… dan yine menganeyi burdukça herîfin kellesi kabağı bi-emrillâhi te‘âlâ kellenin
diş diş
kined yerlerinden açılup kelle içinde beyni enseden tarafa nümâyân olup kelleni …
Andan yine menganeyi burdukça herîfin kellesi kabağı bi-emrillâhi te‘âlâ kellenin diş diş kined yerlerinden açılup kelle içinde beyni enseden tarafa nümâyân olup kellenin içi kulaklar mâbeynine dek sulu kan ve sümük gibi ba‘zı ahlât ile memlû olup beyni yanında tüfeng kurşumu kâğızıyle durur. Meğer beş dirhem çakmaklı tüfeng kurşumu imiş, beyninin zarı yanında durup kırmızı kan ile mülemma‘ olup durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62a ·
metinde göster ·
… ı Mehemmed Geray Hân'a hedâyâ getirmişlerdi. Aynı Rûm'un ev saçaklarında buzdan
diş diş
olup sarkmış dud yaprağı tırtıl kurdu şeklinde kol kalınlığı cânlı buzdan kurdl …
İçinde tazı kadar âb-ı zülâlleri, ya‘nî cânlı kar kurdları olur. Bir nev‘i dahi âdem uyluğu kalınlıkda kara başlı ve kara gözlü buzdan cânlı kur[d]ları olur, ana hukemâ âb-ı zülâl derler. [Ta]vustân hânları Mehemmed Geray Hân'a hedâyâ getirmişlerdi. Aynı Rûm'un ev saçaklarında buzdan diş diş olup sarkmış dud yaprağı tırtıl kurdu şeklinde kol kalınlığı cânlı buzdan kurdlar idi. Başların kırup içinde pâlûze 160a gibi suyunu emüp içdik. Hakkâ ki gûyâ hayât-ı câvidân bulup recûliyyet damarlarımız harekete gelüp etrâf [u] eknâfda olan Tavustân mahbûbelerine nazar etmeğe başladık. Ammâ bu âb-ı zülâlin harekât [u] sekenâtları hemân kar içinde ikendir. Taşra çıkınca hareketden kalıyor. Hemân cümle vücûdu buzdur, ammâ içi koyuca âb-ı zülâldir. Cemî‘i zamânda suda râyiha halk olunmamışdır, ammâ bu zülâl-i acîn olmuş bâdem râyihasındadır. Ammâ dahi büyüğü olurmuş, lâkin hakîr görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 159b–160a ·
metinde göster ·
… larda balısıra derler bir balı hâsıl olur. Cemî‘i çam dallarında beyâz beyâz ve
diş diş
olup biter ve bu balı bu çamlarda bir gûne kurdcuğaz hâsıl olup çamların ⟦Y 65a …
Ve re‘âyâsının bir mahsûlleri dahi cemî‘i dağlarında olan çamlarda balısıra derler bir balı hâsıl olur. Cemî‘i çam dallarında beyâz beyâz ve diş diş olup biter ve bu balı bu çamlarda bir gûne kurdcuğaz hâsıl olup çamların Y 65a dalların delik delik delüp tenâvül eder. Ba‘dehu mezkûr kurdlar çam kabukları ve nihâlleri üzre sıçup beyâz beyâz ballar dallar üzre bitişüp kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y64b–Y65a ·
metinde göster ·
Ammâ ağaçlarda kurdların yapdığı ballar gömeç değildir. Hemân
diş diş
olmuş kurd balıdır kim gûyâ ma‘cûndur. Bi-emrillâhi ta‘âlâ rub‘-ı meskûnda bu k …
Ammâ ağaçlarda kurdların yapdığı ballar gömeç değildir. Hemân diş diş olmuş kurd balıdır kim gûyâ ma‘cûndur. Bi-emrillâhi ta‘âlâ rub‘-ı meskûnda bu kurd balı bu Sivrihisâr dağlarına mahsûsdur kim bu dağlara Karadağlar derler serâpâ çamlı dağlardır. Tâ kıble tarafına sekiz sâ‘at Cum‘a kazâsı şehrine varınca o dağların çamlarından bi-emrillâh kurddan bal hâsıl olur çamlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y65a ·
metinde göster ·
… demek olur. Yaylalarda ve Bursa'da cebel-i Ruhbân'da çokdur. Sarımsak dişi gibi
diş diş
bir beyâz nebâtâtdır. Kurudup havânda sahk edüp şeker ve asel ile şerbet edüp z …
şerbet-i sa‘leb: Lisân-ı Arab'da hussatü's-sa‘leb ya‘nî tilki hayâsı demek olur. Yaylalarda ve Bursa'da cebel-i Ruhbân'da çokdur. Sarımsak dişi gibi diş diş bir beyâz nebâtâtdır. Kurudup havânda sahk edüp şeker ve asel ile şerbet edüp zencebîl ile nûş olunur. Ammâ pişirmesinin şartı oldur kim pâlûze gibi karışdıralar, top top olmaya. İki fincân nûş eden vecâ‘-ı sadırdan halâs olup kuvvet-i basarı ziyâde edüp bedene takviyet verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y167b ·
metinde göster ·
… mâ: Üç nev‘dir. Bir nev‘i Bağdâd'ın hastâvî hûrmâsı gibi mevzûndur, bi-emrillâh
diş diş
olup gûyâ sükkerdir ve gâyet terdir, âdemin demâğında mahv olur. Ve bir nev‘i d …
Beyâz hûrmâ: Üç nev‘dir. Bir nev‘i Bağdâd'ın hastâvî hûrmâsı gibi mevzûndur, bi-emrillâh diş diş olup gûyâ sükkerdir ve gâyet terdir, âdemin demâğında mahv olur. Ve bir nev‘i dahi andan kısadır, ammâ çekirdeği Y 236a arpa kadar olur, bu dahi nebât-ı hamavî gibi terdir. Ve biri dahi bayağı beyâzdır, misk râyihası müşâhede olunur. Ammâ bu üç nev‘ hûrmâ şiddet-i hârdan kuruyup bir diyârdan bir diyâra gitmeğe tahammül etmez, zîrâ gâyet terdir, hemân ratb iken bey‘ olunur ve kesret üzre değildir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y235b–Y236a ·
metinde göster ·
… , Niyyet taş derler. Yerden bir buçuk âdem kaddi bozca vîrânca hûrmâ ağacı gibi
diş diş
bir ağac şekilli taşdır. Niyyet-i hâlis ile bir İhlâs tilâvet edüp on adım yerd …
Hikmet-i Hudâ niyyeti dürüst gelüp vatan-ı aslîsine eyyâm-ı muvâfık ile gider. Ba‘zısının niyyeti dürüst gelmeyüp birkaç gün dahi İskenderiyye'de meks eder. Mücerreb taş hûrmâ ağacıdır, Niyyet taş derler. Yerden bir buçuk âdem kaddi bozca vîrânca hûrmâ ağacı gibi diş diş bir ağac şekilli taşdır. Niyyet-i hâlis ile bir İhlâs tilâvet edüp on adım yerden ağaca doğru varup el uranın murâdı hâsıl olur. Gözün yumup doğru varmayanın murâdı hâsıl olmaz, te’hîr lâzımdır. Niçe bin kerre tecrübe olunmuşdur, deyü meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y323a ·
metinde göster ·