… anlara bu dellâk karılar hacamatlar edüp gûnâ-gûn şîşeler ve yakılar koyup dâ-i
devâ ederler
, ammâ bir garîb temâşâdır kim bu hammâma giren keferelerin ihtiyârları beyâz fo …
Temâşâ-yı garîbe: Bu hammâmların cümle hüddâmları ve dellâkleri cümle kocakarılardır kim her biri gûyâ Restâlîs ve Câlinûs ve Bokrât ve Sokrât misilli pîrezen hukemâ karılardır. Kîseyi anlar sürüp şerbetler ve ihtikânlar ve kırık ve çıkık olan kimselere mu‘âlece edüp cemî‘i emrâz-ı muhtelifeye mübtelâ olanlara bu dellâk karılar hacamatlar edüp gûnâ-gûn şîşeler ve yakılar koyup dâ-i devâ ederler, ammâ bir garîb temâşâdır kim bu hammâma giren keferelerin ihtiyârları beyâz fota kuşanırlar, ammâ ne kadar dilberân-ı sıbyânları var ise cümle uryân hammâma girüp beyâz billûr-misâl tenleri var kim gûyâ vücûdları pâlûde-i ter gibi dir dir ditrerler. Tâ şol mertebe nerm ü râm şahme gibi yumuşak vücûdları vardır. Cümlesi geysû-yı müşkbârların çîm-ender-çîm mergûle mergûle edüp hammâmda zevk u safâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58a ·
metinde göster ·
… mle esbâbların ve cemî‘i hayvânâtların anda götür[ür], gasl-ı siyâb edüp saky-i
devâbbât ederler
.
Ammâ bu kal‘a içre aslâ hân u hammâm ve medrese ve mekteb ve çârsû-yı bâzârdan bir eser-i binâ yokdur. Suları cümle sahrîcdir kim bârân-ı rahmetden bir katre âb-ı rahmet hebâya gitmeyüp cümle dam u bâmlarından cereyân edüp sarnıçlara cem‘ olur. Ammâ aşağıda limânı kenârında âb-ı hayât suları çokdur. Cümle esbâbların ve cemî‘i hayvânâtların anda götür[ür], gasl-ı siyâb edüp saky-i devâbbât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·
… ak hukemâ mahremdir, anlar bî-pâk [ü] bî-pervâ girüp emrâz-ı muhtelifesine göre
devâ ederler
. Ammâ bu hikmetdeyim, Y 120b ba‘zı havâtîn-ı marîze ve mecnûne bu bîmârhânede …
Ve ve bu dârü'ş-şifânın bir tarafında nisvân bîmârhânesi vardır. Bu dahi azîm tekellüflü binâdır. Cümle huddâmları yine avretlerdir. Ancak hukemâ mahremdir, anlar bî-pâk [ü] bî-pervâ girüp emrâz-ı muhtelifesine göre devâ ederler. Ammâ bu hikmetdeyim, Y 120b ba‘zı havâtîn-ı marîze ve mecnûne bu bîmârhânede evlâd hâsıl ederler, aceb hikmetdir. Hattâ İbrâhîm Paşa asrında bir gulâm tevellüd edüp ismini Şifâyî kodular. Hulâsa-i kelâm böyle bir binâ-yı azîm dârü'ş-şifâ geşt [ü] güzâr etdiğimiz diyârlarda manzûrumuz olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y120a–Y120b ·
metinde göster ·
… rengistân hukemâlarına götürüp cemî‘i emrâz-ı muhtelifeye her uzvun başka başka
devâ ederler
kim tarfetü'l-ayn içre te’sîr eder" dedi.
"Bunda Y 123a Freng balyozları vardır, anlar bizden iştirâ edüp Frengistân hukemâlarına götürüp cemî‘i emrâz-ı muhtelifeye her uzvun başka başka devâ ederler kim tarfetü'l-ayn içre te’sîr eder" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y122b–Y123a ·
metinde göster ·