… örd demir kapusu var, ekserî sâhib-i dükkânları kefere-i Urum ve Freng'dir. Kız
dimisi
çokdur}.
Evsâf-ı dekâkîn-i şehr-i Galata: Cümle üç bin seksen dükkândır. Haffâfhânesi ve sükker çârsûsu ve yağbâzârı ve attârları müzeyyen çârsûlardır. {Ve on iki kurşum örtülü kubbe-i âlîli Ebü'l-feth Gâzî bezzâzistânı var, cân otu dahi bulunur. Dörd demir kapusu var, ekserî sâhib-i dükkânları kefere-i Urum ve Freng'dir. Kız dimisi çokdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129b ·
metinde göster ·
… oğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve
Dimitraki
ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim h …
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve Bodur Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Topal Muharrem ve Çavuşoğlu ve Kartaloğlu ve Kalafatoğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve Dimitraki ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle askerlerin karaya döküp niçe yüz kalyoncukları kızaklar üzre koyup palamarlar ile her birini biner ikişer bin âdem keşân-ber-keşân çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… efârûkât bey‘ [ü] şirâ olmaz, metâ‘ları çuka ve kumâş ve Sakız kâmhâsı ve Sakız
dimisi
ve kız dimisi ve Cezâyir ihrâmları fürûht olunur.
Esnâf-ı ehl-i tâcir, tâ’ife-i Bezzâzistân-ı Galata: Sene (---) târîhinde (---)(---) binâsıdır. Bu dahi kal‘a-misâl dörd demir kapulu ve (---) aded kurşum kubbeli ve iki yüz dollâblı ve yüz aded pâsbânlı ve elli aded dellâllı bir metîn bezâstendir. Neferât cümle 200, dollâb 100, ammâ bunda İslâmbol bedâstenleri gibi cevâhir ve murassa‘ât ve zî-kıymet tefârûkât bey‘ [ü] şirâ olmaz, metâ‘ları çuka ve kumâş ve Sakız kâmhâsı ve Sakız dimisi ve kız dimisi ve Cezâyir ihrâmları fürûht olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 201b ·
metinde göster ·
… [ü] şirâ olmaz, metâ‘ları çuka ve kumâş ve Sakız kâmhâsı ve Sakız dimisi ve kız
dimisi
ve Cezâyir ihrâmları fürûht olunur.
Esnâf-ı ehl-i tâcir, tâ’ife-i Bezzâzistân-ı Galata: Sene (---) târîhinde (---)(---) binâsıdır. Bu dahi kal‘a-misâl dörd demir kapulu ve (---) aded kurşum kubbeli ve iki yüz dollâblı ve yüz aded pâsbânlı ve elli aded dellâllı bir metîn bezâstendir. Neferât cümle 200, dollâb 100, ammâ bunda İslâmbol bedâstenleri gibi cevâhir ve murassa‘ât ve zî-kıymet tefârûkât bey‘ [ü] şirâ olmaz, metâ‘ları çuka ve kumâş ve Sakız kâmhâsı ve Sakız dimisi ve kız dimisi ve Cezâyir ihrâmları fürûht olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 201b ·
metinde göster ·
ve Lefteraki ve Yanaki ve Mihaylaki nâm Urum muğpîçeleridir kim şehr-i İslâmbol …
Altıncı, Zümürrüd kolu: 300 nebtîz, Yedikulle ve Nârlıkapu ve Sulu Manastır veled-i zinâ Urumları ve Ermenîleri ve şehir gulâmları cem‘ olup bir kol olmuşlardır. Ammâ rakkâslarından Sakız mahbûbu, kırma saçlı çeşm-i gazâli mükehhal Dimitraki ve Lefteraki ve Yanaki ve Mihaylaki nâm Urum muğpîçeleridir kim şehr-i İslâmbol içre velvele-âra olup niçe âdemin mâl [u] menâlin yiyüp bir bûryâ üzre komuşlardır. Bunlar Urumlara müte‘allik simitci ve harâccı ve yuvacı ve gümüş arayıcı taklîdlerinde ve Urum murabba‘âtları okumada mâhirlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209a ·
metinde göster ·
. Süleymâniye Câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân'ın baş halîfesi Mi‘mâr Hüsâm b …
dimişler. Süleymâniye Câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân'ın baş halîfesi Mi‘mâr Hüsâm binâ edüp var kuvvet-i bâzû-yı mi‘mârîsin sarf edüp eyle şîrîn-kârlık ve eyle hûrde-gîrlik ve hûrde tasarruflar etmişdir kim gûyâ yed-i tûlâsın ayân etmiş. Bu câmi‘in cânib-i erba‘asındaki revzenler üzre çeşm-i tuyûr-misâl hûrde-hayâl-i münakkaş câmlar var kim şems-i âteş-tâbın nûrı, pertev urdukda câmi‘-i nûr pür-nûr olur. Anınçün kubbesinin vasatında Arapça tahrir olunmuşdur. Ve kubbesinin iç yüzi etrâfında kandîl tabakalarıyla ârâste ve niçe bin âvîze maslûbâtlar ile pîrâste olmuş câmi‘dir. Ve Mısır-kârî halıçalar var kim gûyâ kâr-ı Isfahân'dır. Ve bir vâ‘iz [u] nâsıh kürsîsi var kim sad-efkârî-i Hind anın yanında se-efkârîdir. Zamâne doğramacıları ana mânend bir kürsî-i vâlâ etmeğe kâdir değillerdir. Bu câmi‘in cânib-i selâsında olan revzenlerin hâricinde hadîka-i irem-i zâtü'l-imâd misillü bir gülistânı var kim anda olan sünbül ü reyhân ve benefşe vü erguvânın râyihası câmi‘ içre cemâ‘atın dimâğın mu‘attar edüp cümle hoş-elhân bülbüllerin feryâdı âdeme hayât verir. Ancak kıbleye mekşûf bir musannâ‘ kapusu var kim gûyâ bir bâb-ı mu‘allâdır. Atabe-i ulyâsı üzre Karahisârî Hasan Çelebi'si hattıyla müzehheb ve zîbâ câmi‘e târîh
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b ·
metinde göster ·
Evvelâ yedi elvân gendümü olur kim gûyâ gılâl-ı Havrân-ı Şâm'dır ve şa‘îri gûyâ Sivas arpasıdır ve baklası ikişer dirhem gelir, danedâr fûli olur kim bir diyârda olmaz. Sâ’ir hubûbâtları dahi ana göre kıyâs oluna. Ve Kelenter kavli üzre yigirmi bin bâğdır, dedi. Cümleden âbdâr engürü Şâm'ın zeynî üzümüne ve Bozcaada'nın misket üzümüne ve İslâmbol kurbünde Bâzârköy kumla üzümünden lezîz ü âbdâr ve hoş-hor üzümü olur. Hatta efvâh-ı nâsda ve gayrı büldânda bir mahbûb-ı zamânı bir nâ-sezâ merd ile görseler "Şeledirende içre Rûmiyye engürü gibi yancılmış cüvândır." derler. Hâlâ elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuş bir mümessek âbdâr u ter engürü olur. Ve sâ’ir envâ‘-ı müsmirrâtından memdûh olan fâkihesi yetmiş gûnedir. Ammâ nebî emrûdu ve meleçe emrûdunun aslâ nazîri yokdur. Eyle âbdâr emrûdlardır kim şırası şır şır akar ve âlusı ve âluvı ve zendisi gâyet latîf ter olduğundan aslâ cirmi yokdur ve kalınları bâdem gibi lezîzdir. Ve âb u hevâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ammâ ulemâsı meşhûr değildir. Lâkin sulehâsı gâyet çokdur. Hatta nihânîce cemâ‘atle namâz kılar Sünnîleri dahi çokdur. Cümle tarîk-ı Hâcegân fukarâlarıdır kim âsitâne-i Koçağa sultândır. İklîm-i (---) bulunup arz-ı beledi (---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve dericedir. Ve tâli‘-i imâreti sünbülede vâki‘ olup beyt-i Utarid-i turâbîdir, dimişler. Anınçün cümle hubûbâtının sünbülesi "Miete habbe." olup ezheriyyâtı Utarid-i ıtriyyât gibi dimâğ-ı insânı mu‘attar eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 295a ·
metinde göster ·
çukaları ve bin gûne rakıları ve pivo ve medleri cümleden beyâz ekmeği meşhûrdu …
Ve şehrinin memdûhâtından elvân şayak ve saya ve dimi çukaları ve bin gûne rakıları ve pivo ve medleri cümleden beyâz ekmeği meşhûrdur, lâkin bu şehir dağ eteğinde vâki‘ olmağile şehre havâlesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41b ·
metinde göster ·
… aslâ olmaz ve yedi bin yerde çuka dezgâhlarında gûnâ-gûn Leh çukası ve şayak ve
dimi
çukası işlenir kim işleyenler cümle Yahûdîlerdir, zîrâ bu şehirde cufûddan çok …
Memdûhâtından evvelâ beyâz ekmeği ve fırancıla çöreği ve yabluka derler elması ve emrûdu ve eriği gâyet çokdur, zîrâ sovuk vilâyet olmağile üzümü memdûh değildir. Limonu ve turuncu ve nârı ve zeytûnu aslâ olmaz ve yedi bin yerde çuka dezgâhlarında gûnâ-gûn Leh çukası ve şayak ve dimi çukası işlenir kim işleyenler cümle Yahûdîlerdir, zîrâ bu şehirde cufûddan çok bir kavm yokdur ve Ermeni 46a dahi yokdur, ammâ Cingâne ve Hırvat kavimleri yokdur, lâkin bâzergânlardan Laz kavmi ve Acem ve Fireng ve Macar ve gayrı milel-i kesîre çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b–46a ·
metinde göster ·
… Zirinoğlu'na kırk bin guruşluk semmûr ve kırmızı Diyârbekir bezi ve bin top kız
dimisi
ve elvân lekkeffûrî Acem bezi ve kırmızı Usturumca abası bin top ve yüz çift ke …
Ol gün paşa efendimiz Bihke kapudanın halâs içün Zirinoğlu'na kırk bin guruşluk semmûr ve kırmızı Diyârbekir bezi ve bin top kız dimisi ve elvân lekkeffûrî Acem bezi ve kırmızı Usturumca abası bin top ve yüz çift kebe ve bin aded sarı ve bin aded kırmızı sahtiyânlar ve bin çift kırmızı çizme ve bin çift sarı çizme ve bin çift pabuc ve bin çift mest ve bin çift kaba ve ince gömlekler ve bunun emsâli niçe bin elvân şeyleri Zirinoğlu la‘înin gönderdiği defter-i nâ-ma‘kulü üzre cümle tahsîl edüp cümlesin on aded Sirem arabalarına tahmîl edüp paşa efendimiz hakîre yigirmi aded güzîde paşalı ve kırk aded Bihke kapudanı tevâbi‘leri ile Zirinoğlu'na bir nâme ve bir seccâde ve bir harîr münakkaş haliçe ve bir semmûr kürk kırmızı çukaya kapluca hedâyâlar verüp hakîrin zabtında oldukdan sonra paşa ile vedâ‘ mahallinde dest bûs etdikde bir kîse guruş harc-ı râh ihsân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 154a ·
metinde göster ·
… âzım olduğundan ol kadarca ruhsat verilmişdir. Ve bellerinden aşağı bolca beyâz
dimiden
şalvar geyüp kırmızı çukadan kopçalı daracık serdelye(?) geyüp ayaklarına bir g …
Ve cümle ancak iki silâhları var. Bir kılıç ve bir çakmaklı tüfeng. Aslâ fitilli tüfengleri yokdur. Ancak bir yaylım tüfeng atup, "Allâh Allâh" deyüp dal kılıç olup girişirler. Ya alışırlar, ya verişirler, yâhûd barışırlar. Cümle piyâde şehbâzlardır, ammâ her birine at yetişmez ve taşlık diyâr olmağile at işlemez ve esbâbları cümle kırmızı pırankona çuka daracık bağır yelekleri geyüp göğüslerinde birer vukıyye gümüş halkaları var ve kuşakları ekseriyyâ zünnâr ta‘bîr etdikleri teybend kuşakdır. Gerçi harâmdır, ammâ kâfirleri esîr etdiklerinde anınla bağlarlar ve bir kuyudan su çekseler kuşağile çekerler ve niçe gâzîler esîr olup kuşağın kemend edüp kâfir kal‘alarından firâr etmişlerdir. Hulâsa-i kelâm eğer ehl-i şer‘ yanında zünnâr kuşak harâm ise, anlara lâzım olduğundan ol kadarca ruhsat verilmişdir. Ve bellerinden aşağı bolca beyâz dimiden şalvar geyüp kırmızı çukadan kopçalı daracık serdelye(?) geyüp ayaklarına bir gûne nâzük çarık geyerler kim ol sengistânda her biri ceyrân gibi sekerler. Ve başlarına yine kırmızı çuka Hırvad arakıyyesi geyerler. El-hâsıl hakkâ ki cüst u çâpük u çâlâk Amr-ı Ayyâr-vâr sâhib-i ayâr yiğitlerdir. Bu gâzîler ile bu serhadlerde hüsn-i ülfet edüp zahîre-bahâ içün bu mücâhidîne aslâ zulm [u] ta‘addî etmeyüp kendü rızâlarıyla paşaya verdiklerin alup hakîr içün ücret-i kadem bir şey almadım. İllâ alâ tarîki'l-hedâye ba‘zı tüfeng ve kılıçlar alup rızâlarıyla kabûl edüp refîkler alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 157a ·
metinde göster ·
… gibi baldırları çıplakdır, hattâ donları bile yokdur, hemân bellerin[d]e birer
dimi
bol paçaları var. Ekseriyyâ gömlek nedir bilmezler, eğinlerinde birer mashara d …
Ayaklarında cümle sıkma çarıkdır ve "Baldır duruda" dedikleri gibi baldırları çıplakdır, hattâ donları bile yokdur, hemân bellerin[d]e birer dimi bol paçaları var. Ekseriyyâ gömlek nedir bilmezler, eğinlerinde birer mashara daracık ve kısacık kebe geyerler, göğüsleri ve omuz başları cümle açıkdır. 35b Ve kelem serleri ne kadar kazan kadar ise ol kadar küçücük tâkıyyeleri var kim ancak bir fincan kadarca tâkıyyeyi iplik ile iki yanından bağlayup boğazına ipliği geçirüp tâkıyyeyi başına geyer, ammâ Hudâ âlimdir eyle kelle-i kebîr üzre ol tâkıyye gûyâ âriyetî durur, geyilecek hâli yok bir arakiyye-i siyâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35a–35b ·
metinde göster ·
Cümle ahâlîsi Nova kal‘ası kuludur ve Novalı esbâbı gibi beyâz daracık sıkma
dimi
esbâb geyüp başlarında kırmızı fes ve berata ve baldırları çıplak Cezâyir leven …
Cümle ahâlîsi Nova kal‘ası kuludur ve Novalı esbâbı gibi beyâz daracık sıkma dimi esbâb geyüp başlarında kırmızı fes ve berata ve baldırları çıplak Cezâyir levendleri gibi gezerler, zîrâ cümlesi gemiciler ve firkatecilerdir, ammâ yine Boşnakça ve Latince kelimât ederler. Cümle hodi sedi bilmez gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150a ·
metinde göster ·
… bâbı gül-i pembe-misâl pâk eder. Ve pembesi firâvân olmağın beyâz ve rakîk kara
dimisi
ve nâzük harîri olur, zîrâ cümle dağ ve bâğlarında dud ağaçları çokdur.
Der-güzîde-i meşhûr-ı kâr-ı sanâyi‘ât: Cümleden sâbûnu misk gibi râyiha-i tayyibesi vardır. Esbâbı gül-i pembe-misâl pâk eder. Ve pembesi firâvân olmağın beyâz ve rakîk kara dimisi ve nâzük harîri olur, zîrâ cümle dağ ve bâğlarında dud ağaçları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 270a ·
metinde göster ·
Hakkâ ki yine bir cezîre-i bî-amân olduğundan gâzîlerinin her etdiklerine bakmayup dâ’imâ müsâmaha ederler, zîrâ bir alay gâzîyân-ı mücâhidân firkateci yiğitleridir kim cümle sağîr ü kebîrlerinin evzâ‘ [u] etvârları ve cümle libâsları Cezâyirli gibi başlarında kırmızı fes ve parankona kırmızı göğüslükler ve bağır yelekleri ve muhattem harîr kuşaklar ve bellerinde çatal bıçaklar ve ellerinde balta ve nacaklar ve beyâz dimiler geyüp baldırları çıplak gezüp ayaklarına siyâh fillar ve arkalarında nişaburnus ve gûnâ-gûn kapudlar ve kırmızı ihrâmlar ile reftâr edüp ayş u tarab ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
ve bezi ve bâdemi ve susamı ve helvâsı ve mahbûb u mahbûbesi ve beyâz ekmeği ve …
Ve mahsûlünün memdûhu pembesi ve pembe ipliği ve dimisi ve bezi ve bâdemi ve susamı ve helvâsı ve mahbûb u mahbûbesi ve beyâz ekmeği ve karpuzu ve kavunu ve limon ve turuncu meşhûrdur. Ammâ akçesi gâyet hurde kuş gözü gibi olmuşdur. Seksen akçesi bir dirhem gelir ve bir guruş üç yüz akçeye sarf olunur. Ammâ yine bir vukıyye nân-ı beyâz bir kuş gözü akçeyedir. Sâ’ir me’kûlâtlar dahi ana göre kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
… bıçak ve ellerinde balta nacaklı şehbâz yiğitleri vardır. Serâpâ boyanmış mâvî
dimi
dizlik geyerler. Ve boyacı çârsûsunda yetmiş aded boyahâne kârhânesi olmak ile …
Ve cümle halkı çuka ferrâce ve serhaddî esbâb geyerler. Fukarâları pembe bezi haftân geyerler. Ve tâze cüvân yiğitleri serâpâ Cezâyirli esbâbı geyüp başlarında kırmızı fes ve bellerinde pala bıçak ve ellerinde balta nacaklı şehbâz yiğitleri vardır. Serâpâ boyanmış mâvî dimi dizlik geyerler. Ve boyacı çârsûsunda yetmiş aded boyahâne kârhânesi olmak ile Denizli şehrinden ve gayri yerlerden niçe bin yük bez getirüp gûnâ-gûn boya boyarlar. Ammâ isperek neftisi gâyet makbûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
… bey‘ u şirâ olunur. Balyambolu bâzârı meşhûrdur. Pembe ipliği ve pembe bezi ve
dimisi
meşhûrdur kim cemî‘i diyârlara bundan müstevlî olur.
Bu dahi Aydın hâkinde yüz elli akçe şerîf kazâdır. Ve nâhiyeleri on yedi pâre kurâdır. Ve hâkimi hâs voyvadasıdır. Kethudâyeri yokdur, ammâ mahsûs serdâr vardır. Ve kasabası bâğ u bâğçeli bir cebel dâmeninde üç yüz hâneli ve bir minâreli câmi‘li ve bir hân u hammâmlı ve bir kaç dükkânlı karyeden bozma kasaba-i ma‘mûrdur. Ve bunda dahi hafta bâzârı olup âdem deryâsı olur. Ve zeyl-i şehirde dırahtıstân sâyesinde herkes kâlây-ı vâlâ-yı metâ‘ın bâzâr-ı mahabbete çıkarup bey‘ u şirâ olunur. Balyambolu bâzârı meşhûrdur. Pembe ipliği ve pembe bezi ve dimisi meşhûrdur kim cemî‘i diyârlara bundan müstevlî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89a ·
metinde göster ·
Ve şehr-i Nâzlı'nın me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhatından tevâtürle meşhûr-ı âfâkdır kim kırk yedi gûne mahsûlâtı olur. Her birinin beyânında kelâl ve tahrîrâtında melâl hâsıl olur. Ammâ meşhûr-ı âfâk olan pembesi ve pembe bezi ve beyâz dimisi cihânı dutmuşdur. Ammâ ekâlîm-i seb‘ada Nâzlı incîri meşhûr-ı âfâkdır kim yigirmi üç gûne cennet-i me'vâ ni‘metlerinden incîri olur ammâ gök lop ve ak lop ve mışmış lop ve dede salı lopu ve ıssı yemez lopu ve haşhâşlı lop ve patlıcan lopu ve sarı lop ve yeşil lop ve ballı lop ve ter lop ve şekerli lop ve mor lop ve nakîb lopu ve sultân lopu ve Aydın lopu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y92a ·
metinde göster ·
… t u menbûtâtının memdûhâtından gömleklik nazîf ketân bezi ve penbeden rakîk kız
dimisi
ve beyâz kuskusî havlı nâzik ihrâmları ve kırmızı sahtiyânı bir diyârda olmaz, …
Ve masnû‘ât u menbûtâtının memdûhâtından gömleklik nazîf ketân bezi ve penbeden rakîk kız dimisi ve beyâz kuskusî havlı nâzik ihrâmları ve kırmızı sahtiyânı bir diyârda olmaz, meğer Edirne kırmızısı ola. Ve hâs beyâz ekmeği ve gûnâ-gûn balığı ve Bostân adası kavunu ve gûnâ-gûn incîri olur. {Ve kebbârî ya‘nî kebere turşusu ve nâbıkası ve Câbir Ensârî sahrâlarında niçe bin gûne elvân şükûfelerinin râyiha-i tayyibesi âdemin demâğın mu‘attar eder. Ve lezîz ve beyâz tuzu olur. Ve Bostân adasında niçe elvân sâ‘at kumu gibi incedir olur kim misli meğer Azak'da ola. Ve deryâ içre olan (---)(---)(---) ibret-nümâ âsâr-ı binâlar var kim akıllar hayrân olur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y326b ·
metinde göster ·
… urun oġlı ḳızı olmayanı allah ta'āla ḳarġayupdur biz daḫı ḳarġaruz bellü bilsün
dimiş
idi oġuz bigleri bir bir gelüp yıġnaḳ olmaġa başladı
oġlı olanı aġ oṭaġa ḳızı olanı ḳızıl oṭaġa ḳondurun oġlı ḳızı olmayanı allah ta'āla ḳarġayupdur biz daḫı ḳarġaruz bellü bilsün dimiş idi oġuz bigleri bir bir gelüp yıġnaḳ olmaġa başladı
emen aydur ya sen ne cavab virdün aruz aydur ki ḳılbaşa ayıtdum ki ḳaçan-ki ḳaz …
ḳara başum buŋlu oldı ṭayım aruz maŋa gelsün dimiş emen aydur ya sen ne cavab virdün aruz aydur ki ḳılbaşa ayıtdum ki ḳaçan-ki ḳazan ivin yaġmaladur-ıdı ṭaş oġuz bigleri bile yaġmalar-ıdı
… ne oldı-kim bile bulınmaduḳ mere ḳavat biz ḳazana düşmenüz didüm emen aydur eyü
dimişsin
aruz aydur bigler ya siz ne dirsiz bigler aydur
bigler gelür ḳazanı selamlar gider-idi şimdi ṣuçumuz ne oldı-kim bile bulınmaduḳ mere ḳavat biz ḳazana düşmenüz didüm emen aydur eyü dimişsin aruz aydur bigler ya siz ne dirsiz bigler aydur
varalum düşmeni ḥaḳlayalum di didi ḳılbaş aydur sen ḳarındaşısın sen var didi e …
yigit senüŋ uçuŋdan aramuzdan eksildi hem vaṣiyyet eylemiş menüm ḳanum ḳomayasın alasın dimiş varalum düşmeni ḥaḳlayalum di didi ḳılbaş aydur sen ḳarındaşısın sen var didi el-ḥāṣıl ikisi bile vardılar