EÇS II 313a–313b
… fâk-i İrân [u] Tûrân-zemîndir. Ammâ "Merîzât" lüğati güft-i Fârisîde "bükülmüş"
dimekdir
. Hakikatü'l-hâl bir kûh-ı bâlânın zeylinde bir azîm âsitâne-i sa‘âdet içre bir …
Menzil-i Pîr Merîzât Sultân: Kelenterhânesinde hân mihmân olup bu hakîr âsitâne-i pîrde mihmân olduk. Pîr Merî-zâd derler, ammâ efvâh-ı nâsda Pîr Merzâ derler ve niçeler Pîr Mirzâ derler, ammâ sahîhi Pîr Merîzât'dır. Ya‘nî "Diri baba" dimeğile meşhûr-ı âfâk-i İrân [u] Tûrân-zemîndir. Ammâ "Merîzât" lüğati güft-i Fârisîde "bükülmüş" dimekdir. Hakikatü'l-hâl bir kûh-ı bâlânın zeylinde bir azîm âsitâne-i sa‘âdet içre bir kûşede seccâde-nişîn olup bizzât vücûd-ı şerîfleri hırka-i peşmîneleriyle kemer-beste olup çömelüp oturur. Vech-i şerîfleri kıbleye nâzırdır. Ser-i sa‘âdetleri savma‘asının bir kayasına dayanıp durur. Hâlâ vücûd-ı şerîfleri beyâz pembe-misâl çürümeyüp ter ü tâze durur. Cümle huddâmları azîzi hayâtda bilüp şeb [u] rûz hizmetinde olup çârûb-keşlik edüp âsitâne-i sa‘âdetin pâk edüp her gice azîzin yanına leğen ve ibrik 313b mâ-i zülâl ile pür eyleyüp seher olunca ibriki tehî bulurlar. Ve bu kadar yüz yıldan berü hırka-i şerîfi üzre bir şemme ve zerre gerd-i gubâr düşmez. Ve âsitâne-i sa‘âdeti dâ’imâ ûd [u] amber-i Hudâyî râyihasından cemî‘î züvvârın dimâğ-ı dil-meşâmları mu‘attar olur. Bu der-i devlet-me’âbı Şeyh Safî hazretleri Erdebîl'den gelüp bu sultânı ziyâret etdikde azîz hazretlerinin üzerine on aded Azerbaycân hazînesi sarf edüp bir tekye-i Bektâşiyân etmişdir kim misli meğer şehr-i Meşhed'de İmâm-ı Mûsâ Rızâ âsitânesi ola. Ta‘rîf ve tavsîfden müberrâ bir âsitâne-i ra‘nâdır. Atabe-i aliyyesinden içeri cümle züvvâr dâhil olunca âdeme bir heybet, vücûduna bir lerzân vâkı olur. Gûyâ bir mücrim âdem huzûr-ı pâdişâhîye varır, eyle bir mehîb rûhâniyyetli makâmdır. Hamd-i Hudâ ziyâret eyleyüp bir Yâsîn-i Şerîf, Hak rızâsiyçün tilâvet edüp sevâbın rûh-ı azîze hîbe edüp rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp âşnâlık kesb etdik. Lâkin âsitânesinde târîh olmamağıla intikâli senesi ma‘lûmımız değildir. Ammâ tekye-nişîni Hoca Selâhaddîn, sâhib-i hâl, her şeyden münzevî ve fâriğu'l-bâl bir kimesne-i zâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 313a–313b ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS V 54a
Menzil-i Böremoyin: Lisân-ı Tatarca, ya‘nî Kurd boynu
dimekdir
. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir. Bir dereli ve ılkınl …
Menzil-i Böremoyin: Lisân-ı Tatarca, ya‘nî Kurd boynu dimekdir. Hakkâ ki eşek kadar kurdları Kazak domuzlarından eşeddir. Bir dereli ve ılkınlı ve sazlı ve kamışlı bî-amân yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS V 89a
… rlerdi, ammâ Rûm keferesi destinde iken ismi Kalopiga derlerdi, ya‘nî Eyi (---)
dimekdir
.
İbtidâ bu zemîni feth eden Sultân Alâ’eddîn'in ümerâlarından Bay Boğa nâm bir be-nâm kimesne Âl-i Osmân'ın cedd-i ızâmı Ertuğrul Beğ ile bu yerleri feth edüp cây-ı menâs etdiklerinde Karaman halkı bu yerlere Bay Boğa kal‘ası derlerdi, ammâ Rûm keferesi destinde iken ismi Kalopiga derlerdi, ya‘nî Eyi (---) dimekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 89a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala
EÇS V 154a
… gırad kal‘aya derler, dişka, bi-ma‘nâ tasgîrdir. Gıradişka, ya‘nî küçücük kal‘a
dimekdir
. Hakkâ ki nehr-i Sava kenârında bir düz vâsi‘ vâdîde şekl-i murabba‘dan tûlânîc …
Ba‘zılar Gıradiska derler. İbtidâ bânîsi be-kavl-i tevârîh-i Latin Matin, Dodoşka banları binâsıdır ve lisân-ı Latin'de gırad kal‘aya derler, dişka, bi-ma‘nâ tasgîrdir. Gıradişka, ya‘nî küçücük kal‘a dimekdir. Hakkâ ki nehr-i Sava kenârında bir düz vâsi‘ vâdîde şekl-i murabba‘dan tûlânîce palanka binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Derûn-ı hisârda (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 154a ·
metinde göster ·
Alıntıyı kopyala