… etmeği kendüye ilzâm edüp elbette anladırdı. Ammâ ba‘zı âdem gönlünden bir şey
dutardı
ve muğayyebât-ı hamseden bir nesne su’âl etseler mukayyed olmazdı. Ancak
"Kabru kabru hafru" deyüp bir zamândan sonra "â â â â" deyüp avret sadâsı gibi gülerdi. Andan sonra her ne su’âl etdilerse elbette bir hâl ile halkın su’âllerin lehce-i lisân-ı hâlile anlatmağa cidd ü cehd etmeği kendüye ilzâm edüp elbette anladırdı. Ammâ ba‘zı âdem gönlünden bir şey dutardı ve muğayyebât-ı hamseden bir nesne su’âl etseler mukayyed olmazdı. Ancak
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217a ·
metinde göster ·
… kadar bâzâr ederdi kim akçe almadan ve halkın izdihâmından bî-zâr olup kimi fâl
dutardı
, kimi nazar edüp giderdi.
Ba‘dehu mezbûr gulâm, Unkapanı semtinde Azebler mahallesinde bir attâr dükkânı açup kâr [u] kesb ederdi. Ammâ İslâmbol halkı bundan bir metâ‘ almasına bahâne edüp bî-bahâ bu hey’et-i mecmû‘a-i ahmerluyu seyr [ü] temâşâ ederlerdi. Ve ol kadar bâzâr ederdi kim akçe almadan ve halkın izdihâmından bî-zâr olup kimi fâl dutardı, kimi nazar edüp giderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217b ·
metinde göster ·
… r [u] Huneyn ve refîkân-ı ceddi'l-Haseneyn" deyü bükâ edüp gûyâ her birin sar‘a
dutardı
.
Andan serâperde ardından başı zurzuvîli kebîr har kulaklı ve şütür-leb dudaklı ve pâları dolaklı ve gözü sürmeli ve rîş-i şevâribden müberrâ çâr-darb u kubh-manzaralı müstekreh çehreli şeyh nâmıyla bir bednâm-ı hümâm râygân olunca cümle pîr ü cüvân ayağa kalkup şeyhe selâm verdiler. Ve şeyh selâm alup kürsiye urûc edüp ibtidâ bir Fâtiha ve şâh-ı bedhâha {ve bed-câha} ve sâ’ir huzzâr-ı meclis-ârâ küstâha hayr du‘â edüp Şâ‘ir Fuzûlî-i Bağdâdî'nın te'lîfât-ı nâ-pesendîdesinden Makteli'l-Hüseyin nâm elfâz-ı türrehât-ı pür-hatâsın kırâat etmeğe başladıkda hâdise-i Kûfe'de şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ mahalline geldikde kimde cân kaldı. Bu asker-i Acem içre bir gırîv ü feryâd kopdu kim gûyâ rûz-ı mahşer oldu. Ve cümle "Vâ yâr-ı gâr-ı Şâh Hüseyn ve ey mücâhidân-ı Bedr [u] Huneyn ve refîkân-ı ceddi'l-Haseneyn" deyü bükâ edüp gûyâ her birin sar‘a dutardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312b ·
metinde göster ·
… lık ezelî idi, bizim Melek Ahmed Paşa'nın kayın babası ve Kaya Sultân validesin
dutardı
.
Hikmet-i Hudâ, bir gece hâb-âlûd iken ihtilâm şeklinde bir şey vâki‘ oluyor, ammâ belimin ağrısından hâbdan bîdâr olup câmehâb üzre tururken belim boşanup kızıl kan ve irin ve nefis bir sâ‘at cereyân edüp vasla vasla nâzil olup yedi gün dahi hasta kaldım. Ba‘dehu ifâkat bulup Dizdâr Mehemmed Ağa bir at ve bir kat esbâb ve sâ’ir a‘yân-ı devlet ikrâmlar edüp tatyîb-i hâtırım ile mukayyed olup bize bir hizmetkâr verüp bir hayli âdem ile bizi Hilevne sahrâsında Tekeli Paşa'ya vâsıl olup tâze cân bulduk. Ammâ dostlarımızdan kimse bulmadık, cümle dest-i küffârda şehîd olmuşlar. Küffâr kal‘a-i Kilis'i almışlar ve içindeki askerin kırmışlar. Lâkin Tekeli Paşa nefîr-i âm edüp ahâlî-i vilâyet ile vilâyeti muhâfazaya başladı. Hakîr varup kendüye buluşdum. Bir at ve bir kat esvâb ihsân etdi. Âşinâlık ezelî idi, bizim Melek Ahmed Paşa'nın kayın babası ve Kaya Sultân validesin dutardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y124b ·
metinde göster ·