… Kân-ı insân Belde-i Tayyibe ya‘nî kal‘a-i Kostantıniyye'dir kim bunda olan âdem
deryâsı ve
benî âdemin mahbûb [u] ra‘nâsı bir diyârda yokdur illâ İslâmbol'da çokdur. Hatt …
Ma‘âdin-i sâlis aşer: Kân-ı insân Belde-i Tayyibe ya‘nî kal‘a-i Kostantıniyye'dir kim bunda olan âdem deryâsı ve benî âdemin mahbûb [u] ra‘nâsı bir diyârda yokdur illâ İslâmbol'da çokdur. Hattâ meşhûrdur, vech-i arzda bin âdem ölür ve bin bir âdem doğup bir âdemden tenâsül bulur derler. Eyle bir sevâd-ı mu‘azzam şehr-i kebîrdir kim şehr-i İslâmbol içre bin âdem merhûm olsa yine âdem deryâsından omuz omuzu sökmez böyle bir gulgule-i Rûm'dur {anıniçün İslâmbol'a ma‘den-i kân-ı insân derler}. Eğer cemî‘i âsâr-ı binâları ve imâretlerin birer birer takrîr ü tahrîr etsek bir mücelled kitâb olur. Ammâ mahalli ve münâsebeti geldükde Âl-i Osmân devletinde amâristânını beyân ederiz. Ammâ Kostantîn asrındaki âbâdânlığı sâ’ir kayâsıra ve batâliseler zamânında ma‘mûr olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… e bir mastaba esâsı vardır. Ehl-i beled andan gâfildir kim o cebelden cümle Van
deryâsı ve
Van kal‘ası ve Rahova sahrâsı ve Muş ovası ve Deliklikaya deresi el-hâsıl ol ka …
Evvelâ kal‘anın hâ’ilinde Dehdîvân nâmıyla meşhûr bir kûh-ı bülend vardır, ol cebel-i âlî üzre İskender-i Zülkarneyn kal‘a-i Bitlîs'i hazînedârı olan Bedlîs elinden kal‘ayı feth etmek içün bu dağda on gün müşâvere ve dîvân etdiğinden Dehdîvân dahi derler. Hâlâ ol cây-ı mürtefi‘de bir mastaba esâsı vardır. Ehl-i beled andan gâfildir kim o cebelden cümle Van deryâsı ve Van kal‘ası ve Rahova sahrâsı ve Muş ovası ve Deliklikaya deresi el-hâsıl ol kadar eflâke ser çekmiş kûh-ı bî-hemtâ değil iken ana hâ’il olan kûh-ı bülend-i azîmin mâverâsında olan sahrâlar ve kurâ vü kasabâtlar cümle nümâyândır. Bu kûh-ı bülend üzre medfûn olan mutalsamâtların ilâ hâze'l-ân te’sîri ile her taraf böyle nümâyândır, ammâ halk bundan bî-haberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
… llelerinden toplar atılup cümle Hırvadistân'ın başına âteş düşüp eyle benî Âdem
deryâsı ve
kefereler kurâsı yerlerdir kim ân-ı sâ‘atde andan top atıldığı semte yüz bin ka …
Ez-în-cânib yine sadede rucû‘ edelim. Bu Zirinoğlu hudûdu kırıntısının iç yüzlerinde birbirlerinden birer top menzili ba‘îd püşteler üzre sıra ile dizilmiş varda, ya‘nî haberci kulleleri vardır. Her birinde menhûs ve nüfûs-ı cünûd-ı cünüb mâl-â-mâldır. Kankı tarafdan bir düşman bu kırıntı üzre gele, ol tarafdaki varda kullesinden bir top atılınca bilirler kim Osmânlı tarafından "Düşman geldi" topı atılınca tarfetü'l-ayn nehr-i Morava ve nehr-i Drava [ve] nehr-i Sava kenârında cümle üç yüz altmış yedi pâre vardiya kullelerinden toplar atılup cümle Hırvadistân'ın başına âteş düşüp eyle benî Âdem deryâsı ve kefereler kurâsı yerlerdir kim ân-ı sâ‘atde andan top atıldığı semte yüz bin kadar küffâr cem‘ olurlar, ammâ serhad gâzîleri hîleye sâlik olup bir tarafdan birer asker gösterüp kıyâmet topları atılınca bir gayrı aralıkdan yayan asker girüp biraz kelepür alırlar, ammâ kimi esîr olup kalır. Ve kelepür alanların mâl-ı ganâ’imler ellerin bırakdırırlar. Ancak herkes bir baş ve cân ile halâs olurlar. Tâ bu mertebe ma‘mûr ve mazbût ülke[dir]. Hattâ Süleymân Hân bu kefereler ile mukâ[ve]met edemeyüp müdârâyla geçinmek, Vişegrad kal‘asından tâc-ı İskender ki tâc-ı Enûşirvân-ı Âdil'dir ki ol tâc Menuçehr evlâdlarından Macar kavmine değüp anlar Novgrad kal‘ası kurbunda Vişegrad kal‘asında tâc-ı İskender alınup dest-i Âl-i Osmân'da mezkûr tâc hazîne-i Osmâniyân'da kalup Süleymân semtinden(?) intikâm almak içün şikloş kal‘ası fethinde Zirinoğlu ve Beganoğlu Nadajoğullarına tâc-ı İskender'i verüp anlar da yedi hersek Osmânlı'dan yeşil katîfe kalpak geyüp gitmesinden Budin'i ve Üstürgon'u ve İstolni Belgrad'ı ve'l-hâsıl yetmiş altı pâre kal‘ayı Süleymân Hân Nemse çâsârı elinden aldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 160b ·
metinde göster ·
… Bahr-i Luccî ve Bahr-i Zulumât ve Bahr-i Girdâb ve Bahr-i Kulzüm, ya‘nî Süveys
deryâsı ve
Bahr-i Hürmüz ve Bahr-i Hind ve Bahr-i Sîn ve Bahr-i Lût ve Bahr-i Van ve Bahr- …
Rûy-ı arzda Hallâk-ı âlem (---) deryâ halk etmişdir: Evvelâ Bahr-i Sefîd ve Bahr-i Harez ve Bahr-i Alaman ve Bahr-i Bundukan ve Bahr-i Filimenk ve Bahr-i Muhît ve Bahr-i Malgayan ve Bahr-i Okyunus ve Bahr-i Luccî ve Bahr-i Zulumât ve Bahr-i Girdâb ve Bahr-i Kulzüm, ya‘nî Süveys deryâsı ve Bahr-i Hürmüz ve Bahr-i Hind ve Bahr-i Sîn ve Bahr-i Lût ve Bahr-i Van ve Bahr-i Rûmiyye ve Bahr-i Fâris ve Bahr-i Gîlân ve niçe görmediğimiz ebhâr-ı sağîr ü kebîrler vardır, ammâ cümlenin başı bu Karadeniz'dir kim cümle deryâlara su bundan gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51a ·
metinde göster ·
… hargâh ile bu sahrâ-yı çemenzâr zeyn olup hayemâtlar ile gûyâ lâlezâr olup âdem
deryâsı ve
devâbbât makûlesi ile leb-ber-leb olmuş bir Kile sahrâsı olmuş.
Ammâ bu Gerz İlyâs dağından Âl-i Osmân askerinin konduğu Kile sahrâsı içre ordu-yı İslâmı seyr [ü] temâşâ etdim, el-azametullâh mezkûr Kile sahrâsı nâmıyla muttasıf olan sahrâ-yı bî-pâyân mâl-â-mâl çetr-i mülammâ‘ ve serâperde ve otağ ve hayme [vü] hargâh ile bu sahrâ-yı çemenzâr zeyn olup hayemâtlar ile gûyâ lâlezâr olup âdem deryâsı ve devâbbât makûlesi ile leb-ber-leb olmuş bir Kile sahrâsı olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89a ·
metinde göster ·
… ı ve taşı asâkir-i bî-pâyân ve niçe bin araba-i firâvân dağı ve taşı dutup âdem
deryâsı ve
benî Âdem sadâsı evce peyveste olup asâkir-i deryâ-misâl mevc {mevc} gelmede, a …
Ba‘dehu vakt-i zuhur ki oldu, el-azametullâh Tatar Hânoğlu konduğu tarafdan tağı ve taşı asâkir-i bî-pâyân ve niçe bin araba-i firâvân dağı ve taşı dutup âdem deryâsı ve benî Âdem sadâsı evce peyveste olup asâkir-i deryâ-misâl mevc {mevc} gelmede, ammâ hakîr Sadrıa‘zamın otağında durup temâşâya meşgûl {idim}, lâkin bu gelen mâl-ı ganâ’imi 114b ve bu guzât-ı müslimînin ne mertebe mâl-ı bî-hadd [ü] bî-pâyân ile muğtenem olduklarını manzûrumuz olduğu üzre tahrîr eylesek Uyvar gazâsı evsâfının tahrîrine mâni‘ olur, ammâ ihtisâr üzre terkîm edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114a–114b ·
metinde göster ·
… sara çekmişdir. Ve yine cümle küffâr münhezim olup gitmişlerdir, zîrâ bir batak
deryâsı ve
bir fecc-i amîk buheyresi içinde bu kal‘a gûyâ [ba]şsız dörd ayakların açmış su …
El-hâsıl bu kal‘a dest-i Âl-i Osmân'a gireli sekizinci kerredir kim muhâsara çekmişdir. Ve yine cümle küffâr münhezim olup gitmişlerdir, zîrâ bir batak deryâsı ve bir fecc-i amîk buheyresi içinde bu kal‘a gûyâ [ba]şsız dörd ayakların açmış su üzre yapılmış kurbağa hayvânı gibi deryâ yüzünde yatır. Ol şekilli bir kal‘adır kim dörd ayakları dörd köşesinde eğri büğrü tabyalarıdır kim bir düşman bu Kanije kal‘asının topların battâl edemez, zîrâ gâyet mahfûz topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b ·
metinde göster ·
nehr-i Ten suyu donup cür’et sâhibi olan tüvânâ yiğitler kış kıyâmet demeyüp ne …
Ve kışı şedîd olduğundan sekiz ay ve beş ay Azak deryâsı ve nehr-i Ten suyu donup cür’et sâhibi olan tüvânâ yiğitler kış kıyâmet demeyüp nehr-i Ten buzunu delüp buz deliklerine pereme ve kayık ve çırnık kadar balıklar buz deliklerine soluklanmağa gelince şehbâz yiğitler balıkları harbalar ve oltalar ve çengâller ile balıkları sayd edüp fürûht ederler. Ba‘zı âdem kendileri yer, ba‘zılar atlarına ve gayri hayvânâtlarına balık verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
kal‘alar vâdîsi imiş. Bu sahrâ-yı Eloz köyün geçüp Benefşe kal‘ası yoluna girüp …
El-hâsıl bu rûy-ı arzda Mora cezîresi âdem deryâsı ve kal‘alar vâdîsi imiş. Bu sahrâ-yı Eloz köyün geçüp Benefşe kal‘ası yoluna girüp yine maşrık tarafına girüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276a ·
metinde göster ·
… evc-i âsımâna berâber bir ibret-nümâ kulle-i ra‘nâsı var. Cümle Anapoli körfezi
deryâsı ve
Anapoli kal‘ası ve Arhoz sahrâsı cümle ayak altında nümâyândır. Bu kulle-i bâlâ …
Ammâ bu iç kal‘anın garba nâzır köşe evc-i âsımâna berâber bir ibret-nümâ kulle-i ra‘nâsı var. Cümle Anapoli körfezi deryâsı ve Anapoli kal‘ası ve Arhoz sahrâsı cümle ayak altında nümâyândır. Bu kulle-i bâlâ gûyâ iç kal‘a içinde bir iç kal‘a dahi olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 278b ·
metinde göster ·
… î Sinân Paşa sarâyı var, gâyet cihânnümâdır kim cümle Avlonya sahrâsı ve Körfez
deryâsı ve
yüz elli mîl ba‘îd Körfez deryâsı içre Körfez cezîresi ve Avlonya körfezi içi v …
Ana karîb Gâzî Sinân Paşa sarâyı var, gâyet cihânnümâdır kim cümle Avlonya sahrâsı ve Körfez deryâsı ve yüz elli mîl ba‘îd Körfez deryâsı içre Körfez cezîresi ve Avlonya körfezi içi ve Dukat ve Porgonat körfezi içi ve kenârlarında (---)(---) kal‘ası (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kal‘ası cümle bu Kanye kal‘asından nümâyândır, tâ bu mertebe zirve-i âlîde binâ olunmuş kal‘a-i Kanye'dir kim cihân ayak altında nümâyândır. 361a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b–361a ·
metinde göster ·
… ş bin huccâcın Mîne bâzârı şâdumânı mevlûd-ı Bedevî'den savâb cihetinde ve âdem
deryâsı ve
devâbât cem‘iyyet cihetinde Mîne bâzârı cem‘iyyeti âlîdir. Ve ol meydân-ı melâh …
Ammâ bu cem‘iyyet-i kübrâya mu‘âdil Mekke-i mükerremede cebel-i Arafât'dan avdet edüp üç gün üç gece yetmiş bin huccâcın Mîne bâzârı şâdumânı mevlûd-ı Bedevî'den savâb cihetinde ve âdem deryâsı ve devâbât cem‘iyyet cihetinde Mîne bâzârı cem‘iyyeti âlîdir. Ve ol meydân-ı melâhatda başka inşirâh-ı sadr zevk-ı derûn vardır kim cemî‘i mâsivâ hâtırdan dûr olup herkese Rabb'i ile mâbeyninde bir hicâb perdesi kalır. Zîrâ herkes rahm-ı mâderden müştak olmuş gibi Y 294b ma‘sûmdur. Zîrâ bu hadîs-i şerîf delîldir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y294a–Y294b ·
metinde göster ·
… r de mektûbları alup anlar ile ılgar edüp bu hâmûn içre üç sâ‘at gidüp bir âdem
deryâsı ve
deve gavgâsı içine düşüp kara çadır ve ihrâm derim ile mezkûr sahrâ pür olmuş. …
Hemân hakîr de mektûbları alup anlar ile ılgar edüp bu hâmûn içre üç sâ‘at gidüp bir âdem deryâsı ve deve gavgâsı içine düşüp kara çadır ve ihrâm derim ile mezkûr sahrâ pür olmuş. Ve bilâ-had ve lâ-nihâye harbe ve oklu ve yaylı zemberekli ve kemân küreli(?) ve sapan ve mızraklı kavmin hisâbın Hudâ bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398b ·
metinde göster ·
… ser çekmiş tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir binâ-yı âlîleri var kim bir cânibin kum
deryâsı ve
bir tarafın Yûsuf deryâsı gark etmededir.
Ve Feyyûm'un cânib-i garbîsinden kum deryâsı gelmededir. Zîrâ kavvim(?) kum bir kerre bu Feyyûm'a gelüp kum tılısmın münhedim edüp şehr-i Yûsuf'u günden güne harâb etmeğe mü’eddî oluyor. Zîrâ bu Feyyûm'un şimâli cânibinde cebbâne yanında Melik Mukavkıs'ın ve Melik Tavtîs'in ve Hazret-i Yûsuf'un sarâyları var kim eflâke ser çekmiş tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir binâ-yı âlîleri var kim bir cânibin kum deryâsı ve bir tarafın Yûsuf deryâsı gark etmededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·