… ‘asına gider yol vardır, derler. Ol mülâhaza ile bu yolu yer altından etmiş kim
eğer karada
olan Fostiçseyi Türk alırsa içinde olan kâfirler kal‘aya firâr edeler ve kal‘ad …
Ammâ bu kal‘anın deryâ getirdiği handakdan aşrı karada bizim Kırka hâkinde bu kal‘aya sehel havâle bir kayalı püşte-i pest var. Anda bir Fostiçse-i azîm, ya‘nî bir siper-i kal‘a etmiş kim gûyâ bu dahi bir sedd-i Kahkaha'dır. Üstünde fırça gibi topları dizmişdir. Başka kesme kaya handak-ı amîk var, ammâ deryâ sehel ba‘îd olmağile handakında suyu yokdur, lâkin handakdan hâric niçe bin elvân muhîl [ü] şeytanatlar ile gûnâ-gûn şarampav kazıkları ve parmaklıkları ve lağımlar etmiş. Hattâ esîrlerimizin nakilleri üzre bu Fostiçse'nin yer altından ve kal‘a handakı içindeki deryâ 141a altından Zadra kal‘asına gider yol vardır, derler. Ol mülâhaza ile bu yolu yer altından etmiş kim eğer karada olan Fostiçseyi Türk alırsa içinde olan kâfirler kal‘aya firâr edeler ve kal‘adan anlara imdâd gideler, ammâ inşâ’allâh "El-abdü yüdebbiru vallâhu yukaddiru". mazmûnu üzre Cenâb-ı Allâh fethi müyesser etmişse bu re’y [ü] tedbîrleri sû-i tedbîr olur, ammâ hikmet-i Hudâ bu mezkûr Fostiçse tabyasının dahi havâlesi vardır. Bu havâleye balyemez topları koyup Fostiçse'i döğe döğe berbâd eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 140b–141a ·
metinde göster ·
Bu hâl-i pür-melâlleri küffâr kal‘adan göricek bildi kim Türk askeriyle
eğer karada
ve eğer deryâda söyleşmek muhâldir. Ve günden güne niçe bin küffâr açlıkdan taş …
Bu hâl-i pür-melâlleri küffâr kal‘adan göricek bildi kim Türk askeriyle eğer karada ve eğer deryâda söyleşmek muhâldir. Ve günden güne niçe bin küffâr açlıkdan taşra kaçup ve kılıç havfinden durmayup taşra ordu-yı İslâm içinde nân-pâre dilenüp matbahlarda hidmet edüp kimisi şeref-i İslâm ile müşerref olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 300b ·
metinde göster ·
… , fermân-ı sadrıa‘zam ile sâdır olmuşdur kim yedi gün yedi gece eğer deryâda ve
eğer karada
donanmadır, herkes var kuvvetlerin bâzûya getirüp hayme ve hargâhları ve evleri …
"Hak Te‘âlâ pâdişâhımıza ömürler versin, fermân-ı sadrıa‘zam ile sâdır olmuşdur kim yedi gün yedi gece eğer deryâda ve eğer karada donanmadır, herkes var kuvvetlerin bâzûya getirüp hayme ve hargâhları ve evleri ve dükkânları ve dam u bâmların bayraklar ve kanâdîller ve gûnâ-gûn temâşâlar ile ve elvân elvân zer ü zîverler ile şehri bezeyüp herkes sâz u söz ve lu‘b u lehv, ayş u tarab edüp şâdımânlar edeler. Bildim bilmedim ve işitdim işitmedim demeyeler" deyü mükerrer mükerrer tenbîhler olundukda azamet-i Hudâ herkes Kandiye'nin lağım u meteris ve kumbara ve taş belâlarından halâs olduklarının şükrânesine cümle guzât-ı müslimîn kal‘a içinde çârsû-yı bâzârı ve cümle der-i dîvârları ve serâpâ sarâyları eyle müzeyyen etdiler kim Hudâ hakkı gidi Kandiye bâğ-ı İrem olup arûsek-i cihân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 305a ·
metinde göster ·