… şı etek der-miyân edüp cümle tevâbi‘leriyle hidmet eder. Zîrâ bu karlıklar anın
direğidir
. Lâkin Kâsımpaşa'da olmağile kapudan paşa ziyâfet eder. Ve Okmeydânı, atıcılar …
Ba‘dehu Okmeydânı tekyesinde kapudan paşa, sadrıa‘zam'a ve sâ’ir vüzerâ ve izâma ziyâfet-i azîm edüp karcıbaşı etek der-miyân edüp cümle tevâbi‘leriyle hidmet eder. Zîrâ bu karlıklar anın direğidir. Lâkin Kâsımpaşa'da olmağile kapudan paşa ziyâfet eder. Ve Okmeydânı, atıcılar hükmünde olmağile yeniçeri ocağından bir oda ta‘lîmhânecibaşı ve atıcıbaşı ve sâ’ir kemânkeş [u] kemândârân pehlivânânlar dahi gelüp hidmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
… idir. Hünkâr câmi‘i minâresi orta direk gibidir. Mustafâ Paşa minâresi trinketa
direğidir
. Beç kapusu tarafı kadırganın başında karinası gibidir. Ve Ulama Paşa kullesi b …
Bu kal‘aya Gül Baba bayırından nazar olunsa şekl-i bâdemî görünür, ammâ Gerz İlyâs Baba dağından bakılsa gûyâ Âl-i Osmân'ın başdarda kadırgası gibi görünür. Meselâ Kızılsarây tarafı kadırganın mürtefi‘ kıçıdır ve kal‘anın ortasında olan çârsûnun iki tarafındaki dükkânlar kadırganın yemîn ü yesârında mankalarıdır. Ortasındaki ulu yolu kadırganın orta güvertesidir. Hünkâr câmi‘i minâresi orta direk gibidir. Mustafâ Paşa minâresi trinketa direğidir. Beç kapusu tarafı kadırganın başında karinası gibidir. Ve Ulama Paşa kullesi burnuna doğru kadırganın kayalığı gibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 79b ·
metinde göster ·
Bu nâhiye Mısır hâkinde evlâd-ı Benî şâhin hudûdunda anların
direğidir
. Yollarda bir şey zâyi‘ olsa anlardan ilzâmdır. Ve bunda Hazret-i şu‘ayb'ın hân …
Bu nâhiye Mısır hâkinde evlâd-ı Benî şâhin hudûdunda anların direğidir. Yollarda bir şey zâyi‘ olsa anlardan ilzâmdır. Ve bunda Hazret-i şu‘ayb'ın hânesi ve hurmâ bâğları içinde makâmı bir mağâradır. Ve dest-i şerîfleri ile kazduğu kuyuları hâlâ zâhir ü bâhirdir. Hattâ Hazret-i şu‘ayb'ın kerîmeleri koyun güderlerken bir kuyuya gelüp koyunlarına su vermek isterler. Ammâ kuyunun bir azîm taş kapağı var. Kaldırmağa iktidârları olmayup ol duhter-i pâkîze-ahterler âlem-i hayretde kalmışlar. Hikmet-i Hudâ Hazret-i Mûsâ âlem-i seyâhat içre bu mahalle gelüp ol bâkireleri bu hayretde görüp derhâl kuyunun üzerinden mezkûr taşı kaldırup Hazret-i şu‘ayb'ın cümle koyunların saky eder. Kızlar dahi hânelerine varup vâkı‘-i hâli pederine beyân ederler. Hazret-i şu‘ayb bildi kim ol taşı kaldırmak mu‘cize kuvveti ile olur. Tîz Hazret-i Mûsâ'yı bağrına basup ol bint-i mükerremenin birin Hazret-i Mûsâ'ya nikâh ile verüp Hazret-i Mûsâ niçe zamân Hazret-i şu‘ayb'ın dâmâdı olup Hazret-i şu‘ayb'ın koyunlarına çobanlık ederdi. Zîrâ Hazret-i şu‘ayb'ın niçe bin ganemleri var idi. Ve gâyet mün‘im peygamber idi. Ammâ anadan doğma a‘mâ idi. Bundan gayri a‘mâ peygamber gelmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y377a ·
metinde göster ·
… bân'dır. Tâ şâm nevâhîlerine dek müstevlî olmuşlardır. Bu mahaller dahi anların
direğidir
. Taraf-ı pâdişahîden Benî Atıyye'nin atıyyesi vardır. Bir muğaylânlı ve misvâkl …
Menzil-i şeref-i Benî Atıyye: Hûd Nebî kızlarından Atıyye nâm bir duhter-i münevver-ahter sülâlesinden vücûda gelmiş kimesneler sâkin olduğundan kabâyil-i Benî Atıyye derler. On binden mütecâviz küheylân atlı Urbân'dır. Tâ şâm nevâhîlerine dek müstevlî olmuşlardır. Bu mahaller dahi anların direğidir. Taraf-ı pâdişahîden Benî Atıyye'nin atıyyesi vardır. Bir muğaylânlı ve misvâklı ve baytarân şükûfeli bir vâdîdir. Bu mahalde dahi Mısır'dan ba‘zı karşıcılar hedâyâlar getirüp huccâcı ganîmet ederler. Ve âb-ı hayât sular getürirler. Zîrâ bu menzilin suyu (---)(---)(---). Bu menzilden dahi kalkup ol gece leb-i deryâ ile ve gâhîce deryâdan ba‘îd çölistân ile 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378a ·
metinde göster ·
… ürûr-ı eyyâm ile rimâl ile memlû‘ olmuş kuyulardır. Bu mahal dahi Evlâd-ı şâhin
direğidir
. Selîm şâh'a itâ‘at etmişlerdir. Bunda dahi Mısır'dan karşıcılar gelir, Akabe’y …
Menzil-i Ebyâr-ı Alâ’iyye: Bir muğaylânlı öz içine vâki‘ olmuş bir vâsi‘ fezâ yerde âb-ı hayât kuyuları olduğundan Ebyâr-ı Alâ’iyye derler. Ebyâr bi’rin cem‘idir, bi'r kuyudur. Ammâ niçe kuyuları mürûr-ı eyyâm ile rimâl ile memlû‘ olmuş kuyulardır. Bu mahal dahi Evlâd-ı şâhin direğidir. Selîm şâh'a itâ‘at etmişlerdir. Bunda dahi Mısır'dan karşıcılar gelir, Akabe’yi aşmadan ihtirâz edüp burada kalırlar. Ve cânib-i erba‘ası ma‘mûr olmağile etrâf [u] eknâfdan me’kûlât [u] meşrûbât makûlesi eşyâlar gelüp huccâc ganîmet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y380a ·
metinde göster ·
… iderler, ammâ salt atlı ve heccânlılar giderler. Bu mahaller dahi Evlâd-ı şâhin
direğidir
. Bu mahalde dahi nefîrler çalınup vakt-i asırda azm-i râh-ı Mısır diyerek yine …
Bir çöl yerde otsuz susuz hâr ve yâbis yerdir. Âbâdândan bir eser yokdur. Mısır'dan bu mahalle niçe bin deve yükü Nîl suyu hedâyâ gelir. Ve ba‘zı karşucılar dahi gelirler. Ba‘zı huccâc bunda konmayup bir baş Mısır'a giderler, ammâ salt atlı ve heccânlılar giderler. Bu mahaller dahi Evlâd-ı şâhin direğidir. Bu mahalde dahi nefîrler çalınup vakt-i asırda azm-i râh-ı Mısır diyerek yine çöl [ü] çölistan içre nısfu'l-leylde, Q 156a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y386a ·
metinde göster ·
… ır. Âb-ı hayât suları aşağı Mısır'dan develer ile paşa kethudâsı toldurur, anın
direğidir
. Andan aşağı Garâfede,
Cebel-i Mukattam ki Mısır'ın iç kal‘asına havâle bir cebel-i âlî üzre bir âsitâne-i cihân-nümâdır kim cümle Mısır zîr-i pâda nümâyândır ve gâyet havâdâr tekyedir. Bir câmi‘i ve kırk elli dervîşânları vardır. Âb-ı hayât suları aşağı Mısır'dan develer ile paşa kethudâsı toldurur, anın direğidir. Andan aşağı Garâfede,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y109a ·
metinde göster ·
. Zîrâ tathîr etmeseler Nîl-i mübârek kaç arşın taşdı taşmadı ma‘lûm olmaz.
Evvelâ Kıbtî Tût'undan yetmiş gün evvel yeniçeri başçavuşu Mısır vezîri Y 145a koltuğunda muhzır ağa yerinde cemî‘i yeniçeriler umûru içün hizmet eder. Mezkûr nokta günleri karîb oldukda başçavuş paşadan me’zûn olup Ümmü'l-kıyâs havuzun tathîr etmeğe giderler. Zîrâ kânûn-ı Selîm Hânîden berü anlar tathîr ederler, anların direğidir. Zîrâ tathîr etmeseler Nîl-i mübârek kaç arşın taşdı taşmadı ma‘lûm olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y144b–Y145a ·
metinde göster ·
… âha dek sohbet edüp pür-silâh olup kol dolaşarak Mısır'ı beklemek yeniçerilerin
direğidir
. Ve hazîneye me’mûr olan neferâtlar birer yıllık peşin ulûfelerin alırlar. Ve h …
Bu mahalle hazîne çıkınca Sebîl-i Allâm beğine ve Kalyûb kâşifine ve şehir subaşısına fermânlar gidüp cümle askerleri ile hazîne askerin Âdiliyye sahrâsında ortaya alup niçe yüz meş‘aller ve kanâdîller ile askerin cânib-i erba‘asın çerâğân edüp beklerler. Ve şehir subaşısı Âdiliyyeyi bekledüği hâtırıyçün dîvdâr askeri şehri beklemeğe kifâyet etmeyüp yeniçeri kul kethudâsı her gece Gavriyye altında bin iki bin yeniçeri ile pür-silâh sabâha dek ayş [u] işret edüp niçe yüz hânende ve sâzendeler ile sabâha dek sohbet edüp pür-silâh olup kol dolaşarak Mısır'ı beklemek yeniçerilerin direğidir. Ve hazîneye me’mûr olan neferâtlar birer yıllık peşin ulûfelerin alırlar. Ve hazîne beği kalkacağı gün Kalyûb kâşifine fermân vârid olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y195a ·
metinde göster ·
, huccâcın yolun tâ Dâr-ı Hamrâ'ya varınca üç gün üç gece hıfz [u] hırâset üzre …
Ve bugünkü günlerde Kalyûb kâşifinin direğidir, huccâcın yolun tâ Dâr-ı Hamrâ'ya varınca üç gün üç gece hıfz [u] hırâset üzre olup huccâcın evvelinden âhirine dek ikişer yüz Arab hayyâliyle dîdebânlık eder ki bir tarafdan Arab aşkıyâsı âcizmânde kalmış huccâcı nehb [ü] gâret etmesin, deyü mukayyed olur. Zîrâ huccâcdan ol mahalde bir şey zâyi‘ olsa Kalyûb kâşifine zamân lâzım gelür. Zîrâ bu mahaller anın hudûdudur. Ve her gece kâşif hasîl-harc haymesinde nevbet bekler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y208b ·
metinde göster ·
… î‘i ulemâ Nîl'in ziyâde olmasına muntazır olurlar. Ve bu mevlûd tercümânbaşının
direğidir
, ammâ masrûfu paşadandır. Bu dahi bâlâda mufassal tahrîr olunmuşdur. Andan sonr …
Bu mevlûd Ümmü'l-kıyâs'da Nîl taşacağı gece olur. Cemî‘i ulemâ-yı sulehâ ve şürefâ-yı Mısır cem‘ olur. Üç nevbet paşanın vekîlharcı paşa kîsesinden summât-ı Muhammedîler çeküp mevlûd-ı şerîf olur. Ve cemî‘i ulemâ Nîl'in ziyâde olmasına muntazır olurlar. Ve bu mevlûd tercümânbaşının direğidir, ammâ masrûfu paşadandır. Bu dahi bâlâda mufassal tahrîr olunmuşdur. Andan sonra Sultân Hasan Q 242a kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y224b ·
metinde göster ·