Bu mertebe-i dakîk üzre niçe bin gûne fikr-i fâside etmem
diyemeyüp
zemîn-bûs edüp cemî‘i vüzerâ vü vükelâ ve Şeyhülislâm Ebû Saîd Efendi ve nakîbü …
Bu mertebe-i dakîk üzre niçe bin gûne fikr-i fâside etmem diyemeyüp zemîn-bûs edüp cemî‘i vüzerâ vü vükelâ ve Şeyhülislâm Ebû Saîd Efendi ve nakîbü'l-eşrâf ve kadı‘askereynler ile ve dârüssa‘âde ağası ve Hâsodabaşı Hasan Ağa ve bostâncıbaşı sâ’ir musâhib-i şehriyârîler ile taşra arz odasına çıkup kâmil yedi sâ‘ad müşâvere-i tâm edüp vakt-i asrda tekrâr Çimşirlik nâm mahalde ale'l-ittifâk huzûr-ı pâdişâhîye girüp "Pâdişâhım mühri el-hâsıl İpşir Mustafâ Paşa lalana gitmeği re’y-i ahsen gördük" dediklerinde "Ne dersin Melek lala?" dedikde hemân Melek Ahmed Paşa eydür "Pâdişâhım. Vallahi bu re‘y-i ahsendir. Hadîs:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 174a ·
metinde göster ·
"Bizim Kırkçeşme suyumuz kifâyet eder" diyemeyüp mukayyed olmadı. Hemân Yanvan karındaşı Yanko ile vedâ‘laşup İslâmbol'dan kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek ilm-i hendese üzre Tuna suyu İslâmbol'a geleceği yolları şakula ve hevâyî terâzûlar ile irtifâ‘ alarak Tuna kenârında Siverin kal‘asına gelüp ilm-i hendese ile bilir kim bu nehr-i Tuna bu Siverin kal‘asından İslâmbol'a gider, zîrâ ol mahallin arzı İslâmbol arzından yedi arz bâlâdır, ammâ âkıbet-endîş-i dûrbîn-fikr olan Yanvan Kral ihtimâle haml edüp bu Siverin kal‘asından iki konak dahi Tuna kenârıyla yukaru biraz bâlâ dahi gidüp sekizinci arz-ı bâlâda bu Demirkapu mahallinde yine ilm-i hendese üzre irtifâ‘ alup bilir kim nehr-i Tuna İslâmbol'a baş aşağı yıldırım gibi sür‘at üzre cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97a ·
metinde göster ·