… . Evvelâ Siyâvuş, Rüstem, Kâzım, Çâker, Handân, Kaynan, Olanapardı ve Selmân ve
Devlet ve
Zülyezen ve Hanverdi ve Sührâb ve Şehsüvâr ve Eble ve Kozak.
Der-medh-i esmâ-yı çâkerân: Köleleri ekseriyyâ Gürcî'dir. Zîrâ taraf-ı şimâlîsinde Gürcîstân altı konakdır. Evvelâ Siyâvuş, Rüstem, Kâzım, Çâker, Handân, Kaynan, Olanapardı ve Selmân ve Devlet ve Zülyezen ve Hanverdi ve Sührâb ve Şehsüvâr ve Eble ve Kozak.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
Âhirü'l-emr cümle a‘yân-ı devlet ve ulemâ vü meşâyihân-ı zevi'l-izzet müşâvere edüp 14 mâh-ı Zilka‘de, sene 1032 târîhinde "Sultân Murâd ibn Ahmed Hân'ı ale'l-ittifâk pâdişâh-ı Arâk etdik!" deyü du‘â vü senâ ile cülûs etdi. {Ve ibtidâ Vezîria‘zamınız Kemânkeş Alî Paşa'yı katl eyleyüp sene 1033 târîhinde Çerkes Mehemmed Paşa'yı mühr ile Abaza Paşa üzre serdâr edüp Abaza Paşa sene 1034 de makhûr olup yine kal‘a-i Erzurûm'a firâr etdi}. Ve üç sene {Murâd Hân} serserî olup kâh Edirne ve kâh Bursa ziyâretleri ederek cümle zorba ve eşkıyâları katl edüp Dârü's-saltanati'l-aliyyesin cünd-i eşkıyâdan pâk edüp sene 1035 târîhinde Hâfız Ahmed Paşa'yı Bağdâd üzre serdâr-ı mu‘azzam edüp gönderdi. Dokuz ay muhâsara edüp şâh Bağdâd imdâdına ress edüp Hâfız Paşa bî-feth Bağdâd'dan avdet etdüği bâlâda yine bu cildimiz içre mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 335b ·
metinde göster ·
sa‘âdet birle kasr-ı adâlet üzre câlis ve nedîmler ile hem-enîs serîr-i devlet- …
Bu menzilde fermân-ı şehriyârî sâdır olup "Serâperde-i hümâyûn önünde her dîvânda dîn-i mübîn âsîlerinin kelleleri eksik olmasın" denildi. Hikmet-i Hudâ ol gün dîvân-ı asrda Kıbleli Paşa cânibinden iki yüz aded mazlûm ve gayrı mazlûm âdemler kayd [u] bend ile gelüp otağ-ı âlî ve sâyebân-ı vâlî serâperdeleri ref‘ olunup sa‘âdetlü pâdişâh-ı cem-cenâb devlet ve sa‘âdet birle kasr-ı adâlet üzre câlis ve nedîmler ile hem-enîs serîr-i devlet-masîr olup mezkûr mücrimleri kanûn üzre kösler önünde cümle tertîb üzre dizüp cellâdlar iki başından kılıç ururlarken hemân bî-günâhın biri dest beste iken huzûr-ı pâdişâhîde yerinden pertâb kılup cellâdın birine eyle bir püşt-i pâ urdu kim cellâdın bağırsakları pâybend-misâl ayağına dolaşup gûyâ cellâd bî-dâd bî-feryâd bıldırdan ölmüşe dönüp cellâdın cânı dârü'l-bevâra firâr edüp yollandı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 80b ·
metinde göster ·
… hisâr ve Gelibolu'dan şehr-i Edirne'ye gelüp sa‘âdetle dahil olup cümle erbâb-ı
devlet ve
a‘yân-ı sâhib-i izzetler hânedânlarında mukîm olup bu hakîr dahi cümle velî-ni‘ …
Hakîr bu bâlâda tahrîr olunan kurâ vü kasabâtları seyr [ü] temâşâ edince sa‘âdetlü pâdişâh Boğazhisâr ve Gelibolu'dan şehr-i Edirne'ye gelüp sa‘âdetle dahil olup cümle erbâb-ı devlet ve a‘yân-ı sâhib-i izzetler hânedânlarında mukîm olup bu hakîr dahi cümle velî-ni‘am efendilerimizle ol fasl-ı zemistânda oda sohbetleri edüp geşt [ü] güzâr etdiğimiz kurâ vü kasabâtları ve seyr [ü] temâşâ etdiğimiz kılâ‘-ı üstüvârları ta‘rîf ü tavsîf ederek şeb [ü] rûz cân sohbetleri ederdik. Hudâ cümlenin âhiri ve âkıbetin hayr ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 100a ·
metinde göster ·
Menzil-i kal‘a-i Bayrâm Paşa: Bunda mahkeme-i şer‘-i Resûl'de mihmân olup cümle a‘yân-ı devlet ve erkân-ı izzet huzûrunda buyuruldı-ı şerîf tilâvet olunup mukaddemâ katl olunan Bayrâm Paşa mütevellîsinin kâtilleri Dizdâr Ağa ve Martolos ağası Kâsım Ağalar olduğu subût bulup izn-i şer‘ile dizdârı ve Kâsım Ağa'yı kaldırup hân-ı şerîfde at fışkısı içre demire urup hâh-nâ-hâh mâbeyne maslahatın görüp maktûl mütevellî Mahmûd Ağa'nın yetîm ve yetîmelerine beş kîse ve on kîse paşaya ve iki kîse kethüdâmıza ve bir kîse kadıya ve iki 175b kîse hakîre ve bir kîse tevâbi‘imize bir eyi hidmet alup hüccet-i şer‘iyye ile müdde‘îleri sulh edüp cümle mâlı şehr-i Sofya'ya gönderüp dizdârı ve Kâsım Ağa'yı hapsden ıtlâk edüp, hakîr zahîre-bahâ devrine revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 175a–175b ·
metinde göster ·
… olunması revâ görüldükde efendimiz Melek Ahmed Paşa revâ görmeyüp cümle a‘yân-ı
devlet ve
erkân-ı izzet ve sâ’ir iş erleri ve guzâtın ihtiyâr serverleri bir yere gelüp m …
Ve binâ-yı âlî deyr-i musanna‘ları var idi kim her biri eflâke ser çekmiş, her biri rusâs-ı hâs ile mestûr ve nakş-ı bûkalemûn kâşîler ile ma‘mûr olmuş deyr-i ibret-nümâların hücreleri kâşî elvân kiremitler ile pûşende olmuş kiliselerin yedisine mihrâb ve minber ve mahâfil-i mü’ezzinân ve kürsîler ve musanna‘ eserler vaz‘ olunmak fermân olunup guzât-ı müslimîne ve gürûh-ı muvahhidîne ma‘bedhâne olunması revâ görüldükde efendimiz Melek Ahmed Paşa revâ görmeyüp cümle a‘yân-ı devlet ve erkân-ı izzet ve sâ’ir iş erleri ve guzâtın ihtiyâr serverleri bir yere gelüp meşveret etdiklerinde Melek Ahmed Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 6a ·
metinde göster ·
… Arada bir kral edecek bir ağaçdan bir kefere-i pelîd-i anîd yok. Cümle a‘yân-ı
devlet ve
erkân-ı şeytanet (?) bir yere cem‘ olup müşâvere edüp âhirü'l-emr bu Tise kenâr …
Bu mahalde atlarımıza cümle yem kesdirüp ale's-sabâh Hudâ'ya sığınup potlar ve sallar ve tulumlarla tekrâr nehr-i Tise'yi yüz bin renc [ü] anâ ile ubûr edüp ancak iki âdem gark-ı âb şehîd olup on at gâ’ib oldu. Ol gün sırsıklam ordu-yı serdâra dâhil olup kral vermediklerin seraskere cümle ahvâli bir bir takrîr edüp Kaşa kapudanı mektûbun verüp kırâ’at olundu, ammâ çi fâ’ide. Arada bir kral edecek bir ağaçdan bir kefere-i pelîd-i anîd yok. Cümle a‘yân-ı devlet ve erkân-ı şeytanet (?) bir yere cem‘ olup müşâvere edüp âhirü'l-emr bu Tise kenârından gerü dönmeğe azîmet olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16a ·
metinde göster ·
… ola ve Hızır-İlyâs ve Kâsım ve Avustos sultânlar bize imdâd etdiler. Şimdengerü
devlet ve
nusret ve izzet millet-i Mesîhiyye'nindir" deyü niçe bin gûne haçlı peykerlerin …
"Bire fursat bizimdir, Îsâ ve Meryem Ana ve Havâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Hızır-İlyâs ve Kâsım ve Avustos sultânlar bize imdâd etdiler. Şimdengerü devlet ve nusret ve izzet millet-i Mesîhiyye'nindir" deyü niçe bin gûne haçlı peykerlerin açup askerleri bayrakları akîbince gürûh gürûh ve sürü sürü gelüp topları ve hınto arabaları çeküp erganon ve torompete ve luturyanî boruları ve nâkûs ve tablların çalarak ve ırlanda ır ırlayarak bilâ acele âheste âheste reviş ile sürü sürü domuz topu olup asâkir-i İslâmı ta‘kîb ederek aslâ askerin kafâlarından ayrılmayup tâ nehr-i Raba kenârına gelüp kat-ender-kat olup durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21b ·
metinde göster ·
… tihi" dir ve dahi el-mülkü li'llâhi'l-Vâhidi'l-Kahhâr'dır. Mâlikü'l-mülk oldur,
devlet ve
izzet u nusreti istediği kuluna verir.
Bu kârhâne-i edîm-i arz böyle. Âyet: Arapça bi-kudretihi ve yahkümü mâ-yürîdü bi-izzetihi" dir ve dahi el-mülkü li'llâhi'l-Vâhidi'l-Kahhâr'dır. Mâlikü'l-mülk oldur, devlet ve izzet u nusreti istediği kuluna verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22b ·
metinde göster ·
Hele ol gece Budin sarâyında müsâfiri olup tâ nısfu'l-leyle dek umûr-ı dünyâ-yı
devlet [ve]
Sadrıa‘zamı su’âl ede ede yoldan gelmiş yorgun âdem bî-tâb u bî-mecâl kaldım. H …
Hele ol gece Budin sarâyında müsâfiri olup tâ nısfu'l-leyle dek umûr-ı dünyâ-yı devlet [ve] Sadrıa‘zamı su’âl ede ede yoldan gelmiş yorgun âdem bî-tâb u bî-mecâl kaldım. Hele ber-hordâr ola kethudâsı Mehemmed Efendi ve re’îsi Deli İbrâhîm Çelebi eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34a ·
metinde göster ·
… gâh-ı imâm-ı şehîdân sâhib-i sadr u hümâm-ı alî-kadr ve şeyh-i millet ve kutb-ı
devlet ve
zübde-i evliyâ ve umde-i asfiyâ ve makâm-ı nazargâh-ı (---), ya‘nî ziyâret-i Ha …
Ziyâretgâh-ı imâm-ı şehîdân sâhib-i sadr u hümâm-ı alî-kadr ve şeyh-i millet ve kutb-ı devlet ve zübde-i evliyâ ve umde-i asfiyâ ve makâm-ı nazargâh-ı (---), ya‘nî ziyâret-i Hazret-i Penç Hasan radıyallâhu anhu'nun makâm-ı şerîfleridir. Kendüleri bu mahall-i mübârekeye gelmemişlerdir, ammâ zamân-ı sa‘âdetlerinde Dağıstân ve Kumuk ve Kaytak kavimlerin dîne da‘vet etmeğe elçi irsâl eylediklerinde mübârek yed-i yümnâsının resmini mürekkeble bir kâğıza basup yarlığ-ı belîğ-i şâhî olmak üzre Kumuk ve Kaytak kavimlerine gönderüp anlar dahi "Sem‘an ve tâ‘aten" deyü cümle İslâm ile müşerref olup pençe-i şerîfin resmini bu mahalde demir sandûka içre koyup sandûka bir seng-i hârâ içine koyup bu mahalde defn edüp üzerine bir azîm binâlar ile âsitâneler edüp mihmânsarâylar etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 156a ·
metinde göster ·
… ahâ’ir defterleri ve imdâd gelen asâkir-i İslâm haberleri varınca hemân sâhib-i
devlet ve
kesîrü'l-mürüvvet âkıbet-endîş re’y-i tedbîr edüp ordu-yı İslâm içinde dellâlla …
Çün kim beri tarafda Sadrıa‘zama Kapudan Paşanın mektûblarıyla zahâ’ir defterleri ve imdâd gelen asâkir-i İslâm haberleri varınca hemân sâhib-i devlet ve kesîrü'l-mürüvvet âkıbet-endîş re’y-i tedbîr edüp ordu-yı İslâm içinde dellâllar nidâ etdirüp ne kadar kerre yüz bin at ve katır ve deve ve hımâr var ise kol kol tenbîh te’kîdler olunup bu kadar gılâl ve cebehânenin Çanak limanından ordu-yı İslâma nakl olunmasına mübâşir-i mu‘temedün aleyh âdemler ta‘yîn olunup ve cümle Girid adasındaki re‘âyâ vü berâyâlarda olan iki kerre yüz bin aded eşekleri 289b arhonda ve milotanın defterleriyle cümle hımârlar re‘âyâlarıyla gelüp bir hafta içinde Çanak limanından bu kadar me’kûlât [u] meşrûbât cebehâne ve mühimmât [u] levâzımâtlar bu kadar bin mahlûk-ı Hudâ taşıyup ordu-yı İslâm içine getirdikleri gibi cemî‘i asâkir-i İslâm içinde eyle ganîmet-i azîm oldu kim cümle guzât tâze cân bulup cân [u] gönülden cenge âheng edüp meterislere henüz girmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a–289b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bu şehirde on iki günden sonra sâhib-i devlet ve kesîrü'l-mürüvvet efendimizden Girid'deki ahd-i mîsâkımız üzre Hacc-ı şerîfe Mısır-ı nâdirü'l-asrda İbrâhîm Paşa efendimize gitmek içün mektûblar ve menzil emirleri ve bir kîse harc-ı râh ve bir küheylân esb-i siyâh ihsânlar alup ve gayri vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibârdan ihsân [u] in‘âmlar aldık. Husûsan Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa efendimizden yetmiş aded serdârın mukarrernâmelerin ve yüz altun harc-ı râhın alup cemî‘i ahbâb ile vedâ‘laşup cihân kadar mâl-ı firâvânlar ve niçe donluk akmişe-i fâhireler ve kâlây-ı nâdireler bend edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380b ·
metinde göster ·