İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

deve*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
1.301
isabet
991 cümle/beyitte
482,1
milyonda
tüm derleme göre
2
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
30 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi1.247509,4
Dede Korkut Kitabı541.664,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 1.301

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“deve*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7a … destâr-ı şerîfi on iki kolanlı beyâz şâş idi. Ve hırka-i şerîfleri saruya mâyil deve yününden idi. Ve gerdeninde asfarü'l-levn sof şâlı var idi. Ve pâ-yı sa‘âdetler …
EÇS I 8b … rûm ve Filibe ve Edirne ve İslâmbol'da ve İzmit'de} âb [u] hevâsı latîf yerleri deverân ederek yedi günde Hazret-i Süleymân'a gelüp haber verdiler.
EÇS I 11b … değirmenleri nâm mahalden depüp bir ayn-ı azîm zâhir olup hâlâ azîm âsiyâbları deverân edüp cümle Dobruca halkı anda gendüm dakîk hâsıl ederler, Duna Değirmenleri dey …
EÇS I 15b … dizüp başına tâc-ı İskender-i Keyâniyânı geyüp İslâmbol'u seyr [ü] temâşâ edüp deverân ederdi.
EÇS I 16a … yılda bir kerre bir sayha urup rû-yı arzda ne kadar tuyûr var ise ol sûret üzre deverân ederken niçe kerre yüz bin ecnâs-ı tuyûr zemîne düşüp ahâlî-yi Rûm alup tenâvül …
EÇS I 17a … dukda ol gârdan niçe kara koncoloz nâm câdûlar çıkup arabalar üzre {süvâr olup} deverân [u] seyrân ederlerdi. Vakt-i seher karîb oldukda yine cümle koncolozlar mezkûr …
EÇS I 18b Ma‘âdin-i sâdis: Mesîregâh-ı Kâğızhâne nâm ferah-fezâda bârûdhâne çarhların deverân etdiren uyûn-ı Cendereci nâm âb-ı hayât Hind ü Sind ve Arab u Acem seyyâhânı iç …
EÇS I 27b … Düldül-vâr bir katıra süvâr olup ulemâ kıyâfetiyle İslâmbol kal‘ası etrâfların deverân u seyrân edüp asâkir-i İslâma ihsân [ü] in‘âmlar edüp ve istimâletler ile va‘de …
EÇS I 29b … er ol mâl-ı ganâyiminden asker-i İslâm'a bezl ederek kal‘anın cânib-i erba‘asın deverân edüp guzât-ı müslimîne takviyet verirdi.
EÇS I 30a {Menâkıb-ı Yâvedûd Sultân}: Sultân Mehemmed Ayasofya'yı seyr [ü] temâşâ edüp deverân ederken Terlerdirek nâm bir mahalde bir nûr-ı ilâhî berk urur görüp üzerine var …
EÇS I 30b … âdan ola deyü du‘â edüp ol mahallin zîr-i zemîninden bir hafta kâmil niçe {bin} deve yükü mâl-ı Tâkyânûs-ı okyûnûs çıkarup kıral hazînesine ve Tershâne bâğçesine ta …
EÇS I 33a … â’ifesin te’dîb içün falaka deyenek verüp Çehârşenbe gün kol edüp İslâmbol içre deverân ederek Unkapanı'nda binâ olunan ehl-i hıref dîvânhânesine gelüp dîvân etdi. And …
EÇS I 33a … ır. Her şeb deryâ üzre sabâha dek cümle sâhil-i bahrde olan kurâ ve kasabâtları deverân edüp mücrim bulunursa ta‘zîr edüp katle mustehık ise katl edüp deryâya ilkâ ede …
EÇS I 33b … nâniyân'dan Tevârîh-i Yanıvan kavli üzre ibtidâ Hazret-i Süleymân dâr-ı dünyâyı deverân [ü] seyrân ederek emrine râm olan bâd-ı sabâ-sür‘at serîr-i Süleymânî İslâmbol …
EÇS I 35a … r-ı şerîf ile mesrûr [u] şâdân olup kumkuma içre âb-ı Zemzem doldurup ve yetmiş deve yükü Mekke-i Mükerreme hâkinden tahmîl edüp ve yetmiş deve bârı dahi âb-ı Zemze …
EÇS I 35a … m doldurup ve yetmiş deve yükü Mekke-i Mükerreme hâkinden tahmîl edüp ve yetmiş deve bârı dahi âb-ı Zemzemden tulumlara leb-ber-leb edüp andan ılgar ile İslâmbol'a …
EÇS I 35a … kubbesinin ta‘mîr [ü] termîmine mübâşeret edüp kirec ile yar-ı şerîfi ve yetmiş deve yükü âb-ı Zemzemi ve Mekke türâbın mahlût edüp binâ etdüklerinde bi-emrillâhi T …
EÇS I 65b Ve kol dolaşmağa şehir içre deverân etsem şâhrâh üzre yatan köpeklere hitâben bana işittirerek ‘Oş Abaza oş’ dedikl …
EÇS I 70a … makâm-ı segâh ta‘allukâtından makâm-ı mâye ve beste-nigâr misilli şu‘abâtlarda deverân ü seyrân ederek dübeyt:
EÇS I 71b Hattâ Bağdâd-ı behişt-âbâd'a giderken Kayseriyye'den kalkup Develi Karahisâr dağları'nda giderken bir kepş-i vahşîyi görüp üzerine berk-i hâtif gi …
EÇS I 72a … efteresi ve sıbyân fırlağı gibi bu za‘îfi ser-i sa‘âdeti üzre fır-a-fır çevirüp deverân etdirirken hakîr eyitdim:
EÇS I 72a … kapup eyle cüssedâr âdemi bâzû-yı tüvânâsı üzre alup Çemensoffa'yı iki üç kerre deverân etdirirdi. Bu mertebe bir gürbüz er pâdişâh-ı gazanfer-fer merd [ü] server idi.
EÇS I 72a … d Hân: Bir kerre yine şecâ‘ati tamarları hareket edüp bir hişt-nîze ile on aded deve derileri ile müddakıl(?) Felemenk ve Nemse çâsârından gelme kalkanları elçinin …
EÇS I 72b … e seng-i zeytûnî sommâkî pâre amûd gürzü on iki hâne ve kırk bend üzre ol gürzü deverân etdirir idi. Evvelâ sağ eliyle gürz-i mezbûru bend-i yemîn ve bend-i yesâr ve s …
EÇS I 73b … sı iken kâ’immakâm olup iki yüz pâre gemiyle Karadeniz'e donanma-yı hümâyûn ile deverân ederken Azak deryâsı boğazında Çoçka nâm sığlarda iken yüz pâre Kazak-ı âk şayk …
EÇS I 80b … zamımsın" deyü yarlığ-ı belîğ-i şâhî ile harc-ı râh beş kîse altun ve yüz katar deve ve yüz katar katır ve bir serâperde-i Süleymânî ihsân edüp iki semmûr hil‘at-ı …
EÇS I 87b Ba‘dehu sene (---) târîhinde vâlide-i Mehemmed Hân deverân-ı büldân ederek İslâmbol'un ihrâkı günlerinde bu câmi‘ esâsı meydân-ı mahabbetde …
EÇS I 91a … . Ve devâbbât-ı müsâfirîn içün bir ıstabl-ı Anterîsi var, üç bin at ve katır ve deve makûlesi hayvânât alur. Böyle bir hayrât-ı azîm ve medâris-i kadîmelerdir.
EÇS I 94a … dur. Ve bir hânesinde çâr-kûşe bir cihân-nümâ kullesi var eflâke ser çekmişdir. Develiği ve ıstablı bin aded at ve katır alur. Ortasında câmi‘i var.
EÇS I 114a … cümle erzâkın terk edüp fakr [u] fâkada kâkül perîşân ser-bürehne ve pâ-bürehne deverân edüp harâbât erenlerinden olmuşdu.
EÇS I 143a … i ve imâret-i it‘âmı kurbünde yüzer ocaklı biner at alır mihmânhânedir ve başka develiği var.
EÇS I 145b … nmaz. Nehir üzre çarhları ve dollâbları vardır. Nehrin bendlerin açup dollâblar deverân etdikce içeride çarhlar dönüp kırkar ellişer vukıyye demir desteler darb edüp h …
EÇS I 148b … îr olanlardan mâ‘adâ Yemen'de Hazret-i Resûl'ün izniyle Hazret-i Veys el-Karanî devecilere pîr olmuşdur. Ammâ Hazret anı, ol Hazret'i görememişdir. Andan mâ‘adâ pîrler sâ …
EÇS I 149b … cereyân edüp bir ırmakdan asker-i merd, birinden zenân, birinden at ve birinden deve ve birinden sığır ve birinden koyun ve birinden keçi, her uyûndan birer mahlûk …
EÇS I 160b … eğirmenlerdir. Vakt-i şitâda su tuğyân ile geldikde sâhib-i hâne levâzımâtıyçün deverân eder, yohsa avâm-ı nâs içün değildir, aceb temâşâgâhdır kim şâhrâh üzre su cere …
EÇS I 160b … okdur. Ve bunları İslâmbol halkı dahi bilmezler, ammâ bu hakîrin semti olmağile deverân ederken bin kerre manzûrumuz olmuşdur.
EÇS I 161a … er ve gümüş zencîrli licâmı ve zerdûz sağrı poşu ve gûnâ-gûn zîl [ü] bemler ile deveyi zeyn edüp mahmil-i şerîf içinde bir ma‘sûm Feth-i Şerîf tilâvet edüp hoş-elhân …
EÇS I 161b … evdec-i şerîfi hidmetinde olduklarında cümle (---) bin aded pür-silâh sârbânlar develerin zer-ender-zere müstağrak edüp kös ve tabl ve makrafa ve kebirgelerin çalarak al …
EÇS I 170a Ba‘dehu Mısır eşirrâları dahi Muhammed Ekber'i diri iken bir yaş deve derisi içre sarup şiddet-i hârda deri içre dura dura kuruyup püşt-i pâ ile ura …
EÇS I 177a … üp müyesser olmadı}. Kesendire ve Koloz ve Beşdepe ve Dobruca nâm vilâyetlerden deve dişi buğdaylar gelüp bu anbârda der-mahzen olup rûz-merre ta‘yînâtlara defter m …
EÇS I 178a … sik gelüp kötek çalarak ve niçe yüz eksik satmış şeklinde âdemlerin boğazlarına deve ardalaları ve zîlleri ve dehdevîleri boğazlarına asarlar ve niçe yüz âdemlerin …
EÇS I 178a … eferât üç yüz, İslâmbol içre {ve Üsküdar'da} beher yevm ne kadar at ve katır ve de[ve] ve hımâr bey‘ olunsa anlardan öşür alır kanûndur ve senevî kırk kîse iltizâmdır …
EÇS I 179a Netîce bu yağcılar dahi arabalar üzre yağ değirmenlerin deverân etdirerek yine arabalar üzre çadırlarında badya badya tahîneler fürûht ederler.
EÇS I 183a … leri birbirleriyle ceng-i azîm ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i at ve katır ve deve ve sığır ve fîl [ve] câmûs ve hımâr ve kelb [ve] hınzîr sûretleri peydâ edüp bu …
EÇS I 187b … koyup yine kurşumdan çarhlarda elmâs bürâdeleri eğüp hâm elmâslar çarhlar üzre deverân ede ede berrâk olur. Ba‘dehu yine bir cânibin kurşuma koyup ol tarafı dahi pâk …
EÇS I 194b … takcıyân: Dükkân 100, neferât 300, pîrleri (---) (---) (---) bunlar dükkânların deve hâmıyla sarılmış Şâmvârî kaltaklar ile zeyn edüp geçerler.
EÇS I 194b … ---) (---) (---), bunlar dahi dükkânların niçe gûne debbe ve boduç ve yağbâr ve deve hâmından yağdânlar ile zeyn edüp ubûr ederler.
EÇS I 202b … unkapusu'nun iç yüzünde Bıçkıcılar içinde bir azîm kârhânedir kim yüz elli çift deve kösleri ve Osmân Hân'ın Hotin seferine götürdüğü fîl kösleri var kim her biri h …
EÇS I 203a–203b … kciyân: Dükkân ve nefer bir âdemdir. Müşkil ma‘rifetdir kim nakarenin yüzlerine deve hâmı çeküp zîl ü bemin bulmakdır. Ehl-i hevâ âdem kârıdır, ancak bir âdeme mahs …
EÇS I 205b … ve su dollâbı çarhcıları cümle arabalar üzre çarhların yapup araba tekerlekleri deverân etdikce mezkûr çarhlara tekerleklerin perleri isâbet edüp yağ değirmeni tahîne …