… â bal mûmları yakup arabalar üzre niçe bin gûne yel mûmları ve fişek mûmları ve
Ebû Alî
mûmları yakarlar kim ba‘zı âdem kendüyi başsız görür ve ba‘zısı elsiz ayaksız g …
Ammâ kârhâne-i şem‘-i asel-i sultânî birdir. Odunkapusu'nun iç yüzünde Kundakcılar içre azîm kârhânedir, ağası ve emîni ve yüz aded neferâtları var. Cümle selâtîn câmi‘lerine ve sultânlara ve Sarây-ı Atîk'e ve Sarây-ı Cedîd'e ve sarây-ı vüzerâ ve a‘yân-ı kibâra şem‘-i asel-i kâfûr-i ahsedî bu mîrî kârhânede hâsıl olur. Ammâ sâ’ir mûm yağı kârhânelerinin ehl-i hırefleri arabalar üzre dükkânların niçe bin deste münakkaş mûmlar ile zeyn edüp ve niçe münakkaş fânûslarda mûmlar yakup ve niçe sırıklar üzre yağ mûmları donadup ve alayları içinde 168a direk kadar münakkaş ve mutallâ bal mûmları yakup arabalar üzre niçe bin gûne yel mûmları ve fişek mûmları ve Ebû Alî mûmları yakarlar kim ba‘zı âdem kendüyi başsız görür ve ba‘zısı elsiz ayaksız görür ve ba‘zı mûmların şu‘lesinden niçe bin âdemler sarı ve kırmızı ve yeşil ve alaca yüzlü âdemler görünüp cümle temâşâcılara havf u haşyet hâsıl olup ba‘zı fişek mûmları yandıkca mûm içinde olan fişekler âmedâne top gibi çatlayup halka bir vehm târî olur. Zindânkapusu'ndan taşra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b–168a ·
metinde göster ·
… p hevâyî fişeklik ile deli fişeklik ederler. Ammâ bu kâra şöhret verüp pîr olan
Ebû Alî
Sînâ'dır kim cümle âteşbâzlara pîr olmağa isti‘dâd hâsıl etmişdir kim garîb ü a …
Kârhâneleri Süleymâniyye tîmârhânesi'nin taşra hareminde hazîneleri ve âletleri vardır, gayrı dükkânları Eyyûb'da ve Galata'da ve Tophâne'de ve Beşiktaş'da vardır. Teferrüc günleri sıbyânlar ve tâze cüvânlar alup hevâyî fişeklik ile deli fişeklik ederler. Ammâ bu kâra şöhret verüp pîr olan Ebû Alî Sînâ'dır kim cümle âteşbâzlara pîr olmağa isti‘dâd hâsıl etmişdir kim garîb ü acîb san‘at îcâd etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 182b ·
metinde göster ·
Sînâ, hekîm-i kudemâ olmağile dahi ziyâde tasannu‘lar eyleyüp iştihâr verdi. Am …
Esnâf-ı şîşeciyân: Kârhâne 4, neferât 105, ibtidâ pîrleri Cemşîd'dir. Ba‘dehu sene (---) târîhinde Ebû Alî Sînâ, hekîm-i kudemâ olmağile dahi ziyâde tasannu‘lar eyleyüp iştihâr verdi. Ammâ İslâmbol'da iptidâ peydâ olan Cibâlikapusu'nun iç yüzünde, sonra Ayvansarıkapusu önünde, sonra Çömlekciler içinde; dahi cedîd kârhâne Hâsköy'dedir, gayrı yerde yokdur. Bunlar tahtırevân-ı azîm üzre bir şîşehâne içinde şîşe yaparak geçüp giderler. Ammâ nâr-ı cahîmden bir şerer görmek isteyen cân, şîşehâneleri görüp andan ibret alsın kim nâr-ı dûzah yanında bu nâr bir şererbâr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 196b ·
metinde göster ·
… muşdur kim eyle bir âteşbâzlık bu günde etmemişdir. Meğer bu kâra iştihâr veren
Ebû Alî
Sînâ etmiş ola. Sihr-i mübîn mertebesi ma‘rifetdir. Ol cilde nazar oluna.
Bu âteşbâzların müntehâ ma‘rifetlerin gördüğümüz seksen iki senesinde Fûncistân diyârında Rumeyletü'l-Himâl şehrinde gördüğümüz bâlâda ikinci Mısır seyâhati cildinde acâyib tahrîr olunmuşdur kim eyle bir âteşbâzlık bu günde etmemişdir. Meğer bu kâra iştihâr veren Ebû Alî Sînâ etmiş ola. Sihr-i mübîn mertebesi ma‘rifetdir. Ol cilde nazar oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 204a ·
metinde göster ·
Sînâ'dır. Bu üç yüz âdem bülbül gibi feryâd-ı gûnâ-gûn ederek ubûr ederler kim …
{Sâzende-i safîr-i bülbül: Neferât 300, pîr-i mü’ellifi Ebû Alî Sînâ'dır. Bu üç yüz âdem bülbül gibi feryâd-ı gûnâ-gûn ederek ubûr ederler kim gûyâ hıyâbân-ı Acem'de giderler}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 208b ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı aded-i ulemâ-yı ebdân: Cümle yigirmi aded hukemâ-yı bilâd-ı Yunan'dır kim her biri gûyâ Eflatun-ı İlâhî ve Bukrat ve Sokrat [u] Calinus ve Restetalis ve Filkos ve Fisagores-i Tevhîdî ve Ebû Alî Sînâ misilli fassâd ve hâzık tabîb-i kâmil hukemâlardır. Cümleden (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 13a ·
metinde göster ·
… â, hân ocağı dâ’im ola, Melek Ahmed Hân kâ’im ola, rûh-ı Fisagores-i Tevhidî ve
Ebû Alî
Sînâ ve bürâder-i cân-berâberi Ebü'l-Hâris ervâhları şâd ola." deyüp meydân-ı m …
Manzara-i ibret-nümâ ve mine'l-garâ’ib ü acâ’ib san‘at-ı ilm-i simyâ: Mukaddemâ şehr-i Bitlîs'e alây-ı azîm ile girerken esb-i lâğara süvâr olan Monlâ Muhammed meydân-ı muhabbete yine ol kirli ve bezirli ve pelâs pelâs destârıyla ve hırka-i hezârpâre-i nemed peşmînesiyle huzûr-ı paşaya gelüp yüz du‘âdan sonra Kürd lehcesiyle "Meni bu siyaset meydâna ne çağırmışsuz. Ziyâfet meydânına çağırmışsuz kim pelâs pelâs esbâbı vardır, dersüz. Şimdi menden ma‘rifet istersiz" deyü gazabâne niçe kelimât-ı zebân-dırâzlıklar edüp eydür: "Hayya ale's-salâ, hân ocağı dâ’im ola, Melek Ahmed Hân kâ’im ola, rûh-ı Fisagores-i Tevhidî ve Ebû Alî Sînâ ve bürâder-i cân-berâberi Ebü'l-Hâris ervâhları şâd ola." deyüp meydân-ı muhabbete bir çuval koyup pehlivân ve nökerün yârdihleri dâ’ire ve kudüme el urdular. Hemân Monlâ Muhammed el kaldırup eydür: "Eyâ huzzârân yârân-ı ihvânân! Bilin, âgâh olun! Eğer katı yürekli merd-i Hudâ kişiler iseniz benim temâşâma sâbit-kadem olun. Ve illâ bir kadem-i mukaddem taşra çıhmağa tekaddüm edin." deyü hemân anadan doğma uryân olup şallak u mellak bu meydânda bir hayli deverân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 231a ·
metinde göster ·
… ler. Ammâ diğer hulviyyât-ı haber-i sahîh niçe müfessirîn ü muhaddisîn ve Hâkim
Ebû Alî
Sînâ ve bürâderi, Ebü'l-Hâris da‘vet sâhibleri olmağile ecinne ve şeyâtînin ahv …
Ve avreti timsâh gibi yumurtlar. Yumurtaları mezbele içinde yetmiş gün kalup kırkar ellişer yumurtadan birer birer ecinne peydâ olur ammâ kendü sûretinde olmaz demişler, kanatsız ve tırnaksız burnunun orta direği yok, erkekli ve dişili, hurde hurde veled-i nâ-pâkleri hâsıl olur demişler. Ammâ diğer hulviyyât-ı haber-i sahîh niçe müfessirîn ü muhaddisîn ve Hâkim Ebû Alî Sînâ ve bürâderi, Ebü'l-Hâris da‘vet sâhibleri olmağile ecinne ve şeyâtînin ahvâllerine vâkıf olup eyle nakl ederler kim merdûd İblîs'in kendi vücûdunun sağ uyluğunda zekeri vardır ve sol uyluğunda ferci vardır. Kaçan bir âdem bir âdeme söğse hemân İblîs ol ân ol âdemin şetmi içün sağ uyluğundaki zekerin sol uyluğundaki ferciyle İblîs cimâ‘ edüp hemân kendüye benzer bir evlâd yetmiş günde yumurtasız hâsıl olup o söğen âdeme vesvese hizmetin eder. Zîrâ ol âdemin şetm-i galîzi sebebiyle vücûda gelüp yine kendüye hizmet eder. Allahümme âfinâ söğmemek gerek.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 395b ·
metinde göster ·
… ile bu Bitlis şehrine girirken Monla Mehemmed-i Simyâyî nâm ilm-i simyâda kâmil
Ebû Alî
Sîna idi kim bir hammâm kütüğüne süvâr olup at şekilli bir şâh-ı gedâ esbiyle b …
Mukaddemâ Melek Ahmed Paşa ile bu Bitlis şehrine girirken Monla Mehemmed-i Simyâyî nâm ilm-i simyâda kâmil Ebû Alî Sîna idi kim bir hammâm kütüğüne süvâr olup at şekilli bir şâh-ı gedâ esbiyle bâlâda memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
… mücelled kitâb-ı mu‘tebereler ve musavver teşrîhât kitâbları ve Kanûn-ı Şifâ-i
Ebû Alî
Sînâ kitâbları var kim ta‘bîr olunmaz.
Hulâsa-i kelâm Cenâb-ı Bârî bu rûy-ı arzda me’kûlât [u] meşrûbât ve mevcûdâtdan ne halk etdi ise bu cebehânede mevcûddur. Hattâ ilm-i tıbba müte‘allık niçe bin pâre mücelled kitâb-ı mu‘tebereler ve musavver teşrîhât kitâbları ve Kanûn-ı Şifâ-i Ebû Alî Sînâ kitâbları var kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131b ·
metinde göster ·
… verüp ol gece top u tüfeng ve gûnâ-gûn âsumânî fişeng şâdımânları oldu kim gûyâ
Ebû Alî
Sînâ'nın Mısır'da Nîl kesimi şâdımânları oldu.
Ve ol ân Yanık kapudanı elçi paşaya azîm ziyâfetler ve vâfir hedâyâlar verüp ol gece top u tüfeng ve gûnâ-gûn âsumânî fişeng şâdımânları oldu kim gûyâ Ebû Alî Sînâ'nın Mısır'da Nîl kesimi şâdımânları oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48b ·
metinde göster ·
… ifetleri birer birer takrîr ve tahrîr etsek mecmû‘a-i nâ-matbû‘umuz bir Kânûn-ı
Ebû Alî
Sînâ olur. Ve her kârları zor-â-zor değildir cümle âsân vech ile işlerler.
Ve'l-hâsıl bu Beç'de olan hukemâ-yı hâzık ve niçe yüz cerrâh-ı fâsıd bir diyârda yokdur ve bunlarda gördüğümüz kemâl-i ma‘rifetleri birer birer takrîr ve tahrîr etsek mecmû‘a-i nâ-matbû‘umuz bir Kânûn-ı Ebû Alî Sînâ olur. Ve her kârları zor-â-zor değildir cümle âsân vech ile işlerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63b ·
metinde göster ·
Yetmiş kadar böyle târîh değer bir gûne rûşen binâ hammâm-ı hoş-hevâdır kim gûyâ germâ-yı Ebû Alî Sînâ'dır. Cümle ferşi gûnâ-gûn zî-kıymet ruhâm-ı hâm-ı beyâz mermerlerle mefrûş hammâm-ı hoşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127a ·
metinde göster ·
… tolu memleketinde memdûh-ı âlem her cihetde mevsûf bir hammâm-ı rûşenâdır. Gûyâ
Ebû Alî
Sînâ'nın ilm-i sîmyâ ile inşâ etdüği hammâm-ı Sînâ'dır. Misli meğer Ma‘nisa'da …
Ve cümle bu şehir içre dörd hammâmdır. Ammâ çârsû içinde Yeni Hammâm dörd ayak nerdübân ile câmekânına çıkılır hammâm-ı hoş-hevâdır. Serâpâ kurşum örtülüdür. Ne tatvîl-i kelâm edelim Hudâ alîmdir, Anatolu memleketinde memdûh-ı âlem her cihetde mevsûf bir hammâm-ı rûşenâdır. Gûyâ Ebû Alî Sînâ'nın ilm-i sîmyâ ile inşâ etdüği hammâm-ı Sînâ'dır. Misli meğer Ma‘nisa'da Vâlide hammâmı veyâhûd Marzifon'da Pîr Dede nazargâhı hammâmı ola. Ammâ bunlardan rûşen u rûşenâ hammâm-ı hoş-hevâ ve musanna‘ binâ ve şîrîn ve tâk-ı ra‘nâ bir hammâm-ı hayât-efzâdır. Ve ol kadar âb [u] hevâsı ve huddâmân-ı dilrübâsı latîfdir kim şeb [u] rûz âdem gasl eylese aslâ sudâ‘ isâbet etmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y75b ·
metinde göster ·
… ve mahalle-i şûmuhzât ve mahalle-i Rahmâniyye ve mahalle-i Dessûkî ve mahalle-i
Ebû Alî
ve Beled-i Merkâs ve mahalle-i Diyey-i Kebîr ve mahalle-i şibir Hîs ve mahalle- …
(---) varakda, Mahalletü'l-Emîr ve kasaba-i Birimbâl ve kasaba-i Diyey ve kasaba-i İdfîne ve kasaba-i Mutûbis ve mahalle-i Cemşîr ve kasaba-i Fezâre ve mahalle-i Deyrût ve kasaba-i Sindiyûn ve mahalle-i Atıf ve kasaba-i Füvve ve mahalle-i şürefâ ve kasaba-i şûrûm Beğ ve mahalle-i Sâlimiyye ve kasaba-i Mâlik ve mahalle-i şûmuhzât ve mahalle-i Rahmâniyye ve mahalle-i Dessûkî ve mahalle-i Ebû Alî ve Beled-i Merkâs ve mahalle-i Diyey-i Kebîr ve mahalle-i şibir Hîs ve mahalle-i şibir Rîş ve mahalle-i Mît Cenâh ve mahalle-i Mihalicse ve mahalle-i Sâh ve mahalle-i Kefr-i Cedîd ve mahalle-i Nakle.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y456a ·
metinde göster ·
… tetalis ve ilm-i rasatda Batlîmûs ve İklatimûs ve Feylekos ve Zennûn-ı Mısrî ve
Ebû Alî
Sinâ ve Ebülhâris. Bunlar hukemâ-yı zevî'l-ukûl kimesneler idi kim hâlâ te’lîfâ …
Ve Hazret-i Lokmân ve Fisagores-i Tevhîdî ve Timon ve Filisle ve İslavus ve Kâvus ve Yezdicürd ve Bokrât ve Sokrât ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Eflatıs ve Arestetalis ve ilm-i rasatda Batlîmûs ve İklatimûs ve Feylekos ve Zennûn-ı Mısrî ve Ebû Alî Sinâ ve Ebülhâris. Bunlar hukemâ-yı zevî'l-ukûl kimesneler idi kim hâlâ te’lîfâtları ile amel olunur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y12a ·
metinde göster ·
Tılısm-ı tâ‘ûn: Bir amûdda dahi tâ‘ûn vefki vardır.
Ebû Alî
Sinâ'nındır, derler. Mısır'ın iç kal‘asında bu rahmetdir, bir diyâra mahsûs değ …
Tılısm-ı tâ‘ûn: Bir amûdda dahi tâ‘ûn vefki vardır. Ebû Alî Sinâ'nındır, derler. Mısır'ın iç kal‘asında bu rahmetdir, bir diyâra mahsûs değildir. Ammâ ishâl ve zâtülcenb ve lukve ve şîrpençe gibi emrâz-ı muhtelifeden merhûm olurlar. Ammâ hâlâ bâlâdaki tılısmâtlar hamd-i Hudâ dâ’imdir. Lâkin bu zikr olunan amûdların her birinde birer üstâd-ı zû-fünûn gelüp yed-i tûlâların âyân u beyân etmek içün her amûdda bir vefk etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80a ·
metinde göster ·
… öner. Zîrâ bu kân-ı şifâda Bokrâd u Sokrad ve Eflâtûn ve Fisagores-i Tevhîdî ve
Ebû Alî
Sinâ misilli hukemâlar her biri Mesîh-âsâ mürde-dili ihyâ ederler. Ammâ bu şehi …
Bu âsitâneye üç yıllık sâhib-firâş ve mecnûn gelse bi-emrillâh kırk günde ifâkat bulup reng-i rûyı verd-i hamrâya döner. Zîrâ bu kân-ı şifâda Bokrâd u Sokrad ve Eflâtûn ve Fisagores-i Tevhîdî ve Ebû Alî Sinâ misilli hukemâlar her biri Mesîh-âsâ mürde-dili ihyâ ederler. Ammâ bu şehir halkından hukemâ hâsıl olmaz, cümle garîbü'd-diyârdır, yine kavm-i Arab'dır. Zîrâ ilm-i tıb evlâd-ı Arab'a verilmişdir. Cümleden elzem-i levâzımından ilim ilm-i tıbdır. Zîrâ Hazret-i Risâlet buyururlar, hadîs:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y120a ·
metinde göster ·
… Sultân Kalavân'a ve Lokmân Hekîm'e ve Fisagores-i Tevhîdî'ye ve Sultân-ı hukemâ
Ebû Alî
Sinâ'ya ve sâ’ir Y 121b hukemâ ervâhların ale't-tertîb yâd edüp hâzırûn selâm …
Ve elli mikdârı enderûn [u] bîrûnu sırçalı azîm su küpleri gibi, ammâ dibleri vâsi‘, ağızlarına bir âdem kellesi sığar. Cümle bu gûne nuhâs ve türâb âvânî eşyâları hâzır edüp du‘âcı kıyâma gelince cümle huzzâr-ı meclis dahi ayağa kalkup ibtidâ besmele ve hamdele ve tarziye ve tasliyeden sonra ibtidâ âl-i Osmân'a ve sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenât Sultân Kalavân'a ve Lokmân Hekîm'e ve Fisagores-i Tevhîdî'ye ve Sultân-ı hukemâ Ebû Alî Sinâ'ya ve sâ’ir Y 121b hukemâ ervâhların ale't-tertîb yâd edüp hâzırûn selâmetliğiyçün ve hekîmbaşı ve nâzır ağa ve kâtib aşçıbaşı ve cümle halîfeler ve sâ’ir huddâmların selâmetlerin yâd edüp ba‘de'd-du‘â tekbîr edüp Fâtiha-i şerîf tilâvet olup el yüze sürüldükden sonra koca sayyâdbaşı ve üç yılan kassâbları haremin ortasında duran on iki zenbîlin birinin ağzın sökünce el-azametullâh niçe bin yılan-ı bî-emân semm-i helâhil nîş-i cân rehâ bulunca hakîr gerçi mürtefi‘ mahalden temâşâ ederim, ammâ aklım başımdan gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y121a–Y121b ·
metinde göster ·
Sinâ, kayıklarla Ümmü'l-kıyâs kasrı önüne paşa huzûruna gelüp bir fasıl havâyî …
Evvelâ esnâf-ı âteşbâzân ya‘nî tarîk-ı Ebû Alî Sinâ, kayıklarla Ümmü'l-kıyâs kasrı önüne paşa huzûruna gelüp bir fasıl havâyî fişengler atarlar kim her biri evc-i âsumâna urûc eder âsumânî fişengler nüzûl ederken her birinden niçe bin kanâdîl necm-i şihâb gibi nâr-ı nûrlar nüzûl edüp zemîni rûşen eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı esnâf-ı sunûf-ı bâzbâzân ya‘nî cemî‘i pehlivânân-ı bilâ-dükkân: Cümle bâzbâzân bâlâda fürâdâ fürâdâ tahrîr olunmuşdur kim cümle yetmiş bin neferdir ve yetmiş esnâfdır. Eğer herbirinin mâhiyyet-i evsâfın tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olup Deccâl'ı medh etmiş oluruz. Ammâ bunların ol gece etdikleri şaka ve ibret-nümâ temâşâları pîrleri olan Ebû Alî Sinâ etmemişdir. Cümle temâşâcılar engüşt ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân olup gülmeden mebhût olurlar. Hakkâ ki Mısır'ın Arab veled-i zinâsı Frengistân'da ve Hindistân'da yokdur. Bunların içinde pehlivân-ı âteşbâzân bu alay içre niçe âteş-feşânlıklar ile çerâğân ederler. Bu tâ’ifenin mehterhâneleri yokdur, zîrâ kendüleri mehterhâneden ziyâde temâşâgâhdırlar. Bunların akîbince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y175b ·
metinde göster ·
… e birer bâdbân-misâl bâdgîrleri vardır, andan kesb-i havâ ederler. Bu bâdgîrler
Ebû Alî
Sinâ'dan kaldı, Y 241b derler. Mısır'ın cemî‘i rûzgârın ilm ile haps edüp her …
Ve aşağı şehir kat-ender-kat binâlar olmak ile tarîkleri teng olup muzlim olmuşdur. Anıniçün cümle evler birbirlerine havâledir. Her evde kesb-i havâ içün damlar üzre birer bâdbân-misâl bâdgîrleri vardır, andan kesb-i havâ ederler. Bu bâdgîrler Ebû Alî Sinâ'dan kaldı, Y 241b derler. Mısır'ın cemî‘i rûzgârın ilm ile haps edüp herkes isti‘dâdına göre Ebû Alî Sinâ'dan birer masra rûzgârı birer altuna alup herkes alduğı masraları sutûhu üzre koyup andan rûzgâr girüp halk-ı Mısır teneffüs ederlermiş. Bu bâdgîrlerin aslı Ebû Alî Sinâ'dan kaldı, derler. Ol ecilden aşağı şehrin havâsı muttarid değildir, bir günde on havâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y241a–Y241b ·
metinde göster ·
… 41b⟧ derler. Mısır'ın cemî‘i rûzgârın ilm ile haps edüp herkes isti‘dâdına göre
Ebû Alî
Sinâ'dan birer masra rûzgârı birer altuna alup herkes alduğı masraları sutûhu ü …
Ve aşağı şehir kat-ender-kat binâlar olmak ile tarîkleri teng olup muzlim olmuşdur. Anıniçün cümle evler birbirlerine havâledir. Her evde kesb-i havâ içün damlar üzre birer bâdbân-misâl bâdgîrleri vardır, andan kesb-i havâ ederler. Bu bâdgîrler Ebû Alî Sinâ'dan kaldı, Y 241b derler. Mısır'ın cemî‘i rûzgârın ilm ile haps edüp herkes isti‘dâdına göre Ebû Alî Sinâ'dan birer masra rûzgârı birer altuna alup herkes alduğı masraları sutûhu üzre koyup andan rûzgâr girüp halk-ı Mısır teneffüs ederlermiş. Bu bâdgîrlerin aslı Ebû Alî Sinâ'dan kaldı, derler. Ol ecilden aşağı şehrin havâsı muttarid değildir, bir günde on havâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y241a–Y241b ·
metinde göster ·
… koyup andan rûzgâr girüp halk-ı Mısır teneffüs ederlermiş. Bu bâdgîrlerin aslı
Ebû Alî
Sinâ'dan kaldı, derler. Ol ecilden aşağı şehrin havâsı muttarid değildir, bir g …
Ve aşağı şehir kat-ender-kat binâlar olmak ile tarîkleri teng olup muzlim olmuşdur. Anıniçün cümle evler birbirlerine havâledir. Her evde kesb-i havâ içün damlar üzre birer bâdbân-misâl bâdgîrleri vardır, andan kesb-i havâ ederler. Bu bâdgîrler Ebû Alî Sinâ'dan kaldı, Y 241b derler. Mısır'ın cemî‘i rûzgârın ilm ile haps edüp herkes isti‘dâdına göre Ebû Alî Sinâ'dan birer masra rûzgârı birer altuna alup herkes alduğı masraları sutûhu üzre koyup andan rûzgâr girüp halk-ı Mısır teneffüs ederlermiş. Bu bâdgîrlerin aslı Ebû Alî Sinâ'dan kaldı, derler. Ol ecilden aşağı şehrin havâsı muttarid değildir, bir günde on havâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y241a–Y241b ·
metinde göster ·
… vlâd-ı zevi'l-ihtirâmdan meşâyihleri var, fukarâlara hükûmet eder. Ve mahalle-i
Ebû Alî
nâhiyesidir.
Hazret-i şeyh İbrâhîm bunda sâkin olmağile yâ-yı nisbî ile İbrâhîm-i Dessûkî derler. Garbiyye hâkinde Nîl'den beş yüz adım ba‘îd Çerkes Kaytâs Ağa iltizâmında beş yüz hâneli ma‘mûr kasabadır. Dârışeddi ve mürşidi ve bin cürd atlıya mâlik şeyhü'l-Arab'ı Q 274aP 271a var, hükûmet eder. Ve âsitâne-i Dessûk'un evlâd-ı zevi'l-ihtirâmdan meşâyihleri var, fukarâlara hükûmet eder. Ve mahalle-i Ebû Alî nâhiyesidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y301a ·
metinde göster ·
… kazılmış durur. Ammâ cenûb tarafında olan sütûn-ı zenbûrî üzre kıblemize nâzır
Ebû Alî
Sinâ'nın kitâbesiyle amûd üzre Kûfî hat ile bu âyet tahrîr olunmuşdur:
Ve bu mîllerde Eflâtûn ve Bokrât Sokrât Batlîmûs hukemâların ve gayrı etibbâların İbrî ve Süryânî, Yûnânî ve Teymânî vilâyeti(ni) hatları satır satır yazılmış ibret-nümâ hatları ve âlât-ı kîmyâ dahi yazılmış kazılmış durur. Ammâ cenûb tarafında olan sütûn-ı zenbûrî üzre kıblemize nâzır Ebû Alî Sinâ'nın kitâbesiyle amûd üzre Kûfî hat ile bu âyet tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406b ·
metinde göster ·