vardır, bunlarda kahve döğülürken havân gürüldüsünden gûyâ ra‘d gürler âdeme de …
Ve bu kârhânede yüz yerde gedikli dibekler vardır, bunlarda kahve döğülürken havân gürüldüsünden gûyâ ra‘d gürler âdeme dehşet gelir. Bir vukıyye kahve üç akçeye ve iki akçe emîne verilir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175b ·
metinde göster ·
… si câmi‘i kurbünde yapılup mahsûlâtı câmi‘ mürtezikalarına â’ide olmuşdur. Elli
dibek
ve bir furundur, mütevellî tarafından zabt olunur. Bunlar dahi hemçünân ubûr ed …
Ve bir tahmîs dahi Sultân {Mehemmed} Hân-ı Râbi‘'in vâlidesi câmi‘i kurbünde yapılup mahsûlâtı câmi‘ mürtezikalarına â’ide olmuşdur. Elli dibek ve bir furundur, mütevellî tarafından zabt olunur. Bunlar dahi hemçünân ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 175b ·
metinde göster ·
… î kavmidir kim bunlarda olan küheylân ve taşdökân kısa belli ve öküz bilekli ve
dibek
karınlı ve sumak burunlu, elma göz, semîn ü cesîm ve kesimi güzel mahbûb-ı Mahm …
Cümle Ekrâdı şâhbâz u gâzî Muhammedî kavmidir kim bunlarda olan küheylân ve taşdökân kısa belli ve öküz bilekli ve dibek karınlı ve sumak burunlu, elma göz, semîn ü cesîm ve kesimi güzel mahbûb-ı Mahmûdî atları olur kim Kürdistân'da böyle at olmazdır. Bend-i Mâhîsindeki sayd olunan mâhîler dahi cümle memdûhdur. Ammâ imâret-i ebniyyeleri gayr-i memdûhdur. Ancak bir Ulucâmi‘i ve bir Şeref Hân sarâyı ve bir hammâmı ve bir hânı ve bâğ u bostânı ve kifâyet mikdârı dükkânı vardır. Ammâ âb u hevâsı ve engürü memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 246a ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâm, mezkûr yılanların sırt etlerin ağac
dibeklerde
ve yine ağac havân eliyle döğüp ma‘cûn-misâl sahk edüp mîzânda vezn ederler. Bu …
Hulâsa-i kelâm, mezkûr yılanların sırt etlerin ağac dibeklerde ve yine ağac havân eliyle döğüp ma‘cûn-misâl sahk edüp mîzânda vezn ederler. Bu mahalde buna kurs-ı ef‘î derler, beyâz bir ma‘cûn-ı ekber olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y125a ·
metinde göster ·
… etirüp natrûn ile bir dahi kal edüp billûr olur. Eğer âteşe yakmayup mezkûr otu
dibekde
döğüp çamur ile mahlût edüp çörek çörek ederler. A‘lâ abâ vü kebe ve çuka makûl …
Gâsûl: Bir gûne sâbûndur kim İskenderiyye'ye giden Nâsırıyye tur‘ası kenârında hâsıl olur bir nebâtâtdır. Dağlar gibi bir yere cem‘ edüp âteşe ururlar, külünden bi-emri Hudâ sırça olur. Mısır'a getirüp natrûn ile bir dahi kal edüp billûr olur. Eğer âteşe yakmayup mezkûr otu dibekde döğüp çamur ile mahlût edüp çörek çörek ederler. A‘lâ abâ vü kebe ve çuka makûlesi eşyâlar anınla yaykanup sâbûn gibi köpürüp beyâz eder. Ammâ ince dülbend ve ince gömlekler gasil etmeğe yaramaz. Aceb sırdır kim aslı otlukdur, âteşde yanup sırça olur, otluğu toprak ile mahlût olup sâbûn olur gâsûldırlar, bir temâşâdır. Arapça Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y239b ·
metinde göster ·
… a‘zı âdemler bu gâsûlü esbâb yaykamak içün sâbûn etmek murâd edinirse bu gâsûlü
dibeklerde
döğüp hurde eder. Ba‘dehu bu kurâya mahsûs bir gûne türâb vardır, ol türâbı çam …
Ba‘zı âdemler bu gâsûlü esbâb yaykamak içün sâbûn etmek murâd edinirse bu gâsûlü dibeklerde döğüp hurde eder. Ba‘dehu bu kurâya mahsûs bir gûne türâb vardır, ol türâbı çamur edüp hurde olan gâsûlü balçığa mahlût edüp hamîr gibi yoğururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y312b ·
metinde göster ·