… isâbı üzre ism-i Muhammed toksan ikidir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr toksan iki
dirsek ve
burûcdur. Ve Hân lafzı altı yüz elli birdir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr altı y …
Tâ kûh-ı bâlâda olan yedi tabaka kulle-i azîm mîm makâmındadır. Dizdârkapusu, hisâr-pîçesi hâ yerindedir. Ve aşağı leb-i de[r]yâda yine büyük şeşhâne kulle yine mîm olsa gerekdir. Durmuş Dede tekyesi tarafındaki çâr-kûşe hisâr-pîçe dâl harfi yerine kâ’imdir. Bu minvâl üzre Rûmeli Hisârı ism-i Muhammed resmindedir. Ve ebced hisâbı üzre ism-i Muhammed toksan ikidir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr toksan iki dirsek ve burûcdur. Ve Hân lafzı altı yüz elli birdir. Ol hisâb üzre dâ’iren-mâdâr altı yüz elli bir dendân-ı bedendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
… rmân-ı şehriyâriyle şehrin cânib-i selâsesine burc [u] bârûlu ve kûşe-bendli ve
dirsekli ve
her tarafı mazgallı yalın kat bir kal‘a-i azîm binâ etmişlerdir, ammâ ol kadar …
Sene (---) târîhinde Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Celâlî Karayazıcı ve Kalenderoğlu ve Deli Hasan ve Cennetoğlu nâm celâlîlerin Bursa üzre hücûmların a‘yân-ı Bursa istimâ‘ edüp fermân-ı şehriyâriyle şehrin cânib-i selâsesine burc [u] bârûlu ve kûşe-bendli ve dirsekli ve her tarafı mazgallı yalın kat bir kal‘a-i azîm binâ etmişlerdir, ammâ ol kadar metânet üzre binâ olunmamışdır. Bu dahi Keşiş Dağı ismiyle müsemmâ cibâlin zeylinde şarkdan garba tûlânî bir belde-i mu‘azzamdır. Tûlu kâmil bir fersahdır ve arzı nısf fersahdır ve dâiren-mâdâr iç kal‘a'nın üç tarafın ihâta edüp cümle etrâfı on beş bin adımdır. Der-i dîvârları ol kadar âlî değildir ve Tatarlar Kapusu cânibinde handakı vardır, gayrı câniblerinde handakı yokdur ve handak ihtiyacı yokdur. Zîrâ sulu yir olmağıla düşman gelüp sıfr bulup meteris kazacak alçak yerinden su çıkar. Anınçün handakı yokdur. Ve câ-be-câ kulleler üzre topları ve mazgalları çokdur, ammâ iç kal‘ada cebehâne ve tophâne firâvândır. Her ıydeynde ve donanmalarda azîm şâdmânlar olur. Dizdârı vardır, ammâ iç-el olmağıla bevvâblarından gayrı neferâtları yokdur, ammâ şehrin altı binden ziyâde pâsbânları çokdur. Ve bu aşağı kal‘a'nın dâiren-mâdâr cümle (---) kal‘a kapularıdır. Ba‘zısı demir kanatlı kapulardır, ba‘zıları belvan tahta kapulardır: ammâ her kapunun üzerindeki kullelerde baca ve fürûş mazgal yerleri etmişler kim kaçan düşman kapu önüne gelse bâlâdan düşman üzre taş ve kumbara bırağacak delikler vardır. Evvelâ cânib-i şarka Tatarlar Kapusu ve Filedâr Kapusu şimâle mekşûfdur ve Hasan Paşa Kapusu (---) nâzırdır ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223a ·
metinde göster ·
… azîmler ve kulle-i metînler ve gûnâ-gûn ceng tasavvuru içün birbirlerin korudur
dirsekleri ve
kal‘adan aşağı düşmana taş bırağacak medîneli kilvili mukarnaz baca delikleri i …
Bu kal‘ayı dahi sene 1036 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ fermânıyla Kapudan Hasan Paşa Çelebi donanma-yı hümâyûn ile gelüp bu kal‘ayı nehr-i azîm Özü kenârında Piyâle Paşa kal‘asına muttasıl şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i musanna‘ edüp eyle metânet üzre inşâ etmişdir kim öbür kal‘alar bunun yanında gûyâ kara çavlı binâ-yı sâdelerdir, zîrâ nehr-i Özü kenârında vâki‘ olmağile dâ’imâ Kazak niçe yüz pâre şaykalarıyla gelüp buna sarılup bunun önünden ubûr edeceği muhakkak olduğundan Murâd Hân'ın tenbîh [u] te’kîdiyle bu kal‘a metânet üzre çâr-kûşe şeddadî ve rıhtım binâ-yı âlî olup nehr-i Özü kenârında gâyet metîn tabya-i azîmler ve kulle-i metînler ve gûnâ-gûn ceng tasavvuru içün birbirlerin korudur dirsekleri ve kal‘adan aşağı düşmana taş bırağacak medîneli kilvili mukarnaz baca delikleri ile ârâste ve gûnâ-gûn âlet-i silâh-ı ceng ile pîrâste olmuş kal‘a-i metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 55a ·
metinde göster ·
… lduğundan kubur yolu derler, kal‘anın topu altındadır ve kal‘a makaslarından ve
dirseklerinden ve
tabyalardan bu kubura her ne kadar taş ve kumbara atsalar kubur içinde gezen âd …
Bir kubur Serdâr Ali Paşa kolunda idi ve bir kubur Sadrıa‘zam kolunda idi. Kubur ta‘bîr etdikleri oldur kim kal‘anın handakı içini kal‘a dîvârına varınca aykırı yarup iki üç âdem yan yana yürüyecek kadar bir yol ederler, ol handak yol içinde benî Âdem selâmet kal‘a dîvârına gidüp gelmek içün ol yol üzre kalın top kundağı tahtaları ve meşe ve çam direkleri döşeyüp dahi üstüne niçe bin tobra toprak döşeyüp içi kubur gibi mahfûz bir yol olduğundan kubur yolu derler, kal‘anın topu altındadır ve kal‘a makaslarından ve dirseklerinden ve tabyalardan bu kubura her ne kadar taş ve kumbara atsalar kubur içinde gezen âdemlere aslâ zarar isâbet etmez, ammâ serdengeçdiler bu kuburları yapınca niçe yüz âdem şehîd olur, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112a ·
metinde göster ·
… a varoşdur. Dolma rıhtım tabya-i metîn varoş değildir, lâkin yine her tarafında
dirsekleri ve
mazgal delikleri ile âmâde iki ağaç kapulu ve dâ[’iren]-mâdâr handaklı ve handa …
Ve bu varoşdan taşra yine bu kal‘aya muttasıl bir kat Macar re‘âyâsı varoşu var, ammâ bu yalın kat palanka varoşdur. Dolma rıhtım tabya-i metîn varoş değildir, lâkin yine her tarafında dirsekleri ve mazgal delikleri ile âmâde iki ağaç kapulu ve dâ[’iren]-mâdâr handaklı ve handakı içi Tuna sulu Macar varoşudur. Birkaç müselmân hâneleri de vardır. Mâ‘adâ keferelerin dâr-ı menhûsları ve üç aded kenîseleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
… e inşâ olunmuşdur, ammâ kara tarafında Voraniçse bâğları tarafına kat-ender-kat
dirsekli ve
mazgal delikli ve metîn ü müstahkem kulleler ve ebrâclar ve dendân-ı bedenler i …
Bu dahi dâ’iren-mâdâr cirmi şekl-i murabba‘ Şeddâdî seng-tırâş bir hisâr-ı hâzır-bâşdır kim bu serhadlerde misli yokdur. Hattâ dîvârının arzı on zirâ‘-ı mekkîdir ve kaddi yetmiş arşın âlîdir. Leb-i deryâsı yalın kat hâ'ıt-ı metîneler ile inşâ olunmuşdur, ammâ kara tarafında Voraniçse bâğları tarafına kat-ender-kat dirsekli ve mazgal delikli ve metîn ü müstahkem kulleler ve ebrâclar ve dendân-ı bedenler ile ârâste ve kesme kaya fecc-i amîk handaklar ile pîrâste olmuş bir refî‘u'l-bünyân ve bir hisâr-ı âlîşândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… ir direkleri mîşe ve pelîd ağaçlarıdır kim (...) dönmüş yedi yerde tabyaları ve
dirsekli ve
câ-be-câ topları vardır.
Evsâf-ı taşra varoş-ı azîm Seğitvar: Sene (---) târîhinde Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken bu taşra varoşun etrâfına bir sa‘b hisâr-ı metîn dolma ve rıhtım palanka kal‘a inşâ edüp bir handak-ı amîk kazup toprağın kal‘a dîvârı palankası içre doldurup dîvâr üzre atlılar gezer, tâ bu mertebe vâsi‘ palanka dîvâr olup her bir direkleri mîşe ve pelîd ağaçlarıdır kim (...) dönmüş yedi yerde tabyaları ve dirsekli ve câ-be-câ topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175b ·
metinde göster ·
mazgallarda kirpi gibi cümle topları âmâdedir. Ve bunun dîvârı üzre dahi seksen …
Ve her taraflarındaki dirseklerde ve mazgallarda kirpi gibi cümle topları âmâdedir. Ve bunun dîvârı üzre dahi seksen yerde karavulhâne odaları var ve kal‘a hâricinde bunun dahi göl kenârında bir yalın kat çit palanka dîvârı var. Ardı vâsi‘ yol olup suya berâber mazgal deliklerinde gâzîler hîn-i ma‘rekede meterise girirler. Kireç ile sıvalı yalın kat beyâz kuğu gibi durur bir dîvârdır, ammâ bu Kanije kal‘asının böyle amâr olmasına sebeb on iki bin aded re‘âyâ vü berâyâlar bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm etmeğe mu‘âf u müsellemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 182a ·
metinde göster ·
… kal‘adır, ammâ ol kadar sarp palanka değildir, ammâ yine etrâfında tabyaları ve
dirsekleri ve
mazgalları ve câ-be-câ şâhî topları vardır. Ve cümle bunun dahi iki kapusu vard …
Mezkûr büyük kapunun handakı hârici taşrasında bir varoş-ı azîmdir. Ol dahi etrâfı palanka kal‘adır, ammâ ol kadar sarp palanka değildir, ammâ yine etrâfında tabyaları ve dirsekleri ve mazgalları ve câ-be-câ şâhî topları vardır. Ve cümle bunun dahi iki kapusu vardır. Bunun kapu önünde nehr-i Zakve üzre üç kat cisrlerin yanında üç göz su değirmenleri ilâ mâşâallâh çarh-ı felek gibi deverân edüp dakîk-i rakîk öğüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a ·
metinde göster ·
… eferâtları askerlerinden mâ‘adâ kal‘anın bedenleri ve tabyaları ve ebrâcları ve
dirsekleri ve
cümle karavulhânelerinde yatır kalkar üç bin aded mükemmel ve mükellef garîb yi …
Ve bu cümle mezkûr kal‘a neferâtları askerlerinden mâ‘adâ kal‘anın bedenleri ve tabyaları ve ebrâcları ve dirsekleri ve cümle karavulhânelerinde yatır kalkar üç bin aded mükemmel ve mükellef garîb yiğit ma‘zûlcü askerîleri var kim dirlikde alâkaları yokdur, yine kal‘ada her gece pâsbânlık ve nigehbânlık ederler. Ammâ bir gedik sâhibi fevt olsa bu ma‘zûlcünün bir eski müstahıkkına mahlûl olan gediği Egre vezîri ihsân edüp çerâğ-ı efrûhte eder. Bu tâ’ifeye müstahfızân-ı ma‘zûlciyân derler, lillâh hidmet ederler ve her bâr çete ve poturaya giderler. Eyi at ve eyi silâh ve eyi kul ve karavaş bunlardadır kim bir alay gâziyân-ı mücâhidân-ı fî-[sebîlil]lâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36a ·
metinde göster ·
… ve her köşesinde gûnâ-gûn tabyalar ve musanna‘ kulle ve ebrâclar ve 37a(ve)
dirsekler ve
gûnâ-gûn mazgal delikleriyle ârâste olmuş birbirine muttasıl iki kal‘alardır, a …
Ve Freng hisârı ve Macar hisârının cümle dâ’iren mâdâr cirmleri üç bin germe adımdır ve şekl-i müdevveri cümle on bir köşedir ve her köşesinde gûnâ-gûn tabyalar ve musanna‘ kulle ve ebrâclar ve 37a(ve) dirsekler ve gûnâ-gûn mazgal delikleriyle ârâste olmuş birbirine muttasıl iki kal‘alardır, ammâ dizdârları ve neferâtları cümle başkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b–37a ·
metinde göster ·
… kenârınca 3.005 adımdır. Ve 24 kulledir. Ve on tabya ve yigirmi burc ve yetmiş
dirsek ve
üç bin mazgal delikli ve yedi aded hisâr-pîçeli pîç-ender-pîç kal‘a dîvârıdır. …
Bu hisâb üzre Rodos kal‘ası handak kenârınca 3.005 adımdır. Ve 24 kulledir. Ve on tabya ve yigirmi burc ve yetmiş dirsek ve üç bin mazgal delikli ve yedi aded hisâr-pîçeli pîç-ender-pîç kal‘a dîvârıdır. Hafizakallâh, bir vechile evsâfın tahrîr etmek mümkin değildir. Ammâ alâ-kadari'l-imkân tahrîr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115b ·
metinde göster ·
… ldız tarafına Bâb-ı Menkûsa'ya dek tokuz yüz adım ve altı azîm kulle ve yigirmi
dirsekdir ve
şimâle nâzırdır.
Ve bu Kızıl kapudan Y 170a yine handak kenârınca yıldız tarafına Bâb-ı Menkûsa'ya dek tokuz yüz adım ve altı azîm kulle ve yigirmi dirsekdir ve şimâle nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y169b–Y170a ·
metinde göster ·
… dîvâr sıra bâb-ı Ferec'e varınca sekiz yüz adım ve yedi kulle-i metîn ve sekiz
dirsekdir. Ve
bu kapu dahi garba nâzırdır. Ve handak içi cümle bâğçe-i müzeyyendir. Andan yin …
Ve bâb-ı Cedîde'den taşra yine cenûba alçacık handak kenârında alçak dîvâr sıra bâb-ı Ferec'e varınca sekiz yüz adım ve yedi kulle-i metîn ve sekiz dirsekdir. Ve bu kapu dahi garba nâzırdır. Ve handak içi cümle bâğçe-i müzeyyendir. Andan yine cenûb cânibine bâb-ı Cinîn'e varınca dörd yüz adım ve beş kulledir ve garba nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a ·
metinde göster ·
Cebr-i noksân cümle (---) bedendir ve cümle altmış iki
dirsekdir ve
cümle tokuz kapudur. Herbiri ikişer üçer kat demir kapulardır. Ve mâbeynlerinde …
Cebr-i noksân cümle (---) bedendir ve cümle altmış iki dirsekdir ve cümle tokuz kapudur. Herbiri ikişer üçer kat demir kapulardır. Ve mâbeynlerinde âlât-ı silâhlar ile ârâste ve dîdebân [u] bevvâbân ile pîrâste derveze-i halbâdır. Ve her kullede gûnâ-gûn hatlar ile kankı pâdişâhın binâsı olduğuna müş‘ir târîhler mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a ·
metinde göster ·