… apusun açup ale's-seher ceyş-i Acem'i basup kıra kıra sekiz bin kelle ve üç bin
diri ve
yetmiş bin gülle ve bin şüdde barûd ve sekiz yüz katar deve ve bu kadar bin kar …
Cümle ihtiyâr-ı Van eyitdiler: "Sultânım, bu türâbı üç yılda bu Van kayasına Timur sürüp yığmışdır. Âhir zafer bulamayup yıkılup gitmişdir. Sonra sene (---) târîhinde Kel Rüstem Hân yedi ay bu kal‘ayı muhâsara edüp bu türâb üzre dahi türâb yığup kal‘aya zafer bulma sadedinde iken Âl-i Osmân tarafından Demirkazık Halîl Paşa ve Kara Murtezâ Paşa imdâda yetişüp Kel Rüstem Hân metrislerin bırağup firâr ederken biz dahi Van'ın üç kapusun açup ale's-seher ceyş-i Acem'i basup kıra kıra sekiz bin kelle ve üç bin diri ve yetmiş bin gülle ve bin şüdde barûd ve sekiz yüz katar deve ve bu kadar bin kara çubuk atlar ve sâ’ir hayme vü hargâhlar ve bu kadar ordu-yı bâzâr-ı şâhî ve üç yüz yigirmi aded darbzen top-ı sipâhî ve yigirmi aded balyemez top-ı gümrâhî bırakdırup ana göre mâl-ı ganâ’im bırakdırup hâlâ ol zamândan berü bu türâb yığılı kalmışdır" dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 248b ·
metinde göster ·
… tmemişdir. Hamd-i Hudâ ol şebhûnda guzât-ı müslimîn bin altmış kelle ve beş yüz
diri ve
bu kadar mâl-ı ganâ’im ile yine kal‘aya girirken taşra çıkan keçilerden iki yüz …
"İnşâ’allâh hemân bu gecede siz deryâ tarafında eyle bir hareket edin. Bizler dahi yukaru kal‘a kapusuna hücûm ederiz" deyü haberleri gelince hemân ol şeb-i muzlimde Yûsuf Kethüdâ üç yüz aded koyunların ve keçilerin boynuzlarında fitiller ile aşağı kal‘adan taşra nısfu'l-leylde kâfirlerin meterisleri üzre sürüp kal‘adan Allâh Allâh deyince azamet-i Hudâ küffâr birbirlerine girüp kimi deryâya dökülüp kimi sahrâya firâr ederken hemân Hasan Paşa kal‘asından cümle asker imdâda çıkup bî-pâk bî-pervâ üç bin müsellâh asker birer cağ yükü buğdaylar ile yukaru kal‘aya girüp Nigebolı ve Kırkkilise ve Silisre sancağı askerleri dahi atları terkisinde birer cağ yükü buğday kal‘a kapusu önüne bırağup yine Hasan Paşa kal‘asına Allâh Allâh deyüp gitdiler. Hamd-i Hudâ bu üç bin yiğit kal‘aya selâmetle dahil olunca kağan arslan gibi kanıkmış yiğitler Yûsuf Kethüdâ'dan me’zûn olup keçilerin çıkdıkları kapudan bir kerre Allâh Allâh deyü kâfir üzre çıkup aç kurd koyuna girir gibi küffâr meterise girince kal‘anın bedenlerinden iki bin mikdârı meş‘aller ve neft ve katrân ve fânûslar ile çırâğân olunca el-azametullâh küffâra eyle sâtûr vurmuşlardı kim böyle bir şebhûnı Efrâsiyâb ve Rüstem ve Sâm-ı Nerîmân etmemişdir. Hamd-i Hudâ ol şebhûnda guzât-ı müslimîn bin altmış kelle ve beş yüz diri ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile yine kal‘aya girirken taşra çıkan keçilerden iki yüz adedi sağ bulup anları da ganîmet bilüp derûn-ı kal‘aya sâlimîn ü gânimîn vâsıl olup bir top u tüfeng ve fişeng ve gülbâng-ı Muhammedî sadâsı olup guzât-ı müslimîn içre gûyâ hacc-ı ekberin ıyd-ı adhâsı olup cümle mâl-ı ganâ’imi guzât-ı müslimîn berâber pay edüp gelen zehâyirler ile bay oldular.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59b ·
metinde göster ·
… gule-i feryâd-ı küffâr-ı nüfûs vâveylâları istimâ‘ olup cümle küffârın ölüsü ve
dirisi ve
karısı var kuvveti bâzûya getirüp mezkû[r] feth olan tabya üzre hücûm edüp yine …
Çünki vakt-i gurûb muzlimi oldu, hemân âmedâne derûn-ı kal‘ada olan kenîse ve manastırların çanlıklarından sadâ-yı nâkûs ve gulgule-i feryâd-ı küffâr-ı nüfûs vâveylâları istimâ‘ olup cümle küffârın ölüsü ve dirisi ve karısı var kuvveti bâzûya getirüp mezkû[r] feth olan tabya üzre hücûm edüp yine ceng-âşûba başladıklarında Ali Paşa Düldül-süvâr Ali-i Kerrâr-vâr tekrâr tabya üzre imdâd yetişüp tâ altı sâ‘at-i nücûmî tabya üzre ceng-i Ali olup âhir küffârın el kumbarası ve sırçadan atma kumbarası asker-i İslâmı zebûn etdi ve yine gerüden aslâ imdâd varmadı. Cümle ehl-i insâflar bu ahvâl-i pür-melâli görüp kan ağladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117a ·
metinde göster ·