… k ve beş aylık yoldur. Her konağı on ikişer sâ‘at olmak üzre Karadeniz beş ayda
devr olunur
. Böyle bir bahr-i azîmdir. Bu hakîr-i pür-taksîr Karadeniz'in dâiren-mâdârın se …
Seyyâhân-ı berr [u] bihâra ma‘lûm ola ki bu Karadeniz'i seyâhat edüp im‘ân-ı nazar ile gavvâsı olup temâşâ etdiğimiz hesâbı üzre bu boğazdan Karadeniz'in tûlu Anadolu cânibine şimâle gidüp Tarabefzûn önünden geçüp tâ Faşa Çayı boğazına varınca bin beş yüz mildir. Ve yine Boğazdan Abaza memleketi bin yedi yüz mildir. Ve yine Boğazdan tâ Azak Kal‘ası bucağına varınca iki bin tûlî bir Karadeniz'dir. Anadolu ve Rûmeli cânibinde bu Karadeniz'e bin yedi yüz sağîr ü kebîr nehr-i azîm mahlût olur. Cümlesinden ulu nehr-i azîm Rûmeli'nde nehr-i Tuna'dır kim ana da yedi yüz nehr-i azîm munsab olmağıla bahr-i azîm olup Bahr-i siyâha Kili Kal‘ası önünde ve Tulça Kal‘ası dibinde ve Soluna Boğazı'nda ve Karaharman Boğazı'nda ve Hızır-İlyâs Boğazı'nda, bu beş yerde Karadeniz'e karışır. Bu nehirden küçük Tarabefzûn kurbunda nehr-i Faşa ve nehr-i Çoruğ ve Taman Kal‘ası kurbunda nehr-i Kuban, andan küçük nehr-i Tün Azak dibinde ve nehr-i Özü, andan nehr-i Turla, andan küçük Anadolu cânibinde Bafra kurbunda Kızılırmak ve nehr-i Çehârşenbe ve nehr-i Sakarya. Bu zikr olunanlar deryâ-misâl nehr-i azîmlerdir. Bunlardan mâ‘adâ bin altı yüz seksen nehirler, geçit vermez azîm sular mahlût olur, böyle bir Bahr-i siyâhdır. Ve yine İslâmbol Boğazı'ndan Kefe'ye (---) mildir. Ve Balıklağa (---) mildir. Ve Akkirmân (---) mildir. Ve Varna kal‘ası (---) mildir. Ve Keliğra kayası burnundan karşu Anadolu tarafında Sinop kal‘ası burnu (---) mildir. Ve yine Boğazdan Amasra (---) mildir. Ve Ereğli (---) mildir. Ve Karadeniz'in dâiren-mâdâr cânib-i etrâfı Azak deniziyle bile cümle altı bin altmış mil ihâta eder. Ve karadan devr olunsa konak hesâbınca Karadeniz'in etrâfı yüz elli konak ve beş aylık yoldur. Her konağı on ikişer sâ‘at olmak üzre Karadeniz beş ayda devr olunur. Böyle bir bahr-i azîmdir. Bu hakîr-i pür-taksîr Karadeniz'in dâiren-mâdârın seyâhat edüp bin elli (---) Şa‘bânü'l-mu‘azzamının evvelki gün Karadeniz Boğazı'ndan sıhhat u selâmetle İslâmbol'a dâhil olup hemân ol sâ‘at Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerine varup âsitâne-i sa‘âdetine yüz sürüp rûh-ı şerîfiyçün bir hatm-i şerîfe şürû‘ edüp râh-ı Hakka bir kurbân edüp andan peder ü mâderimize gelüp buluşdukda hakîri bağırlarına basdılar. Andan hakîr bir dahi Karadeniz'e gemiyle çıkmağa tevbe-i nasûh etdim. Hak Te‘âlâ cemî‘î ümmet-i Muhammed'i şerrinden emîn eyleye. Âmîn, yâ mu‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 268a ·
metinde göster ·
… ik: Şehr-i Lâdik'in cânib-i şarkîsinde nümâyân bir buhayre-i azîmdir. Bir günde
devr olunur
buhayre-i âb-ı hayâtdır. On bir gûne mâhîleri var kim her birin lezzeti ve hâss …
Der-vasf-ı buhayre-i Lâdik: Şehr-i Lâdik'in cânib-i şarkîsinde nümâyân bir buhayre-i azîmdir. Bir günde devr olunur buhayre-i âb-ı hayâtdır. On bir gûne mâhîleri var kim her birin lezzeti ve hâssa ve haysiyyetiyle ve eşkâl-i reng-i gûnâ-gûniyle medh eylesek tatvîl-i kelâm olur. Ammâ cümle mâhîlerinden turna balığı Mâ’ide-i Mûsâ'dan lezîz bir mâhî-i lezîz ü mukavvîdir. Bu halîcin kenarında ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar ile müzeyyen bir buhayre-i zülâldir. Cânib-i erba‘asında Zuday ve Sonisa ve kazâ-yı Kavza ve kazâ-yı Zeytun dağlarından yigirmi altı aded uyûn-ı câriyeler bu nehre munsab olup yine leb-ber-leb bir buhayredir. Bir cânibe ayağı yokdur. Evvelâ kenarında Boğazköy, gâyet latîf ve ma‘mûr ü müzeyyen köydür. Ve karye-i Otuz, bu buhayre kenarındadır. Bi-emrillah bu karyede olan kaymak bir diyârda yokdur. Küleğinin içinde iken keçi oğlağı, kaymağı üzerine 346a bassa teyesün nâhunları kışata-yı beyâza te’sîr etmez ve kaymağın bıçağile keserler, sakız gibi çiğnenir bir gûne lezîz ve kudretden mümessek râyiha-i tayyibesi vardır. Bu kaymağın misli meğer Erzurûm hâkinde Bingöl yaylası kaymağı ola (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 345b–346a ·
metinde göster ·
… ı ve Kocaili sancağı hadlerinde cümle ağaç denizi vardır. Dâiren-mâdâr bir ayda
devr olunur
, bahr-i şeceristândır. Ammâ güzîde yerleri bu Geyve yolu üzre vâkı‘ olmuşdur. B …
Andan cânib-i şimâle cisri ubûr edüp nehr-i Sakarya kenarınca Ağaç denizi nâm çengelistân ve hıyâbân-ı ormanistândır kim ehl-i beled olmayan garîbü'd-diyâr âdemlerin niçesi gâ’ib olmuş vahşî canavarlara ve kuttâ‘u't-tarîk harâmîlere harem olmuş bir bî-amân dağıstân yerdir. Bu kuyâğıstânda eyle gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar var kim kadd [ü] kâmetleri eflâke ser çekmiş şecer-i azîmlerdir kim şems-i âteş-tâbın te’sîri yokdur, eyle sâye-dâr dâğlardır. Tefne ve ardıç ve çam ve uhlamur dırahtlarının şükûfeleri râyihasından âdemin dimâğı mu‘attar {olur} bu kûh-ı hıyâbân içre niçe bin tahta biçecek bıçkı değirmânları ve niçe bin gemi kerasteleri kesici kâtı‘u'ş-şecer-i bî-merhemet Etrâkları vardır. Fursat bulurlarsa âyende vü revendeden benî Âdem dahi keser. Bu dağlar dörd sancak yer hudûdında vâkı‘ olmuş, hakkâ ki ağaç deryâsıdır. Bir tarafı Bursa sancağında nihâyet bulur ve İzmit sancağı ve Bolu sancağı ve Kocaili sancağı hadlerinde cümle ağaç denizi vardır. Dâiren-mâdâr bir ayda devr olunur, bahr-i şeceristândır. Ammâ güzîde yerleri bu Geyve yolu üzre vâkı‘ olmuşdur. Bu Geyve'den üçüncü sâ‘atde leb-i Sakarya'da bir yalçın kaya üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 369a ·
metinde göster ·
… ı dâ’iren-mâdâr kâmil kırk dört bin adımdır kim âheste reviş ile on iki sâ‘atde
devr olunur
. Ammâ İslâmbol kal‘ası kırk yedi bin adımdır ve zirâ‘-ı bennâ ile vech-i dîvârı …
Eşkâl-i kal‘a-i azîm-i atîk Antakıyye: Cenâb-ı Rabbü'l-İzzet bu edîm-i arzı ibn Âdem ile müzeyyen edeli niçe bin seneden berü kılâ‘-ı azîmler ve binâ-yı kadîmler inşâ olunmuşdur ammâ bi-emri Hudâ benî Âdem'in ibtidâ ibret-nümâ binâsı Hazret-i 22b İdrîs'in ta‘lîmiyle Sürid ve Kalimon hakîmler hâkimlikleri vaktinde Mısır'da ihram dağların yaptılar. Ba‘de't-tûfan arz-ı Ermen'de şehr-i Cû'da, andan arz-ı Mısır'da arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş ve şehr-i Balîs ve şehr-i Ahmîm ve şehr-i Elvâhât ve şehr-i Asvân ve şehr-i Sûdân ve şehr-i Menufiyye ve şehr-i Antakıyye binâ olunmuşdur. Binâ-yı azîmlerin biri dahi budur. Biri Ümm-i dünyâ-yı Kâhire-i Mu‘izziye-i Mısır'dır. Biri Irâk-ı Bağdâd-ı Behişt-âbâd'dır. Biri Irâk-ı Arab-ı Haleb'dir. Biri Irâk-ı Dâdyân'dır kim kûh-ı Elburz dâmeninde deşt-i Kıpçağ'a nâzırdır. Biri dahi binâ-yı azîm Ahlat'dır. Biri dahi kal‘a-i Makedonya ya‘ni Mahmiyye-i Kostantiniyye'dir kim ibtidâ bânîsi Hazret-i Süleymân'dır, ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'i İslâmbol'dan evvel imâr olup Hazret-i Süleymân bu Antakıyye'de cenk edüp feth etmişdir. İmdi binâ-yı kadîmin ve âsâr-ı azîmin biri dahi bu kal‘a-i Antakıyye'dir kim sûr-ı azîmi beş aded kûh-ı bülend [ü] azîm üzre vâkı‘ olmuşdur kim bu cebel üzre olan kal‘a dîvârları cânib-i şarkda evc-i hevâya münkalib olmuş dağlardır. Andan bu kal‘anın nısfı aşağı düzde cânib-i garba tâ nehr-i azîm Âsî kenarına varınca alçak yire vâkı‘ olmuş kal‘a-i azîmdir kim bu hisâb üzre bu kal‘anın nısfı makâlîd-i âlîler üzredir. Nısfı zeyl-i cebelde aşağı düzde vâkı‘ olmuşdur. Be-hisâb-ı mil bu kal‘a on iki mildir. Her mil dörd bin adımdır. Bu hisâb üzre bu kal‘anın cümle zîr ü bâlâsı dâ’iren-mâdâr kâmil kırk dört bin adımdır kim âheste reviş ile on iki sâ‘atde devr olunur. Ammâ İslâmbol kal‘ası kırk yedi bin adımdır ve zirâ‘-ı bennâ ile vech-i dîvârın arşınlamağile seksen yedi bin arşın ihâta etmişdürür. Andan Bağdâd-ı Behişt-âbâd dahi büyük kal‘adır. Yigirmi dört bin bedendir ve yigirmi yedi bin adımdır. Andan büyük bu kal‘a-i Antakıyye'dir. Andan küçük kal‘a Mısır'dır, andan küçük Şâm'dır, andan Haleb'dir, andan küçük Kırım cezîresinde Kefe kal‘asıdır ve Rûmeli'nde Kefe'ye mu‘âdil Selânik kal‘asıdır. Andan mâ‘adâ kılâ‘lar bu Antakıyye'den küçükdür ammâ bu kal‘a-i Antakıyye'nin dîvârlarının burc [u] bârûlarının kaddi kadar âlî bir kad bir kal‘ada görmedim. Şark tarafında olan dağlar üzre dîvârlarının kaddi kâmil seksener zirâ‘-ı melikî âlîdir. Ammâ sâhil-i nehr-i Âsî'de olan tarafı yigirmi zirâ‘ alçakdır ve yalın kat dîvârdır. Bu tarafdan mâ‘adâ Haleb kapusundan ve Şâm kapusundan yukaru dağlara çıkınca kat-ender-kat birbirine karîb burc [u] bârûlardır kim dâ’iren-mâdâr cümle (--) aded kulle-i azîmlerdir. Zamân-ı kadîmde bu her kullede kûs-i Takyanus'u döğülürmüş ve her kulle içi beşer tabaka tarh olunmuşdur. Kal‘anın dağ tarafı dîvârının arzı yigirmişer zirâ‘ enlidir ve bu kal‘a ile mefret-i azîm seng-trâşlar ile binâ olunmuşdur kim her bir taşı birer pîl-i Mengerûsî cüssesi kadar vardır. Ve üstâd-ı kâmil tîşe-i Ferhâd ile taşları birbirine eyle imtizâc etdirmiş kim gûyâ yek-pâre bir kal‘a-i devvârdır ve cümle (---) aded kapu, evvelâ cânib-i şimâle nâzır Bâb-ı Haleb yigirmi zirâ‘ kaddi bâb-ı âlî ve vâsi‘dir. Bu kapunun iç yüzünde kayalardan âb-ı hayât su kaynar ve cânib-i garba Bâb-ı Cisr nehr-i Âsî üzre (---) göz cism-i azîm ile ubûr olunup bâb-ı kavîdir ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 22a–22b ·
metinde göster ·
… lde olup bu sıfat ile muttasıf olan seng-i hârânın aşağısından kâmil üç sâ‘atde
devr olunur
. Sahrâ-i âlînin içi kat-ender-kat altı yüz aded gâr-ı azîmlerdir kim her biri b …
Bu eşkâlde olup bu sıfat ile muttasıf olan seng-i hârânın aşağısından kâmil üç sâ‘atde devr olunur. Sahrâ-i âlînin içi kat-ender-kat altı yüz aded gâr-ı azîmlerdir kim her biri birer kârbânsarâydan nişân verir. Cümle üç kat mağaralardır kim Âd kavmi bu kayaları şem‘-i asel gibi oyup gâr-ı yetîmânlar inşâ etmişler kim vasfında cihân mühendisleri âcizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251a ·
metinde göster ·
… ür. Van deryâsın bir âdem sür‘at ile sekiz günde devr eder ammâ bu on iki günde
devr olunur
. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Ve müverrihân-ı İrân-zemîn ve müverrih Mıkdısî bu buh …
Sitâyiş-i Buhayre-i Rûmiyye-i Kübrâ: Bu buhayreye niçeler bahr-i Rûmiyye ve bahr-i Dümbülî ve bahr-i Debîl ve bahr-i Tebrîz derler. Zîrâ etrâfında vâki‘ olan bilâdların ismiyle müsemmâ bir buhayredir. Van deryâsına Vastân bahri ve Erceyeş bahri ve Âdilcevâz bahri derler. Bu dahi eyledir. Ammâ Tebrîz bu deryâya mesâfe-i ba‘îde olup Rûmiyye karîb olmağile Rûmiyye bahri denmeğile ma‘rûf bir buhayre-i mâlih-i mevsûfdur. Böyle bir buhayredir kim rûy-ı deryâsında niçe yüz sayyâd-ı mâhî kayıkları vardır. Ba‘zı âyende vü revende tüccâr-ı sevdâgerân götürür ve getirir keştîleri vardır. Cânib-i şarkîsi şehr-i Tebrîz'dir ve taraf-ı garbîsi şehr-i Rûmiyye ve kal‘a-i Dümbülî'dir ve niçe kendlerdir. Ammâ cenûbunda şehr-i kadîm Erdebil'e hayli mesâfe-i ba‘îdedir. Bu buhayrenin dâ’iren-mâdâr etrâfı Van deryâsından büyükdür. Van deryâsın bir âdem sür‘at ile sekiz günde devr eder ammâ bu on iki günde devr olunur. Ve umkı yetmiş kulaçdır. Ve müverrihân-ı İrân-zemîn ve müverrih Mıkdısî bu buhayre içün {eyle} tahrîr eylemişler kim Hazret-i Resûl-i Kibriyâ-yı Mustafâ Mekke-i Mükerreme'de rahm-i mâderden müştâkk olduğu gice Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya Kubbesi münhedim olup ol gice bu buhayre yerinde olan Pâncüm şehri ka‘r-ı zemîne geçüp bu buhayre zâhir olur, deyü yazmışlar. El-ilmü indallah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295b ·
metinde göster ·
… em'de Kazvîn ve Nihâvend'i medh ederlerdi. Ammâ ol asırda bu Nûh-âvînd üç günde
devr olunur
bir sevâd-ı mu‘azzam imiş. Hâlâ cânib-i etrâfında kat-ender-kat âsâr-ı binâları …
Ba‘dehû Hazret-i Risâlet'e kırk yaşında Mekke-i Mükerreme'de Hazret-i Cibril-i Emîn vesâtatıyla Arapça yarlığıyla nübüvvet geldikde ibtidâ Hazret-i Ebâbekir İslâm ile müşerref olup ba‘dehû nisvândan Hadîce-i kübrâ müslime olup ümmetleri bin aded oldukda ümmetlerin cenge terğîb içün Arapça deyü İslâmbol ve Rûmiyye ve Kurtuba ve Mısır ve Şâm ve Kudüs ve Haleb ve Antakiyye ve Irâk-ı Basra ve Nihâvend ve Kazvîn içün hadîs-i şerîfler deyüp sahâbe-i kirâmların cenge terğîb edüp ekseriyyâ diyâr-ı Acem'de Kazvîn ve Nihâvend'i medh ederlerdi. Ammâ ol asırda bu Nûh-âvînd üç günde devr olunur bir sevâd-ı mu‘azzam imiş. Hâlâ cânib-i etrâfında kat-ender-kat âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308a ·
metinde göster ·
Ve kal‘a dîvârı üzre âheste âheste yürümek ile kal‘a-i Bağdâd'ın çâr kûşesi dâ’iren-mâdâr, Bağdâd-ı üstüvâr yigirmi sekiz bin sekiz yüz adımdır kim iki buçuk fersahdan iki yüz adım eksik kal‘adır. Zîrâ her fersah on iki bin adımdır. Bu hisâb üzre sûr-ı Bağdâd iki fersah ve dörd bin sekiz yüz adım ihâta eder kal‘a-i kebîrdir. Mîl hisâbı üzre kal‘a-i Bağdâd yedi mîl sekiz yüz adım ziyâdedir ve her mîl dörder bin adımdır. Eğer mîl hisâbı ve eğer Ekrâd melmak hisâbı üzre kal‘a-i Bağdâd (---) sâ‘atde devr olunur. Ammâ Şattu'l-Arab'ın cenûb tarafı kûşesinden Akkapu cânibinden tâ İmâm-ı A‘zam tarafındaki kal‘a-i Bağdâd kûşesine gelince kal‘a-i Bağdâd'ın handakı hârici kenârıyla hisâr-ı Bağdâd'ın dâ’iren-mâdâr cirmi kâmil otuz bin hatve-i levendânedir. Ammâ handakı ol kadar amîk değildir, ammâ altmış zirâ‘ enlidir. Şattu'l-Arab tuğyân ile cereyân itse handak Şattu'l-Arab ile leb-ber-leb olur. Ve Akkapu tarafı handakı gâyet vâsi‘ ve arîz ve amîkdir. (---) kat kal‘a dîvârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 340a ·
metinde göster ·
… Ve kal‘a-i Cizre dâ’iren-mâdâr (---) adımdır. Sâ‘at-i nücûmî ile (---) sâ‘atde
devr olunur
ammâ cânib-i garbîsindeki bâğ u bâğçeleriyle bir günde güç ile devr olur.
Ammâ hamd-i Hudâ bu asırda Cizre kal‘ası ve şehrin gâyet ma‘mûr u âbâdân ve ahâlîsin mesrûr [u] handân gördük. Ve kal‘a-i Cizre dâ’iren-mâdâr (---) adımdır. Sâ‘at-i nücûmî ile (---) sâ‘atde devr olunur ammâ cânib-i garbîsindeki bâğ u bâğçeleriyle bir günde güç ile devr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 385b ·
metinde göster ·
… en-i bûm [u] gurâb olmuş bir şehr-i harâbdır kim Şatt kenârınca kâmil bir günde
devr olunur
harâbistânı vardır. Evvelâ be-kavl-i müverrihân-ı Mıkdısî-i Yarmenî, eğer mille …
Eyâlet-i Musul-ı cedîde sâhil-i Şatt'ın garbında cezîre-i Dicle vü Furât'da vâki‘ olmuş bir harâb mesken-i bûm [u] gurâb olmuş bir şehr-i harâbdır kim Şatt kenârınca kâmil bir günde devr olunur harâbistânı vardır. Evvelâ be-kavl-i müverrihân-ı Mıkdısî-i Yarmenî, eğer millet-i Mesîhiyye'den ise de, bu diyâr-ı Irâk'ı ve Âzerbaycân'ı ve Şirvân u Şâmakı'yı tâ Mâverâü'n-nehir'e varınca arz-ı Mukaddes'i eyle tahrîr etmişdir kim, bir müverrih-i âlem anın tahrîrine göre terkîm edüp mâhiyyet-i dünyâyı Atlas ve Minor ve Coğrafiyye kitâbları gibi hakîkat üzre yazamamışlardır. Ammâ merkûm Mıkdısî-i Yarmenî bu arz-ı Irâk'da şehr-i Musul'u kûh-ı bâlâsı ve bânîsi ve arz-ı beledi ve mutalsamât-ı ibret-nümâlarıyla ve imârât-ı külbesiyle tahrîr etmişdir kim Arab u Acem ve Kıbtî ü Yunaniyân müverrihleri ta‘bîr ü tavsîf etmede Mıkdısî yanında cümle müverrihler lâl olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a ·
metinde göster ·
… addemâ Seydî Ahmed Paşa havfından bir tabur-ı azîm kazmış kim bir günde güc ile
devr olunur
. Handakı çâh-ı gayyâdan nişân verüp içinden nehr-i Şamos cereyân eder. Bir tara …
Bu mahalde Rakofçi la‘în mukaddemâ Seydî Ahmed Paşa havfından bir tabur-ı azîm kazmış kim bir günde güc ile devr olunur. Handakı çâh-ı gayyâdan nişân verüp içinden nehr-i Şamos cereyân eder. Bir tarafı büyük nehr-i Şamos ve handakdan hâric şark cânibinde bir sazlık ve bataklık idi. Bu taburda dahi Rakofçi kral karâr edemeyüp andan (---) sâ‘at menzile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 7a ·
metinde göster ·
… içindedir. Bir tarafında handakları yokdur. Buhayresinin cirmi bir günde gücile
devr olunur
, kırk elli kulaç amîk yerleri vardır, ammâ etrâfları sığdır.
Dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin {adımdır}. Ve cümle on bir aded tabya-i azîmleri var ve cânib-i erba‘asından lağım ve meteris aslâ mümkin değildir, zîrâ sâfî batak içindedir. Bir tarafında handakları yokdur. Buhayresinin cirmi bir günde gücile devr olunur, kırk elli kulaç amîk yerleri vardır, ammâ etrâfları sığdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
… on beş mîldir. Tûla mâ’il müsellesü'ş-şekildir kim kâmil yigirmi dör[d] sâ‘atde
devr olunur
bir âb-ı hayât şîrîn göldür. Bir kerre Tırhalalı Fâ’ik Paşa'nın şâtırbaşısı bah …
Ba‘zılar Ohri yazarlar. Vech-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) dir. Bu buhayrenin girdâ-girdi kâmil on beş mîldir. Tûla mâ’il müsellesü'ş-şekildir kim kâmil yigirmi dör[d] sâ‘atde devr olunur bir âb-ı hayât şîrîn göldür. Bir kerre Tırhalalı Fâ’ik Paşa'nın şâtırbaşısı bahis ile devr etmişdir, ammâ ol gün gelemeyüp ba‘de'l-gurûb gücile gelüp bir günde serî‘an devr etmişdir. Etrâfında dörd pâre kal‘ası vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368b ·
metinde göster ·
… ra demir şebeke mâbeyni üç adım vâsi‘ bir yerdir, serâperdenin cânib-i erba‘ası
devr olunur
bir yerdir. Ferşi serâpâ akîk ve yemenî ve pîrûze ve zeberced ve billûr ve nece …
Ve bu cibinlik ile taşra demir şebeke mâbeyni üç adım vâsi‘ bir yerdir, serâperdenin cânib-i erba‘ası devr olunur bir yerdir. Ferşi serâpâ akîk ve yemenî ve pîrûze ve zeberced ve billûr ve necef ve moran ayn-ı semek ve aynü'l-hir ve aynü'l-mâr ve Seylân ve Sebîl-i allâm ve sadef ve Kıbrıs elmâsı ve Alman elmâsı makûlesi, bu zikr olunan zî-kıymet hacerler ile ferşi eyle döşenmişdir kim görenin aklı perîşân olur. Anıniçün bu mahal hâlîçeler ile mefrûş değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291b ·
metinde göster ·
… r-i mâr olur, gâyetü'l-gâye mâlih bir buhayre-i azîmdir. Dâ’iren-mâdâr üç günde
devr olunur
bir buhayredir. Ba‘zı tevârîhlerde bu buhayreye Birketü'l-karn derler. Cânib-i …
Ve bu tur‘a-i Yûsuf halîc halîc niçe bin bâğ u bâğçeleri ve besâtîn-i müşebbekleri rey etdükden sonra iki yüz yigirmi pâre kurâların mezra‘alarına ve gaytânlarına taksîm olup cümle Feyyûm diyârı saky olundukdan sonra mâ-bâkî tur‘a-i Yûsufu Feyyûm şehrinin cânib-i garbîsinde bir sâ‘at ba‘îd bahr-i Hazret-i Yûsuf'a mahlût olur. Hikmet bu kim bu tur‘a-i Yûsuf şehr içinden cereyân ederken âb-ı zülâldir; kaçan kim bahr-i Yûsuf'a munsab olur zehr-i mâr olur, gâyetü'l-gâye mâlih bir buhayre-i azîmdir. Dâ’iren-mâdâr üç günde devr olunur bir buhayredir. Ba‘zı tevârîhlerde bu buhayreye Birketü'l-karn derler. Cânib-i erba‘asında bâğ-ı İrem'den nişân verir yüz pâre ma‘mûr u âbâdân kurâlar vardır. Yedi sekiz ay Mısır'ı meyve ile ganîmet eden bu kurâlardır. Ve bu bahr içre altmış pâre kayasa nâmında balıkcı kayıkları vardır, kurâlara âdem ve metâ‘ götürüp getirmekdedirler ve me’kûlât meşrûbât müsmirât taşımadadırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·