvar
EÇS VII 29b–30a … -i Raba'ya varınca on ikişer sâ‘at yer hudûd verirse sulhum sulhdur ve illâ yok derse evvelbahârda leşker-i deryâ-misâlimle kalkup Alman dağlarında av kuş avlayup el …
EÇS VII 57b … al demir uçlu sırığı var, anınla arabayı sağa ve sola çevirir. Araba pek gitsin derse sâ‘at gibi arabanın çarhların kurup sür‘at üzre gider. Ammâ,
EÇS VII 64a … iyâde teklîf-i mâlâ-yutâk etmezlerse huzûr-ı çâsâra varup buluşurum ve illâ yok derse bi-Rabbi Ka‘be ve bi-hakkı Hazret-i Muhammed aleyhi's-selâm pâdişâhıma ahvâlimi …
EÇS VII 119b Cihânda Hazret-i Hızr'a erem dersen garîb âşık,
EÇS VII 153b "Biz çok girdik. Eğer siz de girüp seyr [ü] temâşâ edüp sıhhat ile gerüye çıkam derseniz içerde yığılı olan mâl-ı cevâhirden bir şey almazsanız temâşâ edüp selâmet çıka …
EÇS VII 162a … ıstân pâdişâhı ülkesinde nice kal‘a ve nevâhî ve hâk-i pâke nice mâlik olabilir derse , nehr-i Edil ile donanması akup Bahr-i Harez'e girüp andan gemilerle Dağıstân ç …
EÇS VII 181a Ve eğer gemi dursun derse geminin başındaki kayalığında iki yerde er kellesi sığar delikler var. Hemân me …
EÇS VIII 190a … yer. Eğer su’âl olunursa bir kuş bir atı ve bir deveyi ve câmûsu nice alup yer derse eyle yaranup tülemişdir kim gözleri kırmızı mercân gibi olup kendüye gıdâ olaca …
EÇS VIII 244a Der-sebeb-i gâret-i kal‘a-i Mudunuç
EÇS VIII 267a–267b Der-sebeb-i binâ-yı kal‘a-i Anavarin-i cedîd: Oldur kim bu Avarin limanı bir liman-ı azîm o …
EÇS VIII 285a Der-sebîlhâne-i cân-sitân:
EÇS VIII 303b–304a Ve bu tüfeng şenliği nedir? derseniz , cümlemiz mezârlarımıza varup vedâ‘laşma ziyâretleri 304a edüp şâdımân etdiği …
EÇS VIII 332a Olam dersen garîb âşık cihânda âşık-ı server,
EÇS VIII 373b … sularda yaykanup gelüp bu sudan alup nûş ederler. Eğer nâ-pâk ve hıyânet alayım derse kan akar. Garîb sırr-ı acîb temâşâgâhdır. Ammâ ba‘zı zamân papaslar hîle edüp k …