… -i şarka nâzır etmiş. Ve ardında cânib-i garba nâzır, elinde kas‘aları ile niçe
dilenci
sûretinde pâdişâhlar etmiş kim kullarından, vüzerâ ve re‘âyâsından rüşvet istey …
Ve Yanko ibn Mâdyân'ı tasvîr edüp serîr-i âlî üzre elinde bir müdevver halka ile timsâl etmiş kim meselâ cihângîr olup dünyâyı feth edüp halka-misâl elime aldım remzin etmiş ve yüzün cânib-i şarka nâzır etmiş. Ve ardında cânib-i garba nâzır, elinde kas‘aları ile niçe dilenci sûretinde pâdişâhlar etmiş kim kullarından, vüzerâ ve re‘âyâsından rüşvet isteyen hâkimler rumûzun etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17b ·
metinde göster ·
: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerr …
Tâ’ife-i fukarâ-i dilenciyân: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir. Herbiri birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve lîf-i hurmâdan destârları ile Yâ Fettâh esmâsıyla cümle a‘mâları birbirinin omuzlarına yapışup kimi leng ve kimi a‘rec ve kimi ık‘ansis ve kimi meflûc ve kimi masrû‘ ve kimi bî-dest ve kimi bî-pâ ve kimi uryân ü büryân ve kimi hımâr-süvâr bir hengâme du‘â ile niçe bin bayrakların mâbeynine cerrârlar şeyhini ortaya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi bin fukarâ bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içinde alayköşkü dibinden ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â edüp ihsân [ü] in‘âmlar alup ubûr ederler. Pîrleri eş-Şeyh Hâfî'dir, Selmân belin bağlamışdır. Gazâdan gelen guzât-ı müslimînden âye[t]: Arapça nassı üzre "Şey’ullâh" deyüp sadaka alırdı. Kabri Medîne-i Münevvere'de Kıbleteyn kurbünde medfûndur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların
dilenciler
şeyhi alay içinde alayköşkü dibinden ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â …
Tâ’ife-i fukarâ-i dilenciyân: Nefer 7000, âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ına mazhar olmuş bir alay-ı azîm cerrâr [ü] kerrâr garîblerdir. Herbiri birer hırka-i peşmîneler ve ellerinde gûnâ-gûn alemleri, başlarında bûryâdân ve lîf-i hurmâdan destârları ile Yâ Fettâh esmâsıyla cümle a‘mâları birbirinin omuzlarına yapışup kimi leng ve kimi a‘rec ve kimi ık‘ansis ve kimi meflûc ve kimi masrû‘ ve kimi bî-dest ve kimi bî-pâ ve kimi uryân ü büryân ve kimi hımâr-süvâr bir hengâme du‘â ile niçe bin bayrakların mâbeynine cerrârlar şeyhini ortaya alup şeyhleri du‘â etdükce yedi bin fukarâ bir sadâdan Allâh Allâh ile âmîn dediklerinde sadâları evce peyveste olur. Bu tertîb üzre anların dilenciler şeyhi alay içinde alayköşkü dibinden ubûr mahallinde durup pâdişâha hayır du‘â edüp ihsân [ü] in‘âmlar alup ubûr ederler. Pîrleri eş-Şeyh Hâfî'dir, Selmân belin bağlamışdır. Gazâdan gelen guzât-ı müslimînden âye[t]: Arapça nassı üzre "Şey’ullâh" deyüp sadaka alırdı. Kabri Medîne-i Münevvere'de Kıbleteyn kurbünde medfûndur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157a ·
metinde göster ·
… ğile hayâl-i zılda cüvân-nigâr taklîdi ve hoppa taklîdi ve dilsizler taklîdi ve
dilenci
Arab ve Arnavud taklîdi ve Bekrî Mustafâ ile dilenci kör Arab taklîdi, mîrasyed …
Şeyh Şâzilî'den sonra hayâl-i zılla şöhret veren oldur. Hayâl-i zıl perdesi içinde bir küçük perde dahi kurup gâyet hurde tasvîrler ile hayâl-i zıl oynatmak anın te’lîfi idi. Ve gâyet zen-dost olmağile hayâl-i zılda cüvân-nigâr taklîdi ve hoppa taklîdi ve dilsizler taklîdi ve dilenci Arab ve Arnavud taklîdi ve Bekrî Mustafâ ile dilenci kör Arab taklîdi, mîrasyedi çelebi ve devrânî çelebiler ve üç aşkıyâ çelebiler ve cüvân-nigâr ve cüvân ile nigâr hammâma girüp Gâzî Boşnak hammâmda cüvân-nigârı basup Karagöz'ü kîrinden uryân bağlayup hammâmdan çıkarmasın ve Hacı ivad babası Şerbetcizâde taklîdin, ve'l-hâsıl hayâl-i zılde üç yüz pâre taklîdleri vardır kim bir mukallid ana nazîre bir taklîd etmek mümkün değildir. Bir kere dinleyen mahabbet edüp elbette irşâd olması mukarrer idi. Zîrâ cemî‘i taklîdi tahkîk-i hakîkî olmak üzre netîce-i kelâmları cümle tasavvuf idi, yine böyle iken âdem gülmeden bayılırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211a ·
metinde göster ·
… di ve dilsizler taklîdi ve dilenci Arab ve Arnavud taklîdi ve Bekrî Mustafâ ile
dilenci
kör Arab taklîdi, mîrasyedi çelebi ve devrânî çelebiler ve üç aşkıyâ çelebiler …
Şeyh Şâzilî'den sonra hayâl-i zılla şöhret veren oldur. Hayâl-i zıl perdesi içinde bir küçük perde dahi kurup gâyet hurde tasvîrler ile hayâl-i zıl oynatmak anın te’lîfi idi. Ve gâyet zen-dost olmağile hayâl-i zılda cüvân-nigâr taklîdi ve hoppa taklîdi ve dilsizler taklîdi ve dilenci Arab ve Arnavud taklîdi ve Bekrî Mustafâ ile dilenci kör Arab taklîdi, mîrasyedi çelebi ve devrânî çelebiler ve üç aşkıyâ çelebiler ve cüvân-nigâr ve cüvân ile nigâr hammâma girüp Gâzî Boşnak hammâmda cüvân-nigârı basup Karagöz'ü kîrinden uryân bağlayup hammâmdan çıkarmasın ve Hacı ivad babası Şerbetcizâde taklîdin, ve'l-hâsıl hayâl-i zılde üç yüz pâre taklîdleri vardır kim bir mukallid ana nazîre bir taklîd etmek mümkün değildir. Bir kere dinleyen mahabbet edüp elbette irşâd olması mukarrer idi. Zîrâ cemî‘i taklîdi tahkîk-i hakîkî olmak üzre netîce-i kelâmları cümle tasavvuf idi, yine böyle iken âdem gülmeden bayılırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211a ·
metinde göster ·
… ir fırka ümmet-i Muhammed kullarını başıma cem‘ eyleyüp elim yüzüme alup kapuna
dilenmeğe
geldim. Bu abd-i hakîr Ahmed kulun eski sâyilindir. Hiç tehî-dest gönderdiğin y …
İki rek‘at salât-ı hâcet kılup başın açup ol mübârek nûrânî yüzün yere sürüp eydür: "İlâhî, hevl-i kuvvet ü kudret ve fursat u nusret senindir. İnâyet ü himâyet ve hidâyet ü izzet ü rif‘at senindir. Dîn-i mübîn gayretine bir fırka ümmet-i Muhammed kullarını başıma cem‘ eyleyüp elim yüzüme alup kapuna dilenmeğe geldim. Bu abd-i hakîr Ahmed kulun eski sâyilindir. Hiç tehî-dest gönderdiğin yokdur. İdegeldiğin ihsândır. Yine Sen Pâdişâh-ı Bîçûn'dan dilerim ki yine Ahmed'in ricâsın kabûl edüp bu kadar kavmi yerindirme ve bu haşerât-ı Yezîdîleri sevindirme!" deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp dîde-i pür-nemlerinden yem-i Kulzüm gibi çekîde çekîde kanlu yaşlar cereyân edüp cümlemiz "âmîn" deyüp el yüze sürüldükde "Müjde size ey oğullar, du‘âmız vefk-i murâdımız üzre şast-ber-kabza sehm-i dilimiz nişân verdi. İnşâallahu Ta‘âlâ mansûr u muzafferiz." dedikde mübârek gül cemâli verd-i hândân gibi hande edüp henüz melek çehre olmuş tebessüm ederek bilâ rikâb şahbâz gibi sa‘âdetli esb-i Mahmûdî divnesine süvâr olup hamd ü senâ ederek atf-ı ınânın Rahova sahrâsına keşîde ederek ba‘zı nüdemâ-yı hâslarıyla ve niçe yüz Van a‘yânlarıyla ve niçe iş görmüş iş erleriyle rikâb rikâba at başı berâber kelimât edüp ordu-yı İslâm'a gelirken Van ağalarından Behlûloğlu ve Demircioğlu ve Hüsrev Paşa yeğeni Deli Süleymân Beğler paşaya tesellî-i hâtır vermek içün "İnşâallah koca vezîr du‘â-yı hayrın berekâtıyla fursat u nusret ve ganîmet bizimdir." deyü (---) cümlesi hüsn-i rızâlarıyla paşanın uğuruna cân ve baş vermeğe ta‘ahhüd etdiler. Paşa eyitdi: "Ben dahi anı eyle bilirim ki dîn-i mübîn uğuruna çalışır bir alây mücâhid-i fî sebîlillah gâzî yiğitlersüz!" deyü cümleye hayr du‘âlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 266a ·
metinde göster ·
… dâda gelir şeklinde Macar dilinden fasîh u belîğ bilenler zahîre getirüp kimisi
dilenüp
kimi Leh'den kaçar şeklinde.
Hemân derûn-ı askerden üç yüz aded Amr-ı ayyâr köçekleri şeb-revânî esbâbların geyüp kimisi imdâda gelir şeklinde Macar dilinden fasîh u belîğ bilenler zahîre getirüp kimisi dilenüp kimi Leh'den kaçar şeklinde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42b ·
metinde göster ·
"Efendim, senden sana selâm, Melek Ahmed kulun eski
dilencindir
, yine kapuna geldi. Hiçbir kerre kapundan mahrûm göndermemişsindir. Şimdi yine …
"Efendim, senden sana selâm, Melek Ahmed kulun eski dilencindir, yine kapuna geldi. Hiçbir kerre kapundan mahrûm göndermemişsindir. Şimdi yine şimdi yine seni Allâh'a geldi. İzzetin celâl [ü] cemâl [ü] azametin hakkiyçün olsun ve yüz yigirmi dörd bin peygamberin olsun ve bizzât Habîbin Muhammedü'l-Mustafâ rûhiyçün olsun ve âdem oğlanı âşıkın Veys el-Karanî ve yetmiş yedi bin sıfât sâhibi kibâr-ı kümmelîn gavs-ı a‘zamların yüzleri suyuna olsun bu Ahmed kulunun du‘âsın kabûl eyle" deyü "Evliyâm âmîn de ha" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 43b ·
metinde göster ·
"Aşkına meşk ma‘şûk Rab ola. Hakkâ ki ey serdengeçdi
dilencisin
kim üç yıldan berü beni sen söyletdin. Sırr-ı Huda sende kalsın kim parmağındak …
"Aşkına meşk ma‘şûk Rab ola. Hakkâ ki ey serdengeçdi dilencisin kim üç yıldan berü beni sen söyletdin. Sırr-ı Huda sende kalsın kim parmağındaki hâtemin sec‘ine, ‘mahzen-i esrâr-ı Hudâ Evliyâ’ deyü bu mührü yaz" deyü, nutuk buyurdular. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 299a ·
metinde göster ·
… dan taşra kaçup ve kılıç havfinden durmayup taşra ordu-yı İslâm içinde nân-pâre
dilenüp
matbahlarda hidmet edüp kimisi şeref-i İslâm ile müşerref olurdu.
Bu hâl-i pür-melâlleri küffâr kal‘adan göricek bildi kim Türk askeriyle eğer karada ve eğer deryâda söyleşmek muhâldir. Ve günden güne niçe bin küffâr açlıkdan taşra kaçup ve kılıç havfinden durmayup taşra ordu-yı İslâm içinde nân-pâre dilenüp matbahlarda hidmet edüp kimisi şeref-i İslâm ile müşerref olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300b ·
metinde göster ·
şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda c …
şeyh-i sâ’ilân ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve dilenciler şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir dilenci bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
… ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle
dilenciler
anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıaske …
şeyh-i sâ’ilân ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve dilenciler şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir dilenci bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
… kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle
dilencilere
haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısı …
şeyh-i sâ’ilân ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve dilenciler şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir dilenci bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
… m üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve
dilenciler
şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup h …
şeyh-i sâ’ilân ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve dilenciler şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir dilenci bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
… adan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir
dilenci
bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
şeyh-i sâ’ilân ya‘nî dilenciler şeyhi: Bir âdemdir. Rûmeli meydânında tekyeleri vardır. Cümle dilenciler anda cem‘ olurlar. Ve on iki nefer çavuşları vardır. Paşa kapusunda ve kadıasker kapusunda hâzırlardır. Paşa ne cânibe azîmet etse, cümle dilencilere haber edüp ol tarîk-ı âm üzre kat-ender-kat olup dururlar. Cümle sâ’ilân-ı Mısır tokuz bindir kâmil ve dilenciler şeyhinin defterindedir. Paşadan ve a‘yândan takdîr olan mertebe ihsânlar alup hayır du‘â ederler. Ammâ bir dilenci bir âdeme zebândırâzlık etse şeyhine tenbîh edüp anın hakkından gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
{Mashariyyât-ı diğer:} Ve kisve-i şerîf çıkduğı gün
dilenciler
şeyhi bir hımâra süvâr olup başında örf-i izâfeti ile ve yanında bir gözlü ve b …
{Mashariyyât-ı diğer:} Ve kisve-i şerîf çıkduğı gün dilenciler şeyhi bir hımâra süvâr olup başında örf-i izâfeti ile ve yanında bir gözlü ve bir kollu ve kel başlı huddâmlarında falaka deyeneğiyle niçe bin dilenciler ubûr ederler. Bu dahi bir diyâra mahsûs değildir, illâ Mısır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·
… a bir gözlü ve bir kollu ve kel başlı huddâmlarında falaka deyeneğiyle niçe bin
dilenciler
ubûr ederler. Bu dahi bir diyâra mahsûs değildir, illâ Mısır. Ve,
{Mashariyyât-ı diğer:} Ve kisve-i şerîf çıkduğı gün dilenciler şeyhi bir hımâra süvâr olup başında örf-i izâfeti ile ve yanında bir gözlü ve bir kollu ve kel başlı huddâmlarında falaka deyeneğiyle niçe bin dilenciler ubûr ederler. Bu dahi bir diyâra mahsûs değildir, illâ Mısır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·