… rına akınlar ve şebhûnlar salup yüz binden mütecâviz esîr ve niçe kerre yüz bin
devâbbât-ı
kesîr ve mâl-ı ganâyim alınup Eflak ve Boğdan diyârın harâb [ü] yebâb ve halkın …
Bu ahvâl Der-i devlete arz olunup Rûmeli eyâleti ve Özi eyâleti ve Tatar Hân askeri bu küffârların cengini men‘ etmeğiçün me’mûr olup asker-i İslâm cem‘ olunca iki küffâr askeri Eflak ve Boğdan hudûdunda şehr-i Fohşan'da nehr-i Fohşa sâhilinde bir ceng-i azîm edüp Eflak beği Matey gâlib gelüp Boğdan beği Lipul münhedim olup tarafeynden yetmiş bin kâfir dendân-ı tîğdan geçüp Tatar ve Âl-i Osmân askeri bu mahalde Eflak ve Boğdan diyârına akınlar ve şebhûnlar salup yüz binden mütecâviz esîr ve niçe kerre yüz bin devâbbât-ı kesîr ve mâl-ı ganâyim alınup Eflak ve Boğdan diyârın harâb [ü] yebâb ve halkın esîr [ü] kebâb ve hânelerin ihrâk bi'n-nâr ile türâb edüp İslâm Geray Hân, Boğdan beği Lipul'ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp Der-i devlet-masîre gönderüp Yedikulle'de Lipul haps olundu. Ve Eflak beği Matey'den iki bin kîse alınup cürmü afv olunup beğliği kendüye yine ibkâ ve mukarrer kılındı. Hamd-i Hudâ Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile bu gazâ-yı ekberde bulunup mâl-ı ganâyimle muğtenim olup diyâr-ı Kırım'a dâhil olduk, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
… râ-yı mesâkîne ni‘meti mebzûldür. Ve bu imâret kurbünde bir kârbânsarây var. Ve
devâbbât-ı
müsâfirîn içün bir ıstabl-ı Anterîsi var, üç bin at ve katır ve deve makûlesi h …
Ve bu ulemâya bir dârü'z-ziyâfe âsitânesi vardır. Ve bir matbahü't-ta‘âmı var kim yetmiş kubbedir, gûyâ matbah-ı Keykâvus'dur, şeb [u] rûz merreteyn bay [u] gedâ-yı fukarâ-yı mesâkîne ni‘meti mebzûldür. Ve bu imâret kurbünde bir kârbânsarây var. Ve devâbbât-ı müsâfirîn içün bir ıstabl-ı Anterîsi var, üç bin at ve katır ve deve makûlesi hayvânât alur. Böyle bir hayrât-ı azîm ve medâris-i kadîmelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 91a ·
metinde göster ·
… eryâdlarından ve kal‘a içinde kesret-i nâsın izdihâmından bu kadar benî Âdem ve
devâbbâtın
muzahrafâtları râyiha-i kerîhelerinden ekseriyyâ halkın meşâmları tutulmuş idi. …
Böyle iken beri tarafda kal‘a içre tâ’ife-i nisvân-ı sâhib-isyân ve sıbyânların feza‘ ü çeza‘ından ve gûnâ-gûn güft u gûy-ı mesâvîden ve mecrûhların câ-be-câ gırîv [u] feryâdlarından ve kal‘a içinde kesret-i nâsın izdihâmından bu kadar benî Âdem ve devâbbâtın muzahrafâtları râyiha-i kerîhelerinden ekseriyyâ halkın meşâmları tutulmuş idi. Ve anbârda bir günlük hınta ve sâ’ir zahîre kalmamış idi. Ancak herkes hânesinde cânı başı içün kifâyet mikdârı kût-ı lâ-yemût açlık zahîre hıfz edüp tedrîc ile yerken bir iki kerre asker ba‘zı evleri basup zahîrelerin gasben alup âhir-i kâr Yûsuf Kethüdâ ol gâret olunan gılâlın sâhiblerine akçesin verüp helâllik taleb etdi, ammâ yine ol gün Paşa'nın sekbân ve sarıcaları Yûsuf Kethüdâmız üzre gulû edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58a ·
metinde göster ·
… fiğânlar etdiler. Ve sâ’ir mâl-ı ganâ’imden gayri emti‘a-i lâ-nazîr ve niçe bin
devâbbât-ı
kesîr bî-hadd ü bî-kıyâs idi.
"Eğer yeniçeriler müdâhale etmeseler on bin esîr dahi olurdu" deyü Tatarlar feryâd [u] fiğânlar etdiler. Ve sâ’ir mâl-ı ganâ’imden gayri emti‘a-i lâ-nazîr ve niçe bin devâbbât-ı kesîr bî-hadd ü bî-kıyâs idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 24b ·
metinde göster ·
… yine ol hâmûn-ı âbâdân içre fûl-i Mısrî kadar bir taş olmayup ma‘mûr u müzeyyen
devâbbât-ı
kesîre ile meşhûr ferah-fezâları 6 sâ‘atde ubûr edüp,
Nehr-i Tarsûs: Bolkar yaylasından gelüp bu mahalle bir sâ‘at ba‘îd Akdeniz'e mahlût olur. Beş göz cisr-i Takyanus'dur. Andan ubûr edüp yine ol hâmûn-ı âbâdân içre fûl-i Mısrî kadar bir taş olmayup ma‘mûr u müzeyyen devâbbât-ı kesîre ile meşhûr ferah-fezâları 6 sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154a ·
metinde göster ·
… alîc-i azîmdir rûz-merre ehl-i Mekke ve yetmiş bin huccâc ve niçe kerre yüz bin
devâbbât-ı
kesîreye kovalar ile suyu keşân-ber-keşân çeküp cemî‘i hayvânât ol bürkelerden …
Ve şehr-i Mekke içre iki bülke-i muazzamalar var kim herbiri birer halîc-i azîmdir rûz-merre ehl-i Mekke ve yetmiş bin huccâc ve niçe kerre yüz bin devâbbât-ı kesîreye kovalar ile suyu keşân-ber-keşân çeküp cemî‘i hayvânât ol bürkelerden âb-ı hayâtı nûş etdiklerinde deryâda katre-misâl nâkıs olmayup yine leb-ber-leb durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356a ·
metinde göster ·