"Âl-i Osmân'ın güzîdesi, on altıncı pâdişâh-ı azîmü'ş-şân ebbedallahu
devletehu
ilâ inkırâzu'd-devrân, Mekke ve Medîne ve Kuds ve Irâk-ı Arab ve Acem pâdişâhı …
"Âl-i Osmân'ın güzîdesi, on altıncı pâdişâh-ı azîmü'ş-şân ebbedallahu devletehu ilâ inkırâzu'd-devrân, Mekke ve Medîne ve Kuds ve Irâk-ı Arab ve Acem pâdişâhı Sultan 274b Ahmed Hân pâdişâhımızsüz. Hak Te‘âlâ vücûd-ı şerîfiniz hatâlardan hıfz edüp devâm-ı devletiniz dâ’im ola. Bizcileyin bir pespâye ve ednâ Penç Pirim'den Girid cezîresin ricâ eylemişsüz. Altı kerre yüz bin re‘âyâsıyla ve yetmiş altı pâre kal‘asıyla ve senevî yedi Mısır hazînesi hâsıl olur yedi yüz yetmiş pâre kurâsıyla ve yedi aded altun ve gümüş ve gayrı me‘âdinleriyle yedi yüz yetmiş mil ihâta eder cezîre-i Giridimiz ki hasretü'l-mülûkdur, anı size verelim" dedikde hemân Mahmûd Efendi, bu niyyete "el-Fâtiha" deyüp cümle hâs u âm ve huzzâr-ı meclis Fâtiha-yı şerîfi tilâvet edüp Girid fethi içün du‘â ve senâ olunup gülbâng-ı Muhammedî çekildi. Ve nâmenin zeylinde yazmışlar kim "Bizim gibi fakîr, sizin gibi pâdişâh-ı azîmü'ş-şâna eylece mahsûldâr cezîreyi verince sizcileyin pâdişâh-ı âlî-vekârdan ricâ [ve] temennâmız oldur kim bize Arabistân iskelelerinden Akka kal‘asın ve Sayda kal‘asın ve Beyrût kal‘asın ve ma‘bed-i kadîmiz ola[n] Hazret-i Mesîh âsitânesi kal‘a-i Kuds-i şerîfi ale't-temâm hudûdlarıyla ihsân olunmak bâbında fermân pâdişâhındır. Ve illâ cezîre-i Girid'e bundan gayrı çâre yokdur kim göz göre kimse kimseye mülkin vermek, hâmile avretin vermekden eşeddir. Ve bu bizim mülkümüzü istemeden ise sizin ecdâd-ı ızâmlarınızdan berü irsiyle intikâl eden vilâyetlerinizi celâlî ve cemâlî elinden halâs etseniz dahi ma‘kûl idi, ve's-selâm" dedikde Sultân Ahmed Hân hayli müte’ellim olup bükâ-âlûd oldular. Hemân Mahmûd Efendi eydür: "Hey beğim! Ne elem çekersin, sözü verenden alan uslu gerek. İbtidâ sernâmelerinde cezîre-i Girid'i size verelim, demişler, "elsinetü'l-halk aklamu'l-Hak'dır", anlara Girid'i verelim dâiren Cenâb-ı İzzet'dir kim anların lisânından verelim lafzı sâdır olup er ve geç elbette anlar ol cezîreyi vericilerdir kim Fâtîha-i şerîf tilâvet olunup hedef-i icâbetde vâki‘ olup gülbâng-ı Muhammedî çekildi. İnşâallah feth olunması mukarrerdir" deyü gayrı mükâlemeye şürû‘ etdiler. Hikmet-i Hudâ bu nâme-i küffâr dîvânda kırâ’at olunduğundan sonra sa‘âdetlü hünkâr def‘-i gam içün Hâsbâğçe içinde Çemensoffa nâm mahalde bir çetr-i mülemma‘ı, çemenzâr ve kiyâhât u nebâtât üzre kurup bâlâda tahrîr olunan musâhib ulemâ ve sulehâlar ile cân sohbetleri ederken ânî gördük, kızlarağası (---) Ağa, Harem-i bâb-ı Dârü's-sa‘âde'den berü yedi dâne şehzâde-i âzâde-i civân-bahtın önüne düşüp kızlarağası huzûr-ı padişâhîye gelüp cümle şehzâdeler pâdişâhın ve Mahmûd Efendi ve Evliyâ Efendi ve sâ’ir huzzâr-ı meclisin dest-i şerîflerin bûs ederler. Hemân Şehzâde İbrâhîm, Ahmed Hân'ın ve Mahmûd Efendi'nin pây-i pûşların bûs edince Mahmûd Efendi eydür "Meydân-ı ma‘reke bu İbrâhîm'e nazar olundu" der. Sultân Ahmed eydür "Sultânım! Bu şehzâdeler kullarınızdır. Hüsn-i nazarlarınız ricâ ederiz" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 274a–274b ·
metinde göster ·
… s-Sultân Hacı Geray Hân bin Gıyâseddîn Hân bin Erdoğmır(?) Hân ammere ve ebbede
devletehu
, Sene tis‘a ve hamsîn [ve] semâne mi’e.
Benâ hâze'l-mescide'l-mübârek es-sultânu'l-a‘zam ve hâkânu'l-mu‘azzam mevlâ mülûki'l-Arab ve'l-Acem, es-Sultân Hacı Geray Hân bin Gıyâseddîn Hân bin Erdoğmır(?) Hân ammere ve ebbede devletehu, Sene tis‘a ve hamsîn [ve] semâne mi’e.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
… dil bin Seyfüddîn bin Ebî Bekr bin Muhammed bin Eyyûbiyân bin şâdî halledallâhu
devletehu
ve tevellâ imâratehu İzzeddîn ve ammera imâretehu arza Filistîn, fî şuhûri sene …
"Amelü hâze'l-burci'l-mübâreki min Mevlânâ el-Melikü'l-mu‘azzam şerefü'd-dünyâ ve'd-dîn Îsâ bin Melikü'l-âdil bin Seyfüddîn bin Ebî Bekr bin Muhammed bin Eyyûbiyân bin şâdî halledallâhu devletehu ve tevellâ imâratehu İzzeddîn ve ammera imâretehu arza Filistîn, fî şuhûri sene ‘aşer ve sitti mi'e ve ilallâhi rabbü'l-âlemîn." [610] tahrîr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210a ·
metinde göster ·
… ü'l-berreyn ve hâkânu'l-bahreyn es-Sultân Süleymân Hân ibn Selîm Hân edâmallahu
devletehu
ilâ yevmi'd-dîn. Ve hüve binâü emîri'l-ümerâi'l-Mısriyye Dâvûd Paşa ce‘ale Allâ …
İnşâe hâze'l-câmi‘i'il-mübârek fî zamânı sultânü'l-berreyn ve hâkânu'l-bahreyn es-Sultân Süleymân Hân ibn Selîm Hân edâmallahu devletehu ilâ yevmi'd-dîn. Ve hüve binâü emîri'l-ümerâi'l-Mısriyye Dâvûd Paşa ce‘ale Allâhümme mine'l-fâizîn mesciden. Sene erba‘a ve hamsîn ve tis‘imi’e [954].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y149a ·
metinde göster ·