… sarây-ı âlî ve gûnâ-gûn nüzhet-âbâd maksûreler inşâ etdi kim dillerde dâstân-ı
dostân
olup inkırâzu'd-devrân ma‘mûr u âbâdân ola deyü İslâmbol zemîni içün hayr du‘â …
Andan İslâmbol zemînine gelüp hâlâ Hünkâr bâğçesi ki Sarâyburnu nâm mahalle gelüp anda serâperde-i Süleymânîyi kurup meks etdükde bir gece hâb-ı râhat edüp âb [u] hevâsından tarâvet kesb edince ol mahalde bir sarây-ı âlî ve gûnâ-gûn nüzhet-âbâd maksûreler inşâ etdi kim dillerde dâstân-ı dostân olup inkırâzu'd-devrân ma‘mûr u âbâdân ola deyü İslâmbol zemîni içün hayr du‘â etdi. Meğer ol duhter-i bed-ahter, babası timsâline mahfî putperestelik eder. Hazret-i Süleymân vâkıf-ı esrâr olunca mezkûr kızı {babası gibi} katl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8b ·
metinde göster ·
Cümleden biri bir âsâr-ı azîm etdi kim dillerde dâstân-ı
dostân
bir deyr-i ibret-nümâ idi kim ismine Erzâyil derler idi. İslâmbol'un tâ vasatın …
Cümleden biri bir âsâr-ı azîm etdi kim dillerde dâstân-ı dostân bir deyr-i ibret-nümâ idi kim ismine Erzâyil derler idi. İslâmbol'un tâ vasatında iki Karaman mâbeyninde bir kenîse-i nâdirü'l-asr idi kim hemân içinde papas ve kıssîs ve bıtrîkden on iki bin dalâlet-âyîn müşrikîn ile mâl-â-mâl idi. Niçe yüz sene ma‘mûr durup Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rahm-ı mâderden müştak oldukları gece âteş-gede-i Nemrûd, Urfa şehri içre dâ’imâ çerâğân idi, söndü ve tâk-ı Kisrâ ve Kızılelma deyri kubbesi ve Ayasofya kubbesi ve bu Kostantîn binâ etdüği mezkûr Erzâyil kilisası dahi esâsından münhedim olup ba‘de'l-feth Gâzî Mehemmed Hân'ın yümn-i mukdimiyle Belde-i Tayyibe ya‘nî şehr-i Kostantıniyye feth [u] teshîre geldikde mezkûr deyrin esâsı üzre Sultân Mehemmed Hân bir câmi‘ binâ etmişdir kim hâlâ ma‘bedgâh-ı müslimîndir. İnşâ’allâh mahallinde tavsîf olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
… m mahalde Timur'a yetişüp bir sâtûr-ı Muhammedî urdu kim hâlâ dillerde dâstân-ı
dostân
olup mâl-ı ganâyimleri ile asker-i İslâm muğtenim olup ba‘zı guzât-ı müslimîn Y …
"Gönlünde âşık gönlündeki" deyüp tîz bir demir kafes getirüp Yıldırım Hân'ı kendi murâdı üzre demir kafes içre koyup azm-i râh edüp giderken beride hilâfet Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân'a müyesser olup derhâl yetmiş bin pür-silâh asker ile Timur'un akîbinden ılgar edüp (---) nâm mahalde Timur'a yetişüp bir sâtûr-ı Muhammedî urdu kim hâlâ dillerde dâstân-ı dostân olup mâl-ı ganâyimleri ile asker-i İslâm muğtenim olup ba‘zı guzât-ı müslimîn Yıldırım Hân inhizâmında mâl [u] menâlden ayrıldıkları dâğ-ı derûnlarından Timur askerinin dendân-ı tîğdan geçenlerinin derilerini yüzüp şiddet-i hârda ol sahrâ-yı bi-pâyân içre üzerlerine âdem derisinden sâyebânlar edüp zıllında sâyedâr oldular. Anıniçün ol sahrâya hâlâ Taşak Ovası deyü bir yâvece ismiyle mülakkab bir fezâdır. Ammâ takdîr-i Hudâ ol gece Yıldırım Hân kafes içre gayretinden hummâ-yı muhrikden merhûm olmuş idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 24a ·
metinde göster ·
olup şöhre-i şehr oldukda cümle ehl-i ırz ve bî-garaz hâmû-yı dîn olanlar ‘Hayf …
Pâdişâhım, bu ahvâl-i pür-melâl dâstân-ı dostân olup şöhre-i şehr oldukda cümle ehl-i ırz ve bî-garaz hâmû-yı dîn olanlar ‘Hayfâ ve dirîg vâ hasretâ ve vâ firkatâ’ deyü âh [u] enîn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65a ·
metinde göster ·
… Ahmed Paşa'nın sıhhat u ifâkati içün hayr du‘â ve senâlar edüp cümle ehibbâ ve
dostân
u yârân-ı bâ-safâlar ile yigirmi gün sohbet-i hâs ve temâşâlar ve teferrücler e …
Hamd-i Hudâ bu âsitânelerde niçe kerre hukûk-ı vâlideyn içün ve zerre ve şemme ihsân [u] in‘âmın görüp hukukun kesb etdiğimiz efendilerimiz içün ve hâssaten efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın sıhhat u ifâkati içün hayr du‘â ve senâlar edüp cümle ehibbâ ve dostân u yârân-ı bâ-safâlar ile yigirmi gün sohbet-i hâs ve temâşâlar ve teferrücler edüp ba‘de'l-vedâ‘,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169a ·
metinde göster ·
… hareme vardıkda ol ânda mumya-yı kânîyi nûş edüp üçüncü gün dîvâna çıkup cümle
dostân
ile müşerref olup bin aded kurbânlar zebh edüp fukarâlara bezl olur.
Hatta Turna nâm bir cânbâz-ı resenbâz gelüp hân huzûrunda icrâ-yı ma‘rifet etdikde hemân kısbetin giyüp tablın döğdürüp destine terâzûsun alup "Allah Allah" deyü ankebût-vâr resen üzre urûc edüp Ecel Beşiği nâm salkı ip üzre niçe arz-ı ma‘rifetler edüp yan pertâbları ve diz pertâbları ederken kazâ-yı nâgehânî çarmıhın biri atılup hânı ebâbîl tayrı gibi hevâya atup hân hevâdan nüzûl ederken "İsâ'dan gelirim hey!" diyerek şaka ederken zemîne düşdükde elinde sırığın yere dayayup sırık iki pâre olup hân zemîn-i rimâlistâna eyle düşer kim bir kıçı kırılup cümle askerinde ve hareminde bir gırîv-i rûşen kopar kim gûyâ mahşerden bir nişân olur. Hân hareme vardıkda ol ânda mumya-yı kânîyi nûş edüp üçüncü gün dîvâna çıkup cümle dostân ile müşerref olup bin aded kurbânlar zebh edüp fukarâlara bezl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229a ·
metinde göster ·
… pâkîze-ahterleri pederlerinden gayrı er yüzü görmemişlerdir. Müşerref olduğumuz
dostân
, evvelâ velî-ni‘metimiz Mallı Kaya Çelebi ve bürâderi (---) çelebi ve Hadım Ca‘ …
Tavsîf-i mahbûbe-i zamâne: Hudâ âlimdir nisâların görmedim, ammâ sikâ yâr-ı gârlarımızın nakilleri üzre cümlesi hüsn-i cemâlde ve latîf-i i‘tidâlde olup her biri bir zâhide-i sâhib-cemâl havâtînlerdir ve duhter-i pâkîze-ahterleri pederlerinden gayrı er yüzü görmemişlerdir. Müşerref olduğumuz dostân, evvelâ velî-ni‘metimiz Mallı Kaya Çelebi ve bürâderi (---) çelebi ve Hadım Ca‘fer Ağa ve Kulağası Hüseyin Ağa ve oğulları.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 257b ·
metinde göster ·
… âd-ı pâdişâhî bir vezîr-i âlîşândır. ‘Ben dahi şânıma düşeni ideyim ki dâstân-ı
dostân
olsun’ deyü etdiği kemliğe karşılık {eylik} edersin kim cümle halk sana ve cemî …
Hakîr eyitdim: "Hânım, yine siz deryâ-dil bir pâdişâh-ı cem-cenâbsız, {yine} siz afv ile mu‘âmele edersiz. Anların etdiğine kalmayup eğer ma‘zûlen paşa bunda gelirse ke'l-evvel geldiği gibi dâmâd-ı pâdişâhî bir vezîr-i âlîşândır. ‘Ben dahi şânıma düşeni ideyim ki dâstân-ı dostân olsun’ deyü etdiği kemliğe karşılık {eylik} edersin kim cümle halk sana ve cemî‘i Kürdistân halkı ve cemî‘i Âl-i Osmân diyârı halkı, ‘Hezâr-ahsend ey hân-ı âlîşân’ deyü pesend edeler. Melek'e sadlek la‘net ve Hâman ve Fir‘avn ve Karûn ve Yezîd'in la‘netin edüp Melek'e beddu‘â sana hayır du‘â ederler. Hânım, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
… etdim. Hamd-i Hudâ sâlimîn ve gânimîn ordu-yı İslâma vâsıl olup cümle ehibbâ ve
dostân
ve yârânlar ile görüşdük.
{Hakîr eyitdim:} "Bu gazâ senin himmetinle olmuşdur, efendim, zîrâ ibtidâ kâfire imdâda geden Eflâk Boğdan askerin kırup sâ’ir küffârlar dahi andan ibret alup Rakofçi'ya aslâ imdâd gelmediğinden mel‘ûn kral münhezim oldu" deyüp ol ân Paşa'ya beş esîr ve beş tüfeng hedâyâlar çeküp haymeme gidüp istirâhat etdim. Hamd-i Hudâ sâlimîn ve gânimîn ordu-yı İslâma vâsıl olup cümle ehibbâ ve dostân ve yârânlar ile görüşdük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50b ·
metinde göster ·
… afâlar edüp bizler dahi anların zıll-ı himâyesinde taraf taraf cemî‘i ahibbâ ve
dostân
ve âşıkân-ı sâdıkânlarımız ile seyr-i safâlar ederken (---)
Üç aydan eksik İslâmbol'da bâğ u bâğçeler ve hadîka ve bostânlar ve şâhâne yalılarda şeb [ü] rûz Kaya Sultân ile efendimiz Melek Ahmed Paşa zevk u safâlar edüp bizler dahi anların zıll-ı himâyesinde taraf taraf cemî‘i ahibbâ ve dostân ve âşıkân-ı sâdıkânlarımız ile seyr-i safâlar ederken (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69a ·
metinde göster ·
… sinde kayığa koyup belki bin pâre kayık ile niçe bin aded vüzerâ ve muhibbân ve
dostân
u âşıkânlar Ebû [Eyyûb-ı] Ensârî kapusunda Fâtıma Sultân yalısı önünden ubûr ed …
"Biz bu vezîri ey âdem biliriz. Allâh rahmet eyleye ve yine Hak rahmet ede" deyince kırk elli bin âdem "Allâh rahmet eyleye" deyü feryâd edüp cenâze-i Melek'i bu felekde tâbût ile götürü[r]ken elli altmış aded mü’ezzinânları ve bu kadar fukarâları, hakîr cem‘ edüp tevhîd [ü] tezkîr ile ve savt-ı hoş elhân ile Bilâlîler "Muhammedün habîbullâh hakkâ" diyerek Bâğçekapusu iskelesinde kayığa koyup belki bin pâre kayık ile niçe bin aded vüzerâ ve muhibbân ve dostân u âşıkânlar Ebû [Eyyûb-ı] Ensârî kapusunda Fâtıma Sultân yalısı önünden ubûr ederek Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmetü'l-bârî civârında Kaya Sultân merhûme yalısı civârında vasıyyetleri üzre üstâdı Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin hâk-i pâyinde bilâ-alâmet, ya‘nî kubâbsız defn edüp üzerine çadırlar kurup kâmil yedi gün yedi gece bu hakîr üç yüz aded merd-i fakîr ile rûz [u] şeb yigirmişer hatm-i şerîf tilâvet olunurdu. Rahmetullâhi aleyhi rahmeten vâsi‘a.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45b ·
metinde göster ·
… Paşa câmi‘ine muttasıl olmağile hemân evkât-ı hamseyi edâ eden cümle ahbâb [u]
dostân
bu tekyeye gelüp zevk u şevkler edüp mağz-ı Kur’ân olan Mesnevî-i Şerîf kitâbın …
Bir âsitâne-i Âl-i Abâ'dır. Cümle imârâtı serâpâ kurşum örtülü kârgîr binâ-yı azîmdir. Ve bu hânkâh Hasan Paşa câmi‘ine muttasıl olmağile hemân evkât-ı hamseyi edâ eden cümle ahbâb [u] dostân bu tekyeye gelüp zevk u şevkler edüp mağz-ı Kur’ân olan Mesnevî-i Şerîf kitâbın tilâvet ederler, zîrâ bu şehrin cümle halkı abdâl-meşreb Fârisî-hân pîr ü cüvânân âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68a ·
metinde göster ·
Bu şehirde üç gün zevk u şevkler edüp cümle ahibbâ vü
dostân
ve âşıkânlar ile ve Şeyh Efendi hazretleriyle ve hânemiz sâhibi Zâ‘im Ca‘fer Ağ …
Bu şehirde üç gün zevk u şevkler edüp cümle ahibbâ vü dostân ve âşıkânlar ile ve Şeyh Efendi hazretleriyle ve hânemiz sâhibi Zâ‘im Ca‘fer Ağa ile cümle vedâlaşup ve yarar refîkler alup Öziçe'den cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde, menzil-i karye-i Umaniçse, andan Tornik yaylası dağın aşup 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141b ·
metinde göster ·
Der-sitâyiş-i mesîregâh-ı kibâr-ı ağavât: Bu Elbasan şehrinin enderûn [u] bîrûnu cümle teferrücgâh ârâmgâh yerlerdir, ammâ hâss u âmmlara mahsûs olmuş çemenzâr u lâle‘ızâr yetmiş yerde merâmgâh mesîregâhları var. Cümleden şehir hâricinde Lonca Köşkü nâm olan yerde her gün ba‘de'l-asr şehrin cümle ahibbâ ve dostân âşıkân [u] ma‘şûkânları bu çemenzâr hıyâbân dırahtistân fezâsında köşe be-köşe herkes âşinâları ile gûnâ-gûn cilveler ederler. Gâyet latîf mecma‘u'l-irfân yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366b ·
metinde göster ·
… ı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri ahibbâ ve
dostân
ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp ve nehr-i …
Ba‘dehu bu şehrin a‘yâniyle ve mollâ ve Şeyhülislâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp ve nehr-i Gedüs'ü bu sahrâ içre atlarımız ile gücile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y39a ·
metinde göster ·
… vuş ile ve Melek Ahmed Paşalı kapu yoldaşımız Hüseyin Ağa ile ve niçe ahibbâ ve
dostân
ile vedâlaşup müsellim ağa ile ziyâfete revâne olduk.
Ve a‘yân-ı vilâyetden ve erbâb-ı yârândan Nakîbüleşrâf Bekir Ağa ve bürâderi el-Hâc Hamza Ağa ve Nedîm Çelebi ve Yahyâ Ağa ve Bedastenli Mehemmed Ağa ve Arab Sâlih Efendi hânesi gulûy-i âm ile sengsâr olup mâl [ü] menâli gâret olup kendi firâr etmişdi. Ve Yeşil İmâret imâmı Çelebi Efendi ve Serdâr Çolak Laz Çavuş ile ve Melek Ahmed Paşalı kapu yoldaşımız Hüseyin Ağa ile ve niçe ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup müsellim ağa ile ziyâfete revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b ·
metinde göster ·
… ibi olmağa isti‘dâd tahsîl etmiş, anı irşâd edüp sâhib-i seccâde eder. Ve ba‘zı
dostân
muhibbân ile yılda bir kerre müşerref olup anlara hayr du‘â ederler. Ve mihrâbı …
Ve mevlûd gecesi taşra çıkmalarının aslı ba‘zı fukarâlar bî‘at edüp tarîka girirler, ve ba‘zı müsta‘id kimesneler âsitânede kırk elli sene ifnâ-yı vücûd edüp bir diyârda post sâhibi olmağa isti‘dâd tahsîl etmiş, anı irşâd edüp sâhib-i seccâde eder. Ve ba‘zı dostân muhibbân ile yılda bir kerre müşerref olup anlara hayr du‘â ederler. Ve mihrâbın sağ tarafında seccâde-nişîn olur, sükûn üzre dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y221b ·
metinde göster ·
olup cümle huccâc ve asâkir-i Mısır pür-silâh câmi‘-i Ezher'e varup cenâze-i şe …
Hikmet-i Huda, mâh-ı mezbûrun on sekizinci gün ale's-sabâh cümle asâkir-i Mısır pür-silâh olup huccâc-ı müslimîni alay-ı azîm ile Bürketü'l-hacc'a velvele ve gulgule ve debdebe ve tantana ile alay sadedinde iken ol sâ‘at şeyh hazretlerinin rûh-ı pür-fütûhları cânib-i Hakk'a teveccüh etdükde câmi‘-i Ezher'de ve Mısır'ın cemî‘i hulefâ câmi‘lerinde salâlar tilâvet olunup şeyhin merhûm olduğu dâsitân-ı dostân olup cümle huccâc ve asâkir-i Mısır pür-silâh câmi‘-i Ezher'e varup cenâze-i şeyhe hâzır oldular. Azîzin rumûz-ı künûzları üzre niçe yüz bin asâkir-i İslâm ve niçe yüz bin fukarâ ve hâs u âm deryâ-misâl olup azîzin salât-ı cenâzesin câmi‘-i Ezher'de edâ edüp vasıyyetleri üzre dörd âdem hayvânı üzre tahmîl edüp niçe kerre yüz bin şukka-i alemler ile tevhîd [ü] tezkîr ederek huccâc-ı müslimîn alay ile şeyhi karâfe-i müsâfirîne götürüp anda seferleri tamâm olup karârgâhları dârü'l-karâr oldu ve rûh-ı şerîfleri dâhil-i evc-i illiyyîn olup dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye irtihâl etdi, rahmetullâhi-aleyh. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y276b ·
metinde göster ·
… ğribî Ömer Ağa ile ve Hacı Cerbu‘ ile ve el-Hacı Şeytâncı ile ve niçe ahibbâ ve
dostân
ile vedâlaşup paşa ağasından bir kîse guruş hizmet alup ve dizdârdan on tüfengl …
Bu mahalde İskenderiyye'de kâmil bir ay meks edüp cümle ahibbâ ile mülâkât olup kûşe-be-kûşe zevk u safâlar etdik. Ba‘dehu hîn-i vedâ‘da ahibbâlarımızdan kal‘a-i Garb dizdârı İbrâhîm Ağa ile ve oğlu ile ve İbrâhîm Ağa birâderi Ahmed Çorbacı'yla ve Mağribî Ömer Ağa ile ve Hacı Cerbu‘ ile ve el-Hacı Şeytâncı ile ve niçe ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup paşa ağasından bir kîse guruş hizmet alup ve dizdârdan on tüfengli refîkler alup atlarımız ile İskenderiyye'den şark cânibine leb-i deryâ ile Remle bâğların temâşâ edüp bâğdan bâğa lezîz incîrlerin Y 329b tenâvül ederek beş sâ‘atde kumsal düz yerlerden ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y329a–Y329b ·
metinde göster ·
… düp dest-bûs ile behremend olup du‘â-i hayrları ile taşra çıkup cümle ahibbâ ve
dostân
ile vedâlaşup kethudâ beğden kırk altun ve bir çuka ve kumâş alup mektûbları il …
Ertesi ale's-seher kethudâ beğe tenbîh olunup cümle kılâ‘ların dizdârlarına ve iş erlerine ve hâkimü'ş-şer‘ kadılara mü’ekkid buyurdı-yı şerîfler tahrîr olunup kethudâdan dahi tenbîhli mektûblar alup beşinci gün paşaya vedâ‘a vardıkda yetmiş altun harcırâh ve bir tavâşî memlûk ihsân edüp dest-bûs ile behremend olup du‘â-i hayrları ile taşra çıkup cümle ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup kethudâ beğden kırk altun ve bir çuka ve kumâş alup mektûbları ile ol gün şehr-i Bulağ'a gelüp ol gece risâle ağasında mihmân olup elli yiğit ile bir yarar ve yüğrük kayık donadup cümle me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız dahi verüp on huddâmımız ile gemiye süvâr olup azm-i râh eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… yü bir Fâtiha tilâvet edüp taşra çıkup sagîr ü kebîr cemî‘i ahibbâ ve asdıkâ ve
dostân
ile vedâlaşup mütevekkilen alellâh yola revâne olduk.
"Yürü Allâh ta‘âlâ yine mülâkât müyesser ede" deyü bir Fâtiha tilâvet edüp taşra çıkup sagîr ü kebîr cemî‘i ahibbâ ve asdıkâ ve dostân ile vedâlaşup mütevekkilen alellâh yola revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360b ·
metinde göster ·