… e donsuz gezerler. Bu deyr-i musanna‘ın niçe kerre yüz bin guruş evkâfı olup tâ
Dib Frengistân'dan
bu gumâmeye nezerâtlar ve zeyt yağları gelir.
Menzil-i Aya Yani burnu: Bu mahalde bir manastır var. Cümle ruhbâneleri mahbûbe kızlardır. Anda olan pençe-i âfitâb kızlar meğer kim Kisoma şehrinde ola. Cümle kızlar tor uçkur ve harîr-i muhtem işleyüp gizlice metâ‘ların fürûht ederler. Gerçi uçkur işlerler ammâ kendüleri uçkursuz ve donsuz gezerler. Bu deyr-i musanna‘ın niçe kerre yüz bin guruş evkâfı olup tâ Dib Frengistân'dan bu gumâmeye nezerâtlar ve zeyt yağları gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323a ·
metinde göster ·
… şdur. Ammâ bu Nazarete küffâr zamânı cümle bâzergânlar Rûm u Arab u Acem'den ve
Dib Frengistân'dan
metâ‘larıyla gelüp bu hânda mihmân olup kâmil kırk gün oturup eğer tâ‘ûnları va …
Nazarete limanı: Kandiye kal‘asından beş bin adım ba‘îd leb-i deryâda bir taşlık yerde kal‘a-misâl bir hân-ı azîmdir kim Deli Hüseyin Paşa Kandiye'yi muhâsara etdikde sehel berbâd etmiş, ammâ şimdi sadrıa‘zam fermânıyla bir dervîş bu hânı bir tekye-i dervîşân etmeğe me’zûn olmuşdur. Ammâ bu Nazarete küffâr zamânı cümle bâzergânlar Rûm u Arab u Acem'den ve Dib Frengistân'dan metâ‘larıyla gelüp bu hânda mihmân olup kâmil kırk gün oturup eğer tâ‘ûnları var ise pâk olmayınca kal‘aya komayup kırk günden sonra korlar. De’b-i küffâristân cümle böyledir. Anıniçün her şehirlerinin taşralarında böyle bâzergân müsâfirîn-i nazareteleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324b ·
metinde göster ·
beher sene niçe kerre yüz bin guruş milyon mâl gelüp âyende vü revendegânlara y …
Bu deyr-i musanna‘ın papaslarına tâ Dib Frengistân'dan beher sene niçe kerre yüz bin guruş milyon mâl gelüp âyende vü revendegânlara yedirüp içirüp kondurup göçürürler. Hattâ Kuds-i Şerîf'de olan Nasârâ Kumâmesinden dahi bu deyre hedâyâ gelir, zîrâ bu Manya Âl-i Osmân vilâyeti içinde olup Osmânlı ile harb [ü] kıtâl edüp ser-fürû etmediklerinden ve beher sene niçe bin ümmet-i Muhammedler esîr etdiklerinden bu kenîse ruhbânlarına hedâyâlar gelir. Hakîkatü'l-hâl aceb mel‘ûn kefereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
Yılda bir kerre kiras mevsiminde bu fezâya yüz bin benî âdem Rûm ve Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Semerkand ve Belh [u] Buhârâ ve Mısır u Şâm ve Irâk'dan ve cemî‘i Dib Frengistân'dan ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘adan cemî‘i tüccârân-ı berr [ü] bihârânların hamusu metâ‘-ı firâvânlarıyla bu panayıra cem‘ olup çârsû-yı bâzâra getirenlerden mâ’adâ taşra vâdîlerde niçe bin hayme ve hargâh ve bârgâh ve külbe-i ahzânlar çalas ve malaş palaşdan kurulup bir ordu-yı bâzâr tüccârı kurulur kim gûyâ İskender-i Kübrâ yâhûd Keyhusrev-i Dârâ ordusu olup bu vâdî âdem deryâsıyla pür olup niçe kerre yüz bin yük metâ‘lar elbette meydâna çıkup fürûht olup ve niçe yüz bin yük metâ‘lar alınup kuş südü ve âdem südü ve arslan südü dahi bulunur. Kuş südü yumurtadır, âdem südü avret südüdür, arslan südü şarâb-ı bî-hicâbdır. Anlar dahi bulunur. Hattâ yumurta envâ‘ından deve kuşu yumurtası ve âdem yavrusu ve körpe âdem kuzusu ve ciğer-kûşeleri bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 375b ·
metinde göster ·
Ammâ bir deyr-i ma‘mûru var kim cemî‘i kefereler i‘tibâr edüp
dib Frengistân'dan
me’kûlât [u] meşrûbât nezerâtları gelir ibret-nümâ manastırdır. Keferenin zu‘m- …
Ammâ bir deyr-i ma‘mûru var kim cemî‘i kefereler i‘tibâr edüp dib Frengistân'dan me’kûlât [u] meşrûbât nezerâtları gelir ibret-nümâ manastırdır. Keferenin zu‘m-ı bâtıllarınca İskender'in ibâdetgâhıdır, derler. Ve bu mahalde bu deyre i‘tibâr-eser bir mahalle kefere hâneleri vardır. Cümle Rûmlardır. Ammâ aslâ Türkçe bilmezler, cümle lisân-ı Arabî tekellüm ederler ve Urumca dahi bilmez[ler]. Yemîn eyleseler Vahhedallâhu bi-sırrı şem‘ûn derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196a ·
metinde göster ·