sâkin olup bu münevver vech-i hasenli cemâ‘ati temâşâ etmede hayran oldum. Hemâ …
Derhâl câmi‘in kapusu küşâde olup pür-silâh asker ile câmi‘-i münevverin içi nûr-ı münevver-i cema‘ât-i kesîreyle mâl-â-mâl olup salât-ı fecrin sünnetin edâ edüp salavât-ı şerîfeye meşgûl oldular. Meğer hakîr minber dibinde sâkin olup bu münevver vech-i hasenli cemâ‘ati temâşâ etmede hayran oldum. Hemân cenbimde olan câna nazar edüp;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 6b ·
metinde göster ·
Ve Yenisarây ki Âsitâne-i Dârü's-sa‘âdet'dir, Arpa anbârı
dibinde
Kireçcibaşıkapusu'ndan Yenisarây dâ’iren-mâdar on altı kapudur, on aded kapusu …
Ve Yenisarây ki Âsitâne-i Dârü's-sa‘âdet'dir, Arpa anbârı dibinde Kireçcibaşıkapusu'ndan Yenisarây dâ’iren-mâdar on altı kapudur, on aded kapusu mekşûfdur, altısı mağlûk kapulardır, hîn-i mahalde küşâde olur hâs kapulardır, âmm kapuları değildir. Bu Yenisarây kal‘ası Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân'ındır kim dâ’iren-mâdar cirmi altı bin beş yüz adımdır. Ve Âhûrkapu'dan taşra nev binâ olan tarîk-ı âmm üzre tâ Yedikulle köşesine varınca on bin adımdır ve yedi kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
… Hâlâ sâbit dâ’im bir ibret-nümâ hezârân-pâre bir alâmetdir. Ve mi‘mârbaşı mîlin
dibinde
medfûndur kim Uryarin nâm bir üstâd-ı kâmildir. Ayasofya'yı binâ eden Ağnados m …
On beşinci tılısmât: Atmeydânı'nda Milyonpar nâm amelî bir sütûn-ı âlîdir kim zirâ‘-ı bennâ ile kaddi yüz elli arşındır. Kostantîn zamân-ı hükûmetinde kabza-i tasarrufunda olan pâdişâhların dest-i hükûmetlerinde olan kılâ‘ların ve şehr-i azîmlerin adedince her pâdişâh-ı hâkimden ol kadar makbûl [u] mu‘teber reng-â-reng ahcâr-ı zî-kıymet taleb edüp geldikde Atmeydânı sahrâsında dağlar gibi yığılup tamâm oldukda hisâb [u] kitâb etdiler üç kerre yüz bin seng-i gûnâ-gûn gelmiş. Andan bildiler kim Kostantîn üç kerre yüz bin kal‘a ve şehre mâlik kıral imiş. Ba‘dehu bir üstâd-ı kâmil bu taşlar inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atmeydânı'nda merkûm taşlardan kılâ‘ [u] büldânın nizâmı intizâmıyçün bir mîl minâre tılısm edüp mîlin tâ ortasında bir kalın demir mîl diküp cânib-i erba‘asına mezkûr taşları hendese üzre inşâ edüp mîlin tâ zirve-i a‘lâsında hammâm kubbesi kadar bir mıknatîs taşı koyup ol mîlin ortasına vaz‘ olunan hadîd mîli seng-i mıknatîs cezb edüp cümle seng-i gûnâ-gûnlar dahi birbiri üzre metânet buldu. Ve ol mîlin cemî‘i taşları ekâlîm-i seb‘a şehirlerinin herbirinden gelüp binâ olunduğıyçün milyonpar derler. Hâlâ sâbit dâ’im bir ibret-nümâ hezârân-pâre bir alâmetdir. Ve mi‘mârbaşı mîlin dibinde medfûndur kim Uryarin nâm bir üstâd-ı kâmildir. Ayasofya'yı binâ eden Ağnados mi‘mârın oğludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
… ı şehîd etdiler. Ve Alî ile Â’işe anaları nehr-i Furâd kenârında Ca‘ber kal‘ası
dibinde
ceng-i azîm edüp tarafeynden yigirmi bin âdemleri şehîd oldu. Ve yakın zamânda …
"Bire Arab kavmi içre tefrika girüp Halîfe Osmân'ı şehîd etdiler. Ve Alî ile Â’işe anaları nehr-i Furâd kenârında Ca‘ber kal‘ası dibinde ceng-i azîm edüp tarafeynden yigirmi bin âdemleri şehîd oldu. Ve yakın zamânda Muhammed'in kızı oğlu imâm Hüseyin'i Kerbelâ'da Yezîd kırk elli bin âdem ile susuzlukdan ve açlıkdan ba‘zısın kılıç ile kırup şehîd etdiler. Hâlâ anların içine tefrika düşüp bu gûne fetretler vâkı‘ olup anların bugün de başların kaşımağa dermânları yokdur. Hemân fursat ganîmetdir Kostantıniyye'miz içre olan Arab-ı Urbân'ı kırup âsûde-hâl olalım" deyü bir alay müşrikin bu sû’-i tedbîri hüsn-i tedbîr görüp hicretin iki yüz elli altısında niçe kerre yüz bin küffâr-ı hâksâr ale'l-gafle gulû-yı âm edüp herkes halvethânesinde tâ‘at [u] ibâdâta meşgûl iken İslâmbol ve Galata'da olan ümmet-i Muhammed 22a içre bir gırîv [ü] feryâd-ı Allâh Allâh kopup herkes ahâlî-i mahallesiyle bir yere cem‘ olup ceng-i azîm edüp küffârı kırup şehîd olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b–22a ·
metinde göster ·
… ] gû oldu. Andan cümle guzât-ı müslimîn yüz elli pâre gemileri Tershâne bâğçesi
dibinde
Şâhkulu nâm iskelede deryâya indirdikleri yerler hâlâ Okmeydânı içre nümâyândır …
"Âyâ bu ne ola" deyü perişân hâl olup derûn-ı kal‘ada beyne'l-küffâr bir güft [ü] gû oldu. Andan cümle guzât-ı müslimîn yüz elli pâre gemileri Tershâne bâğçesi dibinde Şâhkulu nâm iskelede deryâya indirdikleri yerler hâlâ Okmeydânı içre nümâyândır. Ve ol asırda keştîlerin altına nisâr olunan dârûlar ile'l-ân ol câ-yı ma‘hûdda kendü bitüp kendü yiter.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26a ·
metinde göster ·
… câmi‘i ve mahallesi derler. Ba‘dehu Horosî Dede tâ ömrü âhir olunca Horoskapusu
dibinde
merhûm olup merhûm dedemiz Unkapanıkapusu hâricinde şâhrâh üzre bir soffada def …
"Kum yâ gâfilûn" deyü guzât-ı müslimîni âgâh etdüğiyçün Horos Dede derlermiş. Merhûm dedemiz {Yavuz Er} gâyet mu‘tekidi olmağile bunların şerefiyyetine Unkapanı'nın iç yüzünde bir câmi‘ inşâ etmişdir kim hâlâ Sağrıcılar {çârsûsu} içinde Yavuz Er câmi‘i ve mahallesi derler. Ba‘dehu Horosî Dede tâ ömrü âhir olunca Horoskapusu dibinde merhûm olup merhûm dedemiz Unkapanıkapusu hâricinde şâhrâh üzre bir soffada defn edüp cenbinde bir âbdesthâne muslukları edüp hâlâ ziyâretgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… an yedi yılında serdâr olup sulh ile Ayasofya'nın cânib-i garbında yeşil mihrâb
dibinde
ibâdet etmişdir. Hâlâ makâm-ı Ömer ibn Abdül‘azîz derler.
Andan makâm-ı Ömer ibn Abdül‘azîz: Hicretin toksan yedi yılında serdâr olup sulh ile Ayasofya'nın cânib-i garbında yeşil mihrâb dibinde ibâdet etmişdir. Hâlâ makâm-ı Ömer ibn Abdül‘azîz derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 37a ·
metinde göster ·
… emrillâh halâs olur. Hâssa-i sâlis, bir âdemi rub‘ ısıtması dutsa Terlerdireğin
dibinde
kaplı olan bakırın câ-be-câ yerlerinde delikler vardır, andan bir kaç parmak to …
Hâsiyyet-i Terlerdirek: Bir âdem sudâ‘a mübtelâ olup bu amûdun arakından başına dürtse bi-emrillâh şifâ bulur. Hâssa-i dîğer, bir âdem zahîre mübtelâ olup yüreğinden kan gitse Terlerdirek terinden yalasa bi-emrillâh halâs olur. Hâssa-i sâlis, bir âdemi rub‘ ısıtması dutsa Terlerdireğin dibinde kaplı olan bakırın câ-be-câ yerlerinde delikler vardır, andan bir kaç parmak toprak yalasa bi-emrillâh istifrâğ edüp halâs olur. Gâyet mücerrebdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
Çukurbostân'a nâzır bir kubbe-i azîm mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve bir imâret- …
Çârsûkapusu dibinde Çukurbostân'a nâzır bir kubbe-i azîm mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve bir imâret-i it‘âmı ve bir dârü'z-ziyafe-i ulemâ ve sûhtevât me’keli ve bir mihmân-sarâyı var. Ammâ hammâm bu dâ’ireden üç yüz adım ba‘îddir, ve's-selâm. Gayrı medâris ve tîmârhâne misilli imâretler yokdur. Andan beşinci câmi‘-i selâtîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
Andan Erzurûm'a varup serdâr-ı mu‘azzamın âmâde etdiği toplardan mâ‘adâ Tebr[îz] Kapusu'nda kırk pâre balyemez dahi döküp iki bin çift câmûslar ile topları Erzurûm'dan keşân-ber-keşân çekerek Sınur çayırı nâm mahalden Kağızman altından kal‘a-i Revân altına dâhil olup sene 1044'de Revân kal‘ası altında meks edüp kal‘a dibinden cereyân eden deryâ-misâl nehr-i Zengi'yi asker-i İslâm ayaktan ubûr edüp alâ-mele’i'n-nâs ol gün kal‘aya amân vermeyüp metrislere yedi koldan girilüp bism-i İlâh ile ibtidâ kendüler nehir aşırı Muhânet bayırı nâm mahalden kal‘aya bir balyemez topu urup münhedim etdikde cümle asker-i İslâm fâl-ı mübârekdir deyü şâd [u] handân olup yedi gün yedi gece göz açdırmayup hamd-i Hudâ fethi müyesser olup Revân hânı Emîrgûneoğlu amân ile taşra çıkup iki tuğ ile Haleb eyâleti ihsân olunup kal‘anın sademât-ı top-ı kûplerden münhedim olan yerlerini ta‘mîr ü termîm edüp kal‘a içine Murtazâ Paşa'yı kırk bin asker ile muhâfız koyup kırk bin asker ile Koca Ken‘ân Paşa Ahıçka kal‘asına serdâr olup ol mâh-ı mezbûrda kal‘a-i 68a Ahıçka dahi feth olup sa‘âdetle Pâdişâh-ı Cem-azamet, Revân altından Acem diyârın gâret etmeğe revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67b–68a ·
metinde göster ·
yedi yol ağzı ki İslâmbol içre bu gûne yedi râh cem‘ olmamışdır, anda Defterdâr …
Üsküblü Çeşmesi dibinde yedi yol ağzı ki İslâmbol içre bu gûne yedi râh cem‘ olmamışdır, anda Defterdâr Süleymân Çelebi câmi‘i: Çâr-kûşe harpüşte kurşum kubbeli Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 90a ·
metinde göster ·
Ve Harâccı Beğ mescidi. Unkapanı'nın iç yüzünde Süğlün Muslu Sultân sarâyı
dibinde
bir mevzûn tula minâresinin zirve-i âlîsindeki kapusu üzre beyâz tula ile kırmı …
Ve Harâccı Beğ mescidi. Unkapanı'nın iç yüzünde Süğlün Muslu Sultân sarâyı dibinde bir mevzûn tula minâresinin zirve-i âlîsindeki kapusu üzre beyâz tula ile kırmızı tula üzre üstâd-ı bennâ Kûfî hat ile tuladan bir "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlullâh" tahrîr etmişdir kim diller ile ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 90b ·
metinde göster ·
sıbyân-ı müslimîn içün bir dârü't-ta‘lîm-i Kur’ân binâ etdi.
Ulûm-i dîniyyeyi terğîb ü ta‘zîm ve ahâlîsini ikrâm ü tefhîm içün numûne-i Heşt Behişt-i cihân medâris-i Semân binâ etdi ki levâyih-i ulûm-ı nefîse ile her bir medresenin sahnı bir hadîka-i bâğ-ı Rıdvân'dır. Miyân-ı ulemâda pâyesi (---) âlîdir. Ve Harîm-i kebîrin kıble kapusu dibinde sıbyân-ı müslimîn içün bir dârü't-ta‘lîm-i Kur’ân binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 91a ·
metinde göster ·
Ve iki yüz kârhâne kiremitçiler dükkânları vardır. Zîrâ bu mahallin deryâsı
dibinden
mâh-ı Temmûz'da Arnavud gavvâsları bir gûne tîn-i siyâh çıkarırlar kim bi-emril …
Ve iki yüz kârhâne kiremitçiler dükkânları vardır. Zîrâ bu mahallin deryâsı dibinden mâh-ı Temmûz'da Arnavud gavvâsları bir gûne tîn-i siyâh çıkarırlar kim bi-emrillâh bir diyâra mahsûs değildir. Ba‘dehu ol tînı gemilerden çıkarup ma‘cenelere doldurup kırk gün durup kesb-i hevâ etdükden sonra ummâllar tîn-i zülâlin içine girüp püşt-i pâ ile tahmîr edüp andan kiremit ve tula edüp pişirdiklerinde bi-emrillâh siyâh levn iken ahmer-gûn kiremit olup cümle İslâmbol hânedânları bu kiremitden örtüldüğiyçün serâpâ İslâmbol kıpkırmızı nümâyândır. Anıniçün Pîrî Paşa kasabasının kiremidi ve tulası meşhûr ve teferrücgâh bâğçeleri bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b ·
metinde göster ·
ol dik sokakdan baş yukaru tâ Cihângîr câmi‘i'ne varınca (---) yüz kademe taş n …
Leb-i deryâdaki Mehemmed Ağa câmi‘i dibindeki ol dik sokakdan baş yukaru tâ Cihângîr câmi‘i'ne varınca (---) yüz kademe taş nerdübân ile çıkılır bir daracık tarîkdir kim âdem güc ile bir sâ‘atde urûc eder. Ba‘zı kapu önlerinde teneffüs edecek ârâmgâh vardır. Niçe şehbâz bahis ile ârâm etmeden çıkamamışdır. Tâ bu mertebe bir dik yokuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132b ·
metinde göster ·
… Rûmî şecerleri ile müzeyyen bir vâdîdir. Sâhib-i hayrâtlar her uyûn-ı câriyeler
dibinde
birer çemenzâr soffalar inşâ edüp sarıasma ve karatavuk ve İshâk kuşu ve ispino …
Mesîregâh-ı Yahyâ Efendi: Bir kûhsâr-ı vâsi‘ çemenzâr dere içre aslâ güneş te’sîr etmez çınâr-ı azîmler ve şecere-i bîd-i sernigûnlar ve sakız dırahtları ve servi ve cevz-i Rûmî şecerleri ile müzeyyen bir vâdîdir. Sâhib-i hayrâtlar her uyûn-ı câriyeler dibinde birer çemenzâr soffalar inşâ edüp sarıasma ve karatavuk ve İshâk kuşu ve ispinoz ve filorunya ve başdankara ve bülbül-i bed-nâm ve bülbül-i nîknâmın hezârân feryâd [u] nâlişleri ehl-i teferrücün cânına cânlar bağışlayup cümle yârân-ı bâ-safâ taraf taraf sohbet ederler bir teferrücgâh-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… eyler. Kâmil bir sâ‘at semâ‘dan sonra yine akındıya karşu semâ‘ ederek kayalar
dibinde
Durmuş Dede tekyesi önüne varup anda defn etdiklerinde kâmil on gece üzerlerine …
"Pâdişâhım bunları nâ-hak katl etdiğine arzuhâle geldiler" deyince Hünkâr giryeler eyler. Kâmil bir sâ‘at semâ‘dan sonra yine akındıya karşu semâ‘ ederek kayalar dibinde Durmuş Dede tekyesi önüne varup anda defn etdiklerinde kâmil on gece üzerlerine nûr yağdığın müşâhede etmiş cânlar ile müşerref olmuşuz. Rahmetullâh.} 137b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a–137b ·
metinde göster ·
deryâ karışup sehel şorca nehir olur, Alî Beğ nehri kezâlik böylecedir}.
Teferrücgâh-ı Çaybaşı: Bu şehir ve Kâğızhâne köyü nehirleri cereyân ederek Eyyûb ile Südlüce kasabası mâbeyninde İslâmbol halîcine munsab olur âb-ı zülâldir. Ammâ bu merkûm Çaybaşı Kâğızhâne nehrinin başıdır. Gâyet lezîz âb-ı rakîkdir. {Ammâ lodos hevâda Mîrâhûr Köşkü dibinde deryâ karışup sehel şorca nehir olur, Alî Beğ nehri kezâlik böylecedir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… gürûh her esnâf alay-ı azîm ile sekizer kat mehterhânelerin çalarak Alayköşküm
dibinden
ubûr etsinler kim ne kadar bin askerdir ve ne kadar müzeyyen ü mülebbes esnâfdı …
"Ey Huzzâr-ı meclis, ihvân-ı safâ ve ey Şeyhülislâm-ı şerî‘at-ı Muhammedü'l-Mustafâ Yahyâ Efendi, inşâ’allâhü Ta‘âlâ sa‘âdetle azîmet-i hümâyûnum Bağdâd-ı behişt-âbâd'ı Kızılbaş-ı bed-ma‘âş elinden kabza-i teshîre alup Nu‘mân ibn Sâbit hazretleri ki Hazret-i imâm-ı A‘zâm ve hümâmü'l-akdem mezhebimiz sâhibi Ebû Hanîfe'dir, anların kabr-i münevverlerin dalâlet-âyîn, havâric [u] mülhidîn elinden halâs etmeğe atf-ı inân buyurmuşuz. İnşâ’allâh ol gazâ-yı hasbeten-lillâha imdâd içün ordu-yı hümâyûnum içün sevâd-ı mu‘azzâmım olan İslâmbol'un sağîr ü kebîr cümle esnâfları ordu-yı hümâyûnuma çıksınlar ve ne kadar asker olur ve ne kadar bin dükkândır ve ne kadar esnâfdır, cümlesi kânûn-ı kadîmlerinden ma‘a ziyâde arz-ı kâlây ederek ve herkes arz-ı ma‘rifet ederek ve gûnâ-gûn şakalar ederek pîrleri ve şeyhleri ve nakîbleri ve ağaları ve kethudâları ve yiğitbaşıları ve çavuşları ile atlı ve piyâde gürûh gürûh her esnâf alay-ı azîm ile sekizer kat mehterhânelerin çalarak Alayköşküm dibinden ubûr etsinler kim ne kadar bin askerdir ve ne kadar müzeyyen ü mülebbes esnâfdır, seyr [ü] temâşâ edem. Düstûr-ı hümâyûnum böyle sâdır olmuşdur. Ve eyle bir alay-ı azîm etsinler kim Âl-i Osmân pâdişâhlarının birisi zamânında olmamış ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… nları ve dahi akîblerince sekiz kat mehterhâne çalarak şakalar ederek Alayköşkü
dibinden
huzûr-ı pâdişâhîden ubûr ederler.
Bu esnâflar dahi askerî tâ’ifesinden olmağile cümleden ileri tâhir subaşı zeber-destindedir. Bu bâlâda tahrîr olunan tokuz aded esnâf yekûn esnâf-ı ma‘dûd (---) mikdârı asker piyâde olup mükellef ü mükemmel pür-silâh olup İslâmbol'dan yolları nihâyet-i merâma varınca tathîr etmeğe mübâşeret ederek bu uslûp üzre cümle ağaları ve yüzbaşıları ve iş erleri atlı ve lağımcıbaşı ve tâhir subaşı yanyana ve ardları sıra cümle iç oğlanları ve dahi akîblerince sekiz kat mehterhâne çalarak şakalar ederek Alayköşkü dibinden huzûr-ı pâdişâhîden ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b ·
metinde göster ·
… ardları sıra sekiz kat mehterhâne ve cümle sâzendeler fasıllar ederek alayköşkü
dibinden
arz-ı mahâret ederek ubûr ederler. Ve's-selâm. Andan,
Bu bâlâda tahrîr olunan cümle 14 esnâf mevc mevc ve fevc ü fevc gûnâ-gûn şakalar ile ubûr edüp asesbaşı ve subaşı ve lağımcıbaşı at başı berâber gidüp ardları sıra sekiz kat mehterhâne ve cümle sâzendeler fasıllar ederek alayköşkü dibinden arz-ı mahâret ederek ubûr ederler. Ve's-selâm. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı sofiyyûn: Neferât 3000, bunlar dahi kadı‘asker alemi
dibinde
tevhîd edüp râh-ı Hak içün cihâd ederler. Pîrleri Ebû Derdâ’-i Âmirî'dir. Hazre …
Esnâf-ı sofiyyûn: Neferât 3000, bunlar dahi kadı‘asker alemi dibinde tevhîd edüp râh-ı Hak içün cihâd ederler. Pîrleri Ebû Derdâ’-i Âmirî'dir. Hazret-i Alî belin bağladı, on altıncı pîrdir. Ashâb-ı Soffaya izn-i Resûl ile ser-halka idi. Ehl-i riyâzetin silsileleri anda nihâyet bulur ve Resûl-i Hudâ anın hakkında buyurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156a ·
metinde göster ·
… tâ’ifeleri ale'l-umûm küheylân atlar üzre Feth-i şerîf tilâvet ederek alayköşkü
dibinden
ubûr ederler.
Esnâf-ı hâfızân-ı Kur’ân-ı azîm: Neferât 6000, şehr-i İslâmbol içre bu altı bin hâfızdan gayrı nisvândan üç bin hâfıza vardır. Pîrleri Müslim bin Akîl'dir, Selmân belin bağladı. Hazret-i Risâlet asrında on bin hâfız-ı Kur’ân var idi. Hattâ Hazret-i Ömer'in duhter-i pâkîze-ahteri Sitti Hafza hâfıza idi. Câmi‘ü'l-kur’ân Hazret-i Osmân ile Kur’ân-ı azîmi cem‘ edüp hıfz-ı kırâ’ati bu Hafza Hâtûn'dan kalmağıla Hafz kırâ’atı derler. {Hâfıza hâtûnlara bu Sitti Hafza pîr olmuşdur}. Bu hâfız tâ’ifeleri ale'l-umûm küheylân atlar üzre Feth-i şerîf tilâvet ederek alayköşkü dibinden ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156a ·
metinde göster ·
… ce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içinde alayköşkü
dibinden
ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â edüp ihsân [ü] in‘âmlar alup ubûr ede …
Tâ’ife-i fukarâ-i dilenciyân: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir. Herbiri birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve lîf-i hurmâdan destârları ile Yâ Fettâh esmâsıyla cümle a‘mâları birbirinin omuzlarına yapışup kimi leng ve kimi a‘rec ve kimi ık‘ansis ve kimi meflûc ve kimi masrû‘ ve kimi bî-dest ve kimi bî-pâ ve kimi uryân ü büryân ve kimi hımâr-süvâr bir hengâme du‘â ile niçe bin bayrakların mâbeynine cerrârlar şeyhini ortaya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi bin fukarâ bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içinde alayköşkü dibinden ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â edüp ihsân [ü] in‘âmlar alup ubûr ederler. Pîrleri eş-Şeyh Hâfî'dir, Selmân belin bağlamışdır. Gazâdan gelen guzât-ı müslimînden âye[t]: Arapça nassı üzre "Şey’ullâh" deyüp sadaka alırdı. Kabri Medîne-i Münevvere'de Kıbleteyn kurbünde medfûndur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… ı esb-i tâzîler üzre âmâde olup gûyâ dersin müzâkere edüp ubûr ederek alayköşkü
dibinde
âye[t]:
Esnâf-ı tâlib-i ilm-i sûhtevât: Neferât 12.000, bunlar dahi bî-hisâb yanmış ve kanmış kavmdır. Ammâ on iki bini kemerbaşıları ve huddâmlarından martılar ve dızmanlar ve berebaşıları ile gûnâ-gûn keçe külâh üzre elvân elvân şükûfe [ve] ezhârâtları ser-i sa‘âdetlerine zeyn kılup ellerinde Kudûrî ve Mülteka'l-ebhurları ve Keşşâf ve Kadıhân kitâbları ve bellerinde şemşîr-i hûnfeşânları ve sapanları ve gedelec yayları ve sehm-ı kazâları ve ba‘zısı ebyât [u] eş‘âr-ı pâkîze-güftâr kırâ’at ederek her biri piyâde kemerbaşıları esb-i tâzîler üzre âmâde olup gûyâ dersin müzâkere edüp ubûr ederek alayköşkü dibinde âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b ·
metinde göster ·
… sıra sekizer kat mehterhâne davullarına meçikler çalup dârâtları ile alayköşkü
dibinden
ubûr ederler.
Netîce-i merâm cümle şürefâ ubûr edüp ardı sıra nakîbü'l-eşrâf yeşil imâmesiyle ve esb-i tâzîsi saçaklı abâyîsiyle, zîrâ bu dahi beş yüz akçe mollâdır. Ve sağ cânibinde ordu kadı‘askeri, yeniçeri çukadârıyla ve muhzırları ve sâ’ir huddâmları ile ve bunların sağında müneccimbaşı örf-i izâfetiyle beş yüz akçe mevleviyyet pâyesiyle muhzırbaşısı keçesiyle ve yeniçeri çukadârıyla üç mollâ ubûr edüp ardları sıra mülebbes iç gulâm mahbûbları ardları sıra sekizer kat mehterhâne davullarına meçikler çalup dârâtları ile alayköşkü dibinden ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b ·
metinde göster ·
… n (---) 11 aded esnâfın yekûnu (---) askerdir, cümlesi pür-silâh olup alayköşkü
dibinden
gûnâ-gûn şakalarla arz-ı kâlâ ederek ubûr edüp beş yüz akçe mollâ hekîmbaşı örf …
Bu bâlâdâ tahrîr olunan (---) 11 aded esnâfın yekûnu (---) askerdir, cümlesi pür-silâh olup alayköşkü dibinden gûnâ-gûn şakalarla arz-ı kâlâ ederek ubûr edüp beş yüz akçe mollâ hekîmbaşı örf-i izâfetiyle ve huddâmları pâk surâhîleriyle ubûr eder. Ardı sıra kehhâlbaşı ve cerrâhbaşı at başı berâber esbâb-ı ihtişâmları ile ubûr ederler. Anların ardı sıra hekîmbaşının eli asâlı halîfeleri ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
… staların mâbeyninde hekîmbaşı ve cerrâhbaşı halîfeleri pür-silâh olup alayköşkü
dibinden
ubûr edüp sekizer kat mehterhâne çalarak ubûr ederler. (---)(---)(---)(---)
Esnâf-ı huddâm-ı bîmâristân [u] mûristân: Beş tımârhânede huddâm 700, bunların pîri Ashâb-ı güzînden (---), Selmân-ı Pâk belin bağladı. Kabri ma‘lûmum değildir. Bu tâ’ife niçe tahtırevânlar üzre haste-hâllere tîmâr ve ta‘âm ve devâ vererek ubûr ederler. Bunlara cümle evkâf tarafından harc-ı râh verüp mahâfe ve tahtırevânlar götürüp râh-ı gazâda hasta olanlara hidmet eder bir alay pâk ü pâkîze sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Bu hastaların mâbeyninde hekîmbaşı ve cerrâhbaşı halîfeleri pür-silâh olup alayköşkü dibinden ubûr edüp sekizer kat mehterhâne çalarak ubûr ederler. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158b ·
metinde göster ·
Ve dahi dükkânlarında niçe gûne beyâz Ramazân pideleri ve somunlar ve lavaşa yufka ekmekler edüp mezkûr büyük ekmeklerin bir kaçın Alayköşkü dibinde pâdişâh huzûrunda yağmâ etdirirler. Zîrâ İslâmbol monlâsı hânesine varınca mesâfe-i ba‘îde olmağile götürmesi müşkildir. Bir kaç büyük ekmekleri dahi İslâmbol mollâsı hânesinde yağmâ etdirirler. Zîrâ cümle alay anda nihâyet bulup târumâr olup her esnâf ağaları ve şeyhlerin yine alay ile hânesine getirüp herkes hânelerine gider. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159b ·
metinde göster ·
… ] makrafalara darblar urup el çarparak maval ırlayarak bir hây-hû ile alayköşkü
dibinden
ubûr ederler kim sadâları evce peyveste olur. Andan,
Bu esnâf-ı akkâmân kendüleri gûnâ-gûn libâs-ı fâhireler ile mülebbes edüp ve sefere me’mûr olan vüzerâların tahtırevânların zeyn edüp bin yedi yüz tahtırevân, nakş-ı nigârhâne-i Çîn-misâl bezenüp ve katırların dahi akmişe-i fâhireler ile tezyîn edüp cümle akkâmân pür-silâh olup mahmil-i şerîf yanında alayında "Allâ[h] yansuru's-sultân" deyü def [u] kudüm [ve] makrafalara darblar urup el çarparak maval ırlayarak bir hây-hû ile alayköşkü dibinden ubûr ederler kim sadâları evce peyveste olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161b ·
metinde göster ·
pâ-bürehne uryân seğirdim âşcıları cümle bir uğurdan ol çemenzâr sahrâ içre cey …
Hemân ki Yedikulle'den gelen etlerin baş koyunun baş usta, âşcılar koyunun paçalarından yapışup bir çavuş olacak âşcıbaşı pâdişâha ve ocağın devâmına ve cümle pîr [ü] pîşvâlara du‘â edüp fâtiha deyü feryâd edince hemân ta‘lîmhâne dibinde pâ-bürehne uryân seğirdim âşcıları cümle bir uğurdan ol çemenzâr sahrâ içre ceyrân gibi pertâb edüp seğirdirler kim gûyâ her biri berk-i hâtifdir. En ileri çâpük olan gelüp baş koyuna el urup alır, isterse yeni silâh kuşanmış acemî usta olsun, baş koyunu ol alır kânûn budur. Ardı sıra gelen ikinci ve üçüncü koyunu alup götürürler. Ba‘dehu cümlesi esbâbların geyüp aldıkları koyunları dükkânlara götürüp tartarlar, eğer eksik gelirse dahi et alır, ta‘[y]îninden artık gelirse keserler, yaz u kış fâ‘ideleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168a ·
metinde göster ·
… ylân atlar üzre iç gulâmları geçüp andan sekiz kat mehterhâne çalarak alayköşkü
dibinden
pâdişâha du‘â edüp giderler.
Bunlardan sonra başcıbaşı ve sirkecibaşı askeri bir hây-hû ile pür-silâh ubûr edüp başcıbaşı ve sirkecibaşı rikâb rikâbe gidüp ardları sıra küheylân atlar üzre iç gulâmları geçüp andan sekiz kat mehterhâne çalarak alayköşkü dibinden pâdişâha du‘â edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
… eten-i Bâğbân idüği bâlâda mastûrdur. Bunların büyük kârhâneleri Yemiş iskelesi
dibinde
sebzehâne-i mîrîdir, bir kârhânedir. Sebzehâne ağası, bostâncıbaşı tarafından t …
Esnâf-ı ıspanakcıyân [ve] sebzeciyân: Dükkân 400(0), neferât 500, pîrleri Baba Reten-i Bâğbân idüği bâlâda mastûrdur. Bunların büyük kârhâneleri Yemiş iskelesi dibinde sebzehâne-i mîrîdir, bir kârhânedir. Sebzehâne ağası, bostâncıbaşı tarafından terekecibaşıdır. Ekmekcilere ve sebzevâtcılara dahi hâkimdir {ve ru‘ûs-ı hümâyûn ile muhteşem başka kâtibi vardır}. Ammâ bu alayda kendüsi ekmekcibaşıyla gidüp sebzeciyân esnâfıyla kethudâsı gider. Bu sebzeciyân tahtırevânlar üzre dükkânların salata ve ma‘denivâz ve kerefis ve kabak, lahana ve hıyâr ve patlıcan ile tezyîn edüp halk üzre hıyâr ve şalgam atarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171b ·
metinde göster ·
… lâh ile bezenüp, Sübhâne hâliku'l-ineb Arapça âyetin tilâvet ederek alayköşkü
dibinden
geçerler.
Bunlar arabalar üzre üzüm değirmenleri edüp azîm taş tekerlekleri âdemler çevirerek güzer ederler ve cümle helvâcılara ve ağdacılara ma‘cûn olmuş üzüm taşıyan seyishâne atlarının arkalarında olan ağaç tahta teknelerin gûnâ-gûn şükûfeler ile tezyîn edüp kendiler dahi âlât-ı silâh ile bezenüp, Sübhâne hâliku'l-ineb Arapça âyetin tilâvet ederek alayköşkü dibinden geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b ·
metinde göster ·
… kerre yüz bin eli kürekli ve kızaklı asker olup Okmeydânı'nda Atıcılar tekyesi
dibinde
Hünkâr karlığın ve Hasan karlığın ve Şücâ‘ karlığın ve Lenduhâ karlığın cemapur …
Ve bu karcıbaşı hükmünde İslâmbol etrâfında karlığ-ı hazâyin-i rahmet tokuzdur. Ammâ neferâtları yokdur, hîn-i şitâda rahmet-i berf yağdıkda bizzât sadrıa‘zam ve yeniçeri ağası ve bostâncıbaşı ve kapudan paşa, bunlar cümle iki kerre yüz bin eli kürekli ve kızaklı asker olup Okmeydânı'nda Atıcılar tekyesi dibinde Hünkâr karlığın ve Hasan karlığın ve Şücâ‘ karlığın ve Lenduhâ karlığın cemapur askeri üşüp karları hammâm kubbesi gibi top edüp yuvarlıyarak karlıklar içine itiverirler. Cümle leb-ber-leb berf-i rahmet oldukdan sonra yine Okmeydânı'nda Dîvdâr deresin ve Kepez deresin ve Ganîzâde deresin ve Eyne Ayazma 173a deresin ve Tozkoparan deresin ve Çoban deresin ve Kanlı deresin cümle bu dereleri rahmet karıyla asker-i deryâ-misâl doldurup depme ile cümle püşt-i pâ urup yerleşdirirler kim gûyâ yekpâre yahkend olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b–173a ·
metinde göster ·