"Ey nefs murâdın üzre işte paça geldi, eğer hâcetinse çık tenâvül eyle"
deyince ol
ân mübârek ağzından hemân gelincik-misâl iki gözü kör bir mahlûk çıkup sahanın …
"Ey nefs murâdın üzre işte paça geldi, eğer hâcetinse çık tenâvül eyle" deyince ol ân mübârek ağzından hemân gelincik-misâl iki gözü kör bir mahlûk çıkup sahanın kenârına çıkup kelb-i akûr gibi paça suyundan nûş edüp def‘-i cû‘dan sonra yine ol mahlûk Bâyezîd-i Velî'nin hırka-i şerîfine pertâb edüp yine dehân-ı şerîfinde içeri girmek kasdında olunca mübârek dest-i şerîfleri ile çarpup zemîne düşdükde pur-putur olup yatırken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99a ·
metinde göster ·
… derdinden halâs edeyim. Yohsa bu kal‘ayı top u tüfeng ile döğmeden ne fâ’ide}"
deyince ol
ân Alî Paşa ol zen-i fertûte-i âkilenin veled-i belîdin Tatar'dan getirdüp avra …
"Eğer yuram, benim oğlumu Tatar elinde esîrlikden kurtarırsan handakın suyu yolun size göstereyim. Handak suyun akıdup kal‘a kuruda kuruya kalsın. Amân vermeyüp kal‘ayı Türk alsın {ve sizi bu kal‘a derdinden halâs edeyim. Yohsa bu kal‘ayı top u tüfeng ile döğmeden ne fâ’ide}" deyince ol ân Alî Paşa ol zen-i fertûte-i âkilenin veled-i belîdin Tatar'dan getirdüp avrata gösterdiklerinde hemân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123b ·
metinde göster ·
… ve iki yeniçerimiz ve altı aded Boşnak gâzîlerimiz esîrdir. Anları bize versin"
deyince, ol
ân on nefer yiğitleri getirüp hakîre teslîm olundu, ammâ bunlardan paşanın zerr …
"Paşa-yı dilîr dostunuz buyurdular kim, anların zindânında bir iç mehterimiz ve iki yeniçerimiz ve altı aded Boşnak gâzîlerimiz esîrdir. Anları bize versin" deyince, ol ân on nefer yiğitleri getirüp hakîre teslîm olundu, ammâ bunlardan paşanın zerre kadar haber [ü] âgâhı yok idi. Hemân hakîr İspilet'de ba‘zı tüccârdan haber alup kendi karîhamdan ol yiğitleri istedim. Hamd-i Hudâ aslâ tereddüd etmedi ve ol gün hakîre bir Osmânlı atı verüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 149a ·
metinde göster ·
… danlar ve irşekler ve beğlerim paşanın önü sıra gitsin’, deyü çâsâr buyurdular"
deyince ol
ân paşa bir âteş-pâre olup eydir:
"Sultânım çâsârın size selâm-ı firâvânları oldur kim ‘Alaylarıyla kal‘amıza girirken sancağ u bayrakları ve alemlerin açmasınlar ve sancak sırıkların kaldırmasınlar ve omuzlarında götürmesinler, zîrâ kal‘a kapusu alçakdır. Ve mehterhânesin çalmasınlar ve benim mehterhânem paşanın önü sıra çalınsın. Ve bizim sultânzâdeler ve vüzerâzâdeler paşanın önü sıra gitsinler ve paşanın ardı sıra benim iç oğlanlarım yürüsünler. Ve cümle sipâhîlerim ve goroflar ve kapudanlar ve irşekler ve beğlerim paşanın önü sıra gitsin’, deyü çâsâr buyurdular" deyince ol ân paşa bir âteş-pâre olup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53b ·
metinde göster ·
… erelerde hınzîr gibi yatırlarmış. Bir hayli ceng edüp münhedimen firâr etdiler"
deyince ol
gâzîlerden altı kelle ve üç dil getirdiler. Paşa söyledüp haps edüp gelen guzât …
"Müjde Sultânım. Bir kaç kelle ve dil geliyor. Hayli ceng etdik. Arab boğazı almadan biz vardık. Meğer anlar huccâcı iki günden sonra gelir mülâhazasıyla ba‘zı derelerde hınzîr gibi yatırlarmış. Bir hayli ceng edüp münhedimen firâr etdiler" deyince ol gâzîlerden altı kelle ve üç dil getirdiler. Paşa söyledüp haps edüp gelen guzâta yigirmişer altun ihsân edüp giderek Nâka boğazı kumsalına varıldıkda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y269b ·
metinde göster ·