… r nûr deryâsı cereyân eder, hakkâ ki içlerinde yine nûr-ı ilâhî'den nişân verir
dilberânları var
kim görenin aklı perîşân olur. Zîrâ gâyet müzeyyendirler. Her biri dîbâ ve şîb …
Ordu-yı İslâm alayında bunlardan muhteşem alay yokdur. Gûyâ bir nûr deryâsı cereyân eder, hakkâ ki içlerinde yine nûr-ı ilâhî'den nişân verir dilberânları var kim görenin aklı perîşân olur. Zîrâ gâyet müzeyyendirler. Her biri dîbâ ve şîb ü zerbâfa ve murassa‘ kemer kuşaklarla ve başlarında gûnâ-gûn âfitâbeler üzre ablak tellerle kendülerin tezyîn edüp ve bellerinde incü saçaklı kantûralar üzre zîl [ü] bem ve debdevî ve dehdehî ve gûnâ-gûn horasânî şâtırân zîlleri ve ellerinde mücevher şeş-pençe hıştlar ve gûnâ-gûn teberler ile mü’eddebâne ubûr ederlerken, cümle temâşâcılar mebhût olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161b ·
metinde göster ·
… bûb cüvânlar ve ne kadar pençe-i mehpâre isrâ’îl-pîçe rakkâslar ve gayrı meşhûr
dilberler var
ise cümlesini zer-ender-zere müstağrak edüp Acemâne ve levendâne esbâblar ve aş …
Esnâf-ı meyhâneciyân-ı Yahûdân: -Dükkân 100, neferât-ı bî-dîn 600, pîrsizleri yine Cemşîd'dir. Ammâ bu mel‘ûnlar sâ’ir Urum meyhânecilerine rağmen cümlesi tebdîl-i câme edüp ne kadar Yahûdî-pîçe mahbûb cüvânlar ve ne kadar pençe-i mehpâre isrâ’îl-pîçe rakkâslar ve gayrı meşhûr dilberler var ise cümlesini zer-ender-zere müstağrak edüp Acemâne ve levendâne esbâblar ve aşkıyâ tarzı husrevânîler ve cübbe ve mağlûteler(?) ve kontuş-ı serhaddî esbâblar geyüp başlarında serbend ve semmûr kalpak ve gûnâ-gûn destâr-ı şedd ü şâşlar sarınup sâ’ir sakallı Yahûdîleri dahi cümle âriyetî zî-kıymet mücevher esbâblar ile başka başlarına altı yüz meyhâneci Yahûdî alay edüp ellerinde billûr ve necef, moran ve mücevher fağfûrî kadehler ile halka ellerinde olan destiler ile şarâb-ı nâb yerine şeker şerbeti bezl ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 215a ·
metinde göster ·
… Hudâbende'nindir ve kırk aded mekteb-i sıbyân [u] tıflânı var ve yedi hammâm-ı
dilsitânı var
.
Bu câmi‘lerden mâ‘adâ zâviyelerdir. Ve yedi medrese-i dârü't-tedrîsi ve bir imâret-i dârü'l-it‘âmı, Şâh Hudâbende'nindir ve kırk aded mekteb-i sıbyân [u] tıflânı var ve yedi hammâm-ı dilsitânı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 313a ·
metinde göster ·
… Bektâşiyân'dan ziyâde pâ-bürehne ve ser-bürehne aşıkân-ı sâdıkân ve dervîşân-ı
dil-rîşânları var
.
Ziyâret-i Mehemmed Şâh Dede: Hacı Bektâş-ı Velî ile Horasândan bu Kızılırmak geçidinde karâr edüp Yıldırım Hânî'de dâr-ı cinâne revâne olur. Bir azîm âsitâne-i ma‘mûrdur. Şeb [u] rûz, mâh u sâl bi'l-guduv ve'l-âsâl Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre bây u gedâya ganî ve fukarâya ni‘meti mebzûldür. Yüz aded dervîşân-ı Bektâşiyân'dan ziyâde pâ-bürehne ve ser-bürehne aşıkân-ı sâdıkân ve dervîşân-ı dil-rîşânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 362a ·
metinde göster ·
… ıl ve Cavvelâkî ve Kalenderî ve Vâhidî ve Yesevî ve Fahrî ve Bozdoğanî dervîş-i
dilrîşânları var
kim her biri birer bâğın güli ve hıyâbânın sünbüli hezârfen ve tekmîl-i fünûn e …
Bir âsitâne-i azîm olduğu şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim üç yüz aded pâ-bürehne ve ser-bürehne Zırtıl ve Cavvelâkî ve Kalenderî ve Vâhidî ve Yesevî ve Fahrî ve Bozdoğanî dervîş-i dilrîşânları var kim her biri birer bâğın güli ve hıyâbânın sünbüli hezârfen ve tekmîl-i fünûn etmiş {zû-fünûn} mü’min ü muvahhid cânlardır, ammâ Ehl-i Sünnet değillerdir. Ve içlerinde asla teberrâîleri yokdur. Matbah-ı Keykâvûs'unda seksen fakr-ı pâ-bürehne aşbâzları var kim her biri birer pâdişâha lâyıh aşbâz-ı şehbâzlardır. Rûz-merre merreteyn âyende vü revendegâna pilav ve çobra ve herse ve nân-ı bî-imtinânları mebzûldur. Fakîr hânı bu âsitâneye getirüp ziyâret etdikde "Ahdim olsun bu girdâb-ı berzahdan halâs olursam bir altun kandîl düzdürem." deyü va‘d eyledi. Hakkâ ki ol âsitânede niçe bin aded musanna‘ maslûbât-ı âvîzeler var kim her biri birer şâhın ve birer hânın yâdigârıdır. İmâretinde Tahmas Şâh'ın bir kazganı var. İçine beş ayak nerdübân ile inilir. Ve yevm-i âşûrada içine otuz sığır koyup tabh edüp fukarâya bezl ederler. Hakîr bu âsitâne-i makâm-ı Rızâ'ya kendi hüsn-i rızâmla bu zerd rûyimi sürdükde hâtıra bu ebyât hutûr edüp rûy-ı dîvâra kalem-i sehvimle tahrîr etdim. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 300a ·
metinde göster ·
… mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhânı var ve cümle (---) aded tekye-i dervîşân-ı
dilrîşânı var
ve cümle on aded müfîd ü muhtasar hânları var ve cümle ancak bir hammâmı var. O …
Ve cümle yedi aded mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhânı var ve cümle (---) aded tekye-i dervîşân-ı dilrîşânı var ve cümle on aded müfîd ü muhtasar hânları var ve cümle ancak bir hammâmı var. Ol dahi mükellef hammâm değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86a ·
metinde göster ·
… ’âl ve bir sûr-ı bâ-kemâldir kim aşağı kat kal‘asından niçe zor âver kemândârân
dilâverân var
kuvvetini bâzûya getirse yukaru kal‘aya şast ber-kabza bir ok perrân etse iç ka …
Bu kal‘a-i hoş-binâ-yı ibret-nümâ nehr-i Sava ve nehr-i Tuna kenârında cümle dokuz kat kal‘a-i bî-misâl bölme bölme hisâr-ı üstüvâr-ı pür-me’âl ve bir sûr-ı bâ-kemâldir kim aşağı kat kal‘asından niçe zor âver kemândârân dilâverân var kuvvetini bâzûya getirse yukaru kal‘aya şast ber-kabza bir ok perrân etse iç kal‘aya sehm-i kazâsı gücile yetişir. Tâ bu mertebe âlî iç kal‘ası vardır. Ve aslâ bu kal‘anın cânib [u] etrâfında bir havâlesi yokdur kim böyle bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i gevher-nigîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… -i dervîşân ve altı aded mekteb-i sıbyân ve iki aded hân ve (---) aded hammâm-ı
dil-sitân var
ve cümle (---) aded dükkân-ı tüccârân ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) (- …
Ve iki tekye-i dervîşân ve altı aded mekteb-i sıbyân ve iki aded hân ve (---) aded hammâm-ı dil-sitân var ve cümle (---) aded dükkân-ı tüccârân ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 158a ·
metinde göster ·
iken anı gördük, kâfirin kal‘a-i Komaran'ı tarafından bir dırahtistân [u] hıyâb …
Hamd-i Bîçûn bu gazâ-yı garrâda niçe bin aded gâziyân-ı serbâzânlar şemşîr-i cân-güdâzların bâm-ı arşda asmış niçe bin serverân-ı dilâverânlarımız var iken anı gördük, kâfirin kal‘a-i Komaran'ı tarafından bir dırahtistân [u] hıyâbânistân içre yetmiş aded haçlı direfş-i gâviyânîler nümâyân olunca topların çekerek ve torompete luturyan borularını rehâvî makâmında çalarak çet-a-çet olmuş domuz sürüsü gibi küffâr sâf sâf ve fevc fevc olup gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 124b ·
metinde göster ·
… eyâz mermerden bir arslan sûreti tasvîr olunmuşdur kim bu arslanın demirden bir
dili var
, üstâd-ı mermer-bür bu arslana eyle bir tîşe urup gören ol esedi zî-rûh zann ed …
Ve bu kapunun üst eşiği üzre beyâz mermerden bir arslan sûreti tasvîr olunmuşdur kim bu arslanın demirden bir dili var, üstâd-ı mermer-bür bu arslana eyle bir tîşe urup gören ol esedi zî-rûh zann eder. Ammâ hukemâ-yı selef arslanı cemî‘i hayvânâtların pâdişâhlarıdır demişler ve benî âdemi de arslan gönüllüdür demişler. Ve bu arslana demir dil etdiklerinin aslı benî âdem demir dilli olup dilini zabt edüp diline her gelen hezeyân sözleri söylemesin rümûzun edüp demir dilli esed tasvîri etmişler. Ve bu Egre kal‘asın bir esede teşbîh edüp içinde olan âdemlere arslanı pek zabt edin işâreti ola, demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37a ·
metinde göster ·
… ve üç aded tekyesi ve bir mükellef ü mükemmel kurşum örtülü müferr[ih] câmi‘-i
dil-küşâsı var
. Cümle bu zikr olunan imârâtlar Koca Mahmûd Paşa'nın hayrât [u] hasenâtlarından …
Ve bir latîf hammâmı ve elli kadar dükkânı ve bir kurşumlu hânı ve bir kurşumlu medresesi ve üç mektebi ve üç aded tekyesi ve bir mükellef ü mükemmel kurşum örtülü müferr[ih] câmi‘-i dil-küşâsı var. Cümle bu zikr olunan imârâtlar Koca Mahmûd Paşa'nın hayrât [u] hasenâtlarındandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202b ·
metinde göster ·
… ve ser-bürehne pâk ü pâkîze âşık-ı şeydâ fakr-ı fâka sâhibi fukarâ-yı dervîş-i
dilrîşânları var
. Her biri birer köşe-i vahdetde halkdan münzevî mücerred pâk erbâb-ı ma‘ârif câ …
Kırk elli kadar pâ-bürehne ve ser-bürehne pâk ü pâkîze âşık-ı şeydâ fakr-ı fâka sâhibi fukarâ-yı dervîş-i dilrîşânları var. Her biri birer köşe-i vahdetde halkdan münzevî mücerred pâk erbâb-ı ma‘ârif cânlar var. Niçesi de âyende vü revendelere hidmet edüp kût-ı lâ-yemût geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207a ·
metinde göster ·
Der-sitâyiş-i hammâmât-ı râhat-ı cân: Cümle üç aded hammâm-ı
dilsitânları var
. Evvelâ biri kal‘a içinde şark tarafındaki kal‘a kapusunun iç yüzünde Sinân Paş …
Der-sitâyiş-i hammâmât-ı râhat-ı cân: Cümle üç aded hammâm-ı dilsitânları var. Evvelâ biri kal‘a içinde şark tarafındaki kal‘a kapusunun iç yüzünde Sinân Paşa hammâmı, kâr-ı kadîmdir. Ve âb [u] hevâsı ve binâsı gâyet latîfdir. Suyu handak üzre cisir ile taşradan gelir. Andan taşra varoşda Çârsû hammâmı vâsi‘ ve hoş-binâ ve pâk ü pâkîze mahbûb hüddâmları ve bısâtları var. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366a ·
metinde göster ·
… bu şehrin âb [u] hevâsının letâfetinden mûğpîçe ve ruhbânpîçe nâ-resîde kefere
dilberleri var
kim kâküllerin târumâr etdükde gören uşşâkların dahi akılları kâkül-i dilber gi …
Ammâ bu şehrin âb [u] hevâsının letâfetinden mûğpîçe ve ruhbânpîçe nâ-resîde kefere dilberleri var kim kâküllerin târumâr etdükde gören uşşâkların dahi akılları kâkül-i dilber gibi perîşân olur. Tâ bu mertebe mûğzâd dilberânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47a ·
metinde göster ·
… b⟧ zîşân bir tekyede yokdur. Herbiri tekmîl-i fünûn-ı tarîk etmiş ârif-i billâh
dilrîşler var
. Ve ilm-i edvâr gâ’ib olsa cihânda bir âğâze kalmasa îcâdına kâdir nefes sâhibl …
Ve bunda olan erbâb-ı ma‘rifet dervîşân-ı P 198b zîşân bir tekyede yokdur. Herbiri tekmîl-i fünûn-ı tarîk etmiş ârif-i billâh dilrîşler var. Ve ilm-i edvâr gâ’ib olsa cihânda bir âğâze kalmasa îcâdına kâdir nefes sâhibleri fukarâlar var kim gûyâ herbiri Abdullâh-ı Fâryâbî ve Gulâm Nâsırî ve Gulâm Şâdî ve Fisagores-i Tevhîdî mertebesi üstâd-ı kâmiller vardır. Ve vâkıf-ı esrâr olduğumuz mertebe bu tekyenin Q 200b evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur. Ve bundan sonra şehr-i Mısır'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y112b ·
metinde göster ·
… rân" derler. Zîrâ ol gece şehr-i Mısır içre ne kadar mümtâz [u] müstesnâ güzîde
dilberân var
ise peder ü mâderinden ve mevlâsından ricâ ile âriyetî esbâb alup zer-ender-zer …
Ve ol gece şehir içi sabâha dek eyle çerâğân olur kim leyle-i Kadir olup destûr-ı şâhî olup avret ve oğlan bir yere cem‘ olup ve zurefâ mâbeyninde bu muhtesib alayına "alay-ı dilberân" derler. Zîrâ ol gece şehr-i Mısır içre ne kadar mümtâz [u] müstesnâ güzîde dilberân var ise peder ü mâderinden ve mevlâsından ricâ ile âriyetî esbâb alup zer-ender-zere müstağrak olup küheylân atlar üzre esnâf şeyhlerinin oğulları ve akrabâsızları zî-kıymet mücevher raht ve eğerler üzre semmûr kürkler ile elbette her ehl-i hıref oğlu bir gûne libâslar ile başlarında sorguclar ile mehterhâneleri çalarak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y166b ·
metinde göster ·
… cerrâhları vardır, kızın ol kestânelik korusu çatlağında bî-zebân bir kırmızıca
dili var
imiş, diline mîl girüp, andan dilberler müştak olsun, deyü ol dili keserler imi …
Böyle bir azîm sûr-ı sürûr dahi kızların sünnet etdiklerinde azîm düğün olur. Azîm alay ile niçe bin nisvân-ı pür-isyân harsüvâr olup mehterhâne ile kızı hammâma Y 245a koyup yine alay-ı nisvân ile hânesine getürüp ol gece avret cerrâhları vardır, kızın ol kestânelik korusu çatlağında bî-zebân bir kırmızıca dili var imiş, diline mîl girüp, andan dilberler müştak olsun, deyü ol dili keserler imiş, azîm düğün olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y244b–Y245a ·
metinde göster ·
didi ḳażılıḳ ḳoca iş görmiş işe yarar adam idi yarar ḳocaların yanına cem' eyle …
nireye diler-iseŋ var didi ḳażılıḳ ḳoca iş görmiş işe yarar adam idi yarar ḳocaların yanına cem' eyledi yād yaġı yaraġı-y-ıla yola girdi çoḳ ṭaġlar dere depe kiçdi günlerde bir