… i atlarımıza teklîf-i mâlâ-yutâk ederken anı gördüm. Bizim fakîr Hüseyin'in atı
dolmuş
gerü gerü kalmağa başladı.
"Bire meded senden yâ Allâh" deyü bizler dahi dörd kişi atlarımıza teklîf-i mâlâ-yutâk ederken anı gördüm. Bizim fakîr Hüseyin'in atı dolmuş gerü gerü kalmağa başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 13b ·
metinde göster ·
… ları domuz sürüsü gibi meterislerine sürüp görseler kim meterisleri leb-ber-leb
dolmuş
ve Türk cümle cebehâne ve topları almış.
Hemân küffâr yine var kuvveti bâzûya getirüp cümle küffârları domuz sürüsü gibi meterislerine sürüp görseler kim meterisleri leb-ber-leb dolmuş ve Türk cümle cebehâne ve topları almış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90a ·
metinde göster ·
… leb-ber-leb olur. Ve bu handak üzre Budin kapusu şarampavı kapusu önündeki Tuna
dolmuş
handak üzre bir haşeb asma zincîrli bir cisr-i metîn var. Ve bu cisrin iki câni …
Ve cümle üç kapudur. Evvelâ kıble tarafına nâzır Budin kapusu, iki kat hadîd metîn kapulardır. Bu Budin kapusunun önünde bir kat dahi hisâr bölmeciği var, Kanije kal‘ası dolması gibi on beş adım kalın dolma dîvâr var. Ve bu dolma dîvârın iç yüzündeki handakda bir küçük kubbe ılıca var, Budin ılıcaları gibi issi değildir, ammâ mu‘tedilü's-sühûndur. Cemî‘i garîb ve gurebâlar ve huddâmân makûleleri bu ılıcaya girirler. Bu ılıca handakından gayri taşrada bir kat handak dahi var, bu handaka nehr-i Tuna girüp leb-ber-leb olur. Ve bu handak üzre Budin kapusu şarampavı kapusu önündeki Tuna dolmuş handak üzre bir haşeb asma zincîrli bir cisr-i metîn var. Ve bu cisrin iki cânibinde şâhî topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
Ve ol gün on bin aded keçilerin boynuzlarına ikişer aded fitiller bağlayup ol bir şeb-i muzlimde vakt-i Şâfi‘îde cemî‘i keçilerin boynuzlarındaki fitilleri yakup bir serdengeçdi âdem bir kösem koyun ile kal‘anın gölü üzre dolmuş çitler üzre yürüyünce hemân beriden asker-i İslâm içre bir sadâ-yı "Allâh Allâh" kopup cemî‘i keçiler gürûh gürûh kal‘aya yürürken hemân küffâr-ı hâksâ[r]lar görse kim bu kadar yüz bin Âl-i Osmân askeri ellerinde fitilleri yakup yürüyüş edüp gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 173a ·
metinde göster ·
… rı var. Ammâ bu handak içinde küffâr zamânı deryâ dolaşırmış, mürûr-ı eyyâm ile
dolmuş
, ammâ yine açmak mümkindir, zîrâ bir deryâdan bir deryâya gâyet yakındır. Hemân …
Ve bu kapudan taşra bir denizden bir denize varınca kesme handakdır. Ve iki kat sarp sedd-i metîn kal‘a dîvârında metîn ebrâcları ve şîrîn ve musanna‘ dendân-ı bedenleri var kim cümle elli aded kullelerinde handaka ve deryâya nâzır şâhâne topları var. Ammâ bu handak içinde küffâr zamânı deryâ dolaşırmış, mürûr-ı eyyâm ile dolmuş, ammâ yine açmak mümkindir, zîrâ bir deryâdan bir deryâya gâyet yakındır. Hemân kal‘a-i Kerc gûyâ bir burun cezîrede vâki‘ olmuşdur. 142b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142a–142b ·
metinde göster ·
… yyâm ile câ-be-câ taşları rahnedâr olmuş. Ve ba‘zı handakları türâb-ı rimâl ile
dolmuş
. Ve bu kal‘a-i zîbâ 224b tokuz aded kayalı dağlar ve bayırlar üzre vâki‘ olup …
Ve bu kal‘a-i Selânik'in dîvârları yüzünde üstâd-ı bânî-i bennâ arz-ı ma‘rifet mühendis-i mi‘mârîyi icrâ edüp dâ’iren-mâdâr kal‘anın safhasına üç kat tuladan münakkaş kuşak edüp mâ‘adâ mutarraş ve musaykal ve mücellâ taş dîvârının kaddi kâmil yigirmi üç arşın bâlâ ve altı arşın âriz dîvâr-ı kârgîrdir. Zamân-ı kadîmde gâyetü'l-gâye kavî ve metîn binâ imiş, ammâ bu kadar bin yıldan berü mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ taşları rahnedâr olmuş. Ve ba‘zı handakları türâb-ı rimâl ile dolmuş. Ve bu kal‘a-i zîbâ 224b tokuz aded kayalı dağlar ve bayırlar üzre vâki‘ olup Selânik'in cânib-i selâsı cümle sekiz aded kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224a–224b ·
metinde göster ·
… kavî ve metîn bir kal‘a olmuş idi. Ve derûnu ehrimen küffâr ile kûh-ı Kâf-misâl
dolmuş
idi.
Bu kal‘a eyle bir hisâr-ı üstüvâr-ı nîlgûn tâk ve lem-yekün mislühâ fi'l-bilâdi ve'l-âfâk olan bu Kandiye kal‘ası yigirmi yedi yıldan berü feth [u] teshîre gelmemiş idi. Niçe sipehsâlârân-ı mu‘azzamlar ile niçe kerre yüz bin asâkir-i İslâmlar gelüp bu zîr-i kal‘ada cümle şehd-i şehâdet câmların nûş edüp sarhoş-ı vâdî-i hâmûşân olup ve niçe kerre yüz bin ibâdullâh-ı müslimîn bu kal‘anın feth [u] teshîriyçün esîr-i bend-i zencîr olup niçe bin pâre keştîler pâre pâre olup ve niçe kerre yüz bin aded re‘âyâ vü berâyâlar pârekende ve perîşân olup ve niçe bin kurâ ve kasabâtları vîrân ve alan u tâlân ve harâb [u] yebâb ahâlîleri esîr [ü] kebâb ve eser-i binâları türâb olup niçe kerre yüz bin gûne zulm [ü] ta‘addî olduğu ma‘lûm-ı âlem ve mefhûm-ı kâffe-i benî ümem olup lâkin ol bî-nihâye müttesi‘a deryâ-yı Sefîd'in ortasında vâki‘ olmuş yedi yüz yetmiş mîl Girid adasının şimâlîsine nâzır tarafında bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedîdi ve umûmen Frengistân'ın âhenger ve dilgîn kilîdi olmağile ve dâru'l-küfrün rükn-i rekîni ve metânetde sedd-i metîni olup felek-vâr üstüvâr ve enderûn [u]308a bîrûnunda esbâb-ı âlât-ı cidâl ile pür ve hiyel ü şeytânatlar ile içi ve taşrası memlû idi. Ve ka‘r-ı handakı ka‘r-ı zemînde ve fark-ı cevsakı çarh-ı berînde Moton tılâl-ı ke'l-cibâl Koron geçirmek ile sedd-i Ye’cûc-misâl ve Kahkahâ-vâr âhenden kavî ve metîn bir kal‘a olmuş idi. Ve derûnu ehrimen küffâr ile kûh-ı Kâf-misâl dolmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307b–308a ·
metinde göster ·