… rılup hisâb olunmuşdur kim bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr İslâmbol kal‘ası yigirmi
dokuz bin
sekiz yüz on adımdır. Ammâ Bayram Paşa asrında Âhûrkapu'dan taşra adımladığımız …
Bu kapulardan mâ‘adâ tâ Âhûrkapu'ya varınca hisâb olunan kapuların yedisi dahi leb-i deryâda olmağile cümlesi cânib-i şarka nâzırdır. Ve bu tarafa lodos rûzgâr-ı zorkârı gâyetü'l-gâye ziyâde isâbet etdüğinden Bayram Paşa merhûmun kal‘a hâricinde leb-i deryâda binâ etdüği rasîfler telattum-ı deryâdan harâb olup bu add etdüğimiz adımları sene (---) târîhinde İbrâhîm Hân asrında Âhûrkapu'dan içeri adımlayup Yedikulle'ye varılup hisâb olunmuşdur kim bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr İslâmbol kal‘ası yigirmi dokuz bin sekiz yüz on adımdır. Ammâ Bayram Paşa asrında Âhûrkapu'dan taşra adımladığımızda kâmil otuz bin adım idi. Sahîhü'l-kelâm ve's-selâm
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16a ·
metinde göster ·
… ümmelîn gavs-ı a‘zamların nazarı ta‘alluk etmiş bir nazargâh-ı evliyâdır. Cümle
dokuz bin
aded bâğ u bâğçedir. Garîbü'd-diyâr kimesne bu bâğ-ı Merâm'a girse gâ’ib olur v …
Netîce-i merâm Hazret-i Sultânu'l-ulemâ'nın ve Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin ve yetmiş yedi tabakât kümmelîn gavs-ı a‘zamların nazarı ta‘alluk etmiş bir nazargâh-ı evliyâdır. Cümle dokuz bin aded bâğ u bâğçedir. Garîbü'd-diyâr kimesne bu bâğ-ı Merâm'a girse gâ’ib olur ve gûnâ-gûn tuyûr-ı hoş-elhânın neğamât-ı sadâ-yı nevâhânlığından âdem hayât-ı cân bulur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 14a ·
metinde göster ·
… -i Sefîd cereyân eder. Ve cümle yedi bâb-ı azîmler imiş. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi
dokuz bin
adım ihâta edüp cümle der-i dîvârı harâb [u] türâb olup yerde yatar. Bu kal‘a-i …
Eşkâl-i sitâyiş-i kal‘a-i Akye: Akdeniz kenarında bir körfez nihâyetinde bir düz kumsal ve havâlesiz yerde şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kadîmdir. Cümle beş katdır. Her kat dîvârı yigirmişer arşın enli dîvârdır. Bir sıra horâsânî tula ve bir sıra çârkûşe seng-traş ile mebnîdir. Ve beş kat dîvârının mâbeynlerinde birer kat elli arşın enli handakları var. Cümle beş kat handakdır. İçinden Bahr-i Sefîd cereyân eder. Ve cümle yedi bâb-ı azîmler imiş. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dokuz bin adım ihâta edüp cümle der-i dîvârı harâb [u] türâb olup yerde yatar. Bu kal‘a-i kebîr içre cümle incir ve dud bâğlarıdır. Hâne-i imâristândan bir âsâr yokdur. Ammâ bu kal‘anın cenûbı tarafında leb-i deryâda sene (---) târîhinde Süleymân Hân vüzerâlarından Koca Lala Mustafâ Paşa şekl-i murabba‘ bir küçük seng binâ kulle-misâl bir kal‘a-i ra‘nâ binâ etmiş. Cümle etrâfı sekiz yüz adımdır. Cânib-i garba bir kapusu var. Dizdâr ve neferât cümle bunda sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a ·
metinde göster ·
… ük Ahmed Paşa ile Dürzi dağlarında Ma‘ânoğlu 215b cengi böyle olmuşdur. Kâmil
dokuz bin
kelle ve on üç bin altı yüz nisvân-ı sâhib-isyân ve merd-i Yezîdân ve bintân u …
Netice-i kelâm on gün on gice eyle ceng-i azîm olmuşdur kim Küçük Ahmed Paşa ile Dürzi dağlarında Ma‘ânoğlu 215b cengi böyle olmuşdur. Kâmil dokuz bin kelle ve on üç bin altı yüz nisvân-ı sâhib-isyân ve merd-i Yezîdân ve bintân u gılmân üsârâlar alındı. Ve altun ve gümüş avânî halhalları ve tavk u arakiyyeler ve kadeh ve sahunlar ve sâ’ir mâl-ı ganâ’imler alındı kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmazdı. Ve yedi aded Bapırleri giriftâr oldu. "Bapır" hâkimlerine ve şeyhlerine derler. Hatta bir Bapır zincirde iken sarıcaların serçeşmesi Zıpur Bölükbaşı yorgunla uyurken hemân ol Bapır nâm mel‘ûn-ı pîrsiz Zıpur Bölükbaşı'nın belinden hançerin kapup Zipur Bölükbaşı'ya tarfetü'l-ayn içre yedi yerde hançeriyle Zıpur Bölükbaşı'yı zahm-dâr eder. Zıpur Bölükbaşı da cân havliyle Bapır mel‘ûnun destinden hançeri alup ol ân emân vermeyüp Bapıri pîrsizlerinin yoluna gönderir. Ta bu mertebe mel‘ûn Yezîdî Kürdü vardır kim gâyet şecî‘ ü zehredâr ve ciğerdâr kâfirleri cümle siyâh kelbe perestiş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 215a–215b ·
metinde göster ·
… ğadır. Otuz birinci şâhbender ağadır. Otuz ikinci mîr-âb beğdir, ya‘nî su ağası
dokuz bin
aded bâğlara su salup saky edüp öşr alırlar. Paşa ağalarından dörd yüz aded tev …
Otuzuncu hâkimi muhtesib ağadır. Otuz birinci şâhbender ağadır. Otuz ikinci mîr-âb beğdir, ya‘nî su ağası dokuz bin aded bâğlara su salup saky edüp öşr alırlar. Paşa ağalarından dörd yüz aded tevâbi‘iyle hükûmet edüp paşaya altı kise ve kendüye üç kise hâsıl eder. 254a Otuz üçüncü hâkim çöplük subaşısıdır. Cemî‘i şehri ve handak yolların tathîr eder. Otuz dördüncü hâkim şer‘-i Resûl-i mübîndir kim şehr-i Van kânûn-ı Süleymân Hân üzre üç yüz akçe şerîf kazâdır. Pâdişâh fethi olmak ile ber-vech-i arpalık beş yüz akçe mollaya sadaka olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253b–254a ·
metinde göster ·
adım ihâta eder. Cümle hâneleri pespâye kâr olunmuşdur. Şehr-i Rûmiyye'nin câni …
Hârûnu'r-Reşîd'in duhter-i pâkîze ahteri tahsîl-i mizâc içün Irâk-ı Arab'dan İşnuviye yaylağına gelüp bu mahalde bu şehri inşâ eder. Ba‘dehû Moğol tâ’ifesi harâb eder. Ba‘dehû sene 882 de Uzun Hasan Şâh imâr eder. Âzerbaycân şehirlerinden Dümbülî hâkimi hükmünde başka sultânlıkdır kim iki bin askere mâlikdir. Kal‘ası harâbdır. Şehrezûl ve Harîr ve Ardalân Ekrâdlarının havflerinden şehrinin dâ’iren-mâdâr etrâfında hafirler kazılmıştır. Köşebendlerde tedribeler vaz‘ olunup ma‘mûr u mazbût şehirdir. Dâ’iren-mâdâr etrâfı dokuz bin adım ihâta eder. Cümle hâneleri pespâye kâr olunmuşdur. Şehr-i Rûmiyye'nin cânib-i garbîsi ve cenûbîsine meyyâlce vâki‘ olmuşdur ve mezkûr kûh-ı İşnuviye şehr-i Rûmiyye ve şehr-i İşnuviye mâbeynine vâki‘ olmuşdur kim Rûmiyye ve Dümbülî hudûdudur. Ve İşnuviye'den cânib-i şimâle iki günde serî‘an Rûmiyye şehrine varılır ammâ Dümdümî hilâf kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297b ·
metinde göster ·
… nd hısn-ı hasîn ve binâ-yı metîn hisâr-ı ibret-nigîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi
dokuz bin
hatvedir. Etrâfında handakı vardır ammâ vâsi‘ değildir. Kal‘a-i âlîsinde bir ku …
İmâret-i şehr-i Nihâvend'i beyân eder: Evvelâ Irâk-ı Acem hâkinde şehr-i Hemedân'ın cânib-i cenûbunda bir kûh-ı bülend üzre zemîni mehâbet ü salâbetli ve şimâl tarafından nümâyişli pây-ı taht-ı şâhân-ı kadîm ü şehr-i azîmdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre serâmed kal‘a-mânend hısn-ı hasîn ve binâ-yı metîn hisâr-ı ibret-nigîndir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi dokuz bin hatvedir. Etrâfında handakı vardır ammâ vâsi‘ değildir. Kal‘a-i âlîsinde bir kuyusu vardır. Derûn-ı kal‘ada bin mikdârı bâğ u bâğçesiz hâneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307a ·
metinde göster ·
… nlerin râyy edüp cümle imâretlere tevzî‘ ü taksîm olur. Ve cümle çâh-ı hânedân "
Dokuz bin
altmış aded çâh-ı mâlarımız vardır." deyü ehl-i Hemedân nakl etdiler. Sebebi as …
Ve enhâr-ı zülâl-i âb-ı hayvân: Bu şehrin cânib-i garbîsinde kûh-ı Elvend-i serbülend vâki‘ olmağile cümle bu şehrin uyûn-ı câriyeleri ve âb-ı zülâl-i vâfireleri kûh-ı Elvend'den tulû‘ edüp şehrin gaytân-ı cinînlerin râyy edüp cümle imâretlere tevzî‘ ü taksîm olur. Ve cümle çâh-ı hânedân "Dokuz bin altmış aded çâh-ı mâlarımız vardır." deyü ehl-i Hemedân nakl etdiler. Sebebi aslı oldur kim hîn-i muhâsarada cümle metâ‘larıyla ve ehl [ü] ıyâlleriyle bu çâh-ı zîr-i zemînlere girüp mütehassın olup bâğî vü yağî vü dağîler ile ceng ü cidâl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310b ·
metinde göster ·
… rçi sâ’ir diyârlar gibi kal‘ası amâr değildir ammâ şehri gâyet ma‘mûrdur. Cümle
dokuz bin
sekiz yüz aded derveze add olunur bâğlı u bâğçeli hânedânlardır. Her derveze iç …
Sitâyiş-i imârât-ı hânedân-ı şehr-i Rey: Gerçi sâ’ir diyârlar gibi kal‘ası amâr değildir ammâ şehri gâyet ma‘mûrdur. Cümle dokuz bin sekiz yüz aded derveze add olunur bâğlı u bâğçeli hânedânlardır. Her derveze içre ekall-i mâ-yekûn onar ve on beşer hâne-i müte‘addideler var. Cümle âsâr-ı binâları kerpiç ile mebnîdir ve cümle dam u bâmları türâb-ı pâk ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır. Ammâ bu şehrin cânib-i erba‘asında sûr hafri-misâl handak-i vâsi‘i ve umk-ı azîmi vardır kim yâğî vü bâğîden emîndir. Ve cânib-i etrâfında sekiz aded dervezeleri vardır. Ammâ cümle haşeb levha bâblardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325a ·
metinde göster ·
… r ma‘denlerinden gelmeğ ile suları memdûh olmadığından derûn-ı şehir içre cümle
dokuz bin
âb-ı hayât buz pâre-misâl sulu kuyuları vardır. Hakkâ ki zülâldir.
Ve çâh-ı zemzem-i hânedân: Cümle âb-ı revânları cebel-i Demâvend'in demir ma‘denlerinden gelmeğ ile suları memdûh olmadığından derûn-ı şehir içre cümle dokuz bin âb-ı hayât buz pâre-misâl sulu kuyuları vardır. Hakkâ ki zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 325b ·
metinde göster ·
… e bir kal‘a inşâ etmişdir ammâ gâyet metânet üzre mebnîdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi
dokuz bin
adımdır ve iki kapusu var, biri cânib-i şarkda bahr-i Hürmüz kenârına mekşûfdur …
Evsâf-ı kal‘a-i Kapân: Sene 213 târîhinde Abâdân şâhlarından Mekrân Şâh binâ etmişdir. Kapân nâmıyla müsemmâ olmasının vech-i tesmiyyesi oldur kim bu kal‘a Hürmüz deryâsı boğazında binâ olunup âyende vü revende keştîlerden bâc u kapân aldığıyçün kal‘a-i Kapân derler. Bu sûr-ı azîm Basra hâkinde nehr-i Şatt cezîresi sâhilinde Hürmüz bahri boğazı kurbünde şekl-i muhammes bir kal‘a-i muhannesdir. Zîrâ bir kerre ahâlîsi bu kal‘ayı Portukal küffârına verüp kefere-i fecere bu kal‘ayı esâsına varınca münhedim edüp ba‘dehû Melik Mansûr tula esâs üzre hâk-i pâk ile bir kal‘a inşâ etmişdir ammâ gâyet metânet üzre mebnîdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi dokuz bin adımdır ve iki kapusu var, biri cânib-i şarkda bahr-i Hürmüz kenârına mekşûfdur. Biri cânib-i garba Übülle hâkine meftûhdur. Cümle sazdan ve kamışdan üç bin kadar müfîd ü muhtasar hâne-i külbeleri vardır. Cümle halkı şiddet-i hârdan çuka esvâb geyemeyüp beyâz lekfûrî hil‘at giyerler. Fukarâları arkalarına birer futa ihrâm giyüp kâr ederler. Tâ bu mertebe şiddet-i hârı mü’essirdir. Ammâ hikmet-i Hudâ halkı gâyet ten-dürüstdür. Ba‘de'l-asr ol kadar latîf hevâsı olur kim âdem hayât-ı câvidân bulur. Ve her şeb bâd-ı nesîm bu diyârda esmesi mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b ·
metinde göster ·
cebelü asker-i pür-silâhı olur. Hâss-ı mîr-i Bacvânlu 215.000, hâss-ı mîr-i Tik …
Kânûn üzre eyâlet-i Musul sancakların bildirir: Cümle yedi sancakdır. Evvelâ livâ-i Musul paşa sancağı tahtıdır. Sancağ-ı Bacvânlı ve livâ-i Tikrit ve sancağ-ı Eski Musul ve Herûn ve sancağ-ı Bana ve sancağ-ı Mutufdağı. Bu yedi aded sancaklarda devâm-ı sebât yokdur, kâh Bağdâd'a ve kâh Hille'ye ilhâk olunur ammâ eyâletinde yahşı timâr u ze‘âmetleri vardır ve alâybeğisi ve çeribaşısı vardır. Hîn-ı gazâda paşasının askeriyle cümle erbâb-ı zu‘amâ askerinin dokuz bin cebelü asker-i pür-silâhı olur. Hâss-ı mîr-i Bacvânlu 215.000, hâss-ı mîr-i Tikrit 217.284, hâss-ı mîr-i Herûn 200.000, hâss-ı mîr-i Bana 200.000, hâss-ı mîr-i Mutûf 200.000 401b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401a–401b ·
metinde göster ·
… aht-ı kazâsında üç yüz kırk pâre kurâdan müvellâya beher sene ber-vech-i adâlet
dokuz bin
guruş olur. Ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a n …
Ve şehr-i Musul'un hâkim-i şer‘lerin beyân eder: Evvelâ mezheb-i Hanefî'de şeyhülislâmı ve ana tâbi‘ Şâfi‘î ve Mâlikî ve Hanbelî mezhebi müftîleri vardır ve cümle şürefâya hâkim nakîbü'l-eşrâfdır ve kânûn üzre beş yüz akçe mevleviyyetdir. Taht-ı kazâsında üç yüz kırk pâre kurâdan müvellâya beher sene ber-vech-i adâlet dokuz bin guruş olur. Ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları ve şehir subaşısı ve gümrük emîni ve bâcdârı ve kal‘a mi‘mârbaşısı ve harâc ağası ve şâhbenderi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 401b ·
metinde göster ·
Kal‘a-i Bender nümâyân oldukda el-azametullâh kal‘a-i Bender askeri cümle
dokuz bin
aded pür-silâh mükellef ü mükemmel asker Paşa'ya istikbâle çıkup alay-ı azîm il …
Kal‘a-i Bender nümâyân oldukda el-azametullâh kal‘a-i Bender askeri cümle dokuz bin aded pür-silâh mükellef ü mükemmel asker Paşa'ya istikbâle çıkup alay-ı azîm ile gülbâng-ı Muhammedî çekerek kal‘a altına varıldıkda kal‘adan bir yaylım top [u] tüfengler atılup zemîn [ü] âsumân sadâ-yı top-ı kûpdan lerzenâk olup Paşa efendimiz dârât [u] kerr ü feriyle serâperdesinde meks edüp istikbâle çıkan kal‘a neferâtlarına bir kîse bahşîş ihsân edüp sahrâ-yı Bender'de asker cem‘ olmasıyçün üç gün tekâ‘üd ile cânib-i erba‘aya karavullar fermân olundu, zîrâ bu kal‘a-i Bender tâ kâfiristânın kat(?) ortasıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 37b ·
metinde göster ·
Bu kal‘a içre iş erlerinin cevâbları üzre derûn-ı hisârda cümle
dokuz bin
sağîr ü kebîr tahtânî ve fevkânî nuhûset hâneleri vardır kim cümle şindire taht …
Bu kal‘a içre iş erlerinin cevâbları üzre derûn-ı hisârda cümle dokuz bin sağîr ü kebîr tahtânî ve fevkânî nuhûset hâneleri vardır kim cümle şindire tahta örtülü ve sobalı ve furunlu dâr-ı nekbethâne-i murdârlardır ve yetmiş aded kenîse ve manastırlarıdır ve sekiz yüz aded dükkânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 49a ·
metinde göster ·
… edikleri ecilden Hasan Paşalı bahânesiyle yigirmi bin altmış altı aded sipâh ve
dokuz bin
aded yeniçeri ve cebeci ve topçu ve'l-hâsıl kırk bin asker-i İslâm'ın esâmesi ç …
Köpürlü cihân kadar hazz edüp, "Bürâder, inşâ’allâhu Te‘âlâ ol âsîlerin yakın zamânda başları Der-i devlet'e gelir. Bu niyyete el-Fâtiha" deyüp at başı berâber alay-ı azîm ile {Dâvûdpaşa sarâyında sa‘âdetlü pâdişâha buluşduklarında anda sehel müşâvere olup yine Dâvûdpaşa'dan deryâ-misâl asker ile pâ[di]şâh-ı âlem-penâh dahi} tâ Kâğızhâne sahrâsında otağ-ı Âsaf-ı Berhıyâ'ya varup {meks etdikde} ba‘de't-ta‘âm Melek Paşa yine Köpürlü'den me’zûn olup alay-ı azîmile sarâyına gelüp karâr-dâde olup ol ân Köpürlü vezîr ulûfe çıkarup ol gün ol gecede yedi bölük sipâhîye ve cemî‘i mevcûd olan kullara meş‘aller ile ulûfe verilüp devr oldukda defter-i pâdişâhî kapanup cümle Hasan Paşa yanında bulunan ve dahi Köpürlü'yle Yanova gazâsında bulunup gözü görüp ma‘lûmu olan âdemler seferden Kâğızhâne ulûfesine gelmedikleri ecilden Hasan Paşalı bahânesiyle yigirmi bin altmış altı aded sipâh ve dokuz bin aded yeniçeri ve cebeci ve topçu ve'l-hâsıl kırk bin asker-i İslâm'ın esâmesi çalınup ertesi gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69b ·
metinde göster ·