… i Zülkarneyn'in askerî tâ’ifesinden idi. Nübüvvetinde ihtilâf vardır, ammâ nebî
diyenler
çokdur. İskender ile zulemâta varup âb-ı hayât Hızır'a müyesser olup hâlâ zinde …
"Bârekallâh ilhâm-ı Rabbânî ile re’y [ü] tedbîr-i ahsen bu ola" deyü cümle hukemâ-yı kudemâ-yı nüdemâ-yı mühendisîn Karadeniz ile Akdeniz'in irtifâ‘ın alup Bahr-i Siyâh'ı irtifâ‘ üzre bulup yedi kerre yüz bin kûhken ummâller cem‘ edüp Karadeniz'in kat‘ına mübâşeret edüp Hazret-i Hızır hafr üzre mübâşir idi. Zîrâ Hazret-i Hızır İskender-i Zülkarneyn'in askerî tâ’ifesinden idi. Nübüvvetinde ihtilâf vardır, ammâ nebî diyenler çokdur. İskender ile zulemâta varup âb-ı hayât Hızır'a müyesser olup hâlâ zindedir. Ve Hazret-i Mûsâ ile refîk olduğu Kur’ân-ı azîm ile sâbitdir kim âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 9b ·
metinde göster ·
… arılığı ve bağlaması ve kilidi ve içerisi ve taşrası ve yakası ve kemâli nedir
diyenler
bu on su’âle cevâb, ol hırkanın îmânı settârlıkdır ve kıblesi pîrdir ve gasli t …
"Hırkanın îmânı ve kıblesi ve gasli ve arılığı ve bağlaması ve kilidi ve içerisi ve taşrası ve yakası ve kemâli nedir diyenler bu on su’âle cevâb, ol hırkanın îmânı settârlıkdır ve kıblesi pîrdir ve gasli terk-i mâsivâdır ve namâzı arılıkdır ve farzı terk-i ârzûdur ve cânı irâdetdir ve kilidi tekbîrdir ve kemâli herşeyde toğrulukdur ve yenleri dervîşlik hâsıl etmekdir ve taşrası müşâhededir ve içerüsi nûrdur ve yakası râzdır." Ve sorsalar:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148a ·
metinde göster ·
… up paşa eydür: "Gördün mü Evliyâ Çelebi! Ben seninle bileyim ve yoluna kurbânım
diyenlerden
biri Köprülü Mehemmed Paşa dörd eyâlet sancâğı askeriyle üzerime geliyor" dedi. …
Karye-i Sarı, nâm mahalle kondukda Varvar Alî Paşa'nın askeri içinde bir güft [ü] gû olup asker pür-silâh olup cânib-i erba‘aya karavullar ta‘yîn olunup (---) paşa çarkaya (---) paşa dümdâr ta‘yîn olunup cümle asker hayme ve hargâhlarında pür-silâh âmâde olup cenge müterakkıb olup durdular. Hakîrin cân başıma sıçrayup paşanın ciğer-kûşesi beğden su’âl edüp "Bu ne fetret u ısyân u tuğyândır kim asker birbirine girüp hâzır-baş oldu" dedim. Hazînedâr eyitdi "Vallahi Evliyâ Çelebi! Şimdi çâşıdımız geldi. Köprülü Mehemmed Paşa üzerimize gelmeğe hatt-ı şerîf ile serdâr olmuş ve Amasiyyeli Kör Hüseyin Paşa ve Divriği Beği Kara Sefer Paşa ve niçe paşalar cem‘ olup yarınki gün ceng-i azîmdir" dedikde hakîr paşanın yanına varup paşa eydür: "Gördün mü Evliyâ Çelebi! Ben seninle bileyim ve yoluna kurbânım diyenlerden biri Köprülü Mehemmed Paşa dörd eyâlet sancâğı askeriyle üzerime geliyor" dedi. Hakîr eyitdim: "Bundan size hisse var paşa. Sultânıma mektûbunda yazduğu mâddenin biri dahi budur kim seninle bile olurum, diyenlere i‘timâd etme. Seni meydânda korlar, deyü tahrîr etdiği mevâdd-ı kebîrin biri dahi budur. Ammâ bi-emrillah bunda nesne yokdur. Geçende Kızılırmak kenarında Kum Baba Sultânı ziyâret etdiğiniz gün bir teveccüh-i tâm ile İlâhî beni şerm-sâr edüp halk mâbeyninde yüzüm 363a kara eyleme deyü hayr du‘â etdiğinde bildim ki ol du‘â hedef-i icâbetde kabûl oldu. İnşâallah mansûr [u] muzaffer olup selâmet bulursun". Lâkin afv ile ol gün mu‘âmele edüp mehibbâten niçe nasîhat-âmîz cevâblar ile muzaffer olmuş, tebşir etdim. Ol mahalde paşa "cümle asker âmâde olsun" deyü tenbîh ü te’kîd edüp cümle âlât-ı silâh meydân-ı muhabbete dökülüp cebe ve cevşenler giyilüp nısfu'l-leyle dek cümle asker âlât-ı silâha müstağrak olup her biri birer Sâm [u] Nerîmân-akrân pehlivânlara döndüler. Beyt
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 362b–363a ·
metinde göster ·
… Sultânıma mektûbunda yazduğu mâddenin biri dahi budur kim seninle bile olurum,
diyenlere
i‘timâd etme. Seni meydânda korlar, deyü tahrîr etdiği mevâdd-ı kebîrin biri da …
Karye-i Sarı, nâm mahalle kondukda Varvar Alî Paşa'nın askeri içinde bir güft [ü] gû olup asker pür-silâh olup cânib-i erba‘aya karavullar ta‘yîn olunup (---) paşa çarkaya (---) paşa dümdâr ta‘yîn olunup cümle asker hayme ve hargâhlarında pür-silâh âmâde olup cenge müterakkıb olup durdular. Hakîrin cân başıma sıçrayup paşanın ciğer-kûşesi beğden su’âl edüp "Bu ne fetret u ısyân u tuğyândır kim asker birbirine girüp hâzır-baş oldu" dedim. Hazînedâr eyitdi "Vallahi Evliyâ Çelebi! Şimdi çâşıdımız geldi. Köprülü Mehemmed Paşa üzerimize gelmeğe hatt-ı şerîf ile serdâr olmuş ve Amasiyyeli Kör Hüseyin Paşa ve Divriği Beği Kara Sefer Paşa ve niçe paşalar cem‘ olup yarınki gün ceng-i azîmdir" dedikde hakîr paşanın yanına varup paşa eydür: "Gördün mü Evliyâ Çelebi! Ben seninle bileyim ve yoluna kurbânım diyenlerden biri Köprülü Mehemmed Paşa dörd eyâlet sancâğı askeriyle üzerime geliyor" dedi. Hakîr eyitdim: "Bundan size hisse var paşa. Sultânıma mektûbunda yazduğu mâddenin biri dahi budur kim seninle bile olurum, diyenlere i‘timâd etme. Seni meydânda korlar, deyü tahrîr etdiği mevâdd-ı kebîrin biri dahi budur. Ammâ bi-emrillah bunda nesne yokdur. Geçende Kızılırmak kenarında Kum Baba Sultânı ziyâret etdiğiniz gün bir teveccüh-i tâm ile İlâhî beni şerm-sâr edüp halk mâbeyninde yüzüm 363a kara eyleme deyü hayr du‘â etdiğinde bildim ki ol du‘â hedef-i icâbetde kabûl oldu. İnşâallah mansûr [u] muzaffer olup selâmet bulursun". Lâkin afv ile ol gün mu‘âmele edüp mehibbâten niçe nasîhat-âmîz cevâblar ile muzaffer olmuş, tebşir etdim. Ol mahalde paşa "cümle asker âmâde olsun" deyü tenbîh ü te’kîd edüp cümle âlât-ı silâh meydân-ı muhabbete dökülüp cebe ve cevşenler giyilüp nısfu'l-leyle dek cümle asker âlât-ı silâha müstağrak olup her biri birer Sâm [u] Nerîmân-akrân pehlivânlara döndüler. Beyt
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 362b–363a ·
metinde göster ·
… e sû-i tedbîr ile boğulduğumuz yazup su içinden karşu selâmete çıkup halâs olam
diyenleri
kurşumla urdukların eyle yazmışlar kim tahrîr olunmaz.
Bu yolun sağ tarafında kendülerinin {sene 1073 târîhinde} Üstürgon cenginde Âl-i Osmân'ın kılıcıyla otuz yedi bin kâfirin kırıldığın mâ-vaka‘ı üzre eyle tahrîr etmiş kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Hatta Sadrıa‘zam {Köpürlüzâde} otağı önünde cellâdlar kâfiri kırup kelleleri ve lâşelerin dağlar gibi yığılmış tasvîrler etmiş kim gayri üstâd-ı ressâm kalemin çekmede âcizlerdir, ammâ yolun sol dîvârında bizim Raba nehri cenginde ne ifrât ve ne tefrît üzre ibtidâ kendülerinin meydân-ı şecâ‘atde Osmânlı kılıcından kırıldıkların ba‘dehu bizim Raba nehrinde sû-i tedbîr ile boğulduğumuz yazup su içinden karşu selâmete çıkup halâs olam diyenleri kurşumla urdukların eyle yazmışlar kim tahrîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 71b ·
metinde göster ·
Ol gece sabâha dek şehr-i Mısır içinden benem dîger nîst
diyenlerden
bin iki yüz bahâdırân-ı dilâverân yiğitler yazılup Âdiliyye'ye çıkdılar. Akîble …
Ol gece sabâha dek şehr-i Mısır içinden benem dîger nîst diyenlerden bin iki yüz bahâdırân-ı dilâverân yiğitler yazılup Âdiliyye'ye çıkdılar. Akîblerince üç şâhî top varup der-akab topları atup andan ılgar ile salt iki bin âdem dörd gün dörd gece Akabe askerine vâsıl olup cümlesi bir yere gelüp dağa taşa piyâde askeri döküp aşkıyâ Urbân bu hâli görüp deryâ-misâl asker geliyor gelir gelür, hemân kâ’ide-i nahviyyûn üzre "Firâren an tevâliye'l-kesürât" deyüp karârları firâra mübeddel olup cümle asâkir-i İslâm selâmetle Akabe'yi aşup öte tarafda huccâc-ı müslimîni konmuş buldular, ammâ hâlleri diyergûn buldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y207b ·
metinde göster ·
… eşil çuka ile pûşîde bir sandûka içinde mahfûzdur. "Yâ Selîm ta‘al ile'l-Mısır"
diyenlerin
biri dahi bunlardır. Senede bir kerre azîm âdem deryâsı cem‘ olup mevlûdü'n-neb …
Ziyâret-i hazret-i eş-şeyh Ebüssu‘ûd-ı Cârihî: Altı yüz mikdârı hâneli ve câmi‘ ve zâviyeli ve tekyeli ve sebîlli bir kasabadır. Bu mahallenin tâ vasatında Y 269a bir kubbe-i âlî içinde Ebussu‘ûd-ı Cârihî çâr-gûşe yeşil çuka ile pûşîde bir sandûka içinde mahfûzdur. "Yâ Selîm ta‘al ile'l-Mısır" diyenlerin biri dahi bunlardır. Senede bir kerre azîm âdem deryâsı cem‘ olup mevlûdü'n-nebî olur. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âm-ı ünâs u nisvândır, âsitânesine yüz süren ârif insândır. Ve Hân-ı Halîl kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y268b–Y269a ·
metinde göster ·
… ladı bu oġuz-nāmeyi düzdi ḳoşdı böyle didi ḳanı didügüm big erenler dünyā menüm
diyenler
ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı
dedem ḳorḳut gelüben boy boyladı ṣoy ṣoyladı bu oġuz-nāmeyi düzdi ḳoşdı böyle didi ḳanı didügüm big erenler dünyā menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı
koşdı böyle didi imdi ḳanı didügüm big erenler dünya menüm
diyenler
ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya aḫır soŋ uçı …
koşdı böyle didi imdi ḳanı didügüm big erenler dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya aḫır soŋ uçı ölümlü dünya yöm vireyim ḫanum yirlü ḳara ṭaġuŋ yıḳılmasun
ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya son uçı ölüml …
imdi ḳanı didügüm big erenler dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya son uçı ölümlü dünya ecel geldüginde aru imandan ayırmasun ḳādir
… ġāzi erenler başına ne geldügin söyledi ḳanı ögdügümüz big erenler dünya menüm
diyenler
ecel aldı yir gizledi
gice ṭoy dügün idüp yime içme oldı dede ḳorḳut geldi ḳopuz çaldı ġāzi erenler başına ne geldügin söyledi ḳanı ögdügümüz big erenler dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi
fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya ṣoŋ uçı ölümlü dünya ölüm vaḳtı geldüginde aru imandan ayırmasun ḳādir seni nāmerde muḥtaç itmesün biş kelime du'ā ḳılduḳ ḳabūl olsun āmin āmin diyenler dīẕār görsün günahuŋuzı adı görklü muḥammed musṭafa ḥörmetine baġışlasun ḫanum hey
ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya ṣon uçı ölüml …
virdi ḳanı didügüm big erenler dünya menüm diyenler ecel aldı yir gizledi fāni dünya kime ḳaldı gelimlü gidimlü dünya ṣon uçı ölümlü dünya el-'aḳibet uzun yaşuŋ uçı ölüm aḫırı ayrulık yöm vireyim ḫanum ölüm vaḳtı