sekizer kat mehterhâne ile şâdumânlar ederek ubûr ederler.
Bundan sonra cümle kürkcülerin Urum ve müselmân dilberleri serâpâ şıpırtma mirzâyî kalpaklar geyüp hemisi pür-silâh olup avcıbaşı ve parscıbaşı ve arslancıbaşı kethudâsı ve kürkcübaşı esbâb-ı ihtişâmiyle mülebbes rikâb rikâbe licâm licâme berâber gidüp ardı sıra dilberânları ve sekizer kat mehterhâne ile şâdumânlar ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193b ·
metinde göster ·
bî-pervâ reftâr [u] güftâr ederek oynamağa başladılar.
"Şehâdet âbdestin alup, cümle kardaşlarımı yenüp güleşmeğe oynaşmağa şimdi geldim" deyü dilberâne ve bî-pervâ reftâr [u] güftâr ederek oynamağa başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 275a ·
metinde göster ·
Ve âb [u] havâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbe Urûm
dilberleri ve
Rûm keratseleri vardır (---) ve limanı cânib-i (---) kapulu limandır kim altmış …
Ve âb [u] havâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbe Urûm dilberleri ve Rûm keratseleri vardır (---) ve limanı cânib-i (---) kapulu limandır kim altmış pâre paturuna gemi alır. Küffâr-ı hâksâr aceb tathîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 92a ·
metinde göster ·
erbâb-ı ma‘ârif ve erbâb-ı sanâyi‘âtlarıyla sohbet-i hâslar edüp ol kadar zevk …
Ve bu şehrin a‘yân-ı kefereleri ve mümtâz dilberânları ve erbâb-ı ma‘ârif ve erbâb-ı sanâyi‘âtlarıyla sohbet-i hâslar edüp ol kadar zevk u safâlar etdik kim Leh vilâyetinde Krakov hâkimi Varşalka Kral yanında böyle safâlar etmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 28b ·
metinde göster ·
marâlî gözlü ve şîrîn sözlü bintânları çokdur. Memdûhâtından serbâz u serfirâz …
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan dilberânları ve marâlî gözlü ve şîrîn sözlü bintânları çokdur. Memdûhâtından serbâz u serfirâz gâzîleri meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 11a ·
metinde göster ·
… u şehirde ve bâğ u bâğçelerinde aylarca ve haftalarca zevk u safâlar edüp cümle
dilberânları ve
mahbûbe kızları bu şehir içre cereyân eden nehirde şinâverlik edüp bâde vü arak …
Ve bu şehrin ortasında nehr-i (---) cereyân eder. Bir küçük uyûn-ı câriyedir, ammâ âb-ı hayâtdır. Küçük Alman'dan gelüp niçe kurâ ve kasabât ve belîdeleri rey edüp bu şehir içinde bâğ u bâğçeleri sakıy ederek şehrin alt yanında nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu şehrin iki cânibinde serâpâ bâğ u bâğçe ve gül-i gülistân ve hadîka-i Rıdvân misilli bâğ-ı Aspuzular gibi cinînlerde gûnâ-gûn kasr-ı âlîler ve havz u fevvâre ve sâkıyeler ile müzeyyen maksûreler ve nüzhet-âbâd ve Freng-pesend ibret-nümâ kâhlar var kim her birinde üstâd-ı kâmil birer san‘at kasd edüp eyle tasarruflar ile mebnî kasr-ı Havarnakların her birinde Freng Mânî ve Erjeng nakkâşların nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn sihr-âsâr nakışları var kim ilm-i kalemde behresi olan engüşt ber-dehen edüp vâlih ü hayrân olur. Hattâ cümle Beç kal‘asının a‘yân u zurefâ kefereleri bu şehirde ve bâğ u bâğçelerinde aylarca ve haftalarca zevk u safâlar edüp cümle dilberânları ve mahbûbe kızları bu şehir içre cereyân eden nehirde şinâverlik edüp bâde vü arak keyfi germiyyetiyle birbirleriyle kuc kucak olup zevk-i bucak ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a ·
metinde göster ·
… yüzük kaşıdır ve serâpâ ahdar taşdır. Ve eyle rakîk minâredir kim gûyâ miyân-ı
dilberândır. Ve
altun ile mutallâ alemine sâhibü'l-hayrât üç bin zer-ü hâlis P 24a harc edüp …
Ve bir yeşil taşdan mebnî bir Q 24a minâre-i nahîfi var kim gûyâ zümürrüdvâr bir serâmed serv-i sâyedâr mîl-i minâre-i sebzgûndur. Bir diyârda böyle yeşil minâre manzûrumuz olmamışdır. Ve üstâd mühendis-i mermerkâr buna bir kadeh etmişkim gûyâ bir zümürrüd yüzük kaşıdır ve serâpâ ahdar taşdır. Ve eyle rakîk minâredir kim gûyâ miyân-ı dilberândır. Ve altun ile mutallâ alemine sâhibü'l-hayrât üç bin zer-ü hâlis P 24a harc edüp şa‘şa‘ası şehr-i İzmir'i münevver etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y45b ·
metinde göster ·
… ı minber-i serâmeddir. Gûyâ Fahrî oymasıdır kim vâcibü's-seyr mihrâb u minber-i
dilberdir. Ve
yine çârsû içinde,
Bu câmi‘in haremi cümle acîb ü garîb musanna‘ ruhâm döşelidir. Ve kıble dîvârı tarafı dahi serâpâ ruhâm sun‘-ı Hudâ musaykal u mücellâ gûnâ-gûn mevcli mermerler ve sommâkî ve balgamî ve yeşim ve yerekânî kebûtî ve ebrî hacer-i zî-kıymetler kaplıdır. Ve minberi levha ve haşebdir, ammâ gâyet musanna‘ Hind püsûskârîsi gibi hurde doğramacı kârlı minber-i serâmeddir. Gûyâ Fahrî oymasıdır kim vâcibü's-seyr mihrâb u minber-i dilberdir. Ve yine çârsû içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375b ·
metinde göster ·