… ı binâ-yı kadîmelerin sâhibü'l-hayrâtları ism [ü] resimleri ile ve her imâretin
dervezeleri
üzre musanna‘ târîhleri ile tahrîr olunup,
Elhamdü lillâhi Ta‘âlâ İslâmbol kal‘ası dâhilinde olan cemî‘i imârât ve hayrât [u] hasenât, ziyârât-ı makâm-ı aliyyeler ve cemî‘i âsâr-ı binâ-yı kadîmelerin sâhibü'l-hayrâtları ism [ü] resimleri ile ve her imâretin dervezeleri üzre musanna‘ târîhleri ile tahrîr olunup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 116b ·
metinde göster ·
… cânım! Bu Üsküdar, Eskidâr'dan galat üstü açık bir zindân-ı dârdır. Kal‘ası ve
dervezeleri
yok. Levendât makûlesi haşerâtı çok. Celâlî mel‘ûnları bir kerre şu Bulgurlu da …
Niçesi elinde oku yayı var ammâ oklarının yeleklerin kırk elli yıldan berü güve yemiş ammâ yine fonta kelâmı yerinde "Bre vur kahbe Celâlîyi bre kralım Celâlîyi" deyü kendüye takviyet verir. Kimisi bir yire cem‘ olup eydürler "Bre cânım! Bu Üsküdar, Eskidâr'dan galat üstü açık bir zindân-ı dârdır. Kal‘ası ve dervezeleri yok. Levendât makûlesi haşerâtı çok. Celâlî mel‘ûnları bir kerre şu Bulgurlu dağlarından nümâyân olup aşağı asker-i İslâm üzre at bıraksa cümle Üsküdar halkın Kızkullesi'nde deryâya döker.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31b ·
metinde göster ·
… kibâr ve gayri hâne-i müte‘addidelerdir. Cümle hânelerinin revzenleri ve tâka-i
dervezeleri
şehrin cânib-i kıblesinde zeyn olan sahrâ-yı ma‘mûra nâzır kat-ender-kat evleri …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) İdrivne kralının yaylağı tahtı olmak ile ol asırda şehr-i azîm imiş. Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne'yi feth etdikde bu kal‘ayı dahi muhâsara edüp fethinde usret ve meşakkat çekdiğiyçün ba‘de'l-feth sûrunu siverin edüp harâb eder. Hâlâ eser-i binâları şehrin cânib-i şimâlindeki bayırlar üzre nümâyândır. Ol mahalde bir kenîse-i ibret-nümâ temeli zâhirdir kim ve mine'l-iberdir. Ba‘dehû bu şehrin âb [u] hevâsından Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân hazz edüp sayd [u] şikâr tarîkiyle bu şehre gelüp kesb-i tarâvet ederdi. Hâlâ şehrin cânib-i kıblesinde olan sahrâda binâ etdüğü sarâ-yı azîm esâsları oldur ve ol zamândan berü bu rabta (---)(---) sancağı hükmünde (---)(---)(---)(---)(---) dir ve yüz elli akçe payesiyle şerîf kazâdır. Senevî kadıya (---) aded ma‘mûr nâhiye kurâlarından beş kise mâl hâsıl olur. Hâlâ imâristânı Çalıkkavak balkanına muttasıl olan kûh-ı bülendlerin dâmeninde bir mürtefi‘ bayır üzre serâpâ bağlı ve bâğçeli ve âb-ı revânları cârî ve firâvân bir kasaba-i İslimye-i hûbândır. Cümle on bir mahalle ve on iki mihrâbdır. Ve iki bin beş yüz aded kiremitli ve şındıra tahta örtülü büyût-ı a‘yân-ı kibâr ve gayri hâne-i müte‘addidelerdir. Cümle hânelerinin revzenleri ve tâka-i dervezeleri şehrin cânib-i kıblesinde zeyn olan sahrâ-yı ma‘mûra nâzır kat-ender-kat evleri vardır. On iki aded mihrâbın ma‘mûru çârsû içinde bir minâreli (---) câmi‘-i rûşendir. Ve cemâ‘ati 131a çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 130b–131a ·
metinde göster ·
… i maslûbâtları yokdur. Hemân sâde güzeli bir rûhâniyyetli câmi‘-i pür-envârdır.
Dervezeleri
üzre târîhi yokdur. Kıble kapusuna altı kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Ve …
Ulucâmi‘: Fâtih-i Edirne Gâzî Hudâvendigâr Sultân Murâd Hân-ı Evvel'indir. Kârgîr binâ kıbâb-ı kebîrler ile ârâste ve derûn-ı câmi‘de sütûn-ı müntehâlar ile pîrâste bir câmi‘-i kebîrdir. Ammâ mihrâbı ve minberi kâr-ı kadîm olmağıla ol kadar musanna‘ değildir. Ve şöhret-i zînet içün âvîze-i maslûbâtları yokdur. Hemân sâde güzeli bir rûhâniyyetli câmi‘-i pür-envârdır. Dervezeleri üzre târîhi yokdur. Kıble kapusuna altı kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Ve bir serâmed musanna‘ bâng-ı Muhammedî tilâvet olunacak minâre-i mevzûnu vardır. Bu imâretin cümle kıbâbları rasâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Ve hâlâ evkâf-ı azîmdir kim e’imme ü hutebâsı ve gayri huddâmları mevcûddur. Andan aşağı nehr-i Meriç kenarında ve cisr başında ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 134b ·
metinde göster ·
… vardır, üç bin dükkândır. Cümle sırma ve kılabdân çârsûsu imiş ve her çârsûnun
dervezeleri
üzre bâzâr-ı sarrâc ve bâzâr-ı cüllah ve bâzâr-ı gazzâz, deyü taşlarda esmâları …
Ve bu şehrin yaylası hâlâ Sübhân dağıdır kim Bingöl yaylasından sonra bu Sübhân dağı yaylasıdır. Üç bin aded süd sarnıcı var imiş. Koyun ve keçi ve câmûs ve sığır ve atlarının südlerin sağup eğer koyun südü ise her gûne hayvân südünün bir gûne sarnıçları var. Herkes südünü mezkûr sarnıçlara döküp aşağı şehir içre yedi bin aded süd çeşmeleri var imiş. Süd sâhibinin âdemleri şehre haber getirüp sahrıca dökdüğü südü aşağı şehir içre süd çeşmelerinden alup öşrün Mâhân pâdişâhına verirlerdi. Öşr-i sultâniye çün [ü] çerâ olmayup kendülerinde dahi aslâ hilâf yok idi. Anınçün bu şehre müverrihîn Dârü'l-Büleh derler. Ve ol kadar ulu âdemler var imiş kim bir teveccüh-i tâm {ile du‘â} etseler cemî‘i hayr murâdâtları min indillah hâsıl olurmuş. Ve hâlâ süd çeşmelerinin ta yaylaya varınca yollara âşikâredir. Hatta Alî Kay Câmi‘i kurbünde tûlu üç bin adım bir sûk-ı sultânî vardır, üç bin dükkândır. Cümle sırma ve kılabdân çârsûsu imiş ve her çârsûnun dervezeleri üzre bâzâr-ı sarrâc ve bâzâr-ı cüllah ve bâzâr-ı gazzâz, deyü taşlarda esmâları tahrîr olunmuşdur. Hatta koyun südü çeşmesi ve keçi çeşmesi ve baytal çeşmesi deyü nâmları yazılmış. Baytal çeşmesi, ya‘nî kısrak südü çeşmeleri vardır. Andan ma‘lûm oldu kim bu kavim Tatar imiş kim at südü nûş ederlermiş. Zîrâ ta binâların târîhleri lehce-i ibâretleri cümle hatt-ı Tatar-ı Çağatayîdir. Ve bu şehrin zamân-ı imâretinde atdan gayrı bu şehre bir hayvân girmezmiş ve zî-rûh kısmı boğazlanmazmış. Cümle taşrada boğazlanup şehre getirirlermiş kim yedi bin hemân kassâb dükkânları var imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 240a ·
metinde göster ·
… Cirmi beş bin adımdır ve cümle kırk beş kulle-i hasînelerdir. Ve cümle üç aded
dervezeleri
var; Hemedân kapusu ve Musul kapusu ve Bağdâd kapusu var ve dâ’iren-mâdâr etrâf …
İbtidâ bânîsi Yezdecürd Şâh'dır. Vech-i tesmiyyesi oldur kim bu diyâr-ı Irâk'ı Arab u Kürd ve Moğol kavimlerinden halâs içün Yezdecürd Şâh mezkûr boğazın ağzıdır polad-ı Nahşevânî'den bir der-i azîm edüp her gice derbânlar mezkûr deri derbend ederler. Ba‘dehû bu kal‘ayı inşâ edüp nâmına Der-i güzîn, ya‘nî Güzîde Kapu kal‘ası demekdir. Sebeb-i tesmiyyesi oldur. Hâlâ güzînden galat kâf-ı şikâfın fethiyle Dergezîn derler. Hâk-i Irâk-ı Acem'de Dergezîn Boğazı'nın cânib-i şarkîsinde Hemedân sahrâsına nâzır bir vâdîde bir püşte-i pest üzre şekl-i muhammes kârgîr cibis kireç ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir kim her seng-i hârâsı tabl-ı Sıfahân ve kös-i Bağdâd-ı hâkâniyân kadar vardır. Ammâ kal‘a-i Hemedân'dan asğardır. Cirmi beş bin adımdır ve cümle kırk beş kulle-i hasînelerdir. Ve cümle üç aded dervezeleri var; Hemedân kapusu ve Musul kapusu ve Bağdâd kapusu var ve dâ’iren-mâdâr etrâfında handakı var. Ve câmi‘leri var ammâ hân u hammâm ve çârsû-yı bâzârı taşradadır. Ve derûn-ı kal‘ada ne mikdâr hâne idüğü ma‘lûmum değildir. Ancak,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312a ·
metinde göster ·
… umk-ı azîmi vardır kim yâğî vü bâğîden emîndir. Ve cânib-i etrâfında sekiz aded
dervezeleri
vardır. Ammâ cümle haşeb levha bâblardır.
Sitâyiş-i imârât-ı hânedân-ı şehr-i Rey: Gerçi sâ’ir diyârlar gibi kal‘ası amâr değildir ammâ şehri gâyet ma‘mûrdur. Cümle dokuz bin sekiz yüz aded derveze add olunur bâğlı u bâğçeli hânedânlardır. Her derveze içre ekall-i mâ-yekûn onar ve on beşer hâne-i müte‘addideler var. Cümle âsâr-ı binâları kerpiç ile mebnîdir ve cümle dam u bâmları türâb-ı pâk ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Ammâ bu şehrin cânib-i erba‘asında sûr hafri-misâl handak-i vâsi‘i ve umk-ı azîmi vardır kim yâğî vü bâğîden emîndir. Ve cânib-i etrâfında sekiz aded dervezeleri vardır. Ammâ cümle haşeb levha bâblardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
… rhâş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır. Burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenleri ve metîn
dervezeleri
ve mazgal delikleri ve handakları ve cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtları ile mamû …
Kal‘ası Venedik körfezi kenârında (---)(---) üzre şekl-i müseddes seng-tırâş berâ-yı savaş-ı perhâş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır. Burc [u] bârûları ve dendân-ı bedenleri ve metîn dervezeleri ve mazgal delikleri ve handakları ve cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtları ile mamûr u müzeyyen kal‘a-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 36a ·
metinde göster ·
… kl-i murabba‘ palanka dîvârdır, ammâ bu varoşlardan birbirlerine geçilir mâbeyn
dervezeleri
vardır. Ammâ yukarusunda Süleymân Hân câmi‘i var, kiremit ile mestûr câmi‘-i ma …
Bu varoş-ı azîm dahi evvelki varoşu ihâta edüp bu dahi kırk adım enli ve rıhtım ve metîn ü kavî şekl-i murabba‘ palanka dîvârdır, ammâ bu varoşlardan birbirlerine geçilir mâbeyn dervezeleri vardır. Ammâ yukarusunda Süleymân Hân câmi‘i var, kiremit ile mestûr câmi‘-i ma‘mûrdur. Hâlâ cânib-i vakıfdan nâzıru'n-nuzzârı bir kârgîr serâmed minâre-i musanna‘ binâ ediyor.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·
… z kırk beş aded kat-ender-kat tahtânî ve fevkânî odaları var. Bevvâbları dâ’imâ
dervezeleri
dam u bâmlarında muhâfaza ederler. Kapusundan içeri değme âdemi komazlar.
İki yüz kırk beş aded kat-ender-kat tahtânî ve fevkânî odaları var. Bevvâbları dâ’imâ dervezeleri dam u bâmlarında muhâfaza ederler. Kapusundan içeri değme âdemi komazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118b ·
metinde göster ·
… a gönderirim. Tiz bu kal‘anın hey’et-i eşkâli tasvîrin cümle der-i dîvârları ve
dervezeleri
ve tabyaları ve içinde amâr olan hânedânlarından câmi‘ ve mesâcid ve tekyeler v …
"Evliyâ Efendi, bu kal‘anın fethi ve imâreti müjdesiyle seni der-i devlete kal‘a miftâhlarıyla gönderirim. Tiz bu kal‘anın hey’et-i eşkâli tasvîrin cümle der-i dîvârları ve dervezeleri ve tabyaları ve içinde amâr olan hânedânlarından câmi‘ ve mesâcid ve tekyeler ve hân ve medrese ve mektebleri ile dörd tabaka islâmbo[l] kâğıdına kal‘anın sûretin tahrîr eyle" dedikde hakîr bir hafta içinde cümle minvâl-i meşrûh üzre elvân boyalarla bir Freng-pesend kal‘a tahrîr etdiğim Hunkâr câmi‘ini gören ve sâ’ir hayâl-pesend amâristânların gören engüşt ber-dehen etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 337a ·
metinde göster ·
… yüz germe adım ihâta eder kal‘a-i serâmeddir. Ve cümle dörd aded metîn ve kavî
dervezeleri
var. Evvelâ yıldız tarafına çârsûya enecek büyük kapudan çârsû yokuş aşağı kâmi …
Der-girdâ-gird-i kılâ‘ât: Cümle iki bin altı yüz germe adım ihâta eder kal‘a-i serâmeddir. Ve cümle dörd aded metîn ve kavî dervezeleri var. Evvelâ yıldız tarafına çârsûya enecek büyük kapudan çârsû yokuş aşağı kâmil bin adımdır ve bu kapu üç katdır. Her katı mâbeyni yüzer adım birbirlerinden ba‘îd bâb-ı azîmlerdir. Bu kapuların iki aded kapusu yıldız tarafına nâzırdır. Bir katı içeri kapudur kim şark tarafına mekşûfdur. Ve bu kapunun iki tarafında temel taşları fîl gevdesi kadar seng-i hârâlardır. Meğer bu gûne taşların emsâli Kuds-i Şerîf kurbunda Halîlü'r-Rahmân'da yâhûd nehr-i Turla kenârında Bender kal‘asında ola. Ve bir kapusu dahi eski manastır dibinde cânib-i garba nâzır kapudur kim aşağı Hüseyin Paşa'nın yeni binâ etdüği Murâd Çelipa mahallesindeki câmi‘ önüne ener kapu yoludur. Ve bir kapu dahi mahalleler arasında şarka nâzır bir küçük uğrın kapudur ammâ ol kadar şâhrâh değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
… cûddur. Ve cemî‘i çârsû-yı bâzârları kâ[r]gîr binâ kemerlerdir. Ve kûçe-be-kûçe
dervezeleri
vardır. Her şeb pâsbânları bâbları sedd edüp niçe bin kanâdîlleri çerâğân ederl …
Ve iki bezzâzistân-misâl hânları vardır. Niçe yüz bin guruşa mâlik sevdâgerler andadır. Cân otundan mâ‘adâ cânlar cânı anda râyegândır. Ve cümle zîkıymet kâlâ-yı metâ‘ anda mevcûddur. Ve cemî‘i çârsû-yı bâzârları kâ[r]gîr binâ kemerlerdir. Ve kûçe-be-kûçe dervezeleri vardır. Her şeb pâsbânları bâbları sedd edüp niçe bin kanâdîlleri çerâğân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y173a ·
metinde göster ·