… inândan nişân verir bir bâğ-ı iremezâtı var kim içinde hezâr hezârânın destânın
dostânlar
istimâ‘ etdikde 60b mürde diller hayât bulup rûha gıdâ hâsıl olur. Cemî‘i eşc …
Ve bu câmi‘in mihrâbı önünde ravza-i cinândan nişân verir bir bâğ-ı iremezâtı var kim içinde hezâr hezârânın destânın dostânlar istimâ‘ etdikde 60b mürde diller hayât bulup rûha gıdâ hâsıl olur. Cemî‘i eşcâr-ı müsmirât ve cümle ezhârât, nebâtât, giyâhât anda menbût olduğundan câmi‘ içre cemâ‘at-i kesîrenin demâğları râyiha-i tayyibeden mu‘attar olur. Başka bâğbânı ve huddâmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a–60b ·
metinde göster ·
… e Ramazân Ağa ile ve yine Melekli Kadızâde İbrâhîm Çelebi ile ve niçe ehibbâ ve
dostânlar
ile vedâlaşup yine cânib-i kıbleye 5 sâ‘atde,
Bu Ilgın şehri a‘yânlarından Melek Ahmed Paşa efendimizin ağalarından Kefeli İbrâhîm Ağa ile ve Ramazân Ağa ile ve yine Melekli Kadızâde İbrâhîm Çelebi ile ve niçe ehibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup yine cânib-i kıbleye 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10a ·
metinde göster ·
… ir kürk ve on kîse verüp ağa-yı mezbûr Rûm'a revâne oldu. Hakîr cümle ahibbâ ve
dostânlar
ile vedâlaşup ve Hazret-i Yahyâ'yı ziyâret-i vedâ‘ edüp andan Muhyiddînü'l-Arab …
Şâm-ı şerîfe dâhil olup Şâm'ın garbîsi kenarında Gökmeydân nâm mahalde Murtezâ Paşa efendimiz cümle askeriyle serâperdesinde meks etmiş bulup hakîr dahi dâ’irede mertebemiz üzre haymemiz ile meks edüp paşa efendimizin hâk-i pâyine yüz sürüp on kîse ve iki kısrakı ve muhabbetnâme-i mektûbları verüp paşanın evvel-i azilde on kîse destine girince cümle karakollukçulara bahşîş ihsân edüp hakîre üç yüz guruş ve bir kısrak in‘âm eyleyüp hakîrin geldiğinden dünya kadar hazz edüp Şâm'ın Gökmeydânı'nda zevk u safâ edüp hacc-ı şerîf müyesser olmadan ma‘zûl olmağıla yedi re’s develerimizi yedi yüz guruşa bey‘ edüp ve mahfil imâmetin bir kîse guruşa Alî Hicâzî nâm bir kimesneye füruht edüp azm-i râh-ı Rûm derken Âsitâne-i Sa‘âdet'den Kara Murâd Paşa vezîrin ağalarından Alî Ağa nâm bir ağa Murtezâ Paşa efendimize eyâlet-i Sivas'ı getirüp Paşa ağaya bir kürk ve on kîse verüp ağa-yı mezbûr Rûm'a revâne oldu. Hakîr cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup ve Hazret-i Yahyâ'yı ziyâret-i vedâ‘ edüp andan Muhyiddînü'l-Arabî ve Şeyh Arslan ve eş-Şeyh Bilâl-i Habeşî ve (---)(---) cümle ziyâret-i vedâ‘ edüp ve rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
… ve bir raht ve zeynli mu‘teber at ihsân edüp hamd-i Hudâ konağımıza varup cümle
dostânlar
ile müşerref olup ertesi gün Murtazâ Paşa efendimizin koşduğu üç bayrak sarıca …
Hakîr eyitdim: "Vallâhi sultânım, seyâhat etmediğim diyârlar ol semtde çok idi. Sultânımın Acem hânlarına ihsân etdiğiniz mektûblar elime girince ‘Fursat ganîmetdir’ deyüp Murtazâ Paşa hedâyâsın getiren (---)(---) Ağa da sebük-rûh bir yâr-ı muvâfık ele girince diyâr-ı Acem'de kırk altı pâre sağîr ü kebîr şehir temâşâ edüp diyâr-ı Irâk'da Bağdâd'a vardım. Andan Murtazâ Paşa karındaşınızın mektûbuyla vilâyet-i Basra ve Lahsa ve Ummân ve Tûcmekrân ve Katîf ve Cerâyir-i Hâridât ve Bahr-i Hürmüz ve andan yine diyâr-ı Acem'de şehr-i Huveyze ve şehr-i Durak ve niçe şehirlerden sonra yine kal‘a-i Basra'ya gelince altmış bir pâre şehir ve kılâ‘ vü kasabâtlar seyr edüp yine diyâr-ı Medâyin üzre kal‘a-i Bağdâd'a geldim. Andan Murtazâ Paşa efendimizin Yûsuf Kethüdâsıyla diyâr-ı Kürdistân'da eyâlet-i şehrezûl ve eyâlet-i İmâdiyye'de dahi yigirmi altı pâre kılâ‘ u şehr-i müzeyyenler seyr edüp Diyârbekir'e geldik. Andan yine Bağdâd yoluyla çölden yigirmi üç günde Bağdâd'a gelüp andan mâh-ı (---) Murtazâ Paşa ile vedâ[‘]laşup (---) günde şehr-i Musul'a andan yine Kürdistân içre (---) sancak yeri temâşâ edüp vilâyet-i Hakkârî'den bu Van'a gelince cümle (---) aded sancak yerde (---) aded kal‘a temâşâ edüp hamd-i Hudâ ten-dürüstce sultânımın mübârek cemâlin gördüm" deyü yine hâk-i pâyine rûmâlîde edüp Basra'da Efrâsiyâboğlu Hüseyin Paşa mektûbların ve Murtazâ Paşa ve Bağdâd a‘yânlarının ve İmâdiyye ve şehrezûl [ve] Akra ve Zaho ve Dühük ve Cezîre ve Musul ve Hasankeyf ve Diyârbekir vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa'nın ve'l-hâsıl cümle mîr-i mîrân ve ümerâ ve a‘yân u eşrâfların yüz yetmiş kıt‘a mektûbların ve Hüseyin Paşa ve Murtazâ Paşa'nın verdiği hedâyâları defteri mûcebince cümle Melek Ahmed Paşa'ya hedâyâları teslîm edüp emânet-kârlığı edâ etdik ve paşadan hayr du‘âlar alup bu hakîre bir kîse guruş ve bir kat libâs-ı fâhire ve bir raht ve zeynli mu‘teber at ihsân edüp hamd-i Hudâ konağımıza varup cümle dostânlar ile müşerref olup ertesi gün Murtazâ Paşa efendimizin koşduğu üç bayrak sarıca yiğitlerine bu hakîr üç yüz guruş verüp paşa efendimizden ve bizim sıhhatle Van'a dahil olduğumuzu mektûblar ile Murtazâ Paşa'ya i‘lâm edüp mezkûr refîkleri Bağdâd'a Kürdistân-ı Hakkârî içre yolladık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 5a ·
metinde göster ·
… ar ile arz-ı ma‘rifet edüp lu‘bedebâzlık ederlerdi. Ve niçe bin âşıkân-ı mahbûb
dostânlar
dahi bizim gibi dilberânların heleşe ve keleşe etdiklerin seyr [ü] temâşâ ederl …
Bir gün bu {hakîr ol} Monla Mehemmed ile bu şehr-i Bitlis'in Âvih deresi nâm bir mahalde şehir mahbûblarının kar ve buz ve yah-pâre üzre tâhûk, ya‘nî kızak kaydıkların seyr [ü] temâşâ edüp cemî‘i mahbûbân [u] sıbyân-ı tıflân-ı ciğer-kûşe-i Rujikiyân birbirleriyle kuç-kucağ olup sürûr [u] şâdumân ederek kızak kayup aşağı dereye andan yine yukaru çıkup kızaklar ile arz-ı ma‘rifet edüp lu‘bedebâzlık ederlerdi. Ve niçe bin âşıkân-ı mahbûb dostânlar dahi bizim gibi dilberânların heleşe ve keleşe etdiklerin seyr [ü] temâşâ ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
… izle ve Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Paşa efendimizle ve niçe yüz aded ahibbâ ve
dostânlar
ile müşerref olup hamd-i Hudâ bu şehre on aded pençe-i âfitâb esîr gulâm ile ve …
Andan yine şarka giderken yeni Boğdan beğimiz mehterhânesin çalarak bu kadar bin askeriyle Kalga Sultân'ımıza karşu çıkup "Gazânız mübârek ola" deyü Kalga Sultân'a bir semmûr kürk ve beline bir mücevher kılıç kuşadup yalı ağasına bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve sâ’ir iş erlerine birer çuka çekman ve tonlar geydirüp cümle asker-i İslâm ile kırk birinci günde şehr-i Yaş'a dahil olup velî-ni‘am Gazzâzzâde Ahmed Ağa efendimizle ve Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Paşa efendimizle ve niçe yüz aded ahibbâ ve dostânlar ile müşerref olup hamd-i Hudâ bu şehre on aded pençe-i âfitâb esîr gulâm ile ve dörd aded pâkîze bintân ile ve on yedi re’s at ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle selâmet dahil olup Ahmed Ağa efendimize hedâyâlar verüp andan ve beğden ve gayrıdan ihsânlar alup konağımızda sâkin olup taht-ı Boğdan olan Yaş şehrinin evsâfın tahrîr etmeğe iltizâm-ı mâlâ-yelzem eyleyüp şehrin enderûn [u] bîrûnını gezüp seyr [ü] temâşâ ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104b ·
metinde göster ·
… dâz yarar piyâde yiğitleri refîk verüp ba‘dehu cümle gâzîler ve cümle ahibbâ ve
dostânlar
ile vedâlaşup koyun çobanlarından beş nefer esîrleri bile alup ale's-sabâh yine …
"Koyun bizim Koturlu'nundur, Dobra-Venediklinin koyunlarda alâkası nedir" dediklerinde hemân ol ân arz [u] mahzarlar ve her ocak ağalarından mektûblar alınup ve ücret-i kademimiz içün hakîre üç yüz Venedik altunu ve beş tüfeng ve iki Fireng gulâmı ve kölelerime birer çuka ve birer kumaş verüp ve yüz nefer tüfeng-endâz yarar piyâde yiğitleri refîk verüp ba‘dehu cümle gâzîler ve cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup koyun çobanlarından beş nefer esîrleri bile alup ale's-sabâh yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a ·
metinde göster ·
… izin kusûr akçeleriyle elli aded bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr refîkler alup cümle
dostânlar
ile vedâ‘laşup andan cânib-i şarka 6 sâ‘at kan tonar(?) amânsız îmânsız kâfirle …
Mukaddemâ bâlâda bânîsi ve sebeb-i tesmiyesi ve sâ’ir evsâflarıyla Raba suyu seferinden gelirken mufassal tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi yine velî-ni‘metimiz Mustafa Paşa hânedânında meks edüp kâmil kendüleri ile bir hafta zevk u safâlar edüp Raba seferi senesinde kendüye fürûht etdiğimiz iki re’s kapudan oğlu ve yüzbaşı esîrlerimizin kusûr akçeleriyle elli aded bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr refîkler alup cümle dostânlar ile vedâ‘laşup andan cânib-i şarka 6 sâ‘at kan tonar(?) amânsız îmânsız kâfirlerinin firârgâhı ve kemîngâhları olan mahûf ve muhâtara ormanları selâmetle hamd-i Hudâ geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 77a ·
metinde göster ·
ile vedâlaşup hân hazretleri dahi bu kadar bin asker ile atlanup Mehemmed Paşa' …
Evvelâ cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup hân hazretleri dahi bu kadar bin asker ile atlanup Mehemmed Paşa'yı göndere gidüp Bâğçesarây'dan cânib-i garba sayd [u] şikâr ederek gidüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199b ·
metinde göster ·
… dâ‘laşup cânib-i garba 2 sâ‘atde tekrâr kal‘a-i Ergiri'ye gelüp anda dahi cümle
dostânlar
ile vedâ‘laşup Ergiri kal‘asının kıblesi tarafındaki evc-i semâya berâber yayla …
Netîce-i kelâm ba‘de's-sûr-ı ihtitâm beğden bir at ve bir köle ve yüz altun ve on kıt‘a çuka ve kumâşlar ve bir mîkâtlı musanna‘ sâ‘at ihsân alup cümle ahbâb ile vedâ‘laşup cânib-i garba 2 sâ‘atde tekrâr kal‘a-i Ergiri'ye gelüp anda dahi cümle dostânlar ile vedâ‘laşup Ergiri kal‘asının kıblesi tarafındaki evc-i semâya berâber yaylanın tâ zirve-i a‘lâsından Delvinye şehri dörd sâ‘atlik yerdir ve gün doğdukda hevâ hoşluğunda Bundukanî Venediği körfezi deryâsı içre cezîre-i Körfez kal‘ası nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356a ·
metinde göster ·
… mız hânesinde yine mihmân olup niçe ahbâblar ile görüşüp yine ale's-sabâh cümle
dostânlar
ile vedâ‘laşup Manastır şehrinin cânib-i şarkîsindeki sahrâ-yı hâmûnu (---) sâ‘ …
Bunda Ömer Ağa Zâ‘im karındaşımız hânesinde yine mihmân olup niçe ahbâblar ile görüşüp yine ale's-sabâh cümle dostânlar ile vedâ‘laşup Manastır şehrinin cânib-i şarkîsindeki sahrâ-yı hâmûnu (---) sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 372b ·
metinde göster ·
… Mustafâ Beğ ve Emîn Ağa ve Serdâr Fazlı Q 37aP 37a Beşe ve gayri ahbâb [u]
dostânlar
ile vedâlaşup ve yigirmi aded bahâdır tüfeng-endâz refîkler alup Kuşadası'ndan …
Bu temâşâları edüp a‘yân-ı vilâyetden Bostâncızâdeler Mehemmed Çelebi ve Mustafâ Çelebi ve Dizdâr Ağa ve Mütevellî İbrâhîm Çavuş ve Çanakçızâde ve Boşnak Hasan Beşe ve Mustafâ Beğ ve Emîn Ağa ve Serdâr Fazlı Q 37aP 37a Beşe ve gayri ahbâb [u] dostânlar ile vedâlaşup ve yigirmi aded bahâdır tüfeng-endâz refîkler alup Kuşadası'ndan kıble cânibine sengistân yollar içre âbâdân kurâlar temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y72a ·
metinde göster ·
ile görüşüp hedâyâ olan atları ve hecîn ve develeri cümle Âyid Urbânı üzre besl …
Bey sarâyına meks edüp cümle ahibbâ ve dostânlar ile görüşüp hedâyâ olan atları ve hecîn ve develeri cümle Âyid Urbânı üzre beslemeğe verüp tevzî‘ eyleyüp gerüde hedâyâ gemilerinin gelmesine muntazır olduk. Ammâ eyyâm muhâlif olup Şellâlât boğazında yatdıklarının haberin aldık. Ertesi gün hâkim-i Circe Özbek Beğ'den beş bin para hammâm akçesi ve bir kat esvâb alup vilâyet-i Elvâh'a gitmeği ricâ eyledik. Ale'r-re’si ve'l-ayn, deyüp Elvâhât neccâbların ve celâbelerin bulup yüz hecînli ve tüfeng-endâz pür-silâh âdemler verüp ve elli deve su ve elli deve me’kûlât [u] meşrûbât verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447a ·
metinde göster ·