Bu sene-i mezbûrda yine Kostantîn kıyâma gelüp Ayasofya deyrinin cânib-i erba‘asına binbir kubâb-ı azîmeler binâ edüp herbirinde âyîn-i dîn-i millet-i iryâziliye olurdu kim dîn-i Hazret-i Mesîh-i enfâsdır. Evvelâ binâ olunan kubâb-ı âlînin biri hâlâ Arslanhâne ve Nakkâşhâne olan kubbe-i nühtâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12b ·
metinde göster ·
cenûbunda dörd aded amûd-ı müntehâ beyâz mermerler üzre bilâ-teşbîh Cebrâ’îl ve …
On dördüncü tılısmât-ı acîbe: Ayasofya deyrinin cenûbunda dörd aded amûd-ı müntehâ beyâz mermerler üzre bilâ-teşbîh Cebrâ’îl ve İsrâfîl ve Mîkâ’îl ve Azrâ’îl kerrûblarının timsâlleri var idi. Biri cânib-i şarka, biri garba, biri şimâle, biri cenûba müteveccih dururlardı. Yılda bir kerre Cebrâ’îl sûreti kanat kakup sayha ursa şark cânibi ganîmet olur derlerdi. İsrâfîl sûreti kanat ursa garbda kaht [u] galâ olur derlerdi. Mîkâ’îl sayha ursa şimâl cânibinde bir sâhib-hurûc zuhûr eder derlerdi. Azrâ’îl sayha ursa cemî‘i dünyâda tâ‘ûn olur deyü havf ederlerdi. Bu timsâller Hazret-i Fahr-i âlem vücûda gel[dik]de ser-nigûn olup hâlâ mezkûr amûdlar Ayasofya Çukurçeşmeleri kurbünde dörd aded mermer amûdlar râyegân temâşâgâhdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
… etmeğe kâdir değiller idi. Yılda bir kerre Cihângîr zemîninde olan Aleksandıra
deyrinin
ziyâretine gelenler bu Tophâne'deki gûlleri ve dîvleri ve sehereleri ve sâhirle …
Ve İskender-i Zülkarneyn kaçan kim Sedd-i Ye’cûc'ü binâ edüp bir kaç gûl-i beyâbânı ve 130b bir kaç aded mehîb dîv-i sefîdleri ve Çerâkize vilâyetinde olan kûh-ı Elburz'de sâhir oburları ve Abaza diyârında olan Sadşe dağlarındaki sehere avretleri cümle mezkûr diyârlardan Kostantıniyye ki, Makdonya şehridir, anda getirüp bu Tophâne'de bir hafr-ı azîm içinde dest [u] pâlarına hurmâ lîfi habl-i kavî ile kayd [ü] bend edüp habs etmişdi. Bi-emrillâh tılısmât habl kuvvetiyle hareket etmeğe kâdir değiller idi. Yılda bir kerre Cihângîr zemîninde olan Aleksandıra deyrinin ziyâretine gelenler bu Tophâne'deki gûlleri ve dîvleri ve sehereleri ve sâhirleri temâşâ ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a–130b ·
metinde göster ·
… bân mürd oldukda mezkûr taş beşiği Hırkîloğlu ilya nâm kıral ol beşiği Ayasofya
deyrinin
sağ tarafındaki tabakaya koyup hâlâ ziyâretgâhdır.
Zamân-ı kadîmde bu şehir kefere destinde iken ismine kuna petro derlerdi. Ya‘nî "taş beşik" demekdir. Sebebi oldur kim bu şehir zemîni çengelistân-ı hıyâbân iken Yaşka nâmında bir ruhbân râhib bunda bir kenîse-i azîm binâ edüp Kudüs-i Şerîf'de Hazret-i Îsâ'nın rahm-ı mâderden müştak olduğu Beytüllahm nâm mahallinden Hazret-i Îsâ'nın ibtidâ sabâvetde gasl olunduğu taş tekneyi mezkûr ruhbân Kudüs'den getirüp bu Beşiktaş'daki deyrine koduğundan lisân-ı Urum'da Beşiktaş ismiyle bu şehir şöhret bulup ma‘mûr [u] âbâdân olup ba‘dehu ruhbân mürd oldukda mezkûr taş beşiği Hırkîloğlu ilya nâm kıral ol beşiği Ayasofya deyrinin sağ tarafındaki tabakaya koyup hâlâ ziyâretgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134b ·
metinde göster ·
… âbekr'i Van diyârına gönderüp İslâma da‘vet etdikde Van kal‘ası içre olan Câlût
deyrinin
ruhbânı Hoca Nakdî-i Kakrîzî İslâm ile müşerref oldu. Anı görünce on iki bin En …
Ba‘dehû Hazret-i Risâlet-penâh'a kırk yaşında Arapça âyeti ile Cibril-i Emîn vesâtatı ile nübüvvet geldikde cemî‘i küffâr diyârlarına yarlığ-ı belîğ yazup birer sahâbe-i güzîni elçi gönderüp Hazret-i Ebâbekr'i Van diyârına gönderüp İslâma da‘vet etdikde Van kal‘ası içre olan Câlût deyrinin ruhbânı Hoca Nakdî-i Kakrîzî İslâm ile müşerref oldu. Anı görünce on iki bin Enûşirvânî Ermenî tâ’ife îmâna gelüp Hoca Nakdî'yi Hazret-i Ebâbekir hâkim edüp mezkûr deyri Hoca cevâmi‘ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 249b ·
metinde göster ·
taşra haremine nâzır garb kapusunun kanatları sâfî sedefkârî ve gümüş pullar ka …
Andan bu Lipul Kral deyrinin taşra haremine nâzır garb kapusunun kanatları sâfî sedefkârî ve gümüş pullar kakma savatlı musanna‘ kapudur. Ve bu deyr içre olan altun ve gümüş buhûrdân ve gülâbdân ve şam‘dânlar ve çerâğdânlar ve mücevher kanâdiller ve gûnâ-gûn zî-kıymet ve musanna‘ maslûbâtları hisâba gelmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106b ·
metinde göster ·
çanlığı âlî olup cümle yedi yüz yetmiş kademe taş nerdübândır ve içinde cümle ü …
Ve cümle kullelerden bu İstifani deyrinin çanlığı âlî olup cümle yedi yüz yetmiş kademe taş nerdübândır ve içinde cümle üç yüz aded sağîr ü kebîr hücre-i bıtrîkânlar vardır. Ve dahi tâ zirve-i a‘lâsında bir altun topu var, kâmil yüz elli vukıyye altun-ı hâlis top doludur. İçi on şinik buğday alır derler. Kaçan kim Süleymân Hân sene 936 târîhinde bu Beç kal‘asın muhâsara edüp bu kulle-i bâlâyı döğmeğe kıyamayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 61b ·
metinde göster ·
cerrâhbaşısı ilâc edecek olduğun hakîr istimâ‘ edüp cerrâhbaşıya varup hüsn-i ü …
"Benim ecdâdlarımın dâr-ı şifâlarında bu kadar vazîfe-i mu‘ayyene yer cerrâh-ı kâmiller ve fassâd-ı âmiller var. Elbette benim bu akrabâma bir dâ-i devâ etsinler, yohsa cümlesini kat‘-ı erzâk ederim", dedikde İstifani deyrinin cerrâhbaşısı ilâc edecek olduğun hakîr istimâ‘ edüp cerrâhbaşıya varup hüsn-i ülfet etdikde ol ân mecrûh kefereyi getirüp bir çârpâlı serîr-i harîr üzre darîr-misâl a‘mâ gibi yatırdılar, ammâ başı Adana kabağı gibi gözleri Mardin encâsı gibi burnu Mora patlıcanı gibi cümle şişmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62a ·
metinde göster ·
Ve cânib-i şarkîsinde olan hücrelerin sütûhu bu Kumâme
deyrinin
üzerine musallatdır. Ve bu mescidin cânib-i şarkîsindeki dîvâr Kumâme dîvârıdır …
Ve cânib-i şarkîsinde olan hücrelerin sütûhu bu Kumâme deyrinin üzerine musallatdır. Ve bu mescidin cânib-i şarkîsindeki dîvâr Kumâme dîvârıdır. Bu mescidde evkât-ı hamse edâ olunurken Kumâme içinde keferelerin dahi İncîl okudukları ve erganûn çaldıkları istimâ‘ olunur. Hîn-i fetihde Hazret-i Ömer böyle ahd [ü] şart ile Kumâme'de böyle mescid binâ etmişdir kim cemî‘i küffâra dâğ-ı derûn olmuşdur, garîb temâşâdır. Bu mescid içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y224a ·
metinde göster ·