… yâlarımız iki üç bahâsına alup cümle fürûht olan eşyâların mâllarıyla mukaddemâ
eşekler
üzre bulunan iki kîse mâlı dahi bir yere koyup beş yüz otuz aded yiğide altışar …
Ba‘dehu biri birimiz mâbeyninde mâl-ı ganâ’imlerimiz fürûht ederken cümle kefere tüfengleri ve balta ve harbaları ve esbâb-ı şayakların fürûht ederken derbend kâfirleri de gelüp niçe eşyâlarımız iki üç bahâsına alup cümle fürûht olan eşyâların mâllarıyla mukaddemâ eşekler üzre bulunan iki kîse mâlı dahi bir yere koyup beş yüz otuz aded yiğide altışar guruş hisse değdi. Meğer bir yiğidimiz bir kemer guruş saklamış, anı kimseye vermeyüp "harc-ı râh" deyü seksen guruşu alay beğine emânet verdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 54b ·
metinde göster ·
… usuz bir cezîredir. Suyu aşağı liman kenârında mezkûr kumsal yerdeki kuyulardan
eşekler
ile kal‘aya su taşır. Ammâ garâ’ib temâşâ-yı iberdir kim su getiren eşekler üzr …
Ve kamusu beş aded dükkâncıklardır. Hân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve bâğ u bâğçeden bir eser-i binâ yokdur. Hemân susuz bir cezîredir. Suyu aşağı liman kenârında mezkûr kumsal yerdeki kuyulardan eşekler ile kal‘aya su taşır. Ammâ garâ’ib temâşâ-yı iberdir kim su getiren eşekler üzre kal‘ada su destilerin yükledüp aşağı kuyuya endikde aşağıdaki âdemler destileri su ile doldurup eşekleri kal‘aya kovarlar. Eşekler su ile evleri önüne geldikde segâh makâmında bir âğâze-i hımâr etdikde hâne sâhibi çemenderinin su ile geldiğin bilüp eşekden suyu alup yine gönderir. Eyle mu‘allem hımârları olduğundan Mora vilâyetinde darb-ı meseldir kim "Seni Avarin eşeğinden mu‘allem ederim" deyü hüddâmlarına hitâb ederler. İşde Avarin kal‘asının tâ zirve-i a‘lâsına suları bu tertîb üzre hımârlar ile çıkar. Ve her hânedânda sarnıç mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… dan eşekler ile kal‘aya su taşır. Ammâ garâ’ib temâşâ-yı iberdir kim su getiren
eşekler
üzre kal‘ada su destilerin yükledüp aşağı kuyuya endikde aşağıdaki âdemler dest …
Ve kamusu beş aded dükkâncıklardır. Hân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve bâğ u bâğçeden bir eser-i binâ yokdur. Hemân susuz bir cezîredir. Suyu aşağı liman kenârında mezkûr kumsal yerdeki kuyulardan eşekler ile kal‘aya su taşır. Ammâ garâ’ib temâşâ-yı iberdir kim su getiren eşekler üzre kal‘ada su destilerin yükledüp aşağı kuyuya endikde aşağıdaki âdemler destileri su ile doldurup eşekleri kal‘aya kovarlar. Eşekler su ile evleri önüne geldikde segâh makâmında bir âğâze-i hımâr etdikde hâne sâhibi çemenderinin su ile geldiğin bilüp eşekden suyu alup yine gönderir. Eyle mu‘allem hımârları olduğundan Mora vilâyetinde darb-ı meseldir kim "Seni Avarin eşeğinden mu‘allem ederim" deyü hüddâmlarına hitâb ederler. İşde Avarin kal‘asının tâ zirve-i a‘lâsına suları bu tertîb üzre hımârlar ile çıkar. Ve her hânedânda sarnıç mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… endikde aşağıdaki âdemler destileri su ile doldurup eşekleri kal‘aya kovarlar.
Eşekler
su ile evleri önüne geldikde segâh makâmında bir âğâze-i hımâr etdikde hâne sâh …
Ve kamusu beş aded dükkâncıklardır. Hân ve hammâm ve medrese ve mekteb ve bâğ u bâğçeden bir eser-i binâ yokdur. Hemân susuz bir cezîredir. Suyu aşağı liman kenârında mezkûr kumsal yerdeki kuyulardan eşekler ile kal‘aya su taşır. Ammâ garâ’ib temâşâ-yı iberdir kim su getiren eşekler üzre kal‘ada su destilerin yükledüp aşağı kuyuya endikde aşağıdaki âdemler destileri su ile doldurup eşekleri kal‘aya kovarlar. Eşekler su ile evleri önüne geldikde segâh makâmında bir âğâze-i hımâr etdikde hâne sâhibi çemenderinin su ile geldiğin bilüp eşekden suyu alup yine gönderir. Eyle mu‘allem hımârları olduğundan Mora vilâyetinde darb-ı meseldir kim "Seni Avarin eşeğinden mu‘allem ederim" deyü hüddâmlarına hitâb ederler. İşde Avarin kal‘asının tâ zirve-i a‘lâsına suları bu tertîb üzre hımârlar ile çıkar. Ve her hânedânda sarnıç mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b ·
metinde göster ·
… i üzre olup cümle havlısız daracık dârlardır. Sokakları hemçünân dîk u tengdir.
Eşekler
yük ile gücile geçerler. Ve cümle evleri kiremitli ve cânib-i kıbleye nâzır büy …
Bu kal‘ada cümle (---) aded küçücük evleri var. Biri biri üzre olup cümle havlısız daracık dârlardır. Sokakları hemçünân dîk u tengdir. Eşekler yük ile gücile geçerler. Ve cümle evleri kiremitli ve cânib-i kıbleye nâzır büyûtlardır. Taşra dağlarında âb-ı hayât suları ve bâğları ve bâğçeleri ve müşebbek bostânları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 275b ·
metinde göster ·
… imanından ve Küçük limandan el-hâsıl cümle kenâr limanlarından zahîreleri cümle
eşekler
taşıyup ordu-yı İslâmı ganîmet ederler.
Ammâ cümle kırk yerde kirâcı eşek bâzârları vardır kim cemî‘i guzât-ı müslimîn bârhânelerini ve mühimmât [u] levâzımâtların Hanya ve Retime ve Apokoron'dan ve Seline ve Çanak limanından ve Fodula limanından ve Küçük limandan el-hâsıl cümle kenâr limanlarından zahîreleri cümle eşekler taşıyup ordu-yı İslâmı ganîmet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288b ·
metinde göster ·
asâkir-i İslâma imdâd-ı azîme olup ol eşek bâzârın gören guya bâzâr-ı Deccâl'ı …
Hakkâ ki yetmiş bin aded eşekler asâkir-i İslâma imdâd-ı azîme olup ol eşek bâzârın gören guya bâzâr-ı Deccâl'ı görüp âyet sûre-i (---)Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre niçe bin hımâr-ı hamîrânların segâh makâmında âğâzeleri kerrenây-ı Acem gibi evce peyveste olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288b ·
metinde göster ·
… el-ıyâzen billâh gûyâ 323a sakar yokuşlarıdır kim niçe bin at ve katırlar ve
eşekler
dağlardan uçup helâk olurlardı.
Ol mahalde bu istiye limanı ağzına kal‘a-misâl bir tabya-i azîm binâ edüp kırk pâre top-ı kal‘a-kûp koyup bin beş yüz aded asker ile Tırhala beği (---) Paşa[yı] koyup bir oda yeniçeri ve bir oda cebeci ve bir oda topçu ve bir sancak zeytûn sipâhîsi koyup Mısır'dan ve Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Hilâl vilâyetlerinden gelüp giden gemilere cây-ı amân oldu. Ve bu istiye limanından Kandiye'ye iki günde varılır, ammâ yolları el-ıyâzen billâh gûyâ 323a sakar yokuşlarıdır kim niçe bin at ve katırlar ve eşekler dağlardan uçup helâk olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322b–323a ·
metinde göster ·
… mış kerre yüz bin koyun ve keçi vardır. Ve cümle dörd kerre yüz bin aded 325b
eşekler
tahrîr olunmuşdur.
Ve cümle on yedi aded ma‘mûr askerli kal‘alar kalmışdır. Ve cümle iki bin sekiz yüz aded küheylân atlar kalmışdır. Ve cümle yetmiş bin katır vardır. Ve cümle iki kerre yüz bin ve altmış üç bin aded câmûs ve sığır kalmışlardır. Ve hâlâ mîrî kırk katâr develer kalmışdır. Ve cümle altmış kerre yüz bin koyun ve keçi vardır. Ve cümle dörd kerre yüz bin aded 325b eşekler tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 325a–325b ·
metinde göster ·
… ır. Bunun dahi kapusu garba mekşûfdur. Ve bu kal‘aların halkı sularını aşağıdan
eşekler
ile taşırlar. Bu gûne bir kal‘a-i nigîndir ve's-selâm.
Ve bu kapudan yine yokuş aşağı bir bölme hisâr dahi vardır. Anda dahi kırk elli hâneler vardır. Bunun dahi kapusu garba mekşûfdur. Ve bu kal‘aların halkı sularını aşağıdan eşekler ile taşırlar. Bu gûne bir kal‘a-i nigîndir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y15b ·
metinde göster ·
… ifâyet eder, tedrîc ile istimâl ederler. Ve dâ’imâ tâze suları aşağı derelerden
eşekler
ile taşırlar. Ve her âdemde beşer onar eşek mukarrerdir, zîrâ kal‘anın garbında …
Ve bu kal‘ada taşra aslâ bir hâne varoş yokdur, cümle kal‘a içindedir. Ve bu kal‘a aşağı İstanköy kal‘asından büyükdür ve metîndir. Ve cânib-i erba‘ası bin altmış bedendir ve yigirmi dirsek kulledir. Ve her kullede beşer altışar top mukarrerdir. Ve yılda on gün bu İstanköy cezîresinin cemî‘i re‘âyâ vü berâyâsı at ve katır ve eşekleri ile gelüp bu kal‘a içinde olan yetmiş aded su sarnıcların mâl-â-mâl ederler. Tâ sene âhirine dek kifâyet eder, tedrîc ile istimâl ederler. Ve dâ’imâ tâze suları aşağı derelerden eşekler ile taşırlar. Ve her âdemde beşer onar eşek mukarrerdir, zîrâ kal‘anın garbında mezârlıkdan alarka cihânı bâğ u bâğçe dutmuşdur. Andan eşekleri ile cümle mahsûlâtların taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108b ·
metinde göster ·
… opları var ve hân u hammâm ve gayri binâ yokdur. Gâyet cezîre yerdir. Ve suları
eşekler
ile aşağıdan taşırlar, a‘lâ sarnıcları vardır. Ve bir kaç kerre Duka ve Papa ve …
Ve kal‘anın cümle otuz beş neferâtı ve dizdârı vardır. Ve kırk pâre hurde topları var ve hân u hammâm ve gayri binâ yokdur. Gâyet cezîre yerdir. Ve suları eşekler ile aşağıdan taşırlar, a‘lâ sarnıcları vardır. Ve bir kaç kerre Duka ve Papa ve Malta gemileri gelüp şebhûn etmişlerdir. Zafer bulmayup hâyib [ü] hâsir gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109a ·
metinde göster ·
… de sarnıçları vardır ve dâ’imâ aşağı bâğlar içre âb-ı hayât suları vardır andan
eşekler
ile su getirirler. Ve bu kal‘anın garb cânibinde yokuş aşağı bir sâ‘atde enüp A …
Ve bu kal‘anın cirmi dörd yüz adımdır. Ve üç cânibi çâh-ı gayyâ-misâl olduğundan handakı yokdur. Ve ancak garba nâzır bir kapusu var. Ve her evde sarnıçları vardır ve dâ’imâ aşağı bâğlar içre âb-ı hayât suları vardır andan eşekler ile su getirirler. Ve bu kal‘anın garb cânibinde yokuş aşağı bir sâ‘atde enüp Alî Paşa oğlu Abdülkâdir Paşa'nın köyünde ta‘âm tenâvül edüp leb-i deryâya karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a ·
metinde göster ·
… -i mahrûseye gidüp gelen bunda lenger-endâht olup sulanırlar ve yukaru kal‘alı,
eşekler
ile taşırlar. Kâmil yukaru kal‘aya bir sâ‘atde çıkılır. Hakîr dörd bin adımda ⟦ …
Mâ-tekaddem bir kayadan sehel su çıkar alâmeti var imiş, anı üstâd lağımcılar getürdüp Ferhâdî külünkler ile azîm bacalar açup bir âb-ı hayât-ı cân-efzâ-yı ferah-fezâ su çıkup beş göz çeşme icrâ etmiş. Her lülesi âdem gerdanı kalınlığı pertâb eder. Cümle Mısır ve Cezâyir ve sâ’ir memâlik-i mahrûseye gidüp gelen bunda lenger-endâht olup sulanırlar ve yukaru kal‘alı, eşekler ile taşırlar. Kâmil yukaru kal‘aya bir sâ‘atde çıkılır. Hakîr dörd bin adımda Y 123a çıkdım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b–Y123a ·
metinde göster ·