İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

durma*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
173
isabet
153 cümle/beyitte
64,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
28
farklı biçim
33 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi17370,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 173

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“durma*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 17a … âlik kıral imiş. Ba‘dehu bir üstâd-ı kâmil bu taşlar inkırâzu'd-devrân mü’ebbed durmak içün Atmeydânı'nda merkûm taşlardan kılâ‘ [u] büldânın nizâmı intizâmıyçün bir …
EÇS I 38b … un hakkında niçe kıyl ü kâl vardır kim sayf [u] şitâda şeb [u] rûz arakrîz olup durmadadır . Ayasofya câmi‘inin gerüde kıble kapularının cânib-i garbî nihâyetindeki kapunu …
EÇS I 78b … nünde mazlûm İbrâhîm Hân'ı ma‘nûkan şehîd edüp Kara Alî'ye beş yüz altun verüp " Durma hacca git" derler.
EÇS I 169b … tırevânlar üzre dükkânların kimyonlu pasdırmalarıyla zeyn edüp "pasdırma al bas durma " deyü ubûr ederler}.
EÇS I 188b … n civa akup hafirlere dolup civayı köpek derisi tulumlarına korlar, gayrı yerde durmak ihtimâli yokdur, böyle bir ma‘dendir.
EÇS I 202b … her vakt-i seher mehterhâneler çalınup subaşılar ve kadılar ve dizdârlar dîvân durmaları kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Zîrâ ol asrda ol taraflar serhad idi. Hakîkatına nazar …
EÇS II 227a … andan ayakların havz içine sokup cümle vücûduyla havza girüp safâ ede, ammâ çok durmayup taşra câmekâne çıkup uryân durmaya. Zîrâ havzda eprimiş vücûd taşra sovukda emr …
EÇS II 227a … le vücûduyla havza girüp safâ ede, ammâ çok durmayup taşra câmekâne çıkup uryân durmaya . Zîrâ havzda eprimiş vücûd taşra sovukda emraz-ı muhtelifeler hâsıl eder. Hemân …
EÇS II 227b–228a … girdâb-ı bahr-i Ummân gibi deverân edüp seyl-i deryâ gibi akdıkça önüne bir cân durmağa iktidârları olmayup cümle âşıkân kendi halleriyle durup su ile deverân ederler …
EÇS II 230b–231a … ılır, ammâ müşkildir. Gâyet cebel-i âlî olduğundan kar ve dıraht ve sâ’ir eşcâr durmak ihtimâli yokdur. Çıplak kayalı zirve-i a‘lâdır kim kıble cânibinde Kütâhiyye da …
EÇS II 264b–265a … ım ve yağmur ile mahlût, kar ve dipi ve boran çekmeden mellâhların gemi üstünde durmağa iktidârları olmayup her biri geminin birer küncinde genc bulmuş gibi pinhân old …
EÇS II 299a … lar kırâ’at olunup herkes elbette câmi’e gelüp edâ-yı evkât-ı hamse edüp bir ân durmayup gider. Böyle cemâ‘atden garîb cevâmi‘lerdir.
EÇS II 338b–339a … tmeğe tekâsül etmişsin. Gerekdir kim emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ’at durmayup ber-vech-i arpalık sana Kars eyâletin ihsân etdim. Elbette eyâletine gidüp ol s …
EÇS II 339a–339b … a, Selîm Tarabefzûn'da karâr eder. Anda dahi nâmûs [u] gayret [ü] hamiyyetinden durmayup oğlu Süleymân'ı Tarabefzun'da hâkim nasb edüp kendi terk-i diyâr edüp (---) hal …
EÇS II 341b–342a … ve bâğ [u] bostân, çemenistân-ı hezâristândır. Kar yağar ammâ üç günden ziyâde durmaz . Dâ’imâ sebzesi ve ezheriyyâtı 342a eksik değildir.
EÇS II 350b … üp on-ı orada, kapucubaşıya burada, kimisi der "vasvarada" kimisi der "Sultânım durma Varvara'da deh, durma burada" deyüp feryâd [u] figâna başladılar. Cümle vilâyet …
EÇS II 350b … aşıya burada, kimisi der "vasvarada" kimisi der "Sultânım durma Varvara'da deh, durma burada" deyüp feryâd [u] figâna başladılar. Cümle vilâyet a‘yânları zemîn bûs e …
EÇS II 351a … teskîn oldu ammâ şiddet-i şitâ ol mertebede kim âdem at üzre, atlar zemîn üzre durmada berk-i hazân gibi dir dir ditrer. Ne hâl ise cümle askere alay çavuşları tenbîh …
EÇS II 353b–355b … aşlarım dahi gelüp "Bre Evliyâ Çelebi! İki gündür sen kandesin, paşa seni arar, durma binelim" deyü atdan inüp "Tiz hacı baba, şunlara kahvealtı gör ve oğlanlar atla …
EÇS II 360a–360b … üstûr-ı mükerremim Mehemmed Paşasın, emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ‘at durmayıp Erzurûm Karsı eyâletin sana ihsân etmişim. kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ol taraflarda …
EÇS II 360a–360b … fendim, bu mektûb-ı muhabbet-üslûbumuz varup vüsûl buldukda bir ân ve bir sâ‘at durmayup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek biri birimizle haberleşerek deryâ-misâl …
EÇS II 363b–364a … lunup mefhûm-ı hatt-ı şerîf oldur kim "Eğer başın gerek ise bir ân ve bir sâ‘at durmayup mükellef ve mükemmel askerinle mâh-ı Cemâziyelâhirin gurresinde bi-eyyi vechin …
EÇS II 363b–364a … mak murâd edüp ısyân [u] tuğyânı zâhir olmuşdur. Hatt-ı şerîfim vardıkda bir ân durmayup memâlik-i mahrûselerimde nerde bulursan katl edüp yâ başı, yâ başın. Edâ-yı hiz …
EÇS II 364a–365a … aşalı müsâfirlerine ri‘âyet ve ziyâfete çalışırlar. Hakîr Varvar ordusunda dahi durmayup Çerkeş Hanı ensesindeki püşte üzre çıkup niçe yüz piyâde olmuş temâşâcı âdemler …
EÇS II 366a–366b … du versin" deyü Varvar'ın leşin gösterüp şaka edüp "Tiz şuna bir buyurdu verin. Durmasın gitsin, yohsa şimdi Varvar'ın yanına korum" dedikde "Yâ ben âsî değilim ve pâye …
EÇS II 366a–366b … e "Yok, götürmem. Hemân yine Melek Ahmed Paşa yanına var. Mehemmed Paşa yanında durma " dedikde "Sultânım! Üçünüzde dahi fark yokdur. Mehemmed Paşa efendimizin vâlide …
EÇS III 33b … rın içün biz dahi menzil menzil gidelim. Atların kalırsa sana at verelim, hemân durma gidelim!" deyüp yemîn-billah ve kasem-tallah ile andan azm-i râh deyüp,
EÇS III 43b … Buhîra nâm bir râhib var idi. Ol eydür: "Yâ Muhammed! Sende sihir alâmeti var. Durma , Akka'da Ni‘meteyn derler iki uyûn vardır, birine Hazret-i Mûsâ girüp Fir‘avnîl …
EÇS III 50b … . Lâkin Şeyh Bekkâr mükessiri'l-kelâm değil idi. Ammâ bu veled-i ma‘nevîsi aslâ durmaz , gözü her kime râst gelse ol âdemle kelimât eder. Âdem bulmasa hayvânât ile kel …
EÇS III 52b … n etmek üzre halk olunmuşdur. On ay bulut niçe bir yerde ber-karâr olur. Bir ân durmaz , gâ’ib olur" dedim.
EÇS III 79b … i ezeliyyesi böyle te‘alluk etmişdi kim fil ol bâkireyi yudup karnında üç sâ‘at durmağıla duhter-ı nâ-şükûfte hâmile kalup andan bir filceğiz müştak oldu. Arapça bi-ku …
EÇS III 140a … kurbağı resmi var, ana işâretdir kim "Sen benî Âdem'sin, kurbağı gibi suda çok durma " demekdir. Ve halvet gâyet rûşen ve beyâz mermer-i hâmlar ile döşendiğinden "ak …
EÇS III 143a–143b … fle içeri girüp görse kim kârhâne meydânda don ağacıyla kurulu üstâd-ı şirinkâr durma çalışup mekik atar. Hemân hâne sâhibi herîfin gayret ve hamiyyet ile cân başına …
EÇS III 177b … -i Ilgın: Andan Akşehir'i geçüp Bayındır'da menzil bârgîrleri değişdirüp bir ân durmayup ,
EÇS III 183b–184a … u çeza‘ı görüp âkıl olan çavuşlar sıklet etmeyüp gerüye durdular. Elbette paşa durmasın gitsin, deyü ibrâm [u] ilhâh eden eskalu's-sukalâ çavuşların ardın alıp Abaza v …
EÇS III 184a … mûr kürkler gelüp "Benim lalam, Kaya Sultân halam ifâkat buldukdan sonra bir ân durmayup diyâr-ı Van'a gidesin" deyü hatt geldi.
EÇS III 185a–185b … ile beşyüz altun harc-ı râh verüp "Meded Evliyâm, bir ayak evvel paşama yetiş. Durmasın hemân Kürdistân'a cân atsın. İşte Kudde Kethüdâsı'nı 185b ve Moralı Defterdâr …
EÇS III 185a–185b … bir cevâhirli sâ‘at dahi verüp "Şimdi sana yollarda {sâ‘at} pek lâzımdır. Hemân durma " deyü bir semmûr parçası kürk ihsân edüp hakîri ol gice Gümrük Emîni Hasan Ağa' …
EÇS III 185a–185b … taşra halk mâbeyninden çıkup bir pinhân hücrede elime üç kıt‘a mektûblar verüp " Durma yetiş paşaya, işte sana iki yüz altun" dedi ve "Kaya Sultân'dan mektûblar aldın …
EÇS III 185a–185b … iki yüz altun" dedi ve "Kaya Sultân'dan mektûblar aldın mı?", "Aldım!" dedim. " Durma git, ammâ İzmit şehrine varınca gündüz ve gice ile ulu yollar ile gitme ve menz …
EÇS IV 204a … e ıssı olur. Ammâ gâyet germâ hammâmlardır. Değme âdem bir sâ‘at bu hammâmlarda durmağa tâkat getiremez. Rûm'da odun ile bu mertebede hammâm ısınmak ihtimâli yokdur. B …
EÇS IV 207b–208a … ndır. Ve cümle reyhânın yine kökleri zemînde olup cemî‘i bergleri sebz-gûn olup durmadadır ve dâ’imâ zemînden tarâvet bulup büyümededir. Bir hâne reyhân dîvârından görünm …
EÇS IV 229b Hikmet: Bir gün kayıkdan avretler dürüst durmayup kayık devrilüp birkaç cevârîler gark-ı âb olup andan da ferâğ gelüp kâhîce mâhî …
EÇS IV 243b Yaşar kerkes kim âzâd olduğunca / Doğan durmaz ziyâfet bulduğunca
EÇS IV 261a … ağa azîmet olunmuşdur. Gerekdir kim mektûb-ı pend-üslûbum vüsûl buldukda bir ân durmayup Van derneği altında sâ’ir ümerâ karındaşların ile hizmet-i pâdişâhîde bulunup g …
EÇS IV 282a … Beri tarafda Çomar Bölükbaşı başında âteşler yanup "Emîn Paşa'dan sonra Van'da durmak bana harâmdır." deyü doğru Bitlîs Hânı'na kaçar. Hânın bir mükellef ağası olup …
EÇS IV 285a … m, yolun üzre olan Acem sultânlarına uğradıkda hüsn-i ülfet edüp Acem ülkesinde durmayup hoşnudlar mıdır ve adl-i adâletleri var mıdır ve Âl-i Osmân'a yine ke'l-evvel m …
EÇS IV 292b … Gâzîkıran ocağına düşüregörün ve illâ, olmaya kim Kotur deresine girmeyesiz ve durmayup eğlenmeyüp cümle koyunları ta Van'a süresiz. Andan paşa yigirmi {bin} koyunu öş …
EÇS IV 299b … ’min ü muvahhid ü Sünnîsen." dedikde "Vallahi ve Billahi giderem, bu Rûmiyye'de durmanam ." dedim.
EÇS IV 304b Andan yine Osmânlı epsem durmayıp tâ Isfahân'a ve Hemedân u Dergezîn'e ve sâ’ir büldân-ı güzîne ve şehr-i Karakan …