Esnâf-ı asesân-ı bî-amân: Nefer 202, bunlar dutma ve kapma ve urma ve kovma ve asma ve basma ve kayd [u] bend âdemleridir, biri birinden eşed mel‘ûn kavimdirler. {Bu haşerâtların zu‘m-ı bâtıllarınca pîrleri Amr-ı Ayyâr'dır ammâ hâşâ ve kellâ}. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b ·
metinde göster ·
… inde kırk dörd ve kırk beş bin Yezîdî ve Bapırî kelb-perest kefere ve fecereden
eşed
bir alây dağî ve bâğî ve zâğî gûl-ı beyâbân-sıfât tüğlü bî-dîn Yezîdî Ekrâdları …
Bu kal‘a-i Sincâr zeylinde Firârî Mustafâ Paşa, deryâ-misâl asker ile meks ederken cebel-i Sincâr-ı azîmin bir cânibine Saçlı dağı derler, o cebel-i bî-amânların içinde kırk dörd ve kırk beş bin Yezîdî ve Bapırî kelb-perest kefere ve fecereden eşed bir alây dağî ve bâğî ve zâğî gûl-ı beyâbân-sıfât tüğlü bî-dîn Yezîdî Ekrâdları vardır. Anlar Firârî Paşa'dan zerre ve şemme havf u haşyet çekmeyüp bir hedâyâ-yı cüz’î ile Serdâr Mustafâ Paşa'yı anmadıklarından serdâr-ı mûmâ’ileyh gâyet müte’ellim oldular. Ol gün Serdâr Mustafâ Paşa-yı Firârî eydür: "Evliyâ Çelebi, mesmû‘um olmuşdur kim pederimiz Melek Ahmed Paşa efendiniz bu mahalle bizim gibi meks etdikde anlara dahi bu Saçlı dağı kâfirleri ri‘âyet etmediklerinden bu Sincâr cebel-i menhûsunda olan kâfirlerin niçe haklarından gelüp nehb ü gâret eyleyüp mâl-ı ganâ’im aldı. Bize bir şemme ol feth [ü] fütûhdan haber ver." deyü niçe ihbâr-ı sahîhalardan su’âl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 214a ·
metinde göster ·
… ve Orta Macar banı topal Palatinuş Hersek ve Kurs Macarı hersekleri ve kelpden
eşed
olan segleri olan küffâr [u] füccârlar bu vilâyetlerin nehb ü gâretlerinden hab …
Hattâ bu kadar ma‘mûr u âbâdân vilâyetin harâb [u] yebâb olduğun Nemse çârsârı İnpirator Kral ve Orta Macar banı topal Palatinuş Hersek ve Kurs Macarı hersekleri ve kelpden eşed olan segleri olan küffâr [u] füccârlar bu vilâyetlerin nehb ü gâretlerinden haberdâr olup müte‘âkıben mükerrer elçiler ile iltiyâm tevâzu‘lu nâmeler irsâl eyleyüp sulha rağbet etdiklerince necâtiye sûret yok şeklinde aslâ yüzlerine bakmayup yine memâlik-i mahrûselerine âteşler ve akınlar salınup nehb ü gâretlerden hâlî olunmazdı. Yine bu Udvarhel sahrâsı âsâyişinde cümle guzât Seykel'de olan üsârânın fermân ile kanûn üzre penc-i yek taleb olundukda otuz bin yiğidin cemî‘i esîrlerinden on sekiz bin esîr ve sağîr kebîr penc-i yek pâdişâh içün alındı. Gayri mâl-ı ganâ’imden bir şey alınmadı. Ve Tatar'dan dahi kanûndur bir şey alınmaz. Anların savgaların hânlar ve kalgalar ve nûreddînler ve yalı ağaları alır. Bu kadar penc-i yek esîr olunca aslı ne kadar bin esîr olmak gerek ana göre hâkezâ kıyâs zemû(?) demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25a ·
metinde göster ·
… ve niçe bin âdem helâk olur. El-hâsıl Şattu'l-arab nehrindeki sedd-i Nemrûd'dan
eşed
bu Tuna Demirkapusudur. Ammâ bu demirkapuyu İskender-i Zülkarneyn binâ etmemişd …
Ammâ zikri sebkat eden demirkapulardan eşedd-i ukûbet çekecek bir bu Tuna demirkapusudur kim beher sene niçe yüz pâre gemi ve niçe bin âdem helâk olur. El-hâsıl Şattu'l-arab nehrindeki sedd-i Nemrûd'dan eşed bu Tuna Demirkapusudur. Ammâ bu demirkapuyu İskender-i Zülkarneyn binâ etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96a ·
metinde göster ·