… içinde anlar kim tandılar toḳşurlar taŋrıda aḍınkı yol içinde toḳşuŋlar yekler
dostlar
birle bütünlükin yek alı erür küçsüz
76 anlar kim bittiler toḳşurlar taŋrı yolı içinde anlar kim tandılar toḳşurlar taŋrıda aḍınkı yol içinde toḳşuŋlar yekler dostlar birle bütünlükin yek alı erür küçsüz
… tansa sizler neteg kim tandılar bolsa sizler beraber teŋ yime tutmaŋlar olardın
dostlar
ançaḳa tegi kesilmeginçe taŋrı yolı içinde eger yüz ewürseler tutuŋ olarnı öldü …
89 arzuladılar eger tansa sizler neteg kim tandılar bolsa sizler beraber teŋ yime tutmaŋlar olardın dostlar ançaḳa tegi kesilmeginçe taŋrı yolı içinde eger yüz ewürseler tutuŋ olarnı öldürüŋ olarnı az vaḳtda bulsa siz olarnı yime tutmaŋlar olardın dost hem yariçi
51 ey anlar kim bittiler tutmaŋlar cuhudlarnı hem tersalarnı
dostlar
olarnıŋ amarısı amarınıŋ dostı kim kim dost tutsa olarnı sizdin ol olardın ol t …
51 ey anlar kim bittiler tutmaŋlar cuhudlarnı hem tersalarnı dostlar olarnıŋ amarısı amarınıŋ dostı kim kim dost tutsa olarnı sizdin ol olardın ol taŋrı köndürmez zalim boḍunlarnı
23 ey anlar kim bittiler tutmaŋ atalarıŋıznı ḳarındaşlarıŋıznı
dostlar
eger sewseler küfrni iman üze kim kim dost tutsa olarnı sizdin bu ögür olar zal …
23 ey anlar kim bittiler tutmaŋ atalarıŋıznı ḳarındaşlarıŋıznı dostlar eger sewseler küfrni iman üze kim kim dost tutsa olarnı sizdin bu ögür olar zalimler
3 bilgil taŋrıḳa din ḳatıḳsız anlar kim tuttılar anda aḍın
dostlar
ayurlar: tapmaz-miz olarḳa meger yaġutġalar bizni taŋrıḳa yawuḳluḳ. ol taŋrı hü …
3 bilgil taŋrıḳa din ḳatıḳsız anlar kim tuttılar anda aḍın dostlar ayurlar: tapmaz-miz olarḳa meger yaġutġalar bizni taŋrıḳa yawuḳluḳ. ol taŋrı hükm ḳılur olar ara anıŋ içinde kim olar anıŋ içinde tartışıġlı ol ol taŋrı köndürmez anı kim [ol] yalġançı tanġan turur
1 ey anlar kim taptılar tutmaŋlar meniŋ yaġımnı yime siziŋ yaġıŋıznı
dostlar
kemşür sizler olar birle dostluḳnı çın-oḳ tandılar aŋar kim keldi sizke çın-–lı …
1 ey anlar kim taptılar tutmaŋlar meniŋ yaġımnı yime siziŋ yaġıŋıznı dostlar kemşür sizler olar birle dostluḳnı çın-oḳ tandılar aŋar kim keldi sizke çın-–lıḳdın çıḳarurlar yalavaçnı hem sizni anıŋ üçün [kim] tapsa sizler taŋrıḳa iḍiŋiz eger andaġ erse kim çıḳtıŋızlar erse toḳış üçün meniŋ yolumda tilemek üçün meniŋ ḫoşnudluḳumnı yaşrur siz olarḳa dostluḳnı men bilür men anı kim kizler sizler anı kim aşkare ḳılur siz kim ḳılsa anı sizdin rastlıḳ üze yitürdi köni yolnı
… kılları gidüp ağızlarından salyarları akar ve ter ü tâze beyâz halkaçini mahbûb
dostlar
görünce bir gayrı vâkı‘a görürler. Hâsıl-ı kelâm dükkânların zülbiyyât ve katr- …
Esnâf-ı helvâcıyân-ı bîrûn: Dükkân 170 ve neferât 400, bunlar dükkânların tahtırevânlar üzre akmişe-i fâhireler ile zeyn edüp ve gûnâ-gûn helvâ-yı pişmâniyeler ve sâbûnî ve tahîne ve helvâ-yı ebyaz ve mâhîce ve kırma bâdem ve samsa ve helvâ-yı kettân ve helvâ-yı gâzîler ve arşın helvâsın şehir oğlancıkları gördükde akılları gidüp ağızlarından salyarları akar ve ter ü tâze beyâz halkaçini mahbûb dostlar görünce bir gayrı vâkı‘a görürler. Hâsıl-ı kelâm dükkânların zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı hamavîler ve yetmiş elvân helvâlar ile dükkânların zeyn edüp seyrâncılar üzre helvâ nisâr edüp şakalar ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·
ile Killik burnu nâm mahalde zevk u safâ edüp ale's-sabâh yine cümle yârân-ı bâ …
Andan birez yârân dostlar ile Killik burnu nâm mahalde zevk u safâ edüp ale's-sabâh yine cümle yârân-ı bâ-safâ ile (---) Paşa bâğçe[sinde] zevk u safâlar ederken pâdişâh-ı bâ-vakâr dağlara sayd [u] şikâra geçüp gitdi. Hamd-i Hudâ bu bâğçe-i İremezâta uğramayup ubûr edüp zevkimize mâni‘ olmadı. Bir acâ’ib ü garâ’ib tarz [u] tarh-ı mergûb ve bir şekl-i ibret-nümâ-yı mahbûb üzre mebnî bir bâğ-ı İremdir kim her semtinin birer gûne pesendîde maksûreleri ve havuz u şazrevân-ı selsebîl ve fevvâreleri ne diller ile ta‘bîr ve ne kalemlerle tahrîr ve tastîr olur değildir. Hakkâ ki Konya'nın bâğ-ı Merâm'ından nişân verir. Bunda olan çeşme-i cân-bahşın târîhidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94a ·
metinde göster ·
… üp eyi katanalar ve yarar kapudanlar düşürmüşsüz, hemân ucuz vermen" deyü ba‘zı
dostlar
esîr kapudanların bahâların takdîr etdiler.
"Sad bârekallâh, merhabâ ey yüz aklığı edüp eyi katanalar ve yarar kapudanlar düşürmüşsüz, hemân ucuz vermen" deyü ba‘zı dostlar esîr kapudanların bahâların takdîr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·