… arârı firâra mübeddel olup deryâ-misâl asker ile İslâmbol üzre varup hâh-nâ-hâh
devletleri
ber-geşte olmuş Yûnâniyân elinden Hırkîl kayser şehr-i Kostantîn'i alup müstaki …
Mâlik-i Dımışk, Hırkîl kaysere Arz-ı Mukaddes'de bir câ-yı menâs kalmayup âhir karârı firâra mübeddel olup deryâ-misâl asker ile İslâmbol üzre varup hâh-nâ-hâh devletleri ber-geşte olmuş Yûnâniyân elinden Hırkîl kayser şehr-i Kostantîn'i alup müstakil kıral-ı dâll olup bu dahi amâr etmeğe mübâşeret etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
… oldular. Hârûnu'r-Reşîd muhâsarasına gelince bu Ashâb-ı güzînin {İslâmbol içre}
devletleri
yüz elli beş sene oldu. Âhir Hârûnu'r-Reşîd ba‘de'l-muhâsara Bağdâd'a varup sâk …
Vakâyi‘ât-ı azîme ve âlâm-ı şedâyid-i gamîmeyi beyân eder: Ol zamân kim Ömer ibn Abdül‘azîz asrında Galata kal‘ası ve İslâmbol'un nısfı bâ-sulh feth olup Sahâbe-i güzînden ve Erbâb-ı Soffa ve Muhâcirîn [ü] Ensârdan ve Tebe‘-i tâbi‘în-i müctehidînden Mesleme hazretleri ile yigirmi bin mikdârı âdem kalup bi-emrillâhi Ta‘âlâ evlâd-ı evlâdları ol kadar tenâsül bulup mu‘ammer oldular kim Kostantîn keferesine galebe eder oldular. Hârûnu'r-Reşîd muhâsarasına gelince bu Ashâb-ı güzînin {İslâmbol içre} devletleri yüz elli beş sene oldu. Âhir Hârûnu'r-Reşîd ba‘de'l-muhâsara Bağdâd'a varup sâkin olunca beri tarafda İslâmbol kıral-ı dâlli cemî‘i bıtrîk ve kıssîs ruhbânların bir yere cem‘ edüp {eydir}:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b ·
metinde göster ·
… du. Ciniviz Frengi Galata'nın nısfına mâlik oldu. Ve İşpanya nısfına kıral olup
devletleri
günden güne nizâm [u] intizâm bulup Ciniviz küffârı Karadeniz sâhilinden tâ cez …
Ba‘dehu şehr-i Kostantîn yedi sene mu‘attal yatup âhir salb olunan Yağfûr kıralın bir küçük veled-i nâ-pâki tâ’ife-i Freng-i pür-reng ile iştirâk-i sevî üzre şehr-i Kostantîn'i zabt edüp ismine Kanator Kıral derlerdi, kendüsi İslâmbol'a müstevlî oldu. Ciniviz Frengi Galata'nın nısfına mâlik oldu. Ve İşpanya nısfına kıral olup devletleri günden güne nizâm [u] intizâm bulup Ciniviz küffârı Karadeniz sâhilinden tâ cezîre-i Kırım'a ve kal‘a-i Azağ'a varınca bin yedi yüz pâre kal‘aya mâlik olup Galata'yı taht edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… Bilâ veled fevt olmak ile kayâsıraların devleti bunda inkırâz bulup cümlesinin
devletleri
(---) sene olup (---) nefer kayâsıralardır.
Bu Kanator veled-i Yağfûr yetmiş sene mu‘ammer olup İslâmbol'u ol kadar ma‘mûr etdi kim Yûnâniyân bu Kanator'a Kostantîn-i Sânî dediler. Ba‘dehu ömrü defteri dürülüp nâra yandı. Bilâ veled fevt olmak ile kayâsıraların devleti bunda inkırâz bulup cümlesinin devletleri (---) sene olup (---) nefer kayâsıralardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
Netîce-i kelâm Kanator Kıral'da kayâsıralar munkarız oldukdan sonra
devletleri
helc ü melc kendüleri maraz-ı felc ile derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek kal‘a- …
Netîce-i kelâm Kanator Kıral'da kayâsıralar munkarız oldukdan sonra devletleri helc ü melc kendüleri maraz-ı felc ile derd-i belâ ve renc-i anâ çekerek kal‘a-i Kostantîne niçe gûne batâlise ve tekur ve papa ve ladikalar gelüp tâ hicretin sene 699 târîhinde evvelen Osmân lafzı târîh olup Âl-i Osmân zuhûr edince (---) sene dest-i küffârda Kostantîn şehri ma‘mûr [u] âbâdan olup Âl-i Osmân dahi İslâmbol'un feth [u] teshîrine ihtimâm-ı bezl-i himmet edüp Sultân Alâeddîn-i Selçûkıyân ta‘lîmiyle ibtidâ İslâmbol'un cânib-i erba‘asın feth [u] fütûh etmeğe ihtimâm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 23a ·
metinde göster ·
… ve niçe kılâ‘lar feth etdüği bâlâda cümle evsâfları ile mastûrdur. Ve müddet-i
devletleri
serî‘ü'z-zevâl olmağile cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve meşâyihân ve şâ‘irân cümle p …
Andan İslâmbol'a gelirken Edirne tahtına uğrayup anda bir câmi‘ binâsına mübâşeret edüp İslâmbol'da müstakil pâdişâh olup etrâf-ı memâlik-i mahrûsalara serdâr-ı mu‘azzamlar salup berren ve bahren cezîre-i Kıbrıs'ı kuşadup feth edüp ve niçe kılâ‘lar feth etdüği bâlâda cümle evsâfları ile mastûrdur. Ve müddet-i devletleri serî‘ü'z-zevâl olmağile cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve meşâyihân ve şâ‘irân cümle pederleri zamânında olanlardır, tekrâr tahrîre ihtiyâc yokdur. Ayş [u] nûşa mâ’il Cem-cenâb [u] Cem-meşreb bir halîm, selîm, pâdişâh-ı kerîm idi. Hikmet-i Hudâ pederi Süleymân ve dedesi Selîm ve kendi Selîm idi. Süleymân Hân bu iki Selîm mâbeyninde vâkı‘ olup {Süleymân-ı zamân olmuşdu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103a ·
metinde göster ·
sükkerî ve mu‘amberîn kahve-i Yemenîler ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve mahleb be …
Ardı sıra sırık hammâlları üzre gümrükhâne misâli bir kâh-ı Âzerbâycân içre havz u şâzrevânlar tasnîf edüp fevvâreleri pertâb edüp cereyân etmede., Niçe çârkâb yasdıklar ve incü dikme mak‘adlar ve Isfehân-ı nısf-ı cihân halîçeleri üzre hûr [u] gılmânlar kasr içre oturan erbâb-ı devletlere sükkerî ve mu‘amberîn kahve-i Yemenîler ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve mahleb bezl edüp bu kasr içre Gümrük Emîni Koca Alî Ağa ile latîfe ve şakalar ederler tâ ki alayköşkü'ne karîb vardıklarında çârkâb ve zer-ender-zer zerdûz cibinliklerin içinden kırk elli aded üstâd-ı kâmillerden hânende ve sâzendeler fasla başlayup alayköşkü dibinde tevakkuf edüp huzûr-ı pâdişâhîde on çift âhû-yı Hoten gözlü rakkâs mehpâreler raksa âgâz etdüklerinde eflâk dahi çarh-ı semâ‘a başlayup huzûr-ı pâdişâhîde eyle bir fasl ederler kim Zühre engüşt ber-dehen edüp Hüseyin Baykara fasılları ederek 179a ubûr edüp gümrük emîni ve tershâne emîni kasrdan taşra çıkup zemîn-bûs etdiklerinde Murâd Hân buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178b–179a ·
metinde göster ·
… aları ve şehrleri mühimmâtlariyçün lâzımdır. Hattâ Şâh huzûrunda ve cümle der-i
devletlerinde
çerâğân olan meş‘aller bu Bakü neftinden hâsıl olur. Azîm vezni üzre sun‘-ı Hud …
Der-beyân-ı dühn-i neft: Kimi leb-i deryâda ve kimi nâhiye-i Müskir'de bi-emrillah yerden kaynayup çıkar. Lâkin germâb suları gibi ılıca sular gölcük gölcük olup suların yüzünde kaymak gibi yığılup durur. Şâh tarafından başka emânetdir kim taraf-ı şâha senevî yedi bin tümen akçe verir. Neft emîninin âdemleri mezkûr gölceğiz içre girüp kepçelerle nefti cem‘ edüp keçi tulumlarına doldurup diyâr diyâr sudâger tüccâr alup götürürler. Yedi sekiz gûne neft olur, ammâ sarı nefti gâyet makbûldür ve siyâh nefti şâhlıkdır kim cemî‘î Acem diyârının Özbekistân ve Hindistân ve Irâk ve Kürdistân ve Al-i Osmân ve Gürcîstân ve Moğol ve Dağıstân 315a serhadleri haddinde olan kılâ‘lara bu kara nefti götürüp hîn-i muhâsarada şeb-i muzlimde meş‘aller ile kal‘a etrâfına çerâğân ederler ve asker-i İslâm kal‘alarına hücûm etdiklerinde üzerlerine ve hâk-i pâlarına neftli yorgan ve köhne eşyâlar atup âteş-bâzlık ederler ve niçesine dahi kal‘aları ve şehrleri mühimmâtlariyçün lâzımdır. Hattâ Şâh huzûrunda ve cümle der-i devletlerinde çerâğân olan meş‘aller bu Bakü neftinden hâsıl olur. Azîm vezni üzre sun‘-ı Hudâdır. Ammâ şeb [u] rûz nigehbânları var kim âteş değerse inkırâzu'd-devrân sönmeyüp ıhrak-bi'n-nâr olur. Anınçün her neft ma‘deninin kenarında dağlar gibi elenmiş hâk-i pâk âmâde yığılmış durur. Bir neft ma‘denine bir şerer isâbet etse hemân cümle re‘âya ve berâyâ üşüp neft üzre türâb nisâr edüp bi-emrillah def‘ olur. Bundan gayrı ilâcı yokdur. Ve niçe yerde kaya ve gârlarda dahi neft ma‘âdinleri var imiş, ammâ manzûrumuz olan bu Bakü neftidir. Andan yine cânib-i kıbleye (---) sâ‘at leb-i deryâda gidüp nâhiye-i Müskir'de Terekeme obalarında meks eyledik. Bu sahrâlarda Moğol ve Kumuk ve Terekeme ve Yaka Türkmânları vakt-i zemistânda obaları ile meks edüp sevâhillenirler, gâyet mahsûldâr dârü'l-karâr diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314b–315a ·
metinde göster ·
Bu mahalde Moğol hânlarından Ebû Sa‘îd Hân'ın ve Âl-i Selçukıyân'ın
devletleri
inkırâz bulup devlet Âl-i Akçakoyunlu'da karâr edüp Ahlat şehrini dârü'l-mülk e …
Bu mahalde Moğol hânlarından Ebû Sa‘îd Hân'ın ve Âl-i Selçukıyân'ın devletleri inkırâz bulup devlet Âl-i Akçakoyunlu'da karâr edüp Ahlat şehrini dârü'l-mülk edindiler. Bunlar dahi Mâverâu'n-nehr'den Âl-i Selçukıyân ve Âl-i Dânişmendiyân ile gelüp ammîzâdelerdir ve Âl-i Osmâniyân bunlardandır. Ammâ mukaddemâ Âl-i Selçukıyân ile Mâhân'dan hurûc eden Âl-i Çoban-bây'ın bir oğlu {Sultân Çobân Kurdumân} hurûc edüp Akçakoyunlu ile ceng-i azîm edüp pederi memleketine mâlik olup niçe zamân mutasarrıf oldu. Âhir terk-i dünyâ edüp pederinin na‘şını şehr-i Şureger'den çıkarıp Mekke-i Mükerreme'ye götürüp andan Medîne-i Münevvere'de Hazret-i Abbâs cenbinde defn edüp kendüsü mukaddemâ mutasarrıf olduğu Erzincân şehrine gelüp yine hilâfet sevdâsında olup asker cem‘ etmeğiçün Zağpa Deresi nâm mahalde mutalsam olan defîneye kenz-küşâlık edem derken derûn-ı gencîden bir âteş zâhir olup cümle tevâbi‘iyle Melik Çobân Kurdumân helâk olup niçesi ol âteşde hâkister Melik Çobân'ın na‘şını Erzincân kurbunda Baru köyünde Behlûl-i Semerkandî hazretleri cenbinde medfûn olduğu bâlâda mestûr, Âl-i Çobâniyân da bunda inkırâz buldu. Ammâ ezîn-cânib yine sadede rücû‘ edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10b ·
metinde göster ·
… etlerinin du‘â-i hayrı berekâtıyla behremend-i berhordâr olup ınkırâzu'd-devrân
devletleri
müebbed ola deyü yetmiş aded kibâr-ı evliyâullah Horâsân'da Yesu şehrinde Türk- …
Zamân-ı Selçuk'da on iki derveze idi. Âl-i Osmân'da dördü kalup gayrileri sedd etdiler. Ammâ iç kal‘asının cirmi ma‘lûmum değildir ve cümle çâr-kûşe seng-i ebyaz ile gûnâ-gûn tasarruf-ı hendese-i mi‘mârî ile fürûşlu ve zîhli ve mukarnaslı ve gûyâ Alâ’iyye kulleli üstâdâne binâ olunmuş şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘dır. {Bu kal‘a-i Konya Sultân Alâ’eddîn Keykubâd b. Gıyâseddîn müceddeden binâ etdükden sonra şâhin âşiyânından süzülür gibi cânib-i erba‘asında olan düşman diyârlarına süzülüp şikârlar alup niçe yüz feth-i fütûhlar etdi. Âhir Erzurûm kurbunda niçe havâricîler zuhûr edüp diyâr-ı İslâm'ı nehb [u] gâret etdiklerinde anların üzerine sefere gidüp intikâm almak sadedinde iken Erzurûm kurbunda Kubâdiyye nâm bir mahalde oğlu Gıyâseddîn devlet-i dünyâ içün pederi Alâ’eddîn'e zehir verüp sene 600 târîhinde merhûm olup cümle müddet-i hilâfeti 26 sene olmuşdur. Ba‘dehû askeri kâtil oğlunu katl edüp oğluyla pederi na‘şını Konya'ya getürüp defn etdiler. Âl-i Selçukıyân-ı Rûm'un âhiri bu Alâ’eddîn'dir. Cümle on dört nefer Selçukiyân'dır}. Sene 600 târîhinde Sultân Alâ’eddîn inkırâz-ı nesl bulup cümle a‘yân [u] eşrâf [u] ulemâ ü sulehâ izniyle Ertuğrul Beğ doğrulup geldüğiyçün anı diyâr-ı Yunan'a beğ ta‘yîn etdiler ammâ müstakil pâdişâh olup sikke ve hutbe sâhibi olmadan Söğüdcük nâm kal‘a cenginde şehîd olup yerine oğlu müstakil pâdişâh olup Osmân Beğ derlerdi. Hurûcuna târîh "Evvelâ Osmân" lafzı vâkı‘ olmuşdur. Âl-i Osmâniyân'ın ibtidâ neşv [u] nemâsı bu şehirden zuhûr etmişdir ve Sultânu'l-ulemâ hazretlerinin du‘â-i hayrı berekâtıyla behremend-i berhordâr olup ınkırâzu'd-devrân devletleri müebbed ola deyü yetmiş aded kibâr-ı evliyâullah Horâsân'da Yesu şehrinde Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî hazretleri huzûrunda hayr du‘â ve senâlar edüp yedi yüz fukarâsıyla Hacı Bektâş-ı Velî'yi Devlet-i Âl-i Osmân'a mu‘în ü zahîr ola deyü gönderüp Osmân Beğ merhûm olup Orhân Gâzî ile Hacı Bektâş-ı Velî Bursa fethinde bulunup Bursa'nın fethine ve Osmâncığun mevtine târîh "feth-i Bursa" lafzı vâkı‘ olmuşdur. Zîrâ Osmân Hân deryâ-misâl asker ile Bursa'[y]ı muhâsara edüp nikrîz zahmetine mübtelâ olup gitdikçe illeti müştedd olduğunda ciğer-kûşesi Orhân Şehzâdeyi serdâr-ı mu‘azzam edüp Orhân Bursa'yı feth edüp ılgâr ile müjdesin pederine götürmeye gitdükde Bursa feth olduğu mahal Osmân Gâzî rûh teslîm edüp Orhân müstakil pâdişâh olup Hacı Bektâş-ı Velî Orhân hilâfetinde yeniçeri tâ’ifesin peydâ edüp "Âl-i Osmân oğulları üzerine nâzır olalar!" deyü du‘â-yi hayr [u] senâ etdiklerinden ilâ hâze'l-ân Âl-i Osmân'ın her işi yeniçeri tâ’ifesiyle âsân olur. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Rûmeli'nde Priştine şehri ile Vuçütirin kal‘ası sahrâsı ki Kosova nâmıyla mevsûf sahrâda Miloş Koblaki nâm kral-ı dâllin üç kerre yüz bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp mansûr u muzaffer olmuşken Gâzî Hudâvendigâr ya‘nî Koca Murâd Hân-ı Evvel lâşe-i küffârları seyr [u] temâşâ ederken iki kellesiz küffâr ayağ üzre durduğun görüp "Sübhânallah! Bu ne sırdır?" dedikde Baba Ni‘metullah eydür kim "Her bir küffâr yüz bin küffârın katl olduğuna nişândır kim iki küffâr başsız ayak üzre dururlar" derken hemân lâşe-i küffârların içinden cebe ve cevşene müstağrak olmuş küffar dal-bıçak olup Gâzî Murâd Hân'ı ol mahal şehîd edüp Miloş Koblaki kâfiri dahi pâre pâre ederler. Bir rivâyetde Miloş-i la‘în tebdîl-i câme elçilik bahânesiyle gelüp dest-bûs ederken Murâd Hân'ı şehîd eder. Anınçün Devlet-i Âl-i Osmân'da her kankı elçi olursa pâdişâh yanına getirmeyüp iki yanından kapucular kethüdâsı ve çavuşbaşı dutup 11b taht-ı pâdişâhîden bir uzun hil‘at yeni uzanmışdır anı öper. Hâlâ âyîn-i Osmânî budur. Anda Murâd Gâzî'nin kalbini ve derûnunda olanları Kosova sahrâsında defn edüp hâlâ üzerinde bir kubbe-i âlî binâ olunmuşdur. Sene 1071 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz Bosna'dan ma‘zûlen Rûmeli eyâletine mutasarrıf olup gelirken bu kubbe-i Murâd Hân'a gelüp harâb binâsın ta‘mîr ü termîm edüp cânib-i erba‘asına havlı dîvârı gibi bir metîn dîvâr çeküp içini bâğ-ı İrem edüp kubbe-i kadîmi beyâz [beyz-i] münevver edüp eczâ-hânlar ve türbedârlar ta‘yîn eyledi. Ezîn-cânib ol asrda cesedini, Murâd Hân-ı sa‘îd-i şehîdin, Bursa'ya getürüp Eski Kaplıca nâm mahalde câmi‘-i kebîri cenbinde defn etdiler. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ol asrda Konya ümerâlarından Karamânoğulları Gâzî Hudâvendigâr'ın Kosova'da şehîd oldukların istimâ‘ edüp cümle kavm-i Yunaniyân isyân [u] tuğyân edüp Konya'da Karamânoğlu hâkim oldu. Ba‘dehû sene 792 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân deryâ-misâl asker ile yıldırım gibi yetişüp Konya kal‘asın yıldırım urur gibi urup kal‘aya emân u zamân vermeyüp feth edüp müstakıllen henüz dârü'l-mülk-i Selçukıyân olan dâr-ı emân-ı bilâd-ı Karamân-ı Konya'ya mâlik oldu. Kânûn-ı Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ başka eyâlet-i Karamân-ı dâr-ı îmândır kim hâlâ paşa tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden paşasının hâss-ı hümâyûnu altı yüz altmış bin yetmiş bir akçedir. İki bin asker ile bu eyâleti zabt edüp elli bin guruş tahsîl edüp sefer eşer. Bu eyâlet-i Karamân'da hazîne defterdârı ve defter kethüdâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethüdâsı ve çavuşlar emîni vardır. Ve eyâletinde yedi sancakdır. Evvelâ Konya şehri paşa tahtı sancağıdır. Andan livâ-yı Kayseriyye ve livâ-yı Niğde ve livâ-yı Beğşehri ve livâ-yı Kırşehri ve livâ-yı Akşehri ve livâ-yı Aksarây cümle bu livâlardır. Ve eyâlet-i Karamân'da kılıc-ı ze‘âmet 68 ve kılıc timar 2111 ve hâss-ı defterdâr-ı hazîne-i Karamân 65.000 ve hâss-ı kethüdâ-yı defter-i Karamân 65.000 ve hâss-ı defterdâr-ı timar-ı Karamân 65.000. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşıları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 11a–11b ·
metinde göster ·
… gâver ve dilâver-i hünerver olduklarından kemâl-i ma‘rifet ile cihânârâ olmayup
devletleri
de mümted olmadıklarından târîhleri azdır ammâ özdür ve gâyet sahîhdir. Anların …
İşpaniye ve Fransa ve Ceneviz ve Portukal ve Donkarkıza ve Danimarka ve İngiltere ve Fiyamenk {ya‘nî Felemenk} ve İsfeç ve Çeh ve Korol, bu zikr olunan on bir aded krallık ki hâlâ ban ve krallardır kim sikke ve ülke sâhibleridir. Cümlesi Sırfâyil oğlu Roma ve Romaoğlu bu on bir aded evlâdları mezkûr diyârlara gidüp tenâsül bularak hikmet-i Hudâ ile arz-ı Rûm böyle imâr oldu. Ba‘dehû Sırfâyil yedi yüz sene mu‘ammer olup âhir intikâlinden sonra Sofya'da Vitoş dağında kalan evlâdları defn etdiler. Hâlâ Latin tâ‘ifesi bednâm günlerinde "Peygamberimizdir" deyü Sırfâyil kabrin bulup ziyâret ederler. Sırfâyil'in bir oğluna Sırfa derlerdi. Babasının ismiyle müsemmâ olup ol kadar mu‘ammer olup hâk-i Sofya'da yüz pâre kal‘a ve şehir binâ edüp Sırfa nâmıyla Sofya'yı eyle ma‘mûr etdi kim gûyâ hadîka-i Rıdvân olup niçe kerre yüz bin askere mâlik olup Sırfa askeri derlerdi. Hâlâ Sırf tâ’îfesi Sırfâyil oğlu Sırf'dan tenâsül bulup ibtidâ Sofya {kal‘asına} temel uran bu Sırfa veled-i Sırfâyil'dir, be-kavl-i Tevârîh-i Latin ve kavl-i Târîh-i Sırf. Bu bâlâdâ zikr olunan Sırfâyil'in kırk evlâdı ve Roma'nın on bir aded evlâdları cümle Hazret-i Nûh Necî îmânı üzre idiler. Aslâ şerîk koşmadıklarından ilâ hâze'l-ân evlâd-ı evlâdları inkırâzu'd-deverân krallardır deyü kütüb-i mu‘teberelerinde eyle tahrîr etmişlerdir. Ve millet-i Mesîhiyye tevârîhlerinde Latin tevârîhi ve Yunaniyân tevârîhi kadar mu‘temed tevârîhler yokdur. Ammâ diyâr-ı Arab'da Kabâbıta tevârîhlerinin dahi mu‘temed târîhleri vardır. 137b İle'l-ân rûz-merre vekâyi‘âtları diyâr-ı Mısır'da Kıbtîler tahrîr etmededirler. Ammâ Nasârânın Latin tevârîhleri cümle Sırfâyil'den beri ve oğlu Sırfa'dan beri tahrîr etmişler ammâ Sırfa tâ’îfesi cengâver ve dilâver-i hünerver olduklarından kemâl-i ma‘rifet ile cihânârâ olmayup devletleri de mümted olmadıklarından târîhleri azdır ammâ özdür ve gâyet sahîhdir. Anların ibtidâ sened-i târîhleri Eb-i Sânî Hazret-i Nûh Necî'den Sırfyây'ın kalemiyle zabt etmişler. Ammâ Yunaniyân-ı Rûm Nasârâ mevlûd-i İskender'den {târîh} tutmuşlar. Latin ve sâ’ir millet-i Nasârâ-yı üsârâ cümle İskender'den sened-i târîh etmişlerdir ammâ ümmet-i Muhammed hicret-i Resûl-i Ekrem'den târîh zabt etmişlerdir. İnkırâzu'd-devrân târîhleri, devletleri mü’ebbed ola, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 137a–137b ·
metinde göster ·
… hicret-i Resûl-i Ekrem'den târîh zabt etmişlerdir. İnkırâzu'd-devrân târîhleri,
devletleri
mü’ebbed ola, âmîn.
İşpaniye ve Fransa ve Ceneviz ve Portukal ve Donkarkıza ve Danimarka ve İngiltere ve Fiyamenk {ya‘nî Felemenk} ve İsfeç ve Çeh ve Korol, bu zikr olunan on bir aded krallık ki hâlâ ban ve krallardır kim sikke ve ülke sâhibleridir. Cümlesi Sırfâyil oğlu Roma ve Romaoğlu bu on bir aded evlâdları mezkûr diyârlara gidüp tenâsül bularak hikmet-i Hudâ ile arz-ı Rûm böyle imâr oldu. Ba‘dehû Sırfâyil yedi yüz sene mu‘ammer olup âhir intikâlinden sonra Sofya'da Vitoş dağında kalan evlâdları defn etdiler. Hâlâ Latin tâ‘ifesi bednâm günlerinde "Peygamberimizdir" deyü Sırfâyil kabrin bulup ziyâret ederler. Sırfâyil'in bir oğluna Sırfa derlerdi. Babasının ismiyle müsemmâ olup ol kadar mu‘ammer olup hâk-i Sofya'da yüz pâre kal‘a ve şehir binâ edüp Sırfa nâmıyla Sofya'yı eyle ma‘mûr etdi kim gûyâ hadîka-i Rıdvân olup niçe kerre yüz bin askere mâlik olup Sırfa askeri derlerdi. Hâlâ Sırf tâ’îfesi Sırfâyil oğlu Sırf'dan tenâsül bulup ibtidâ Sofya {kal‘asına} temel uran bu Sırfa veled-i Sırfâyil'dir, be-kavl-i Tevârîh-i Latin ve kavl-i Târîh-i Sırf. Bu bâlâdâ zikr olunan Sırfâyil'in kırk evlâdı ve Roma'nın on bir aded evlâdları cümle Hazret-i Nûh Necî îmânı üzre idiler. Aslâ şerîk koşmadıklarından ilâ hâze'l-ân evlâd-ı evlâdları inkırâzu'd-deverân krallardır deyü kütüb-i mu‘teberelerinde eyle tahrîr etmişlerdir. Ve millet-i Mesîhiyye tevârîhlerinde Latin tevârîhi ve Yunaniyân tevârîhi kadar mu‘temed tevârîhler yokdur. Ammâ diyâr-ı Arab'da Kabâbıta tevârîhlerinin dahi mu‘temed târîhleri vardır. 137b İle'l-ân rûz-merre vekâyi‘âtları diyâr-ı Mısır'da Kıbtîler tahrîr etmededirler. Ammâ Nasârânın Latin tevârîhleri cümle Sırfâyil'den beri ve oğlu Sırfa'dan beri tahrîr etmişler ammâ Sırfa tâ’îfesi cengâver ve dilâver-i hünerver olduklarından kemâl-i ma‘rifet ile cihânârâ olmayup devletleri de mümted olmadıklarından târîhleri azdır ammâ özdür ve gâyet sahîhdir. Anların ibtidâ sened-i târîhleri Eb-i Sânî Hazret-i Nûh Necî'den Sırfyây'ın kalemiyle zabt etmişler. Ammâ Yunaniyân-ı Rûm Nasârâ mevlûd-i İskender'den {târîh} tutmuşlar. Latin ve sâ’ir millet-i Nasârâ-yı üsârâ cümle İskender'den sened-i târîh etmişlerdir ammâ ümmet-i Muhammed hicret-i Resûl-i Ekrem'den târîh zabt etmişlerdir. İnkırâzu'd-devrân târîhleri, devletleri mü’ebbed ola, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 137a–137b ·
metinde göster ·
… rı Rila kûhı dâmeninde râygândır. Netîce-i kelâm, bu Lâdika mürd olup Bulgar'ın
devletleri
bergeşte olup bu şehir niçe divelden divele intikâl edüp âhir sene (---) târîhi …
Zamân-ı Bulgar'da ismi Ispavod idi, ya‘nî Allah suyu. Bu şehirde kudret ılıcası olmağıla Ispa-voda derlerdi. Sırp tâ’îfesi bu şehre Köstence derlerdi, ya‘nî ılıca derlerdi. Ammâ bu şehir azîz iken Bulgar ve Voynuk ve Sırp kavmleri bu şehri bilâ teşbîh Kuds-i şerîf kadar ziyâret ederlerdi. Zîrâ bunda bir baş papas var idi. İrim papa gibi üç yüz sene dalâlet içre ifnâ-yı cesed edüp cemî‘i kâfiri dîn-i Hazret-i Yahyâ'dan nükûl etdirir idi. Ammâ riyâzât-ı mücâhede ile ol mertebeye varmışdı kim kırk günde bir badem ve bir zeytin ve bir kâse süd içerdi. Bu riyâzetle niçe mugayyabâtlardan haber verirdi. Hattâ hâşâ sümme hâşâ "Mesîh ibnullah gelir" deyü haber verüp hikmet-i Hudâ Hazret-i İsâ babasız Hazret-i Meryem'den 146b vücûda gelince bu mel‘ûn papasın gayba hükm etdüğü muhakkak olduğundan cemî‘i Rûmeli kefereleri ruhbâna i‘tikâd ve i‘timâd edüp dibelik küffârlar buna muhabbet edüp niçe kerre yüz bin kefereyi dîn-i Yahyâ'dan çıkarup dîn-i İsâ'ya da‘vet ederdi. Ammâ cemî‘i ulûm-ı garbiyye ü acîbe ü bî-hisâb fünûn-ı şettâya mâlîk idi. Hattâ yedi bin ruhbân u bıtrîk ü kıssîs ve papas [u] papa ve ladika ve râhib mel‘ûnları huddâm-ı bî-dîn-i pür-deynleri var idi. Ol asırda bu papas Bulgar lisânın ve Sırp lisânın ve Voynık ve Çakona lisânın ve Hırvad u Boşnak ve Leh u Rus ve Latin ü Çek ü İsfeç lisânların üç yüz yılda peydâ edüp yedi bin aded huddâmlarına bu lisânları ta‘lîm edüp vilâyet vilâyet bu huddâmları gönderüp her diyâr-ı deyrde papaslara ve gayrı Nasârâlara ta‘lîm ederek Hazret-i Yahyâ asrında ve Hazret-i İsâ sabâvetinde kâfiristâna bu elsine-i muhtelife müstevlî olup iştihâr buldu. Bu keyfiyetle mezkûr papas dahi Köstence şehrinde iştihâr bulup cemî‘i kâfiristândan bu bıtrîk kâfire nezerâtlar gelüp ol kadar mâl-ı Kârûn cem‘ etdi kim âhir ol mâl-ı bî-hisâb ile bu şehri eyle imâr etdi kim Kudüs yerine Bulgar ve gayri küffâr-ı murdar-ı bed-girdârlar bu şehri ziyâret edüp ol papasın ismiyle bu şehre Hazret-i Yahyâ asrında Lâdika derlerdi. Hatta Hazret-i İsâ halîfelerinden Semmun nâm bir havâriyyûn bu Lâdika şehrinde Lâdika papas ile müşerref olup Lâdika papas havâriyyûnun kudûmü şerefiyyetine niçe yüz bin milyon mâl-ı firâvân harc edüp bir deyr-i kebîr binâ edüp sîm-i hâlis döşeyüp Meryem Ana'ya hîbe eyledi. Âhir ol deyr Hazret-i Risâlet rahm-ı mâderden müştak olduğu leyle-i mübârekde ol Lâdika deyri zelzeleden münhedim olup zemîne beraber oldu. Halâ eser-i binâları Rila kûhı dâmeninde râygândır. Netîce-i kelâm, bu Lâdika mürd olup Bulgar'ın devletleri bergeşte olup bu şehir niçe divelden divele intikâl edüp âhir sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr asrında Despot Kraloğlu Yıvan Ban havfinden bu şehre bir sûr-ı üstüvâr binâ edüp mütehassın oldu. Hudâvendigâr bu kal‘a olduğun istimâ‘ edüp râhımız üzre bu gûr iki olmasın içün yer götürmez asker-i bî-pâyân ile Gâzî Balaban Paşa'yı serdâr-ı mu‘azzam edüp bu kal‘ayı muhâsara edüp emân u zemân vermeyüp yedi günde seyf-i Muhammedî ile feth edüp sene 773 târîhinde kal‘asın yire beraber eyledi. Hâlâ der-i dîvâr-ı sûr-ı bî-nûrdan eser-i binâları nümâyândır. Ol asırdan berü Köstence nâmıyla müsemmâ bir kasabadır. Rila dağı tetimmâtı derclerinde bir vâsi‘ öz içinde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kasabadır. Rûmeli hâkinde (---) hâssıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146a–146b ·
metinde göster ·
… ı kuvvet ile feth eden Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah'dır. Anların 223a
devletleri
sehel bergeşte olmak ile Âzerbaycân Şâhı Uzun Hasan Bitlîs'e mâlik olmuşdu. Ba‘ …
Hemân Bedlîs eydür: "Pâdişâhım! Kaçan kim bana bir kal‘a-i metîn inşâ et kim azametimle ben muhâsara etsem, fethinde usret çekem, bana eyle bir kal‘a yap!, buyurdunuz. Ben dahi emrinize fermân-berlik edüp işte böyle bir sedd-i İskender kal‘a binâ etdim. Fermân pâdişâhımındır" deyince İskender insâf edüp kal‘anın hükûmetin Bedlîs'e ihsân eyledi. Anınçün Bedleys'den galat Betlîs derler, sebeb-i tesmiyyesi oldur ve bânîsi ta‘lîm-i İskender ile yine Bedlîs'dir. Anınçün tevârîh-i Acem'de taht-gâh-ı İskender nâmıyla yâd olunur, ammâ Târîh-i Yunaniyân-ı Yanvân'da bu Bitlîs içün Pırgaz-ı makal-ı Aleksandıra derler, ya‘nî Büyük İskender kal‘ası derler. Hakkâ ki kal‘a-i atîkdir. Hâlâ niçe yerlerinde Rûm binâsı alâmetleri vardır. İnşâallah mahalliyle bu kal‘anın mutalsamâtları dahi beyân olunur. Bilâd-ı Ermen'dendir ammâ vilâyet-i Kürdistân'dandır. Niçe mülûkdan mülûka intikâl etmiş kal‘adır, ammâ ekseriyyâ Âzerbaycân şâhlarından Karakoyunlu Yûsuf Celâyirli ve Akkoyunlu Uzun Hasanlı mutasarrıf olagelmişler idi. Ammâ dahi mukaddem-i ibtidâ Ermen destinden dest-i bâzû-yı kuvvet ile feth eden Âl-i Abbâsiyân'dan Sultân Evhadullah'dır. Anların 223a devletleri sehel bergeşte olmak ile Âzerbaycân Şâhı Uzun Hasan Bitlîs'e mâlik olmuşdu. Ba‘dehû sene 878
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222b–223a ·
metinde göster ·
… imi ve Bitlîs hâkimi dahi bu sülâle-i pâkdendir kim inşâallah inkırâzu'd-devrân
devletleri
mü’ebbeddir. Zîrâ diyâr-ı Acem ile vilâyet-i Âl-i Osmân mâbeyninde ol kûh-ı Bî- …
Ba‘de'l-feth bu kal‘a-i İmâdiyye'nin hükûmetin Hazret-i Alî 377a ammîzâdelerinden (---) İbn Hazret-i Abbâs'a verüp diyâr-ı İslâm oldu. Hâlâ İmâdiyye hâkimleri Seyyid Hân ve Murâd Hân ve Mîrhâc Hân ve Memkân Hân ve niçe hânlar cümle-i cümele Hazret-i Alî'den berü sülâle-i ırk-ı tâhir-i Âl-i Abbâsiyân'dır. Cizre hâkimi ve Hakkarî hâkimi ve Bitlîs hâkimi dahi bu sülâle-i pâkdendir kim inşâallah inkırâzu'd-devrân devletleri mü’ebbeddir. Zîrâ diyâr-ı Acem ile vilâyet-i Âl-i Osmân mâbeyninde ol kûh-ı Bî-sütûn kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Akra ve kûh-ı Seylân ve kûh-ı Harîr ve kûh-ı Ardalân (---)(---)(---) mâbeyne sedd olup kavm-i İmâdiyye-i bahâdırân sedd-i sedîd olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 376b–377a ·
metinde göster ·
… imâr'ın asvâtından halâs olup Âl-i Emeviyyûn bu Mervân-ı Himâr'da inkırâz bulup
devletleri
Âl-i Abâ olan Âl-i Abbâsiyân'a nakl etdi.
Ehl-i Mısır u şâm, şûr-ı şerr-i Himâr'ın asvâtından halâs olup Âl-i Emeviyyûn bu Mervân-ı Himâr'da inkırâz bulup devletleri Âl-i Abâ olan Âl-i Abbâsiyân'a nakl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 3a ·
metinde göster ·
… shâne-i âmire umûruna mukayyed iken sadâret-i uzmâdan ma‘zûl olup cümle a‘yân-ı
devletlerin
re’y-i ahsenleri ile mührü cezîre-i Girid'e küçük sipâhiyle Hüseyin Paşa'ya gön …
İhvân-ı bâ-safâya şöyle ma‘lûm ola kim işbu sene 1066 Cemâziyelevvel'inin gurresi ki yevmü'l-isneyn idi. Vezîria‘zam Süleymân Paşa Girid mühimmâtına mukayyed olup tershâne-i âmire umûruna mukayyed iken sadâret-i uzmâdan ma‘zûl olup cümle a‘yân-ı devletlerin re’y-i ahsenleri ile mührü cezîre-i Girid'e küçük sipâhiyle Hüseyin Paşa'ya gönderdiler. Ol sâ‘at Zurnazan Mustafâ Paşa kapudan iken Deli Hüseyin Paşa'nın yerine Der-i devletde kâ’immakâm oldu ve kapudan pa[şa](---) Paşa oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 5b ·
metinde göster ·
… n güzîdeleri dest-i İslâm'da giriftâr-ı bend-i belâ olup bu kavmeyn-i mezbûreyn
devletlerine
bir mertebe za‘af u şikest ü bâl târî oldu kim def‘-i adüvde adem-i kudretleri …
Andan kal‘a-i Moran'a aslâ nazar etmeyüp yakınında olan imâristânları ve bâğ [u] bostânları harâb [u] yebâb edüp bu kadar mâl-ı firâvân ve emti‘a-i nevâdir makûlesi bî-misâl tuhaf âvânîler ele girmişdir kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Ve yedi bin aded Fireng-i Seng ve Islovin üsârâlarının güzîdeleri dest-i İslâm'da giriftâr-ı bend-i belâ olup bu kavmeyn-i mezbûreyn devletlerine bir mertebe za‘af u şikest ü bâl târî oldu kim def‘-i adüvde adem-i kudretleri zâhir olmağile cümle guzât gürûh gürûh olup her tarafı Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr gibi urup kavm-i Islovin ve Fireng-i şekâvet-sencleri esîr ederlerdi. Ve yine ol gün serdârımız yanına elbette gelirlerdi, zîrâ bu zemînde olan dağların şark ve şimâl cânibi tarafları Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu (---)(---)(---)(---)(---) oğullar nâm keferelerin hâk-i nâ-pâk-i menhûs hâneleridir kim diyâr-ı Islovin nâmıyla müte‘ârif dâr-ı diyârların cümlesi Nemse çâsârına tâbi‘ olup ol kral-ı dâllin boybeğleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
… let-penâhın bu cihân issi olmasını ve Âl-i Osmân hurûc edüp devr-i kıyâmete dek
devletleri
mü’ebbed olur, bu rûy-ı arzda bir küffâr komayup tâ Hazret-i Mehdî ve Hazret-i …
Gâyet müdekkık ve müstahric ve ilm-i nücûm sâhibi kehene ve cerrâh ve fassâd ve müverrih-i kâmil kefereleri vardır. Hattâ ilm-i nücûm kuvvetiyle Hazret-i Risâlet-penâhın bu cihân issi olmasını ve Âl-i Osmân hurûc edüp devr-i kıyâmete dek devletleri mü’ebbed olur, bu rûy-ı arzda bir küffâr komayup tâ Hazret-i Mehdî ve Hazret-i Îsâ'ya dek Âl-i Osmân sâhib-i hurûc ve sâhib-i zuhûr olacağın bilüp ve niçe rumûz u künûz kitâblarında her mülûkun tâli‘in bulup ve sene (---) târîhinde Osmân Gâzî Bursa kal‘asına sarılup muhâsara ederken hemân bu Dobra-Venedik kâfirleri "Hay işte sâhib-i zuhûr hurûc etdi" deyü elçileriyle (---) altun ve bu kadar dîbâ ve şîb ü zerbâf ve kemhâ vü hârâlar ile elçilerin Bursa'da Osmân Gâzî'ye gönderdiklerinde Osmân Gâzî de vefât etmiş bulunup oğlu Orhân Gâzî Bursa'yı feth etdikde Dobra-Venedikli cümle hedâyâları Orhân Gâzî'ye verüp yüz elli mâdde üzre akd-i sulh edüp her sene meblağ-ı mezbûr hazîneyi elçileriyle göndermeği der-uhde edüp ellerine yüz elli mâdde içün yüz elli kıt‘a yarlığ-ı belîğ-i şâhîler alup bu yüzden ilâ hâze'l-ân sulh kabûl etmiş bir alay âkıbet-endîş ve dûrbîn-fikr kefere vü fecerelerdir kim aslâ ve kat‘â cemî‘i zamânda sulha muğâyir bir ahid-şikenlik etmeyüp her sene başında cümleden mukaddem elçileri gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151a ·
metinde göster ·
… berü gorona tâcı ve Üstürgon kal‘ası ve üç yüz pâre kal‘aları ellerinden gideli
devletleri
za‘îfdir.
Ve bu kal‘a-i Ovar'dan içeri Üstürgon ve Ustolni-Belgradı tarafına Nemse dahi eğer silâhlı ve eğer silâhsız geçmek muhâldir. Gerçi vilâyet Nemse'nindir, ammâ Macar havfinden ol semtlere Nemse varamaz. Meğer bir azîm küme olup ol zamân gidüp gelir ve birbirleriyle harbe ucıyla söyleşirler ve yine birbirlerinden geçmezler, zîrâ "El-küfrü milletün vâhide"dir. Lâkin Nemse'nin devleti kalındır. Macar'ın devleti Süleymân Hân zamânından berü gorona tâcı ve Üstürgon kal‘ası ve üç yüz pâre kal‘aları ellerinden gideli devletleri za‘îfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
za‘îfdir, ammâ sofra sâhibleridir ve müsâfir katlanırlar ve vilâyetleri ekin bi …
Ammâ kavm-i Macar'ın gerçi devletleri za‘îfdir, ammâ sofra sâhibleridir ve müsâfir katlanırlar ve vilâyetleri ekin biçin vilâyetleri olmak ile ekinci kavmdirler. Ve hakkâ ki bahâdır kavmdirler, Tatar gibi her vilâyete çatal atlar ile seğirdüp beşer onar tüfengleri ve bellerinde kılıçları var. Ve serhadli askerimizden fark olunmaz, eyle esbâb geyüp küheylân at binerler ve pâk gezerler ve pâk yerler ve müsâfire gâyet ri‘âyet ederler ve esîrlerine Nemse gibi işkence etmezler. Ve Osmânlı gibi kılıç çalarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49b ·
metinde göster ·
… da olan ceng-i azîm-i gûnâ-gûnlar hübût-ı Âdem'den berü bin yedi yüz aded mülûk
devletlerinde
böyle bir âlî gazâ olmamışdır ve olmaz da. Beyt:
Ammâ ol gazâlar bu Kandiye cenginin yanında teferrücgâh-ı bâğ-ı Merâm-ı Aspuzu imiş. Ve bu Kandiye altında olan ceng-i azîm-i gûnâ-gûnlar hübût-ı Âdem'den berü bin yedi yüz aded mülûk devletlerinde böyle bir âlî gazâ olmamışdır ve olmaz da. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293a ·
metinde göster ·
böyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl pey ender pey yigirmi yedi yıl böyle sav …
Hulâsa-i kelâm devlet-i Muhammedî olaldan berü İslâm pâdişâhlarından yedi yüz yetmiş aded {devlet-i} selâtîn-i selef gelüp {her birinin devletine beşer ve onar ve yigirmişer ve otuzar nefer pâdişâhlar gelüp cümle 2.000 aded pâdişâh olup} bir pâdişâhın eyyâm-ı devletlerinde böyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl pey ender pey yigirmi yedi yıl böyle savaş-ı perhâş olmayup bir mülûk-ı nasârâda bile böyle neberd-i azîm olmayup lillâhi'l-hamd bir pâdişâh-ı âlî-vakâr-ı gîtî-sitâna bu kal‘anın feth [u] fütûhu müyesser olmayup devlet-i Âl-i Osmân'ın güzîdesi sultân ibnü's-sultân es-Sultân Mehemmed Hân ibn Sultân İbrâhîm Hân'a feth-i Kandiye müyesser olup inkırâzu'd-devrân dest-i Âl-i Osmân'da mü’ebbed ola, âmîn.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307b ·
metinde göster ·
… ak ve kal‘a-i Kefe ve kal‘a-i Sudak cümle bunlar Ciniviz keferesi hükmünde idi.
Devletleri
bergeşte olup pâyitahtları olan Sakız'ların dahi Âl-i Osmân alup çiğneyince kra …
Mâ-tekaddem Ciniviz kralının tahtı idi ve Karadeniz'in cânib-i erba‘asındaki kılâ‘lar tâ Azak bahri nihâyetinde kal‘a-i Azak ve kal‘a-i Kefe ve kal‘a-i Sudak cümle bunlar Ciniviz keferesi hükmünde idi. Devletleri bergeşte olup pâyitahtları olan Sakız'ların dahi Âl-i Osmân alup çiğneyince kralları Ciniviz'e gidüp anda dâr-ı meşâd eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y56a ·
metinde göster ·
… ak İşpanya elinden Akke kal‘asına mutasarrıf olup etrâf [u] eknâfı gâret ederek
devletleri
kalı-gelendi. Ol asırda Şâm ve Kudüs ve Nâbulus [ve] Hamâ ve Hıms ve Haleb ve A …
Malta küffârı bir zamân Mısır hâkinde İskenderiyye-i atîkde sâkinler idi. Behîce ve Hannâdî kabîlesinden bir alay eşirrâ kavim idi. Pâdişâhları olan Melik Filbatır, Kıbtî'ye mutî‘ olmayup andan firâr edüp Filistîn şehri kurbunda Akke nâm kal‘a henüz İşpanya binâsı olup anların sâye-i himâyelerinde iki yüz yıl sâkin olup tenâsül bularak İşpanya elinden Akke kal‘asına mutasarrıf olup etrâf [u] eknâfı gâret ederek devletleri kalı-gelendi. Ol asırda Şâm ve Kudüs ve Nâbulus [ve] Hamâ ve Hıms ve Haleb ve Antakiye tâ Bağdâd ve Birecik ve Urfa cümle Rûm elinde idi. Husûsâ Acem ve Îrân ve Tûrân ve Türkistân vilâyetleri ve bizzât Dârâ Şâh dahi İskender-i Yûnâna harâc verir idi. Devletleri bu mertebede iken İskender'den sonra birez devletlerine rahne gelüp ol asırda Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîflerin Nâbulus kurbunda, Beyt-i Sabastiyye derler bir bayır üzre bir şehr-i azîm imiş. Hâlâ üç yüz hâneli bir köydür. Andan Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesedin alup "Bizim Akke kal‘ası ziyâretgâh olsun ve cümle nüzûrât bize gelsin" deyü cesed-i Yahyâ’yı alup Akke kal‘asında Sencovan nâmıyla hıfz ederler. Ve Hazret-i Îsâ Nebî hımârının kemiklerin dahi Remle şehrinde bulup Akke'ye getirüp iki yüz yıl anda dahi sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118a ·
metinde göster ·
… ürkistân vilâyetleri ve bizzât Dârâ Şâh dahi İskender-i Yûnâna harâc verir idi.
Devletleri
bu mertebede iken İskender'den sonra birez devletlerine rahne gelüp ol asırda M …
Malta küffârı bir zamân Mısır hâkinde İskenderiyye-i atîkde sâkinler idi. Behîce ve Hannâdî kabîlesinden bir alay eşirrâ kavim idi. Pâdişâhları olan Melik Filbatır, Kıbtî'ye mutî‘ olmayup andan firâr edüp Filistîn şehri kurbunda Akke nâm kal‘a henüz İşpanya binâsı olup anların sâye-i himâyelerinde iki yüz yıl sâkin olup tenâsül bularak İşpanya elinden Akke kal‘asına mutasarrıf olup etrâf [u] eknâfı gâret ederek devletleri kalı-gelendi. Ol asırda Şâm ve Kudüs ve Nâbulus [ve] Hamâ ve Hıms ve Haleb ve Antakiye tâ Bağdâd ve Birecik ve Urfa cümle Rûm elinde idi. Husûsâ Acem ve Îrân ve Tûrân ve Türkistân vilâyetleri ve bizzât Dârâ Şâh dahi İskender-i Yûnâna harâc verir idi. Devletleri bu mertebede iken İskender'den sonra birez devletlerine rahne gelüp ol asırda Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîflerin Nâbulus kurbunda, Beyt-i Sabastiyye derler bir bayır üzre bir şehr-i azîm imiş. Hâlâ üç yüz hâneli bir köydür. Andan Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesedin alup "Bizim Akke kal‘ası ziyâretgâh olsun ve cümle nüzûrât bize gelsin" deyü cesed-i Yahyâ’yı alup Akke kal‘asında Sencovan nâmıyla hıfz ederler. Ve Hazret-i Îsâ Nebî hımârının kemiklerin dahi Remle şehrinde bulup Akke'ye getirüp iki yüz yıl anda dahi sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118a ·
metinde göster ·
… i Yûnâna harâc verir idi. Devletleri bu mertebede iken İskender'den sonra birez
devletlerine
rahne gelüp ol asırda Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîflerin Nâbul …
Malta küffârı bir zamân Mısır hâkinde İskenderiyye-i atîkde sâkinler idi. Behîce ve Hannâdî kabîlesinden bir alay eşirrâ kavim idi. Pâdişâhları olan Melik Filbatır, Kıbtî'ye mutî‘ olmayup andan firâr edüp Filistîn şehri kurbunda Akke nâm kal‘a henüz İşpanya binâsı olup anların sâye-i himâyelerinde iki yüz yıl sâkin olup tenâsül bularak İşpanya elinden Akke kal‘asına mutasarrıf olup etrâf [u] eknâfı gâret ederek devletleri kalı-gelendi. Ol asırda Şâm ve Kudüs ve Nâbulus [ve] Hamâ ve Hıms ve Haleb ve Antakiye tâ Bağdâd ve Birecik ve Urfa cümle Rûm elinde idi. Husûsâ Acem ve Îrân ve Tûrân ve Türkistân vilâyetleri ve bizzât Dârâ Şâh dahi İskender-i Yûnâna harâc verir idi. Devletleri bu mertebede iken İskender'den sonra birez devletlerine rahne gelüp ol asırda Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîflerin Nâbulus kurbunda, Beyt-i Sabastiyye derler bir bayır üzre bir şehr-i azîm imiş. Hâlâ üç yüz hâneli bir köydür. Andan Malta küffârı Hazret-i Yahyâ'nın cesedin alup "Bizim Akke kal‘ası ziyâretgâh olsun ve cümle nüzûrât bize gelsin" deyü cesed-i Yahyâ’yı alup Akke kal‘asında Sencovan nâmıyla hıfz ederler. Ve Hazret-i Îsâ Nebî hımârının kemiklerin dahi Remle şehrinde bulup Akke'ye getirüp iki yüz yıl anda dahi sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118a ·
metinde göster ·
Ve bu dörd kapu taşra hisâr kapularıdır ki büyük kapulardır. Ammâ bölme bölme hisâr dîvârlarının mahalleler içre cümle sağîr ü kebîr yigirmi iki küçük kapulardır. Ba‘zısı gecelerde kapanır, ba‘zısı makfûllenmez. Zîrâ bu kal‘a yedi kat bölme pîç-ender-pîç hisâr-pîçelerdir. Hazret-i Îsâ asrında ancak liman tarafı küçük kal‘a imiş. Devletleri mü’ebbed oldukda kat-ender-kat kal‘alar zamm edüp yedi katdır gûyâ kal‘a-i Tokat'dır. Ve her katı birer hısn-ı hasîn kulle-i metîn dîvârlıdır. Lâkin bu katların handakları ve bedenleri yokdur. Ancak taşra iki katı bedenli ve handaklıdır ve Mevlevîhâne ile Eski câmi‘ iç kal‘a-misâl altı kulleli bir kat bölme hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135a ·
metinde göster ·
… e'ye nasîb olup Sultân Alâ’üddevle Mar‘aş ve Ayntâb ve Haleb sultânı oldu. Ammâ
devletleri
za‘îf olmak ile ol asırda İşpanya küffârı fürce bulup Kudüs'ü ve Şâm'ı ve Haleb …
Ve vilâyet-i Ayntâb dâr-ı İslâma zamm olup gün-be-gün ma‘mûr [u] âbâdân olup tâ sene (---) târîhinde Sultân-ı Mısır Tâhir Baybars hükmünde idi. Bi-emrillâh Tâhir Baybars dâr-ı bâkîye rıhlet edince hilâfet Âl-i Zülkadriyye'ye nasîb olup Sultân Alâ’üddevle Mar‘aş ve Ayntâb ve Haleb sultânı oldu. Ammâ devletleri za‘îf olmak ile ol asırda İşpanya küffârı fürce bulup Kudüs'ü ve Şâm'ı ve Haleb'i ve Ayntâb'a istîlâ etdi. Seksen bin Y 162b küffâr-ı şeyâtîn ve tevâbi‘-i melâ‘în ü la‘în ile Ayntâb'a karîb Tumtum ovası nâm mahalde kara hayme vü hargâhlârı ile mezbûr çerâgâhda bî-pâk ü bî-pervâ meks edüp Ayntâb'dan bey‘ [ü] şirâ ederlerdi. Beri Mar‘aş cânibinde Sultân Alâ’üddevle cümle a‘yân [ü] vüzerâ ve vükelâsı ile meşveret edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162a–Y162b ·
metinde göster ·
… lûk mâlik olup âhir kayâsıralardan Hırkîl nâm bir kralın kabza-i destine girdi.
Devletleri
mümted olup âlemgîr oldu.
Evvelâ ihvân-ı zevi'l-ukûle pûşîde olmaya kim be-kavl-i ibn Abbâs edîm-i arzda bade't-Tûfân-ı Nûh aleyhi's-selâm ibtidâ Musul kurbunda cebel-i Cûdî dâmeninde şehr-i Cûde'yi binâ etdi. Hâlâ bir belîdedir. Andan binâ-yı sânî Haleb'dir. Andan binâ-yı sâlis bu şâm'dır. İbtidâ Sâm bin Nûh binâsıdır. Sâm'dan galat şâm derler. Bu şehir ibn âdem ile eyle ma‘mûr oldu kim cennet-meşâm olup Hazret-i Nûh dahi gelüp tavattun etdi. Tâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın zamân-ı bâ-sa‘âdetlerine gelince niçe bin divel mülûk mâlik olup âhir kayâsıralardan Hırkîl nâm bir kralın kabza-i destine girdi. Devletleri mümted olup âlemgîr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y239b ·
metinde göster ·
Bu şehr-i Mekke içinde cereyân eden uyûna (---) derler. Ba‘dehu Zübeyde Hâtûn Mekke ile Cidde mâbeyne-hümâsında Hıdde nâm bir karye vardır, anda bir nehr-i azîmi kehrîz ve lağımlar ile bender-i Cidde'ye götürüp şehr-i Cidde'yi gark-ı âb edüp Cidde benderi dahi ma‘mûr [u] âbâdân olup ba‘dehu Cidde ve Mekke uyûnlarının ar-rahme telzîne(?) anlarının yolları harâb olup niçe mülûklerin devletleri mürûr edüp (---)(---)(---)(---) Sultân Selîm Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân bir Mısır hazînesi mâl sarf edüp ta‘mîr ü termîm etdi kim ilâ hâze'l-ân ma‘mûr [u] âbâdândır. (---)(---)(---) huccâc def‘-i atşân edüp sâhibü'l-hayrâtı du‘â-yı hayr ile yâd ederler. Q 145bP 147b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y355b ·
metinde göster ·
… n Nûh'dan bu Zâlikâ avret melikeye gelince iki yüz kırk bir pâdişâh gelüp cümle
devletleri
2006 sene oldu. Ve bu Zâlikâ avretin asrında Benî Amâlîka hurûc edüp Kabâbıta a …
Yerine ammîsi kızı Zâlikâ melike oldu. Ammâ gâyet sehere kopdu. Bu dahi merhûme olup babası Me’mûm yanında medfûndur. Hâlâ Kabâbıta kavmi bu Zâlikâ avrete peygamberdir, deyü i‘tikâd-ı bâtıla edüp Behnîsâ şehrinde kubbesine varup ziyâret ederler. Sihrile izhâr etdiği eşyâları mu‘cize add edüp kavm-i Kabâbıta tevârîhlerine yazmışlardır. Ammâ Cenâb-ı Bârî'nin yüz yigirmi dörd bin peygamberi vardır. İçlerinde nisvân tâ’ifesinden bir peygambere gelmemişdir. Ve bu Zâlikâ melike çok mu‘ammere olup bunun zamânında Kıbtî kavmi ol kadar çok oldu kim ekâlîm-i Mısır'ı dutdular. Tâ Tûfân-ı Nûh'dan Bayzar ibn Hâm bin Nûh'dan bu Zâlikâ avret melikeye gelince iki yüz kırk bir pâdişâh gelüp cümle devletleri 2006 sene oldu. Ve bu Zâlikâ avretin asrında Benî Amâlîka hurûc edüp Kabâbıta askerin münhezim edüp Mısır'a mâlik oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y8a ·
metinde göster ·
… der deyü Ebû Müslim'e gönderdiler. Emeviyyûndan bunda inkır[â]z buldu. Müddet-i
devletleri
91 sene oldu. Irâk-ı Arab'a ve Acem'e ve Mısır'a ve Mağrib-zemîn'e (---) yedi M …
Nehr-i Furât sâhilinde (---) ceng edüp münhezim oldukda diyâr-ı Mısır'a kaçup Nîl'in cânib-i garbîsinde Eski Mısır mukâbelesinde Kusayr (---) Nusayr nâm bir karyede Âmir ibn Cürcânî ve Abdullâh bin Mâzenî Mervân-ı Hımâr'ın başın kesüp gönderdi (---) gönder üzre sançup gönder deyü Ebû Müslim'e gönderdiler. Emeviyyûndan bunda inkır[â]z buldu. Müddet-i devletleri 91 sene oldu. Irâk-ı Arab'a ve Acem'e ve Mısır'a ve Mağrib-zemîn'e (---) yedi Maşrık'a yüz pâre cezîrelere mâlik oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y18a ·
metinde göster ·
Bunlar şâdü'l-kürdî'den müteferrik olmuşlardır. Yedi nefer kimesnedir. Mısır'da
devletleri
helc ü melc olmuşdur. Müddet-i saltanatları (---) sene. Ammâ cümleden mu‘azzamı …
Bunlar şâdü'l-kürdî'den müteferrik olmuşlardır. Yedi nefer kimesnedir. Mısır'da devletleri helc ü melc olmuşdur. Müddet-i saltanatları (---) sene. Ammâ cümleden mu‘azzamı Sultân Muhammed Ekrâd'dır kim İmâm şâfi‘î Q 167a üzre bir kubbe-i âlî binâ edüp rusâs-ı nîlgûn ile pûşîde edüp kendüler dahi İmâm şâfi‘î'nin hâk-i pâklerinde vâlideleri ile medfûndur. Andan, P 165a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y21a ·
metinde göster ·
… 21b⟧ ve Malatıyye ve Diyârbekir'e hükûmet etdiler yigirmi beş nefer kimesnedir.
Devletleri
kalın devlet idi. Pâdişâhlar elkâbında bunlara "Merd-i Zebân" derler. Müddet-i …
dır. Memâlik-i Haleb Y 21b ve Malatıyye ve Diyârbekir'e hükûmet etdiler yigirmi beş nefer kimesnedir. Devletleri kalın devlet idi. Pâdişâhlar elkâbında bunlara "Merd-i Zebân" derler. Müddet-i hilâfetleri (---) sene. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y21a–Y21b ·
metinde göster ·
… nlara elkâb-ı selâtînde "Kürdûn" derler. Hâlâ Cum Ekrâdı bunlardandır. Müddet-i
devletleri
(---) sene. Andan,
Hâkim-i Haleb ve Ayntâb ve Mar‘aş idi. Yedi neferdir. Bunlara elkâb-ı selâtînde "Kürdûn" derler. Hâlâ Cum Ekrâdı bunlardandır. Müddet-i devletleri (---) sene. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y21b ·
metinde göster ·
Hukkâm-ı Hille ve Tikrîd ve şehrizûr. Yedi neferdir. Kürdistân'da bunlara âl-i şîrân derler ve elkâb-ı selâtînde isimleri Yezden şîr, Abdâl şîr, Ziyâ’eddîn şîr derler. Müddet-i devletleri (---) sene. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y21b ·
metinde göster ·
… Melik Gâzî'dir. Âl-i Selçukıyân ile ibtidâ Rûm'a kılıç uran bunlardır. Müddet-i
devletleri
(---) sene. Ve,
Sivas ve Niksâr ve Bafra'ya ve Amasiyye ve Kayseriyye'ye mâlikler idi. Yedi neferdir. Bunlara Melik derler. İbtidâları Niksâr kal‘asında medfûn Melik Gâzî'dir. Âl-i Selçukıyân ile ibtidâ Rûm'a kılıç uran bunlardır. Müddet-i devletleri (---) sene. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y21b ·
metinde göster ·
… liyâullâh bu Horâsân'dan zuhûr etmişdir. Hâlâ mü’min ü muvahhid kavimdirler. Ve
devletleri
hâlâ mü’ebbeddir. Bunlar(dan) Mısır'a mâlik olmamışlardır. Y 22b Zîrâ iklîm-i …
dır. Memâlik-i Belh [u] Buhârâ ve Horâsân. Bunlara elkâb-ı selâtînde (---) derler. Hazret-i Risâlet-penâh'ın bir nâme-i şerîfiyle İslâmı kabûl eyleyüp cemî‘i kibâr-ı evliyâullâh bu Horâsân'dan zuhûr etmişdir. Hâlâ mü’min ü muvahhid kavimdirler. Ve devletleri hâlâ mü’ebbeddir. Bunlar(dan) Mısır'a mâlik olmamışlardır. Y 22b Zîrâ iklîm-i sâdis ve sâbi‘de vâki‘ olmuşlardır. Cemî‘i eyyâmda ceng [ü] cidâlleri Acem ve Hind iledir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y22a–Y22b ·
metinde göster ·