Ve Harâccı Beğ mescidi. Unkapanı'nın iç yüzünde Süğlün Muslu Sultân sarâyı
dibinde bir
mevzûn tula minâresinin zirve-i âlîsindeki kapusu üzre beyâz tula ile kırmızı t …
Ve Harâccı Beğ mescidi. Unkapanı'nın iç yüzünde Süğlün Muslu Sultân sarâyı dibinde bir mevzûn tula minâresinin zirve-i âlîsindeki kapusu üzre beyâz tula ile kırmızı tula üzre üstâd-ı bennâ Kûfî hat ile tuladan bir "Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlullâh" tahrîr etmişdir kim diller ile ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 90b ·
metinde göster ·
Esnâf-ı pîne-dûzân-ı bâb-ı hammâm: Mekân 105, neferât yine 105, yine pîrleri Ammâr bin Yâsir'dir. İslâmbol içre cümle yüz elli hammâmdır, elbette her hammâmın kapusu dibinde bir pîne-dûz ya‘nî eskici fakîri kifâf-ı nefs içün kâr eder. Anlardan gayrı yerlerde cümle eskiciyân dükkân ve gayrı köşede bin aded fukarâlardır. Bunlar cümlesi alayda başlarında voltan iğneleriyle eski pabuc dikerek ubûr ederler. Ammâ seferde lâzımlı esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 196a ·
metinde göster ·
… hâkimdir. Başka yeniçeri serdârı vardır. Memdûhâtından beyâz kirazı ve hammâmı
dibinde bir
ekmekçi dükkânı var. Bir dervîşin hayr du‘âsı berekâtıyla bir gûne hâs ve beyâz …
Menzil-i kasaba-i Sabanca: İbtidâ İzmitli bir koca bu mahalde dağıstân ve muğaylânistânı kurup saban yürütdüğünden Sabancı Koca nâmıyla müsemmâ bir kurâ olur. Mürûr-ı eyyâm ile Süleymân Hân asrında bir kasaba-i şîrîn olup Sarı Rüstem Paşa, bir hân-ı azîm binâ edüp yüz yetmiş ocakdır. Bir câmi‘-i latîf ve bir hammâm-ı nasîf ve bir esvâk-ı münîf inşâ olunup cümle rasâs-ı hâlis ile mestûr bin kiremit örtülü hâne-i ma‘mûrlu kasaba-i şîrîndir. {Ve Koca Mi‘mâr Sinân binâsıdır ve Hân-ı Pertev Paşa dahi kâr-ı Mimar Sinan'dır.} Cümle bu hayrât [u] hasenâtlar Rüstem Paşa'nın olmağıla anın mütevellîsi hâkimdir. Başka yeniçeri serdârı vardır. Memdûhâtından beyâz kirazı ve hammâmı dibinde bir ekmekçi dükkânı var. Bir dervîşin hayr du‘âsı berekâtıyla bir gûne hâs ve beyâz somunu pişer kim sabanca somunu deyü rub‘-ı meskûnda meşhûrdır. Hatta kırk gün dursa kuruyup lezzeti mütegayyir olup küflenmek ihtimâli yokdur. Şöhre-i şehr olduğundan ılgar ile niçe somunlarından Acem şâhına götürmüşler, pesend ahsend etmişler. Tâ bu mertebe lezîz ve hâs ve beyâz ekmeği olur, ammâ suyunun hâssasındandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277a ·
metinde göster ·
… ırmak kenarında Sarmaşıklı Kaya nâm evc-i âsumâna ser çekmiş bir kûh-ı bülendin
dibinde bir
daracık yoldur kim bir cânibi yalçın kaya ve sol tarafı yalçın uçurum yerde Kız …
Bu Hacı Hamza'dan kalkup yine cânib-i şarka kâh dağlarda ve kâh Kızılırmak kenarında Sarmaşıklı Kaya nâm evc-i âsumâna ser çekmiş bir kûh-ı bülendin dibinde bir daracık yoldur kim bir cânibi yalçın kaya ve sol tarafı yalçın uçurum yerde Kızılırmak ve niçe yerde Kızılırmağ'a batarak 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 279b ·
metinde göster ·
… âriçe arasında Murâd Hân'ın on iki balyemez topları var. Kal‘ası Eğerli dağının
dibinde bir
top menzili ba‘îd bir bayırlı ve mesûr kayalı zemîn-i metîne vâki‘ olup cânib-i …
Abaza Paşa mütehassın olaldan berü Âl-i Osmân havf edüp bî-hisâb cebehâne ve altı bölük ağası ziyâde edüp cümle iki bin beş yüz kulu ve dizdârı ve on iki ağası ve iç kal‘asında buğday anbârları ve yüz seksen pâre topları ve Tebrîz kapusunda iki hisâriçe arasında Murâd Hân'ın on iki balyemez topları var. Kal‘ası Eğerli dağının dibinde bir top menzili ba‘îd bir bayırlı ve mesûr kayalı zemîn-i metîne vâki‘ olup cânib-i şimâlîsi ve yıldız tarafı ve cânib-i garbîsi sahrâ-yı Erzurûm'dur kim tûlen ve arzen ikişer fersâh menzil sahrâ-yı âbâdân-ı reyhân u çemenistândır. Ve niçe yüz ma‘mûr ve âbâdân kurâlar ile ârâstedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286a ·
metinde göster ·
göz cisr dibinde Sultân Melîk Gâzî Efendi tekyesi kurbunda nehr-i Furât'a munsa …
Karye-i Kömür: Yedi yüz müselmân ve Ermeni hâneleri vardır. Tuzla emîni bunda hâkimdir. (---) yük akçe tahsîl olur iltizâmdır. Kardan beyâz ve Hacı Bektâş-ı Velî tuzundan lezîz tuzdur kim meşhûr-ı âfâkdır. Cemî‘î Kürdistân ve Türkmenistân'dan Bingöl yaylasına çıkan benî Âdemler cümle milhü ücâc-ı sâhib-ihtiyâc bu Kemâh tuzun alırlar, meşhûr-ı âfâk tuzdur. Ve bu şehrin bir memdûhu dahi bunda olan rakîk ve kavî çadır bezi bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Rûmeli'nde Dırama bezinden a‘lâ ve nusîf pembe bezi olur. Hattâ elsine-i nâsda "Kemâh'ın bezi, Erzincân'ın kozu ve Bâyburd'ın kızı" deyü elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur. Bu mezkûr karye-i Kömür içindeki bâğlar içre cereyân eden nehr-i Kömür, Cercanis dağlarından gelüp kal‘a-i Kemâh dibinde bir göz cisr dibinde Sultân Melîk Gâzî Efendi tekyesi kurbunda nehr-i Furât'a munsab olur. Ve buna karîb mukâbelesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı germâb: Şehr-i Ilgın'ın hârici garbında ve bayır
dibinde bir
uyûn-ı hârradır. Sultân Alâ’eddîn nikrîs marazına mübtelâ olup bu hummâda ifâka …
Evsâf-ı germâb: Şehr-i Ilgın'ın hârici garbında ve bayır dibinde bir uyûn-ı hârradır. Sultân Alâ’eddîn nikrîs marazına mübtelâ olup bu hummâda ifâkat bulduğu içün bu uyûn-ı hârra üzre müfîd ü muhtasar bir kubbe ve câmekân ve bir havz-ı azîm binâ edüp iki yerden mermer esed başı eşkâlinden âb-ı germâb havza cereyân eder. Gâyet mu‘tedilü's-suhûndur. Ba‘zı kimesneler gözeler içre sovudup nûş ederler. Gâyet azb u şîrîndir. Cüzzâm ve felç ve barasa ve hafakâna ve zâtü'l-cenbe, bi-emr-i Hudâ gâyet nâfi‘dir. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 9b ·
metinde göster ·
… . Bu kapu kullesi içinde bir mescidi var, pencereleri cihân-nümâdır. Ve bu kapu
dibinde bir
demir pencere vardır. Bârân-ı rahmet oldukda cümle kal‘anın seylâbı bu pencered …
Bu kal‘a cümle yigirmi altı kulledir ve iki kapudur. Biri cânib-i şarka mekşûf çârsû kapusudur. İki kat demir bâb-ı kavîdir. Bu kapu kullesi içinde bir mescidi var, pencereleri cihân-nümâdır. Ve bu kapu dibinde bir demir pencere vardır. Bârân-ı rahmet oldukda cümle kal‘anın seylâbı bu pencereden taşra cereyân eder. Ve bir kal‘a kapusu dahi cânib-i garba nâzırdır. Kal‘a içindeki yukaru çârsûya çıkar. Bu kapunun iç yüzünde zindân-ı medyûn u kâtildir. Bu kapu mâbeyninde bir tuç âdem pençesi vardır. Salsâl'in elciği imiş. Acâ’ib büyük pençedir. Ve yine bu aralıkda at geymleri, bu dahi iki kat bâb-ı cedîddir. Cümle kal‘a neferâtları bunda dîdebânlık ederler. Dizdâr bu kal‘ada sâkin olup her şeb tablhâne çalınup pâsbânlar "Allah yekdir yek!" deyü feryâd ederler. Zîrâ Eflâk serhaddidir. Husûsan Tuna nehri buz olduğu mahalde cümle ibâdullah zî-kıymet eşyâların aşağı şehirden bu kal‘aya korlar. Tâ bu mertebe serhaddir. Düşman ile beynlerinde ancak nehr-i Tuna vardır. Ve bu kal‘a içre cümle altı yüz hânedir. Cümle kâr-ı kadîm kiremit ile mestûr beyt-i ma‘mûrlardır. Cümleden Çerkes Ömer Ağa hânesi ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 113b ·
metinde göster ·
… üyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre
dibinde bir
bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i s …
Câmi‘-i atîk Koca Mahmûd Paşa: Tûlen ve arzen iki yüz ayakdır. Ve cümle on sekiz aded kubbeleri ve cümle (---) aded pâyeler üzre mebnî kıbâb-ı ser-nigûnlardır. Bu şehirde bundan büyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı İremi var. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî rasâs-ı nîl-gûn ile mestûrdur. Kibâr-ı evliyâullahdan bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup hâbdan bîdâr olunca "Alıverin şu imâmeynin imâmesin" deyüp "Kâzımîne's-sa‘îdeyni'ş-şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup hatîbe verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. Ertesi gün imâm gayri câmi‘e gelmeyüp âhirete eşdi. Rahmettullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a ·
metinde göster ·
küçük tekyedir. Fukâraları çokdur ammâ tarîkleri ma‘lûmum değildir. Ancak ziyâr …
Tekye-i Mü’ezzin Sultân: Üçşerîfeli kapusu dibinde bir küçük tekyedir. Fukâraları çokdur ammâ tarîkleri ma‘lûmum değildir. Ancak ziyâretgâh-ı azîmdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 159b ·
metinde göster ·
… i Hızır Baba bir yerde âsûdelerdir. Ve Üçşerîfeli hareminin kıble dîvârı kapusu
dibinde bir
küçük tekye-i rûşen-âbâd içre ziyâretgâh-ı Mü’ezzin Sultân niçe yüz aded kerâmâ …
Ve Beğlerbeği hammâmına yol aşrı bir türbe-i pür-envârda medfûn Hazret-i Murâd Baba ve Hazret-i Hızır Baba bir yerde âsûdelerdir. Ve Üçşerîfeli hareminin kıble dîvârı kapusu dibinde bir küçük tekye-i rûşen-âbâd içre ziyâretgâh-ı Mü’ezzin Sultân niçe yüz aded kerâmâtı zâhir ü bâhir olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 167a ·
metinde göster ·
mesîregâh-ı çemenzâr-ı bâğ-ı gülistân içre bir âsitâne-i kadîmdir kim tabut-ı S …
Ziyâretgâh-ı eş-Şeyh Hazret-i (---)(---) Baba: Reh-i râst üzre bir topraklı yığın hünka dibinde bir mesîregâh-ı çemenzâr-ı bâğ-ı gülistân içre bir âsitâne-i kadîmdir kim tabut-ı Sarı Saltık Bây ile bile gelen kırk halîfenin biri bu (---)(---) Baba Sultân'dır. Hayli mu‘ammer olup Gâzî Hudâvendigâr ile Edirne fethinde bile bulunmuşlardır. Kuddise sırruhû.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 170b ·
metinde göster ·
latîf limanı var, a‘lâ yatakdır. Ve binâ-yı azîm (---) göz kârgîr binâ tershâne …
Sitâyiş-i ibret-nümâ-yı âbâdân: Kal‘a dibinde bir latîf limanı var, a‘lâ yatakdır. Ve binâ-yı azîm (---) göz kârgîr binâ tershâne gözlerinde hâlâ gâzî kadırgaları vardır. Ve şehrin şimâlinde leb-i deryâda mîl minâre-vâr bir kulle-i bâlâda her gece fener yanup cümle gemiler ana bakarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 95b ·
metinde göster ·
Hattâ bu cisr-i kavînin şehir tarafındaki başında Mahmûd Baba Sultân tekyesi
dibinde bir
kemer-i sagîr altında târîh-i cisir böyle tahrîr olunmuşdur: Sene erba‘în semân …
Hattâ bu cisr-i kavînin şehir tarafındaki başında Mahmûd Baba Sultân tekyesi dibinde bir kemer-i sagîr altında târîh-i cisir böyle tahrîr olunmuşdur: Sene erba‘în semâne mi’e terkîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99b ·
metinde göster ·
… l-â-mâl nehr-i Kiriş dolaşır ve kapusunun iç yüzünde Sultân Mehemmed Hân câmi‘i
dibinde bir
tahtadan sâ‘at kullesi ve bir at değirmeni vardır ve bu mezkûr kal‘a içinde,
Ve cânib-i kıbleye nâzır bir demir kapusu var kim miftâhı kal‘a içinde sâkin olan yeniçeri ağası hükmündedir ve handakı içi mâl-â-mâl nehr-i Kiriş dolaşır ve kapusunun iç yüzünde Sultân Mehemmed Hân câmi‘i dibinde bir tahtadan sâ‘at kullesi ve bir at değirmeni vardır ve bu mezkûr kal‘a içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 122a ·
metinde göster ·
kal‘a-i metîn imiş. Hayli uzakdır. Temâşâ etdik, ammâ havâlesi var. Derûn-ı kal …
Lisân-ı Macar-ı Kursda (---) demekdir. Bânîsi Arec Hersek'dir. Ve bu dahi Erdel'e tâbi‘dir, lâkin içinde re‘âyâsı ve askeri cümle Nemse imiş, ammâ kal‘ası nehr-i Tise kenârında Tokay yaylağıyla evce berâber kûh-ı bülendin dibinde bir kal‘a-i metîn imiş. Hayli uzakdır. Temâşâ etdik, ammâ havâlesi var. Derûn-ı kal‘anın zîr ü bâlâsında sarâylar ve musanna‘ dîvârın ha[ı]tları şa‘aşa‘a verir bir kal‘a-i zîbâdır. Bu mahalde nehr-i Tise'yi ve kal‘a-i Tokay'ı ve yaylağın batı tarafında ardımıza bırağup ol gün kırlıklarda kurâlar yaka yıka askerimiz ganâ’im-i bî-şümâr alarak cânib-i kıbleye kal‘a-i Kalo kurbundan yine geçüp kâmil beşinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 11b ·
metinde göster ·
… pusundan çıkılup nehr-i Dırava cisrinden ubûr olunur kim hemân bu Darda kal‘ası
dibinde bir
cisr-i garâyibdir.
Ve bu cisr-i azîm başındaki kapudan girilüp bu varoşun garb kapusundan çıkılup nehr-i Dırava cisrinden ubûr olunur kim hemân bu Darda kal‘ası dibinde bir cisr-i garâyibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64b ·
metinde göster ·
… zı bir musanna‘ minâresi var, ammâ bir musanna‘ mermer döşeli pâk haremi kapusu
dibinde bir
kurşumlu kubbe-i âlî içinde Gâzî Ahmed Beğ medfûndur. Bu kubbe-i pür-envârın at …
Sarây câmi‘i: Bu dahi dest-i küfrde iken bir ma‘bedgâh-ı Îsevî imiş. Hâlâ cemî‘i vüzerâ-yı Budin bu câmi‘de edâ-yı salât-ı Cum‘a ederler, zîrâ Paşa sarâyına karîb olmağile Sarây câmi‘i derler. Osmânlı tarzı bir musanna‘ minâresi var, ammâ bir musanna‘ mermer döşeli pâk haremi kapusu dibinde bir kurşumlu kubbe-i âlî içinde Gâzî Ahmed Beğ medfûndur. Bu kubbe-i pür-envârın atebe-i ulyâsı üzre celî hat ile târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83a ·
metinde göster ·
kulle üzre bir tuç horos var imiş. Tâ Süleymân Hân asrına dek durup görmüş âdem …
Tılsım-ı diğer: Horos kapusu nâmıyla meşhûr kapu dibinde bir kulle üzre bir tuç horos var imiş. Tâ Süleymân Hân asrına dek durup görmüş âdemlerden pederimiz nakl eder:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 87a ·
metinde göster ·
âb-ı hayât çeşme vardır, tâ aşağı nehr-i Tuna'dan üç minâre kaddi üç yüz kulaç …
Ve bu Paşa sarâyından taşra dîvâr dibinde bir âb-ı hayât çeşme vardır, tâ aşağı nehr-i Tuna'dan üç minâre kaddi üç yüz kulaç âlî evce berâber kaya üzre bu çeşmeye üstâd-ı kâmil bir san‘at ile su çıkarmış kim akıllar hayrân olup aceb hikmet ve san‘at-ı garîbedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
… kal‘asında oturmayup cümle halk bunda sâkinlerdir. Amâristânı bir kayalı bayır
dibinde bir
câmi‘li ve altı aded mescidli ve bir medreseli ve iki mektebli ve bir tekyeli v …
Bosna serhaddinde bir dahi Çerniçse vardır ve Yakova kurbunda bir dahi Çernik sancağı vardır, ammâ bu Hersek sancağı Çerniçsesidir. Kadı ve voyvada Köylüç kal‘asında oturmayup cümle halk bunda sâkinlerdir. Amâristânı bir kayalı bayır dibinde bir câmi‘li ve altı aded mescidli ve bir medreseli ve iki mektebli ve bir tekyeli ve bir hânlı ve bir hammâmlı ve on sekiz dükkânlı ve cümle üç yüz elli aded kayağan örtülü bâğsız ve bâğçesiz beldedir ve bu mertebe amâristânlı kasabacıkdır, ammâ havâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159b ·
metinde göster ·
… altun alemli ve yeşil zarf içinde dikili durur ve şeb [ü] rûz bu alem-i şerîfe
dibinde bir
kandîl-i münevver yanup durur. Ve cemî‘i Egre ve Budin ve gayri serhad halkının …
Hâlâ ol sancağ-ı şerîf vaslesi bu câmi‘ minberinin sağ cânibinde evvelki sâf berâberliği dîvâr dibinde altun alemli ve yeşil zarf içinde dikili durur ve şeb [ü] rûz bu alem-i şerîfe dibinde bir kandîl-i münevver yanup durur. Ve cemî‘i Egre ve Budin ve gayri serhad halkının cümle bu sancağ-ı Resû[lu]llâh pâresine i‘tikâdları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
… bizim tarafımızdaki olan mil dibine paşa yüz bin istiğnâ ile vardıkda bizim mil
dibinde bir
sâyebân altında bir zer-ender-zer iskemle üzre paşa karâr-dâde olunca küffâr el …
Ve paşanın başında mücevvezesi üzre murassa‘ ablak sorguç-ı pâdişâhî ile iki cânibinde mataracılar ve tüfengciler dahi zerdûz üsküf-i Hacı Bektaş-ı Velî üzre otağaların zeyn edüp paşanın koltuğuna girüp paşayı nâz-ı na‘îm ve ta‘zîm ile mil başına çkardıklarında bizim tarafımızdaki olan mil dibine paşa yüz bin istiğnâ ile vardıkda bizim mil dibinde bir sâyebân altında bir zer-ender-zer iskemle üzre paşa karâr-dâde olunca küffâr elçisi dahi anların tarafındaki mil dibinde bir iskemle üzre otururken hemân bizim paşayı görünce ayak üzre elçi kalkup bizim paşaya ta‘zîm ve iltiyâmlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44b ·
metinde göster ·
… iskemle üzre paşa karâr-dâde olunca küffâr elçisi dahi anların tarafındaki mil
dibinde bir
iskemle üzre otururken hemân bizim paşayı görünce ayak üzre elçi kalkup bizim p …
Ve paşanın başında mücevvezesi üzre murassa‘ ablak sorguç-ı pâdişâhî ile iki cânibinde mataracılar ve tüfengciler dahi zerdûz üsküf-i Hacı Bektaş-ı Velî üzre otağaların zeyn edüp paşanın koltuğuna girüp paşayı nâz-ı na‘îm ve ta‘zîm ile mil başına çkardıklarında bizim tarafımızdaki olan mil dibine paşa yüz bin istiğnâ ile vardıkda bizim mil dibinde bir sâyebân altında bir zer-ender-zer iskemle üzre paşa karâr-dâde olunca küffâr elçisi dahi anların tarafındaki mil dibinde bir iskemle üzre otururken hemân bizim paşayı görünce ayak üzre elçi kalkup bizim paşaya ta‘zîm ve iltiyâmlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44b ·
metinde göster ·
varoş-ı azîmi var, cümle asker-i İslâm ile alay ederek bu varoşun bir kapusunda …
Evvel ve âhir Nemse çâsârınındır. Gerçi Süleymân Hân sene 935 târîhinde Beç gazâsına giderken ihrâk etmişler, ammâ kabza-i tasarrufa almamışlar. Kal‘ası dibinde bir varoş-ı azîmi var, cümle asker-i İslâm ile alay ederek bu varoşun bir kapusundan girüp bir kapusundan çıkarken bir enni şâhrâh içre üç bin âdem gidüp iki cânibi sarây-ı âlîler ve altları serâpâ kemer kârgîr binâlı dükkânlar kim cümle bin aded ma‘mûr u müzeyyen dükkânlar içre niçe yüz bin mahbûb u mahbûbe mûğ-pîçeler alay temâşâsına çıkup biz dahi anları ânlarıyla seyr ederek bu varoş-ı müzeyyen içinden çıkup kal‘a-i Ovar berâberliği varıldıkda mel‘ûn kal‘a ol kadar top şâdımânları etdi kim kulaklarımız gûyâ asam olup kal‘a âteş-i Nemrûd içinde kaldı ve ol kadar tabl u torompete ve nâkûslar çaldı kim gûyâ Deccâl Yahûdî vücûda geldi zann olundu. Ve kal‘a handakı dibinde meks olunup bir çemenzâr ve mesîregâh yerde kapudanın ziyâfeti olundu. Ve cümle şehrin dilberânları çadırlarımıza gelüp dilnüvâzlık ve dildârlıklar eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·
gece meks edüp üç yerden dîvârı münhedim edüp ve ol gece taburdan alınan toplar …
Âhır-ı kâr ol haytın dibinde bir gece meks edüp üç yerden dîvârı münhedim edüp ve ol gece taburdan alınan topları nihânîce yere defn edüp ale’s-sabâh münhedim olan dîvârdan geçüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek cânib-i garba yedi gün yedi gecede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115b ·
metinde göster ·
Ve büyük cisr başında bir vâsi‘ meydânda Şîrîn Beği hânının dîvârı
dibinde bir
azîm esîr bâzârı durur. Bu dahi bir ibret-nümâ bâzâr-ı nuhûsetdir kim haklarınd …
Ve büyük cisr başında bir vâsi‘ meydânda Şîrîn Beği hânının dîvârı dibinde bir azîm esîr bâzârı durur. Bu dahi bir ibret-nümâ bâzâr-ı nuhûsetdir kim haklarında
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135a ·
metinde göster ·
… gider piyâde âdem bu kapudan güc ile sığar. Ve bu Freng hisârının aşağı hammâm
dibinde bir
küçücük kapusu dahi var. Ol dahi toprak kal‘aya açılır ve hammâm bu Freng hisâr …
Ve yeniçeri ağası sarâyı kurbunda mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn var. Ve ana karîb (---)(---) mescidi var, ammâ minâresi yokdur. Ve bu Freng hisârının yukaru baş kullesi dibinde nerdübân ile çıkılır bir uğrın kapusu var. Bedenler üzre çıkup toprak kal‘aya gider piyâde âdem bu kapudan güc ile sığar. Ve bu Freng hisârının aşağı hammâm dibinde bir küçücük kapusu dahi var. Ol dahi toprak kal‘aya açılır ve hammâm bu Freng hisârı içre düşer. Mükellef hammâm değildir. Hattâ bu hakîr girüp ku[r]na [ba]şında gasl ederken mermer üzre ayağım sivişdi. Meğer ku[r]na başında buz donmuş idi. İşde Azağ'ın kışının şiddeti bundan ma‘lûm ola. Ve bu hammâmın kapusu karşusunda yol aşırı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
kurşum ile mestûr kubbe-i ma‘mûr içinde kabr-i Mûsâ Baba. Bir servi dırahtlı âs …
Ve ziyâretgâh: Kanlı Burkaz dibinde bir kurşum ile mestûr kubbe-i ma‘mûr içinde kabr-i Mûsâ Baba. Bir servi dırahtlı âsitâneciğinde birkaç fakr [u] fâka sâhibi fukarâları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230a ·
metinde göster ·
… muş bir yalçın kaya üzre vîrânca kal‘acıkdır. İçinde koyunlar kışlar ammâ aşağı
dibinde bir
âb-ı hayât su çıkar kim gûyâ buz pâresidir. Andan (---) sâ‘at baş aşağı maşrık …
Kal‘a-i irsolis: Âsımâna münkalib olmuş bir yalçın kaya üzre vîrânca kal‘acıkdır. İçinde koyunlar kışlar ammâ aşağı dibinde bir âb-ı hayât su çıkar kim gûyâ buz pâresidir. Andan (---) sâ‘at baş aşağı maşrık tarafına gidüp leb-i deryâya çıkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281a ·
metinde göster ·
… âne kahvehâneleri ve bir küçücük hammâmcığı ve on aded dükkâncıkları var. Kal‘a
dibinde bir
acı su kaynağı olduğundan Acısu kal‘ası derler.
Taşra varoşu ma‘mûr olup bir aded hânı ve beş aded mesâvîhâne kahvehâneleri ve bir küçücük hammâmcığı ve on aded dükkâncıkları var. Kal‘a dibinde bir acı su kaynağı olduğundan Acısu kal‘ası derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286a ·
metinde göster ·
kayadan ve isfakiye dağları eteklerinde Kolina dağlarından çıkup yarım sâ‘at gi …
Andan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile nehr-i azîm Acısu'yu atlar ile ubûr etdik. Niçe yerde kaynaklardan tulû‘ eder, ammâ Katırcızâde Mehemmed Pa[şa] çiftliği dibinde bir kayadan ve isfakiye dağları eteklerinde Kolina dağlarından çıkup yarım sâ‘at gidüp hemân ol mahalde yine deryâya mahlût olur. Ammâ Mersin nehri gibi âb-ı hayât su olmadığından Acısu derler. Ammâ bunda çıkan alabalıklar ve kefal balıkları üç yıl Âl-i Osmân askerin ganîmet etdi, ammâ yine her balığın dânesi birer guruşa bey‘ olunurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 320a ·
metinde göster ·
… k menzili karîb bir latîf limanı var, yüz pâre gemi alır. Ve limanının kayaları
dibinde bir
âb-ı hayât sular çıkar. Limanın ağzı lodosa nâzırdır. On bir mîl lodosa karşu K …
Leb-i deryâya bir ok menzili karîb bir latîf limanı var, yüz pâre gemi alır. Ve limanının kayaları dibinde bir âb-ı hayât sular çıkar. Limanın ağzı lodosa nâzırdır. On bir mîl lodosa karşu Koron kal‘asıdır. Ve mezkûr Pılaça karyesi kırk elli kadar kiremitli evlerdir, ammâ Venedik kâfiri ile bey‘ u şirâ edüp ticâret etmek ile kefereleri gâyet ankâlardır. Ve cümlesi firkateciler idi. Hamd-i Hudâ cümle firkatelerin fürûht edüp İşpanya ve Pulya ve Ciniviz Frengistânlarına varup gelirler. Ancak beş yüz kadar tüfeng-endâza mâliklerdir. Ve bu Pılaça'ya bir tüfeng menzili ba‘îd gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335a ·
metinde göster ·
Ve kal‘adan çıkarken sağ tarafında Hunkâr câmi‘i, kiremitli ve kârgîr minâreli çârsûşı bir müfîd ü muhtasar binâlı 352b câmi‘dir. Ve câmi‘ dibinde bir uçurum yerde çârsûsu gâyet daracık mühmelât sokaklı cümle seksen aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 352a–352b ·
metinde göster ·
… ener, yetmiş seksen kademe taş nerdübânlar ile enilüp Kazancılar çârsûsu kapusu
dibinde bir
azîm su kullesi var, tâ suyun içinde binâ olunmuşdur, tâ Çekebeni kayaları için …
Ve bu kal‘a içinde cümle yetmiş seksen mikdârı kiremit örtülü sehel ma‘mûr evlerdir. Mâ‘adâ hemân bir şâhrâh üzre cümle seksen aded vâsi‘ dükkânlardır kim bir yoldur, gayri tarîk-i âmm yokdur, zîrâ bir tarafı kal‘anın Çekebeni kayalarıdır ve bir tarafı kal‘a altından cereyân eden nehr-i (---) dir. Ammâ üstâd-ı Ferhâd-ı kûhken bu aşağı kal‘adan ve yukaru kal‘anın Çekebeni kayalarından oyup kesme kaya nerdübânlar ile bir minâre kaddi kal‘a dîvârı su kenârı olmak ile kal‘a temelin su döğer. Ba‘zı yerlerinden suya ener, yetmiş seksen kademe taş nerdübânlar ile enilüp Kazancılar çârsûsu kapusu dibinde bir azîm su kullesi var, tâ suyun içinde binâ olunmuşdur, tâ Çekebeni kayaları içinden oyma yolları var kim yukaru kal‘adan aşağı su kullesine enince bin altmış ayak kesme taş nerdübânlardır kim hîn-i muhâsarada bu kayalar içindeki yollardan su taşıyup mahsûr olanlar aslâ suya zarûret çekmezler. Ve bu yolları düşmanlar dahi görmezler, ammâ Kazancılar çârsûsu kayalarından aşağı su yolları alçakdır, ammâ bu yolları dahi düşmanlar göremezler. Ve bu aşağı kal‘ada olan dükkânlar cümle kazancılar ve câ-be-câ mutâflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358a ·
metinde göster ·
fesîh fezâ-yı mahsûldârda âb [u] hevâsı latîf cümle üç yüz aded kiremit örtülü …
Şehri bir bayır dibinde bir fesîh fezâ-yı mahsûldârda âb [u] hevâsı latîf cümle üç yüz aded kiremit örtülü evlerdir, ammâ hîn-i tahrîrde yetmiş aded hâne avârıza kayd olunmuşdur. Cümle dörd aded mahalle-i müslimîn ve cümle iki aded mahalle-i müşrikîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373a ·
metinde göster ·
… inde Filibe kal‘ası ve minâreleri görünür. Ammâ bu Istanimaka kal‘ası bir bayır
dibinde bir
vîrân harâb u yebâb kal‘adır. Ancak bayır başında bir kulle ma‘an kilisesi kalm …
Nâhiyesi kırk pâre ma‘mûr u âbâdân kurâlardır. Kethudâyeri ve yeniçeri serdârı hükmündedirler, zîrâ Filibe bir sâ‘atlik yerdir kim şimâl cânibinde Filibe kal‘ası ve minâreleri görünür. Ammâ bu Istanimaka kal‘ası bir bayır dibinde bir vîrân harâb u yebâb kal‘adır. Ancak bayır başında bir kulle ma‘an kilisesi kalmış bir kiremitli deyr-i sağîrdir. Ve papasları ahmak ve sağırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 377b ·
metinde göster ·
… ‘in harem kapusu üzre vâki‘ olmuşdur. Bir alçacık tahta minâredir. Ve bu minâre
dibinde bir
âb-ı rakîk çeşmesârı vardır, buz-pâre suyu vardır. Ve iki mescidi ve evleri ol …
Ve şehri cümle üç yüz toprak örtülü Etrâk evleridir, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çokdur. Ve bir mahalle ve bir câmi‘i var. Minâresi câmi‘in harem kapusu üzre vâki‘ olmuşdur. Bir alçacık tahta minâredir. Ve bu minâre dibinde bir âb-ı rakîk çeşmesârı vardır, buz-pâre suyu vardır. Ve iki mescidi ve evleri ol kadar müzeyyen değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y28a ·
metinde göster ·
… â edüp rûh-ı pür-fütûhı Selîmin teslîm-i hak olup kanı düşüp şehîd olduğu çamın
dibinde bir
sed üzre medfûndur. Hâlâ ol zamândan berü bu çamdan kan cereyân etmededir. Anın …
"Ey çam! Benim kanım zemîne senin sâyende düşdüğüne sen dahi kan revân edüp şehâdet eyle" deyü du‘â edüp rûh-ı pür-fütûhı Selîmin teslîm-i hak olup kanı düşüp şehîd olduğu çamın dibinde bir sed üzre medfûndur. Hâlâ ol zamândan berü bu çamdan kan cereyân etmededir. Anıniçün Kanlı çam derler. Yol üzre ziyâretgâh-ı hâss u âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y97b ·
metinde göster ·
âb-ı hayât çeşmesi var. Ol kemerlerden ana su gelür azîm hayrâtdır.
Ve bâğlar içre Kapudan Memi Paşa Q 53aP 53a su kemerlerinden kal‘anın şimâl cânibinde Lonca kapusundan taşra Lonca mescidi dibinde bir âb-ı hayât çeşmesi var. Ol kemerlerden ana su gelür azîm hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
… [u] şirâ ederler bir cem‘iyyet-i kübrâdır. Mezkûr Penç Hasan ziyâretgâh-ı azîmi
dibinde bir
dıraht-ı kavak vardır. Ammâ içi boşdur ve otuz atlı sığar ol kadar ecvefdir. Ve …
Ve bir dıraht-ı müntehâ dahi Dağıstân vilâyeti kurbunda kûh-ı Elburz dâmeninde Irâk-ı Dâdyân derler Nûşirvân oğlu Hürmüz-i Tâcidârın tahtı imiş. Hâlâ vîrândır, ammâ âsâr-ı binâdan bir günde ubûr olunmaz. Eyle bir şehr-i azîmdir. Hâlâ bunda olan ibret-nümâ meğer İsvân memleketinde ola. El-hâsıl bu Irâk-ı Dâdyân kurbunda Penç Hasan derler bir sahrâ-yı azîm vardır. Anda yılda bir kerre kırk gün kırk gece bir bâzâr-ı azîm olur. Hind ü Sind ve Belh u Buhârâ ve Çîn ü Mâçîn ve Fağfûr ve Hıtâ ve Hoten ve Maskov memleketinden niçe kerre yüz bin tüccâr gelüp bey‘ [u] şirâ ederler bir cem‘iyyet-i kübrâdır. Mezkûr Penç Hasan ziyâretgâh-ı azîmi dibinde bir dıraht-ı kavak vardır. Ammâ içi boşdur ve otuz atlı sığar ol kadar ecvefdir. Ve cânib-i erba‘ası dîvârdır. Ve cemî‘i halk bu dırahta mu‘tekidlerdir. Ammâ Çerkez'den gayri bir kavim tapmazlar. Ancak temâşâ ederler. Ve cümle halk ol zu‘m üzrelerdir kim bu dıraht altında İskender-i Zülkarneyn medfûn ola. Hattâ ol ağacın kovuğu içre benî âdem girüp çıkmadan fenâ bulmasın deyü ağacın kapu gibi yerine demir kaplamışlardır. Ve enderûn [u] birûnunda hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür ol kadar demir ve na‘l ve mıh ve bıçak ve hançer ve kılıç pâreleri mıhlamışlar kim cesed-i şecer gûyâ pûlâd-ı Nahçivânî'den halk olunmuşdur. Ve bu dıraht evc-i âsumâna ser çeküp serâmed olması ile şöhre-i şehr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105a ·
metinde göster ·
… dâdî sa‘b taş binâ harâb kal‘adır. İçinde âdem ve âdemî zâdı yokdur, ammâ kal‘a
dibinde bir
ma‘mûr [u] âbâdân bir müselmân köyü vardır. Sâfî bâğ u bâğçedir. Ve bu kal‘a Me …
Leb-i deryâdan bir top menzili içeri bir sarp kaya başında bir şeddâdî sa‘b taş binâ harâb kal‘adır. İçinde âdem ve âdemî zâdı yokdur, ammâ kal‘a dibinde bir ma‘mûr [u] âbâdân bir müselmân köyü vardır. Sâfî bâğ u bâğçedir. Ve bu kal‘a Menteşe hâkinde Gereme kazâsıdır. Kırk yedi pâre kurâdır. Kadı ve serdârı bu Gereme'de sâkindir. Ammâ kethudâyeri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y110a ·
metinde göster ·
… arı vardır, mezkûr siper dîvârlara gider. Ve ana handak içinde ana kal‘a dîvârı
dibinde bir
kat alçak hisâr-pîçe dîvârı var, on arşın yüksek ve üç arşın kalın dîvârdır. Ol …
Ve kara cânibinde handak içre olan kesme kaya siperlere ana kal‘adan varacak yer altından yolları vardır, mezkûr siper dîvârlara gider. Ve ana handak içinde ana kal‘a dîvârı dibinde bir kat alçak hisâr-pîçe dîvârı var, on arşın yüksek ve üç arşın kalın dîvârdır. Ol dahi köşe köşe burclardır, handak içine nâzırdır ve kulleler altından yolları vardır. Tâ Eğri kapudan tâ Kızıl kapuya ve andan leb-i deryâda Anbâr tabyasına dek bu hisâr-pîçe dîvâr kal‘ayı ihâta etmişdir. Ve handak içinde bârân-ı rahmetden hâsıl olan âb-ı rahmeti sarnıclara, andan zîr-i zemînden kal‘a içre deryâya cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y114a ·
metinde göster ·
… . Bu kulle sonra binâ olunmak ile başka neferâtı ve dizdârı var. Ve bunun kal‘a
dibinde bir
varoşu vardır. Cümle toprak örtülü üç yüz hânedir.
Toplar ile cânib-i erba‘asını muhâfaza eder. Bu kulle sonra binâ olunmak ile başka neferâtı ve dizdârı var. Ve bunun kal‘a dibinde bir varoşu vardır. Cümle toprak örtülü üç yüz hânedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y130b ·
metinde göster ·
erba‘în çıkarup leyle-i Kadir(dir)'de altun ve guruş ırmak-misâl taşra akup Tek …
Bu şehrin şimâl cânibinde zirve-i a‘lâya ser çekmiş bir püşte vardır. Anda hâlâ nümâyân mağâralar vardır. Teke Bay oğulları asrında ol mağâranın birinden "almalı" birinden "almamalı" sadâsı istimâ‘ olunup niçe yıl bu hâl üzre mürûr edüp bir ferd-i âferîde dahme-küşâlık edüp bir kimseye muvaffak olmaz. Hâlâ ki herkes mağâra içindeki genci görürler. Âhir Germiyanoğulları'ndan Ya‘kûb Germiyan'ın İshâk Fakîh nâm bir hâcesi gelüp mezkûr dahme dibinde bir erba‘în çıkarup leyle-i Kadir(dir)'de altun ve guruş ırmak-misâl taşra akup Teke Bay oğluna öşrün verüp ve "almalı" diye diye cümle Elmalı halkı Teke Bay Y 131b iken Elmalı Bay olup bu şehre Elmalı demenin sebeb-i tesmiyesi oldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y131a–Y131b ·
metinde göster ·