İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

diye*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
481
isabet
455 cümle/beyitte
178,3
milyonda
tüm derleme göre
3
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
34 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi444181,4
Dede Korkut Kitabı351.078,9
Kur’an Tercümesi Rylands Nüshası252,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 481

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“diye*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
KuT Ku. T. 26/58b1 … öldürse müʾminni ḫatan yana müʾmine ḳul azad ḳılmaḳ müʾmin ḳul azad ḳılmaḳ hem diyet ısparlanmış boḍnıḳa meger kim sadaḳa ḳılsalar eger bolsa boḍundın düşman sizke …
KuT Ku. T. 26/58b1 … ḳılmaḳ müʾmine ḳul eger bolsa boḍundın siziŋ ara taḳı anlar ara üstüvarlıḳ hem diyet ısparlanmış iḍisiŋe yaʿni iḍisi tapa hem müᵓmine ḳul azad ḳılmaḳ kim kim bulmas …
EÇS I 7b "Şefâ‘at yâ Resûlallâh" diyecek mahalde hemân
EÇS I 9b … i Zülkarneyn'in askerî tâ’ifesinden idi. Nübüvvetinde ihtilâf vardır, ammâ nebî diyenler çokdur. İskender ile zulemâta varup âb-ı hayât Hızır'a müyesser olup hâlâ zinde …
EÇS I 12b–13a … e tekfurlar 13a gelmişdir ammâ bu Kostantîn'den evvel kıral-ı cihângîr olayım diyen İskender-i Yûnâniyân'ın sene 595 târîhinde Kıral-ı dâll Donkolad Yanoş ya‘nî Tâ …
EÇS I 13b "Ya Kostantîn sana bu ma‘sûmları katl eyle diyen Mecûsî hukemâları katl eyle" deyüp Hazret-i Îsâ elindeki asâsıyla Kostantîn'e b …
EÇS I 13b … ayâtda olup yine halkı dîne da‘vet edüp yine merhûm oldu" derler. Ammâ Rûhullâh diyen nasârâlar kavm-i Mesîh'dir, âsumânda İdrîs Nebî ile hayâtdadır derler. Ba‘dehu …
EÇS I 20b … hâb-ı hargûş verüp ziyâfetler ederek şehr-i Kostantînimizi seyr [ü] temâşâ edün diyerek askeri Âhûrkapu'ya der-kenâr olmuş kadırkalardan ba‘îd Edirnekapusu tarafına gö …
EÇS I 39a … fünûn edüp musannıf ola" deyü hayr du‘â edüp ile'l-ân anda bir kerre Bismillâhi diyen mahrûm kalmamışdır. Böyle bir latîf makâmdır.
EÇS I 62a … n dahi bârûd-ı siyâh tutuşup ol sâ‘atde cümle guzât-ı müslimîn Bağdâd içre amân diyen Kızılbaş dahi cümle dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçirüp kanlar cereyân edüp Bağd …
EÇS I 73b "Salpa demir avanta kürek" diyerek Taman cezîresin dolaşup fi'l-hâl küffârın rehâ bulacağı boğazı dahi aldılar.
EÇS I 76b … zûl olup katline fermân vardıkda başına asker cem‘ edüp "Şer‘ile da‘vâm vardır" diyerek gelirken Köpürlü Mehemmed Paşa'yı bozup Çerkeş nâm mahalle geldikde İpşir Paşa …
EÇS I 78a–78b … ipâh Atmeydânı'na, yeniçeri Etmeydânı'na cem‘ olup gulû-yı âm ile "Allâh Allâh" diyerek Atmeydânı'na cem‘ olup Sultân İbrâhîm Hân mazlûmu Sırçasarây'da haps edüp yerin …
EÇS I 78b … a ters eğerli atlar ve cümle vüzerâ siyâh nikâblar örtünüp mü’ezzinler Arapça diyerek tâbût-ı İbrâhîm Hân'ı ammisi Mustafâ merkadine götürdüler} ammisi Sultân Mustaf …
EÇS I 86b–87a Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sene (-- …
EÇS I 92a … lâh bu mektebde üç yüz ve dörd yüz sıbyândan hâlî değildir. Bir kerre Bismillâh diyen mahrûm kalmamışdır.
EÇS I 95a Pâdişâha çok du‘âlar eyleyüp / Nûş edenler diyeler azb-i Furât / Oldu âsârı bu târîh-i azîm / Ayn-ı âlî çeşme-i Sultân Murâd. / Se …
EÇS I 101b Hammâma girdi nâz ile bir sîm-ten güzel / Şol şöyle diyecek yeri yok cümleten güzel.
EÇS I 112b … Bî-hisâb te’lîfâtından mâ‘adâ rubâ‘iyyâtına göre zamânemiz şu‘arâları {nazîre} diyememişlerdir . El-hak reşk-i revân ve binâ-yı murabba‘-ı tarh-ı zîbinde Nizâmî ve müzekkir-i …
EÇS I 113b–114a … âdî Boşnak pabucu ve kaba kabaniçe ve serhadlı kısa dolama geyüp "Yetmiş guruş" diyerek reftâr ederdi. Ammâ garâyib andadır kim Unkapanı semtinin çamuru İslâmbol içre …
EÇS I 122b Diyelim rûhıyiçün Fâtiha dâ’im el açup / Adn-i a‘lâyı makâm eyleye Kâsım Paşa. / Sene ( …
EÇS I 127a Ve mahalle-i Çelebi Çetinkoz: Diyen( ?) cevize hâşiye sâhibidir. Yeni Dîvânhâne'ye hâ’il, püşte başındaki mahalledir. …
EÇS I 148a "Şeddin ma‘nâsı nedir?" diyeler kim,
EÇS I 148a "Hırka-i fakr nedir?" diyenlere cevâb,
EÇS I 148a … arılığı ve bağlaması ve kilidi ve içerisi ve taşrası ve yakası ve kemâli nedir diyenler bu on su’âle cevâb, ol hırkanın îmânı settârlıkdır ve kıblesi pîrdir ve gasli t …
EÇS I 148b … l kasrı açup içinde olan hulleyi Habîbime geyirüp başına tâc-ı Nübüvveti geyir" diye nidâ gelince Cibrîl, fermân-ı Rabbi'l-izzet ile Resûl-i Kibriyâ'ya tâcı ve hull …
EÇS I 151a … ederler. Niçe kerre yüz bin akl-ı Arasto bu cihâna gelüp bir hurûf dahi nazîre diyememişlerdir , aceb hikmet-i Hudâ'dır. Ammâ lisân-ı Fârisî'de çâ, pâ, jâ, gâ misilli hurûflar …
EÇS I 151a … esi Beytü'l-ma‘mûr'dur, fehmim kıblesi kürsîdir, gönlüm kıblesi arş-ı a‘zamdır" diye . Eğer sorsalar:
EÇS I 154a … alayı içre pür-silâh olup ellerinde kazma ve kürek ve dillerinde "Sübhânallâh" diyerek bu kadar sulehâ-yı ümmetden kimesneler mü’eddebâne ubûr ederler. Bu tâ’ifenin k …
EÇS I 154a … üp ellerinde kazma ve kürekler ve meydân süpürgeleri ve gerdeller ile "Aşa aşa" diyerek câ-be-câ yolları süpürüp gerdellere ve fıçılara doldurup ubûr ederler.
EÇS I 157a … nları birer gûne libâs ile gûnâ-gûn şakalar edüp kimisi "illâ yansuru's-sultân" diyerek kimisi,
EÇS I 158b–159a … üzre serperek "Benim elim değil Âdem ata elidir, Yâ Rabbî berekât-ı Halîl ver" diyerek gürûh gürûh ubûr ederler. Andan,
EÇS I 159b … ilâh olup tahtırevânlar üzre tuz dükkânlarında tuz tartarak tuz ekmek hakkıyçün diyerek ubûr ederler ve piyâde askerleri tarafeynde olan seyircilere tuz üleşdirerek ve …
EÇS I 160b "Sakkâ, sebîl, sebîl içene rahmet, sebîl" diyerek âb-ı hayât bezl ederler. Nûş eden cânlara "Cân u gönülden sahhan ve âfiyen" der …
EÇS I 160b … abalar üzre ellerinde un elekleri, dillerinde "illâ yansuru's-sultân yâ sultân" diyerek ubûr ederler. {Pîrleri Ramazân ibn Şâzilî'dir, Enes belin bağlayup kabri Vâdi'l …
EÇS I 161a … r yoğururak ve pişiriciler kolların sığayup furundan etmek çıkararak "Ala vere" diyerek ve gayrı tâ’ifeleri omuzlarında furun kürekleri ve söngeleri ve gelberileri ve …
EÇS I 162a "Eyya moli ya mola" diyerek ve "Dâ’im Allâh, dâ’im Allâh" esmâsıyla gemileri çekerek ve gûnâ-gûn bayrak ve …
EÇS I 162a … r dahi pür-silâh olup kızaklar üzre ba‘zı gemileri "Tırtaka tırtak tır tır tak" diyerek kalafat ederek ellerinde tokmakları ve eceneleri ve malaları ve malahtarları ve …
EÇS I 162a … r ile dükkânlarında katrânlı destiler üzre üstübü bükerek "Nûh elidir, Nûh eli" diyerek feryâd [ü] figân edüp tüfenglerin atarak ubûr ederler. Hakîkat bunların dahi pî …
EÇS I 162b … ubûr edüp kızaklar üzre yeni gemiler yaparak "Pîrimiz yâ Nûh yâ Nûh Nebî Necî" diyerek gûnâ-gûn şakalar ederek ubûr ederler. Andan
EÇS I 162b … marları bükmekdir. Bunlar dahi pür-silâh olup kızaklar üzre "Eyya moli ya moli" diyerek urga[n] ve halat bükerek ubûr edüp giderler.
EÇS I 163b … nı gördüm benim karnında olduğum balık erimeğe başladı. 'Yâ Rabbî bu ne hâldir' diyerek elimle uyluklarıma yapışdım, benim dahi etlerim kopmağa başlayınca aklım başıma …
EÇS I 164a … alayda uryân u büryân meydân-ı Arasât kavmi gibi uryânen "Yâ Gavvâs, yâ Feyyâz" diyerek ubûr ederler.
EÇS I 164a … nderleri ve kızaklar üzre vocı ırgatları devr etdirerek "Meded Allâh âsân eyle" diyerek ubûr ederler.
EÇS I 164a "Bereket senden yâ Mevlâ, ganîmet senden yâ Allâh" diyerek cümle piyâdeleri gâyet mülebbes pür-silâh olup ubûr ederler. Zîrâ bunlarda ankâ …
EÇS I 164a "Eyya mola ya mola" diyerek yine kızaklar üzre gemilerin çekerek top u tüfengler atarak feryâd [ü] figânlar …
EÇS I 164b–165a … müdebbir dayılar hükm [ü] hükûmât ederek "tiramola, orsa ve poca ve duna foga" diyerek niçe bin ıstılâh-ı keştîbân ile Allâh deyüp ubûr ederek alayköşkü dibine vardık …
EÇS I 166b … e akçe, al cânım eyisin ver cânım, ala bir eyi kebâblık, ala bir a‘lâ kıymalık" diyerek bellerinde sâtûrları ve pala kılıçları ve kassâb bıçaklarıyla kendülerin zeyn e …
EÇS I 167a … kke'de Mu‘allâ'da medfûndur. Sürü sürü sığırlarının südün sağup "leben-i câmûs" diyerek ubûr ederler. Ammâ bunlarda gâyet latîf ü semîn alaca sığırlar vardır.
EÇS I 168b … âteş-i Nemrûd içinde kalup feryâd [u] figânları evce çıkarak "Allâh'ı seven hû" diyerek gırîv ü feryâdları islâmbo[l] için velveleye verirler.