İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

deve* ile

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
52
isabet
51 cümle/beyitte
19,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
4
farklı biçim
56 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi5221,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 52

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“deve* ile” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 212a … ahalle köpeğiyle ceng etse ve horos horos ile at at ile deve erba‘înde kükreyüp deve ile el-hâsıl her mahlûk hasm-ı kavîsiyle nice mu‘âmele ve nice ceng ederler ve nice …
EÇS II 288b … lup kaddi kırk arşındır. Kırk akçeye verirler. Anı yakup def‘-i şitâ ederler ve develer ile pelid ve meşe odunları dahi iki konak yerde (---) dağlarından gelir. Bir deve y …
EÇS II 291a … hayvânları gasl etseler bi-emrillahi Te‘âlâ şifâ bulur. Bu germâbların suyundan develer ile götürüp cereb ü cüzzâm marazına mübtelâ olanlar nûş edüp sıhhat bulurlar. Meşhû …
EÇS III 46a … e üzre her sabâh niçe bin kefenli ter ü tâze meyyitler bulunurmuş. Meğer rahmet develeri ile mü’ekkel melâ’ikeler Lûtîleri kabrinden çıkarup bu buhayreye dökerlermiş. Lût ş …
EÇS III 48a … -ı mâsı var. Cümle askere kifâyet edüp şehir içre cümle sebîllerin âb-ı hayâtın develer ile bu kuyudan taşırlar.
EÇS IV 210a … al‘anın âsâr-ı binâların münhedim etdikde ejderin mahkûkların memâlik-i Gazan'a develer ile götürdü. Bu kal‘a-i ibret-nümâ niçe mülûkdan mülûka değüp mukaddemâ bir Dârâ Şâ …
EÇS IV 215a Ve kal‘a-i Mardin'den develer ile altı aded arabalı top-ı kûblar getirüp niçe mağaraların mesdûd olan kapularının …
EÇS IV 238a … eden Van deryâsı zemîninde Nemrûd-ı la‘înin binâ etdüği kûh-ı bâlâya Nemrûdîler develer ile taş taşırlarken bi-emri Hâlık-ı Kahhâr yetmiş kadar develeri yükleri gibi taş e …
EÇS IV 337b–338a … sâ‘at Mekke-i Mükerreme Şerîfi Şerîf Zeyd hazretlerinin bir necâbı Tâyifî hecin deve ile çölden Bağdâd fethi müjdesin üç günde Mekke'ye götürür ve Şerîf'den nâme vü hed …
EÇS IV 355a … n ola kim kabrimi nûrumdan müşâhede edeler." deyü niçe bin kelimâtlar edüp yine deve ile tabutu Hazret-i Alî Urbân şeklinde götürüp çölde gâ’ib oldu. İmâm Hasan ve İmâm …
EÇS IV 383a–383b … Hazret-i Nûh'un binâ etdiği câmi‘ münhedim edüp cemî‘i haşebleri ve levhaların develer ile İskenderiyye benderine gönderüp andan İslâmbol'da Ayasofya deyrinin kapuların ⟦ …
EÇS V 85b … müsellâh tüfengleri cebecibaşıya defter ile teslîm edüp Boğazhisâr kal‘alarına develer ile götürdüler.
EÇS V 116a Araba ve develer ile Mısır ve şâm ve Trablus ve Sayda ve Beyrut ve Akka ve İzmir ve Arab u Acem ve H …
EÇS VII 147a … eler boyundurukla çeküp konak konak götürürler. Ve cemî‘i Noğay Tatarları çifti develer ile sürüp buğday ve arpa ve darı ekerler. Hattâ develer sığırdan a‘lâ çift sürerler …
EÇS VII 176a … ladığı zamân âzâd edüp bir gayrısın dutarlar. Ve cümle arabaların develer çeküp develer ile çift sürüp ekin eküp darı yerler, gayri buğday ve arpa nedir bilmezler. Ve hıll …
EÇS IX Y107b … sulu yer olup emn ü eman olmak ile Anatolu cânibinden niçe yüz Türkman obası ve develeri ile gelüp vatan dutmuşlardır. El-hâsıl cemî‘i adalar bî-hâsıldır ammâ bu İstanköy c …
EÇS IX Y259b … cânibinde Mevâl Urbânından ve mezkûr büldânlar Urbânlarında niçe kerre yüz bin deve ile Urbân aşkıyâsı gelüp hırmende kendüleri döğüp müft [ü] meccânen vilâyet vilâyet …
EÇS IX Y260a–Y260b … ri tevâbi‘leri ile bi-esrihim cümlesi bu Müzeyrib sahrâsına gelüp kırk elli bin deve ile huccâca mâlları ile hidmet etmek kânûn-ı Süleymânî'dir ki bu sahrâda ecnâs-ı ma …
EÇS IX Y260b … müstağrak oldular. Cümle Urbân bu hâli görüp kâr [u] kisblerinden ferâğat edüp develeri ile ordu hâricinde ba‘zı dereler daldasında pinhân oldular. Ba‘zıları gayret edüp k …
EÇS IX Y262a–Y262b … n mâ‘adâ cümle mahlûkun yüzü güldü. Ve bu menzilde cemî‘i firâr eden meşâyihler develeri ile geldi. İptidâ kilar emîni olan Demir Paşa oğlu Osmân Beğ kilar-ı pâdişâhî içün …
EÇS IX Y267a–Y267b … ası ve Aclûn paşası sancaklarında olan erbâb-ı tîmâr ve zu‘amâ ile beş altı bin deve ile mâl-â-mâl metâ‘ ve me’kûlât [ü] melbûsât ile tâ bu mahalle gelüp huccâcı ganîme …
EÇS IX Y268b … cebel var imiş. Cümle zahîreleri Mısır'dan ol iskeleye, andan kal‘a-i Haydar'a develer ile gelirmiş. Anıniçün ganîmet olurmuş. Yohsa bu Haydar kal‘asının cânib-i erba‘ası …
EÇS IX Y276a … ili ile kâmil yüz sâ‘atlik yoldur. Ammâ yollarda şâdumân olmayup zâd-ı râhileyi deve ile götürmeğe muhtâc ve deve dahi götürdüğün yer. Yine insân bir pâre nân ile def‘- …
EÇS IX Y293b … ır. Câ-be-câ Rûm ahşâbâtları da Mısır'dan Süveys'e andan gemi ile Yenbû‘a andan develer ile Medîne'ye gelüp hâneler binâ ederler.
EÇS IX Y294b … p gılâl tahsîl olup Mısır'dan Süveys'e andan gemiler ile Yenbû‘ü'l-bahr'e andan develer ile Medîne-i münevvereye gelüp her kes elinde olan berât-ı pâdişâhîleri üzre cerâye …
EÇS IX Y309b Hemân hakîr dahi Hüseyin Paşa efendimizden me’zûn olup develer ile yedi huddâmım bırağup iki memlûküm ile atlara süvâr olup gâh kumsal ve gâh tath …
EÇS IX Y321b … nüdür, du‘â edin" diyerek Mahmileyn-i şerîfeyn'in mâbeyne-hümâsından mürûr edüp devesi ile Arafât'n nısfındaki hatîb soffasına çıkup devenin vechini Mekke-i mükerremeye m …
EÇS IX Y373a … getirüp huccâcı ganîmet ederler. Ammâ bu Ekre'nin suyu acı olduğundan Urbânlar develer ile âb-ı hayât sular getirirler.
EÇS IX Y374b … selâsında âbâdân Urbân kurâları vardır. Cümle metâ‘ların ve âb-ı zülâl suların develer ile getirüp huccâcı ve hayvânâtların saky ederler. Ve ol kabîlenin cümle develeri v …
EÇS IX Y378a–Y378b … zâ‘îf edüp âteş etdükde cümle dağı ve taşı iki cânibden deryâya döker idi. Aslâ develer ile derd-i ser Y 378b çekerek taş taşımağa hâcet yok idi. Ammâ selefde bu lağım i …
EÇS IX Y379b … m. Böyle sarp derbend-i çalender bî-emân yer görmedim. Hudâ hıfz ede. Bu yoldan deve ile gitmek müyesser etmeye. {Zîrâ etdiğin hayr ürkütdüğün kurbağaya değmez.} Zîrâ h …
EÇS X Y85b … girmi bin deve yükü su alır, Q 191a azîm evkâfdır. Her sene bu suları Nîl'den develer ile getirüp sarnıclar leb-ber-leb olur. Ve hammâm ile orta kal‘a mâbeyninde yüz amû …
EÇS X Y109a … Bir câmi‘i ve kırk elli dervîşânları vardır. Âb-ı hayât suları aşağı Mısır'dan develer ile paşa kethudâsı toldurur, anın direğidir. Andan aşağı Garâfede,
EÇS X Y127b–Y128a … ır içinde bu dörd bin sebîlden gayrı niçe kerre yüz bin Y 128a hımâr ve at ve deve ile Nîl'den su taşıyup şâhrâhlarda zahrek, cenbek, hüşşek diyerek su götürürler kim …
EÇS X Y143b … râlardan tahsîl edüp Bulak'da şumnalarına korlar. Andan Deşîşe Urbânları on bin deve ile bender-i Süveys'e götürüp anda Muhammediyye ve Murâdiyye ve Hâsekiyye gemileri …
EÇS X Y218a … ğile ağaya dahi bir kîse ve paşa kethudâsına bir kîse hâliye verüp niçe yüz bin deve ile Bulak'daki anbârlardan gılâlı Süveys'e taşır. Andan gemilerle Mekke ve Medîne'y …
EÇS X Y224b Ve bu sâdâtların herbiri birer sene üç yüz katâr deve ile ve beş yüz altı yüz huddâm ile Ka‘be-i şerîfe gidüp azîm mâl sarf ederler ve se …
EÇS X Y227b/mük–Y228a … eniz'e munsab olup Gazze'den cezîre-i Kıbrıs'a bir şâhrâh açılup at ve katır ve deve ile kârbân gidüp gele. Ve Mısır'da Cûşî dağı üzre bir pâdişâh-ı Cem-cenâbın himmeti …
EÇS X Y236b … mudu ve ayvası Feyyûm'dan çok gelür. Ve Tûr-ı Sinâ'dan gemilerle Süveys'e andan develer ile elma ve emrûd ve ayva gelir, zîrâ Mısır'da elma az olur.
EÇS X Y296a Ve suyu cümle kuyulardır. Ammâ Nîl karîb olmağile ba‘zı kimesneler develer ile Nîl suyu getürdürler. Ammâ yedi yerde ma‘mûr sebîlhânesi var.
EÇS X Y310b … e ve teyse mâlik olup dâ’imâ Evcile tibrin zabt edermiş. Eyle ankâ olur kim bin deve ile her sene hac edermiş ve cümle huccâca ni‘metin mebzûl edüp herkesin tatyîb-i hâ …
EÇS X Y361a … abîroğlu bir gün bir gece çölden getirüp İbrâhîm Paşa'ya hedâyâ çeküp Mısır içi deve ile mâl-â-mâl olup Habîrzâde hil‘at-ı Âsaf ile behremend oldu. Ya‘nî bu mertebe şec …
EÇS X Y384b … gemileri makara ile yokuş yukaru çeküp İsvân tarafına aşırırlar, ba‘dehu yükün develer ile taşıyup yine yükledirler.
EÇS X Y393b Ve bu mahalde Nîl tenezzülde olduğu vakitde ba‘zı Urbân Nîl'i develer ile karşu geçerler, gâyet vâsi‘dir. Lâkin kal‘anın cânib-i erba‘asındaki cezîre ken …
EÇS X Y396a … aşra sefere gitdikleri zamân gayrı âsî hûrmâ direklerinden mancınıkları vardır, develer ile götürüp bununla dahi ceng ederler. Garîb temâşâdır.
EÇS X Y396b … pları var, bize birin atup hayli sadâ verdi. Nîl tenezzülde oldukda bu mahalden develer ile Urbân Sese cezîresine geçer, andan cânib-i garbda bu Ma‘diye kullesine geçer.
EÇS X Y405b … t edüp hânemize geldikde Berberistân meliki hânemize gelüp müşerref edüp on iki deve ile fîl-i siyâh dişi belâ yükü enva‘-ı zahîre ve on heccân üzre yigirmi siyâh-çerde …
EÇS X Y414b–Y415a … mân edüp Nîl cezîrelerinde hâsıl olmuş Y 415a ılgın ve santa ve sac ağacların develeri ile getirüp kal‘ayı ma‘mûr etmeğe me’mûrlardır. Yohsa Rûm kal‘aları gibi dizdârı ve …
EÇS X Y431b … den bir cemel-i kebîr zâhir olup hakîri kova kova derhâl yetişüp bindiğim küçük deve ile bu büyük deve üzerimize bindi. Altımdan küçük deve firâr edüp ben deve altında …
EÇS X Y450b Ve üç gün sahrâlardan ve şehir etrâfından develer ile dörd etrâf öyle leşleri taşıdılar. Bir rüsvâylık olmuşdur kim bir diyârda olmam …