… avfından İrân-zemîn kavmi değil belî zemîn [ü] âsumân dir dir berg-i hazân gibi
ditrerdi
. Hayfâ dirîğ kim devlet-i Âl-i Osmân'da nâhak yere kan dökerler. Ne Perverdigâr …
Hân eydür: "Ey cânım Evliyâ akay, lutf eyle, menimle yahşı danışık eyle. Her bâr bu kayser-zemîn şâhları hânların hemîşe kırup köklerin cûyiserlerdir. Pes niçün Vezir Kara Mustafâ Paşa'yı ve Hezârpâre Ahmed Paşa'yı ve fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa'yı ve Sâlih Paşa'yı ve Koca vezîr'i ve niçe vezîrlerin katl eder. Husûsan şimdi İpşir-i beşîr vezîr-i bî-nazîri ve ol mankâle sâhib-serîri niçün katl edüp kellesin galtân ederdi ki eyle bir nâmdâr kahramân-ı zamân u sâhibkırân-ı bî-amân, yahşiye yahşı yamana yaman bir vezîr-i Âl-i Osmân'a kıydı. Anın savlet ü salâbeti havfından İrân-zemîn kavmi değil belî zemîn [ü] âsumân dir dir berg-i hazân gibi ditrerdi. Hayfâ dirîğ kim devlet-i Âl-i Osmân'da nâhak yere kan dökerler. Ne Perverdigâr'dan havf ederler ve ne Peygamber'den hicâb ederler. İpşir Âsaf'a olan zulüm Âsaf-ı Berhıyâ'ya ve şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ'ya olmamışdır. Muhibb-i fukarâ ve ebü'l-yetâmîn ve zu‘afâ bir mer[d]-i Hudâ vezîr-i dilârâ imiş. Gaddâr Osmânlı niçün bî-günâh eyle vezîri niçün katl etdi. Munı mena bir hoşça bildiresen." dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293a ·
metinde göster ·
Ammâ yine cümlemizin yürekleri ve dizleri berk-i hazân gibi
ditrerdi
. Eğer andan bir altun veyâhûd bir cevâhir alsak idi tarfetü'l-ayn içre mezbûr s …
Ammâ yine cümlemizin yürekleri ve dizleri berk-i hazân gibi ditrerdi. Eğer andan bir altun veyâhûd bir cevâhir alsak idi tarfetü'l-ayn içre mezbûr su deryâ olup tuç âdemin gürzü darbından âdem helâk olup herîse olmamız mukarrer idi. Ve gürz-i girânı yeyen âdem İnegöl kurbağısı gibi yamyassı olur, ammâ bizler gibi temâşâ edüp bir şey almayan selâmetle taşra çıkar. Garîb ü acîb mutalsamât-ı temâşâgâhdır ve gâyet meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… dâsı Hudâ hakkıyçün eyle sît u sadâ verirdi kim sâ‘ikasından edîm-i arz dir dir
ditrerdi
. Kâr-ı insân topunun sadâsı üç sâ‘atlik yerden öte yâhûd bir merhale yerden ziy …
Bu cezîre-i Santoronlara karîb yine Santoron adası derler bir bî-menâfi‘ bir ada var idi. Dâ’iren-mâdâr yedi mîl ihâta ederdi. Hikmet-i Hudâ sene (---) târîhinde günlerde bir gün ol mezkûr ada münharık olup gece ve gündüz âteş-i Nemrûd içinde kalup dûd-ı siyâhı evc-i âsımâna peyveste olup cemî‘i rûy-ı arz ve cümle rûy-ı deryâ el-hâsıl rub‘-ı meskûn aydınlık olup geceli ve gündüzlü bî-hadd ü lâ-gâyet toplar atılırdı. Ne gûne toplardır kim her bir top atıldıkda cemî‘i cezîre-i (...) büsbütün lerzenâk olup cemî‘i dünyâ halkı havf ü haşyet çeküp kıyâmet alâmetidir derlerdi. Hattâ her topların sadâsı Hudâ hakkıyçün eyle sît u sadâ verirdi kim sâ‘ikasından edîm-i arz dir dir ditrerdi. Kâr-ı insân topunun sadâsı üç sâ‘atlik yerden öte yâhûd bir merhale yerden ziyâde yerde işidilmek ihtimâli yokdur. Ve rûy-ı semâda kaçan gök gürlese bir günlük yoldan öte işidilmek muhâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 329b ·
metinde göster ·