… un mâbeyni cümle elvân silâhlar ile âmâde olup bevvâbları şeb [ü] rûz pür-silâh
dururlar. Bu
kapuların miftâhları her şeb yeniçeri ağasında emânet durur. Paşa istese miftâh …
Bu kapu cânib-i kıbleye mekşûf gâyet sa‘b bâb-ı kebîrdir kim iki kapunun mâbeyni cümle elvân silâhlar ile âmâde olup bevvâbları şeb [ü] rûz pür-silâh dururlar. Bu kapuların miftâhları her şeb yeniçeri ağasında emânet durur. Paşa istese miftâhları vermezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 118b ·
metinde göster ·
… bunlar arabaya binmezler ve seferlere gitmezler. Hemân kızaklar üzre kal‘alarda
dururlar. Bu
gûne toplara rûy-ı zemînde bir pâdişâh-ı cem-cenâb mâlik olmamışdır. İllâ Âl-i …
Gayri âdem sığar ve taş atar toplara şayka derler, bunlar arabaya binmezler ve seferlere gitmezler. Hemân kızaklar üzre kal‘alarda dururlar. Bu gûne toplara rûy-ı zemînde bir pâdişâh-ı cem-cenâb mâlik olmamışdır. İllâ Âl-i Osmân pâdişâhları mâlik olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111a ·
metinde göster ·
… tlerin Mısırlı kolu ve yeniçeri ve sipâh kollarında kelleden kulleler binâ edüp
dururlar. Bu
dahi bir temâşâgâh-ı kelle-pezân-ı paçadır.
Hattâ sene (---) târîhinde küffâr-ı hâkisâr bu ordu-yı İslâm şehrin yüz bin küffâr ile ale'l-gafle basup niçe bin guzât şehîd edüp bu şehri kabza-i tasarrufa alup bakıyyetü's-süyûf cümle guzât-ı müslimîn inâdiyye kal‘asına girüp mutahassın olduklarında bi-emr-i Hayy-ı Kadîr Hanya kal‘ası tarafından ricâlü'l-gayb-misâl Katırcızâde Mehemmed Paşa imdâd yetişüp şukka-i alemlerin küşâde edüp nümâyân olduklarında küffâr-ı hâkisâr içre "Bire bire Katırcıoğlu geldi" dediklerinde küffâra bir velvele-i ra‘b u bîm düşünce ordu-yı İslâmı bırağup kimi taşra çıkdı ve kimi mâl-ı ganâ’im derdine düşmüşken hemân Katırcızâde Allâh Allâh deyüp küffâra kılıç ururken inâdiyye kal‘asına mukaddemâ firâr eden asker-i İslâm dahi tâze cân bulup herkes evlerin küffârdan halâs etmeğe cidd-i ihtimâm edüp anlar dahi dal sâtûr-ı Muhammedî olup bir tarafdan dahi bunlar ve bir tarafdan Katırcızâde askeri derûn-ı dilden küffâra eyle bir tîğ-ı âteş-tâb ururlar kim vakt-i çâştdan vakt-i asra dek seksen yedi bin aded küffârı dendân-ı tîğ-ı hûnrîzden geçirüp on bin altmış kadar küffârı esîr-i bend-i zencîr edüp cemî‘i küffârın lâşe-i murdârların bir yere dağlar gibi yığup kelle-i bî-devletlerin Mısırlı kolu ve yeniçeri ve sipâh kollarında kelleden kulleler binâ edüp dururlar. Bu dahi bir temâşâgâh-ı kelle-pezân-ı paçadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287b ·
metinde göster ·
… maz şayka topları serâpâ deryâya nâzır demir kapaklı toplardır kim dâ‘imâ âmâde
dururlar. Bu
kal‘anın karşu tarafı yıldız rûzgârı cânibine bir mîl ba‘îd Melemen hâkidir. Gâ …
Bu kal‘anın yedi kulle-i azîmi var. Ve cebehânesi gâyet çokdur. Ve cümle yetmiş pâre balyemez topu ve çuldutmaz ve kundak dutmaz şayka topları serâpâ deryâya nâzır demir kapaklı toplardır kim dâ‘imâ âmâde dururlar. Bu kal‘anın karşu tarafı yıldız rûzgârı cânibine bir mîl ba‘îd Melemen hâkidir. Gâyet sığ kenârlardır. Cümle keştîler bu kal‘a önünden geçmeğe muhtâcdır, zîrâ amîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·