… d beyâz mermer sütûn-ı müntehâları var kim billûr gibi mücellâ olup gûyâ hakkâk
destinden henüz
çıkmış (bir) musaykal amûdlardır. Ve kıble dîvârında taşra sokağa nâzır mahalde …
Der-medh-i imâret-i orta kal‘a: Evvelâ Kâsım Paşa câmi‘i bir hâk-i amber-pâk örtülü tarz-ı kadîm câmi‘-i ma‘mûrdur. Minâresi haşebdendir, ammâ musanna‘ minâre ve küçük câmi‘dir. Ve içinde iki aded beyâz mermer sütûn-ı müntehâları var kim billûr gibi mücellâ olup gûyâ hakkâk destinden henüz çıkmış (bir) musaykal amûdlardır. Ve kıble dîvârında taşra sokağa nâzır mahalde bir çâr-kûşe beyâz mermerde celî hatt ile tahrîr olan târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… limî ve şükûfeler ile müzeyyen edüp nakş-ı bûkalemûn etmiş. Hâlâ üstâd mühendis
destinden henüz
çıkmış hurde münakkaşdır. Azamet-i Hudâ zamân-ı kadîmde dahi şîvekârlık şîrînkâ …
Ve bu kayalar altında niçe yüz mağâralar var kim herbirine im‘ân-ı nazar ile nigerân etsen dîde-i bînâ hîrelenüp âdem vâlih [ü] hayrân kalur. Meselâ ol mağâraların kapularının cânib-i erba‘ası ve revzenleri ve nerdübânları ve gilvi ve rafları eyle seng-i hârâdan peynir oyar gibi oyup hurde rûmî ve islimî ve şükûfeler ile müzeyyen edüp nakş-ı bûkalemûn etmiş. Hâlâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmış hurde münakkaşdır. Azamet-i Hudâ zamân-ı kadîmde dahi şîvekârlık şîrînkârlık ve üstâd mi‘mârlık var imiş. El-hâsıl ma‘mûr şehr-i azîm imiş. Ammâ hâlâ leb-i deryâda bir küçük kasabadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y126b ·
metinde göster ·
… rakaldırım'ın her cânibi fîl cüssesi-misâl seng-i hârâlardır kim üstâd mühendis
destinden henüz
çıkmış zann olunur. Ve bu şâhrâhın iki cânibinde olan ibret-nümâ mermer sandûkl …
Ve bu Karakaldırım'ın her cânibi fîl cüssesi-misâl seng-i hârâlardır kim üstâd mühendis destinden henüz çıkmış zann olunur. Ve bu şâhrâhın iki cânibinde olan ibret-nümâ mermer sandûklarla herbiri birer hücre zann olunur. Ve ba‘zısının kapakların açmışlar. Cümle lâşe ile ve üstühân-ı na‘şe ile memlûdur. Ve her sandûka üzre lisân-ı Yûnân ile ikişer üçer satır târîhleri vardır. Ve böyle niçe yüz bin sandûklar nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y134a ·
metinde göster ·
… bu kal‘anın garbında iki yüz adım ba‘îd bir kal‘a-i atîk vardır. Gûyâ mühendis
destinden henüz
çıkmış bir kal‘adır. Aslâ havâlesi yokdur. Bir mürtefi‘ yerde şarka nâzır bir b …
Ve bu kal‘anın garbında iki yüz adım ba‘îd bir kal‘a-i atîk vardır. Gûyâ mühendis destinden henüz çıkmış bir kal‘adır. Aslâ havâlesi yokdur. Bir mürtefi‘ yerde şarka nâzır bir bâbı var. Cirmi altı yüz adımdır ve sekiz kulledir. İçinde benî âdemden kimesne yokdur. Vakt-i şitâda kal‘a kulunun koyunları kışlar. Ve bu kal‘anın kıble tarafına bin adım gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y203b ·
metinde göster ·
… r. Ve derûn-ı kal‘ada cümle hücreleri metîn ü müstahkemdir. Hâlâ üstâd mühendis
destinden henüz
çıkmışdır. Ancak bir demir kapu lâzımdır. Gayri şey noksânı yokdur.
Bir havâleli yerde şekl-i murabba‘ ve çâr kulle-i musanna‘dır. Dâ’iren-mâdâr dörd yüz adımdır. şarka nâzır bir kapusu var. Tarafeyninde celî hatt ile binâsının târîhi var. Ve derûn-ı kal‘ada cümle hücreleri metîn ü müstahkemdir. Hâlâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmışdır. Ancak bir demir kapu lâzımdır. Gayri şey noksânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269a ·
metinde göster ·
… mândan berü fenâ bulmayup bir yerine bir rahne gelmemişdir, gûyâ üstâd mühendis
destinden henüz
çıkmışdır. Ve yine Hazret-i Yûsuf'un mu‘cizesiyle cereyân eden Yûsuf nehrinin ü …
Cisr-i Lâhûn: Mısır diyârında meşhûr-ı âfâk cisr-i azîmdir. Bizzât Hazret-i Yûsuf binâsıdır. Ol zamândan berü fenâ bulmayup bir yerine bir rahne gelmemişdir, gûyâ üstâd mühendis destinden henüz çıkmışdır. Ve yine Hazret-i Yûsuf'un mu‘cizesiyle cereyân eden Yûsuf nehrinin üzerinde evc-i semâya kavs-i kuzah-vâr kudret kemeri gibi (---) göz cisr-i azîmdir. Cümle Feyyûm diyârına giden nehre bu kantara-i kübrâ sed olmuşdur. Bu cisrden ubûr edüp Köm Esved cibâli kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·