taraf-ı garbîsinde bî-hadd ü bî-kıyâs nehirler vardır. Hatta 206b nehr-i Dicl …
Ammâ bu nehr-i Dicle'nin taraf-ı garbîsinde bî-hadd ü bî-kıyâs nehirler vardır. Hatta 206b nehr-i Dicle'ye bin aded nühûrdan ziyâde mahlût olur, deyü kelek keştîbânı Hacı Bağdo ve Zenge Mehemmed hikâyet ederler. Ammâ anlar yetmişer seksener sene nehr-i Furât ve nehr-i Şattu'l-Arab üzre niçe bin tur‘adan tur‘aya güce ve boca gezüp mellahlık etmişlerdir. Ammâ bu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 206a–206b ·
metinde göster ·
… diyârının bâğları gibi mahsûldâr ve lezîz ü âbdâr üzümü olur. Bu kal‘a cezîre-i
Dicle'nin
vasatında bir sahrâ-yı azîme vâki‘ olmuşdur kim elbette vilâyetine bilâd-ı rebî …
Bu tahrîr olunandan mâ‘adâ bir câmi‘ ve bir medresesinden gayrı hân u câmi‘ ve imâret ü hammâm ve çârsû-yı bâzâr dahi (---)(---). Ammâ ol sengistân içre bâğları var kim gûyâ Ayntâb diyârının bâğları gibi mahsûldâr ve lezîz ü âbdâr üzümü olur. Bu kal‘a cezîre-i Dicle'nin vasatında bir sahrâ-yı azîme vâki‘ olmuşdur kim elbette vilâyetine bilâd-ı rebî‘ derler. Sahrâ-yı Hâmûn'dur kim cümle Kîş ve kabîle-i Tay ve kabîle-i (---)(---)(---) Urbânları sâkin olurlar, bir vâdî-i bî-pâyândır. Bu sahrâ-yı Tîh'in vasatında havâlesiz bir sûr-ı muhkemdir. Cümle halkı darı ekmeği tenâvül ederler ve gâyet beyâz ve mümessek balı olur. Ve bu kal‘a kal‘a-i Nasîbîn'in taraf-ı cenûbundadır ve kal‘a-i Musul'a iki günde sür‘atle ve üç günde râhatla varılır. Ammâ kal‘a-i Sincâr bu kal‘a-i Musul'un cânib-i garbîsindedir ve kal‘a-i Musul, kal‘a-i Sincâr'ın cihet-i şarkındadır. İnşâallah bu müsevveddâtımız hey’et üzre kal‘asının eşkâliyle ve sahrâları ve âb-ı revânlarıyla atlas kitâbı tahrîr etdiğimizde böyle tasvîr oluna. Ve bu cebel-i Sincâr'ın cânib-i etrâfı zeylinde kayalardan yetmiş seksen aded uyûn-ı câriyeler tulû‘ edüp bilâd-ı rebî‘i reyy ederek cânib-i garba cereyân ederek nehr-i Furât'a munsabb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213b ·
metinde göster ·