İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

deyre

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
41
isabet
35 cümle/beyitte
15,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4116,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–41 / 41

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“deyre” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 12a–12b Ve bu deyre muttasıl bir sahrîc inşâ edüp içine Kırkçeşme uyûnun cereyân etdirüp üzerine bi …
EÇS I 29b–30a … edüp cümle küffâr bir gün mehil alup berren ve bahren her biri birer diyâra ve deyre ve îre gitdiler. Meğer kal‘a içre melâmiyyûndan Yâvedûd Sultân merhûm olunca kü …
EÇS II 325a … oldurup cemî‘î Firengistân ve cümle kâfiristâna teberrüken gönderüp anlardan bu deyre nezerâtlar gelir. Ol yağı cemî‘î emrâz-ı muhtelifeye ve cemî‘î zahmdâr olanları …
EÇS III 57b … Yanvan Târîhlerin istimâ‘ etmek ile bu hakîr Bağdâd'a giderken bu Urfa içre ol deyre girüp ruhbânlardan makramayı görmeğe ricâ etdim. "Bizim deyrimizde ol gûne makr …
EÇS III 76a Deyr-i acîb-i Hızır-İlyâs: Evkâfı çokdur. Cemî‘i Ermenîler bu deyre i‘tibâr etdiklerinden mâ‘adâ Sivas şehrinin zurefâları bu deyre varup ıyş [u] i …
EÇS III 76a … ‘i Ermenîler bu deyre i‘tibâr etdiklerinden mâ‘adâ Sivas şehrinin zurefâları bu deyre varup ıyş [u] işret ederler mihmângâhdır. Ve yine şehr içre Pehlîce değirmanı k …
EÇS III 87b … in âdem Rûm u Arab u Acem'den gelüp cem‘ olur. Herkes nezerâtın getirüp derûn-ı deyre girüp edâ-yı nezir edüp derûnında ne hâyr [u] murâdât var ise du‘â edüp taşra ç …
EÇS V 106a … nda Galata manastırı, kal‘a-misâl bir deyr-i dâl olmağile Burunsuz Kostantin bu deyre kapanup hâricinde bir tabur-ı azîm kazmışdı kim cirmi altı sâ‘atde devr olup ye …
EÇS V 106b … up âyende vü revendeye ta‘âm-ı nefîsesi mebzûldür. Hattâ Lipul oğlu yeni beğ bu deyre üç bin altun nezr gönderüp bir altun kandil gönderdi.
EÇS V 106b Ve'l-hâsıl bu deyre ehl-i kıble cevher-bîn ve mi‘mârân [u] mühendisîn bu deyre on Mısır hazînesi mâ …
EÇS V 106b Ve'l-hâsıl bu deyre ehl-i kıble cevher-bîn ve mi‘mârân [u] mühendisîn bu deyre on Mısır hazînesi mâl gitdi derler, ve's-selâm. Temmet.
EÇS V 106b Andan bu deyre karîb Duna Manastırı mezbûr Lipul Kral'ın karısı Duna Bânû kızın kilisa-yı ibre …
EÇS V 107a … na‘şıyla arabalara tahmîl edüp Boğdan'da bu Duna kilisayı henüz binâ ederken bu deyre ol sandukayı koyup mermer üzre altun kakma zer-nişânlar üzre la‘l u yâkût ve el …
EÇS VI 13b … lan ol kenîse-i dilâvîzin urûşu ve furûşu ve ol asrın üstâdân-ı hüner-furûşu bu deyre yüz sandûka zer-i hâlis sarf edüp niçe bin elvân sanâyi‘-i ibret-nümâlar icrâ e …
EÇS VI 14a Üç bin aded papas ve ruhbân ve muğpîçe muğân huddâmları var. Her biri bu deyre âyin-i Îsâ etmeğe gelenlere ûd [u] amber yakup ve gülâb-ı ıtr-ı şâhî verüp edâ- …
EÇS VI 14b … lâkü'l-bâkî, hattâ bir dıraht-ı engür var niçe bin seyyâhân-ı berr ü bihârân bu deyre gelüp mihmân oldukda felâhatnâme-i bâğbân kavilleri üzre bu üzüm ağacına niçe b …
EÇS VI 94b … ebe-i ulyâsı üzre Mihadi Laslo Kral'ın ve Matyaş Kral'ın ve irşek papa banın bu deyre etdikleri hayrâtlarının târîhleri kıble kapusu üzre hatt-ı Latince tahrîr olunm …
EÇS VI 108b … üzre çıkup bir şemme elbeşte cengi edüp niçe kâfirler dahi kırılup bir mu‘attal deyre girüp kemîngâh-ı penâgâh edinüp bâğa bâğçelere giden guzâta şergil olmağa başla …
EÇS VI 108b Hemân Sadrıa‘zam kolundan mezkûr deyre birkaç balyemez toplar urunca deyrin dîvârı münhedim olup kâfirlerin başlarına …
EÇS VI 169a … bu kal‘aya uğrayup seyr [ü] temâşâ ederken kal‘adan aşağı şimâl tarafındaki bir deyre bir top urup Fethiyye nâmında Süleymân Hân bir câmi‘ binâ etmişdir. Hâlâ ma‘mûr …
EÇS VII 59a–59b Bir mesâfe-i ba‘îdeden bu deyre âdem nazar etse damlarının ve câmlarının billûr u necef u moran revzenlerinin ş …
EÇS VII 59b … î-kıymet-i ibret-nümûn ile zeyn olup her seng-i cevâhir birer gûne fer verüp bu deyre hüsün vermiş. Ve kıblesi olan tarafında la‘l u yâkût ve zeberced ve seylân ve f …
EÇS VII 59b … lları ve niçe irşekleri ve niçe başpapasları bu deyrin mihrâbı önüne ve derûn-ı deyre gömerler, iki tarafı sâfî maşâdlık mezârlığıdır. Ortası tâ mihrâba varınca iki …
EÇS VII 59b … m duhter-i pâkîze-ahteri mürde olup bin milyon mâlını ve yüz milyon altununu bu deyre vakf edüp hâlâ durur. Ve niçe bunun emsâli milyon mâllar bunda medfûndur. Anıni …
EÇS VII 75a … b şişleri ve ol kadar gümüş altun ve kalay ve bakır ve âvânî şeyler yapdırup bu deyre vakf etmişler kim ta‘bîr ü tavsîfden müberrâdır. Ve bu deyrin cânib-i etrâfı gû …
EÇS VIII 241a … ol kadar i‘zâz [u] ikrâm ederler kim bir vecih ile mütesavver değildir, zîrâ bu deyre cemî‘i kâfiristân ve dip Frengistân'dan nezerâtlar gelir. Ve bunda kırk yıl baş …
EÇS VIII 282b … n ve kurdları kırup tahtânî niçe ameller edüp âdem ten-dürüst olur. Anıniçün bu deyre beher sene mâh-ı Temmûz'da niçe bin âdem hayme vü hargâh ve bârgâhlarıyla gelüp …
EÇS VIII 323a–323b … lîfesi Kudun bu kenîseyi binâ edüp yine anda medfûndur, deyü Rûm-ı Yûnâniyân bu deyre gâyet i‘tibâr ederler. Kudin halîfenin kabrini zer-ender-zere müstağrak edüp ce …
EÇS VIII 335b … rüp kondurup göçürürler. Hattâ Kuds-i Şerîf'de olan Nasârâ Kumâmesinden dahi bu deyre hedâyâ gelir, zîrâ bu Manya Âl-i Osmân vilâyeti içinde olup Osmânlı ile harb [ü …
EÇS IX Y60a … a ve Beç tahtında İstifani ve Amıstırdam ve Kaşa şehri, kiliseleri ola. Ammâ bu deyre küffâr-ı bedgirdâr ale'l-ittifâk var makdûrların sarf edüp bir gûne bâğ-ı şükûf …
EÇS IX Y60a–Y60b Cümle Rûm bu deyre gâyet Y 60b i‘tibâr ederler, cemî‘i milk-i nasârânın dâr [u] diyârlarından ni …
EÇS IX Y60b … 31b⟧ hadd [ü] pâyânı yokdur. Evlâdı olmayan kefereler cümle mâl [ü] menâlın bu deyre vakf eder.
EÇS IX Y196a … ferenin zu‘m-ı bâtıllarınca İskender'in ibâdetgâhıdır, derler. Ve bu mahalde bu deyre i‘tibâr-eser bir mahalle kefere hâneleri vardır. Cümle Rûmlardır. Ammâ aslâ Tür …
EÇS IX Y222b Ve bu deyre hayrât u hasenât edüp nezerât gönderen kralların sûretleri var kim gûyâ amel-i …
EÇS IX Y223b … çalınmaz. Zirve-i a‘lâsın Hazret-i Ömer münhedim etmişdir. Ammâ bu mahalde yine deyre muttasıl bir erganûn-hâne vardır. Bednâm günlerinde bir erganûn Mizmerât-ı Dâvû …
EÇS IX Y224b–Y225a … le alsın" deyü nezr etdükde eğer ol kız sıhhat bulursa babası ahde vefâ edüp bu deyre me’kûlât [u] meşrûbâtıyla gönderüp bunda mürde olunca bir et parçacığı yemeğe h …
EÇS IX Y224b–Y225a … ükellef değildir. Huddâmları yine fertûte zen-i pîrezenlerdir. Kefereleri içeri deyre komazlar ammâ ba‘zı müselmânları ol deyre koyup seyr Y 225a olunur.
EÇS IX Y224b–Y225a … zen-i pîrezenlerdir. Kefereleri içeri deyre komazlar ammâ ba‘zı müselmânları ol deyre koyup seyr Y 225a olunur.
EÇS IX Y225b Ba‘dehu Hazret-i Îsâ bu manastırda rahm-ı mâderden müştak olduğıyçün bu deyre Beytü'l-lahm dediler. Ve mevlûd-ı Îsâ Hazret-i Risâlet-penâh'ın hicretinden alt …
EÇS X Y274a … tuyûrdan mâ‘adâ bir zî-rûh girse ol ân ölür. Hattâ başına dermânsız Arablar ol deyre girüp cümle pire ve kehleleri ölüp halâs olur. Aceb mutalsam deyr-i acîbedir. V …
EÇS X Y274a … p cümle pire ve kehleleri ölüp halâs olur. Aceb mutalsam deyr-i acîbedir. Ve bu deyre beş yüz adım karîb yine tarîk-ı âm üzre,